Follow us on :

Boşanmada Zinanın İspatı Yargıtay Kararları

Yazımızda boşanmada zinanın ispatı Yargıtay kararları ışığında inceleme konusu yapılacak ve örnek içtihatlar ile aktarılmaya çalışılacaktır.

Evlilik birliği devam ederken, karşı cinsten bir kişi ile isteyerek cinsel ilişkide bulunulması anlamına gelen zina nedeniyle açılan boşanma davası en çok görülen özel boşanma nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.

Zinanın varlığı ya da zina yapıldığı intibaını uyandıran olayların bulunması halinde hâkim ayrıca bunun evlilik birliğini temelden sarsmış olup olmadığı araştırmaksızın boşanmaya karar verir.

Boşanma davasında zinanın ispatı davacının üzerindedir. Yargıtay bir takım deliller, emareler, tavır ve davranışlarla anlamlandırılabilecek karinelerle zinanın gerçekleştiğini kabul etmektedir.

Gebe kalmak, zührevi hastalığa yakalanmak, fotoğraflar, mektup, bilgisayar kaydı, ses ve kamera kaydı, telefon kaydı, sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları, otel kayıtları, hamilelik testi ve resmi evraklar Yargıtay’a göre boşanmada zinanın ispatı açısından önemli bir karine olarak kabul edilmektedir.

Boşanmada zinanın ispatı Yargıtay kararları aşağıda vereceğimiz örneklerle daha net bir şekilde anlaşılabilecektir.

Fotoğraflar Boşanmada Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2018/1859 sayılı kararı, davalı erkeğin, evlilik devam ederken yabancı uyruklu bir kadın ile ilişkisinin olduğunu, eşine karşı sadakatsiz davrandığını ancak zinanın dava tarihinde devam ettiğinin ve halen sürdüğüne ilişkin kesin kanıtlar bulunmadığı belirtilerek, kadının zina davasını ispatlayamadığı kabul edilmiş ise de, gerek tanık olarak dinlenen ortak çocuk …, gerek ise diğer tanık …’ın beyanları dikkate alındığında davalı erkeğin dava açıldığı tarihe kadar başka bir kadınla yaşamaya devam ettiği davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan ve tanık anlatımlarıyla anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kadının zinaya dayalı boşanma davasını ispatladığının kabulü gerekir. O halde davacı kadının zinaya dayalı (TMK m.161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi   2019/12142 sayılı kararı, “davacı kadının dayandığı ve davalı erkek tarafından inkar edilmeyen, erkeğin başka kadınla birlikte, banyoda yarı çıplak vaziyette çekildiği ve samimi durumda oldukları anlaşılan fotoğrafının bulunduğu ve tanık beyanından erkeğin başka kadının yanında yaklaşık 10 gün süreyle kaldığı anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemesince davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun sabit olduğu kabul edilmiş ise de; erkeğin başka kadınla uygunsuz fotoğrafının olması ve başka kadınla birlikte yaşaması, cinsel ilişkinin güçlü karineyle yaşandığına ve dolayısıyla zinanın varlığına delalet eder. Bu durumda erkeğin zinası ispatlanmış olup Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi koşulları oluşmuştur.

Ses ve Görüntü Kayıtları Boşanmada Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2009/13258sayılı kararı, Davacı iki adet ses ve görüntü kaydı bulunan CD’yi delil olarak göstermiştir. Bu CD’lerin çözümünün yaptırılarak delillerin bir bütün olarak değerlendirilip sonucu uyarınca hüküm verilmesi gerekirken eksik tahkikatla hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Soruşturma Evrakı Boşanma Davasında Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2008/4481 sayılı kararı, Yapılan soruşturma, toplanan deliller ve özellikle Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen 2006/9789 sayılı soruşturma evrakında yer alan ifadelerden davalı-karşı davacı kocanın başka kadınla zina ilişkisi içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında zina sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/14938sayılı kararı, Zina, mutlak boşanma sebebidir. Sebebin gerçekleşmesi halinde birlik temelinden sarsılmış sayılır. Her iki hukuki sebebe birlikte dayanılmış ise, zinanın ispatlanması halinde, bu sebeple boşanma kararı verilmesi gerekir. Böyle bir durumda artık genel boşanma sebebinin şartlarının gerçekleşip gerçekleşemediğine bakılmaz ve bununla ilgili ayrıca bir hüküm oluşturulması da gerekmez. Toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının, Ş….. isimli şahıs ile imam nikahlı olarak birlikte yaşadığı, hakkında yakalama emri bulunan Ş….’in kadının yaşadığı evde yakalandığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadının zinası ispatlanmıştır. Bu durumda, kocanın karşı davası yönünden kadının zinası (TMK. md. 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekir.

Hamilelik Testi Boşanma Davasında Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/20826sayılı kararı, Davacı tanığı olarak dinlenen tarafların müşterek çocuğu 1990 doğumlu Adil, “2007 yılının Haziran ayında G…’e annesinin yanına gittiğinde, annesinin bir erkek arkadaşı olduğunu söylediğini ve bu şahsa ait fotoğrafı gösterdiğini, aynı yılın Temmuz ayında da anneannesinin, davalıyı kastederek “erkek arkadaşından hamile kalmış olabilir” dediğini ifade etmiş, davalının annesi Pakize ise torunu A…’e böyle bir beyanının olmadığını söylemiştir. Tanık A….’in beyan ettiği Temmuz 2007 tarihinde davalının yapılan hamilelik testinde hamile olmadığı tespit edilmiştir. Bu deliller karşısında davalının zina eylemi sabit kabul edilemez. Zina eylemi kanıtlanamamıştır. 

Resmi Evraklar Boşanmada Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/8438sayılı kararı, Davacı, iddiasını ispat için İcra memurluğunca düzenlenen 19.2.2014 tarihli haciz tutanağını göstermiştir. Daha önceki reddedilen boşanma davasında lehine hükmedilen avukatlık ücretinin tahsili için davacının vekili tarafından davalı aleyhinde yapılan icra takibi sırasında, icra emrinin davalıya tebliğ edildiği adreste değil de, davacı vekilinin gösterdiği adreste 19.2.2014 günü hacze gidilmiş, haciz esnasında evde bulunan (V) isimli kadın, borçlunun eşi olduğunu ifade etmiş, bu beyan memur tarafından haciz tutanağına yazılmıştır. Davacı, zina iddiasını kadının tutanaktaki bu beyanına dayandırmış, başka bir delil göstermemiştir. Dava sırasında da, davalının ekonomik ve sosyal durumunun kollukça aynı adresten tespitine ilişkin tutanakta “davalının adreste (V) isimli kadınla ve bu kadının yirmi dokuz yaşındaki oğluyla birlikte oturduğu” bildirilmiş, davalı avukatına verdiği 20.2.2014 tarihli vekaletnamede de adres olarak bu adresi göstermiştir. Haciz tutanağının “aksi sabit oluncaya kadar geçerliliği”, ancak icra işlemleri bakımındandır. (İc.îf.K. m.8/3) Bu tutanak zinayı kanıtlamaz. Ekonomik ve sosyal durumun tespitine ilişkin polis tutanağında da, bilginin kaynağı ve dayanağı gösterilmemiştir. Vekaletnamedeki adres de, davalının bu adreste oturduğunu ortaya koyar, cinsel ilişkiyi göstermez. Bu bakımdan mevcut deliller, zinanın sübutu için yeterli değildir.

Otel Kayıtları Boşanmada Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/2588sayılı kararı, davalı-karşı davacı erkeğin başka bir kadınla beraber olduğunu kabul ettiği ayrıca başka bir kadınla farklı zamanlarda el ele dolaşırken, başka bir zamanda otelde, ayrıca muhtelif zamanlarda öpüşürken görüldüğü, kendi tanığına zaman zaman ilişki yaşadığı kadının evinde kaldığını beyan ettiği, otomobilinin dahi gayrı resmi birliktelik yaşadığı kadının otoparkından çıktığı, davacı-karşı davalı kadın tanıklarınca da erkeğin bu kadınla beraber yaşadığının bilindiği, tüm bu anlatılanlarla birlikte davacı-karşı davalı kadın tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar, otel rezervasyon kayıtları ile mail yazışmaları da dikkate alındığında davalı-karşı davacı erkeğin zina eylemini gerçekleştirdiğinin sabit olduğu ve böylelikle davacı-karşı davalı kadının zinaya dayalı boşanma davasını da (TMK m. 161) ispatladığı anlaşılmaktadır. O halde davacı-karşı davalı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi usule ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Sosyal Medya Paylaşımları Boşanma Davasında Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2018/10860sayılı kararı, davalı erkeğin evlilik devam ederken, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ayrı ayrı zamanlarda … isimli kadınlarla otellerde kaldığı, dosya arasına alınan telefon konuşma kayıtlarında da birden fazla kadınla mutad sayıdan fazla konuşma kayıtlarının bulunduğu ayrıca sosyal medya hesabından da erkeğin başka kadınlarla duygusal içerikli yazışmalar yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Kamera Kayıtları Boşanmada Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin  2020/3366sayılı kararı, davacı-davalı kadının, eşinin S…. isimli kişi ile gayrı resmi olarak birlikte yaşadıklarını iddia ettiği, gerek dava dışı S….’nın oturduğu sitenin giriş-çıkış kamera kayıtlarının tetkiki gerekse dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıkların da davalı-davacı erkek ile dava dışı S…. arasında gönül ilişkisi olduğuna dair beyanları ve erkeğin gece S….’ye ait evde geç saatlere kadar kaldığını gördüklerini beyan etmeleri, gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı erkeğin başka bir kadınla karı-koca gibi fiilen birlikte yaşadığı anlaşılmakla erkeğin zina eyleminin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Öyleyse, kadının zinaya dayalı boşanma davasının, erkeğin sübut bulan zinası sebebiyle (TMK m. 161) kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Tanık Beyanları Boşanmada Zinanın İspatı İçin Kullanılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin   2021/2440sayılı kararı, Davalı-davacı kadın erkeğin dosyaya sunduğu kayıtların hukuka aykırı olarak elde edildiğini ispatlayamamıştır. Mesaj kayıtlarının elde edilişi hukuka uygun olduğu gibi, zinanın varlığı dosya kapsamındaki tanık beyanları ve diğer delillerle de sübut bulmuştur. Öyleyse, erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

Boşanma davasını açan taraf, boşanma isteğini anlatan bir dilekçe ile yetinemez. Boşanma dilekçesinde dayandığı boşanma nedenini göstermek ve bu nedeni ispatlamakla yükümlüdür. Açmış olduğu davayı kanıtlayamazsa davacının, davası reddedilir. Davacı, iddialarını ispata çalışırken aile mahkemesine sadece hukuka uygun deliller sunabilir. Aksi takdirde, sunduğu delil mahkeme nezdinde bir anlam taşımak bir yana dursun Cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturmaya dahi konu olabilir.

Hukuki prosedürlerin yanında, psikolojik ve sosyal hususları da içinde barındıran boşanma sürecinin hem eşler hem de çocuklar yönünden en az hasarla atlatılması adına evvela dava ve cevap dilekçelerinin özenle ve mevzuat ile güncel yargı kararlarına uygun bir tarzda hazırlanması gerekmektedir.

Bunun yanında, diğer davalardan farklı yargılama usulleri bulunan boşanma davalarında, boşanma avukatı ile birlikte yargılama sürecini devam ettirmek boşanma kararı alan tarafların haklarının korunması adına önem arzetmektedir.

Boşanmada zinanın ispatı Yargıtay kararları, boşanma ve cevap dilekçelerinin hazırlanması ve boşanma sürecinin her aşaması ile ilgili olarak Boşanma Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.