Follow us on :

Polise Mukavemet Tazminatı

Polise mukavemet tazminatı Ceza Kanununda düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun devamı niteliğinde olduğu söylenebilir. TCK’nın 265. maddesine göre, Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması durumunda görevi yaptırmamak için direnme suçu meydana gelir.

Kolluk görevlileri görevlerini yaptıkları esnasında hakaret, tehdit veya yaralanmalara maruz kalabilmektedirler. Bu durum ceza hukuku anlamında faillerin yaptırıma uğramalarına yol açabileceği gibi polise mukavemet tazminatı yönünden de bir sorumlulukları doğmaktadır.

Polise mukavemet tazminatı amacıyla dava açılması durumunda asliye hukuk mahkemeleri ceza davasının sonucunu bekleyip ona göre karar vermektedirler. Zira ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesi gereğince, davalı hakkında açılmış olan ceza dosyası bekletici sorun yapılarak, varılacak sonuca göre yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekmektedir.

Polise Mukavemet Tazminatı Yargıtay Kararları

Scales Justice Gavel Wooden Table Agreement Courtroom 28283 789
Polise Mukavemet Tazminatı 3

Yazımızda Yargıtay’ın çeşitli tarihlerde polise mukavemet tazminatı ile ilgili olarak verdiği kararlar üzerinden konu açıklanmaya çalışılacaktır. Bu itibarla, polise mukavemet tazminatının yüksek belirlenmesi, idarenin haksız fiile uğrayan polise mukavemet tazminatı ödemesi ve rücu meselesi, polise mukavemet tazminatı açısından ceza davasının bağlayıcılığı gibi konulara değinilecektir.

Polise Mukavemet Tazminatının Yüksek Belirlenmesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/7070 sayılı kararı, Dava, haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, polis memuru olarak görevini ifa ettiği sırada davalının kendisine yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinde bulunduğunu belirterek, davalıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi tarafından davalının davacıya yönelik kamu görevlisine hakaret eylemi nedeniyle 10 ay hapis; görevini yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Davaya konu olayda; olayın gelişimi, olay tarihi ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

Tazminat Talebinde Bulunan Polise Söylenmemiş Hakaret Durumunda Polise Mukavemet Tazminatı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2017/6708 sayılı kararı, Dava kişilik haklarına saldırı nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, müvekkilinin polis memuru olduğunu, olay günü alkol uygulaması yaptığı sırada davalının davacıya karşı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğini, davalı hakkında kamu davası açıldığını ve cezalandırıldığını belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; davalının, davacıya yönelik ifadelerinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu ve ceza yargılaması neticesinde de davalının cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Olay ile ilgili … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ….. dosyası incelendiğinde; katılanların polis memurları …ve davacı …, sanığın ise davalı … olduğu, kamu görevlisine karşı alenen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, soruşturma ve yargılama aşamasındaki taraf beyanları ile davalının mahkumiyetine neden olan sözleri katılanlardan dava dışı…’e karşı söylenmiş olduğu anlaşılmıştır.

Şu durumda; ceza dosyası kapsamına ve katılanların beyanlarına göre, belirtilen sözlerin davalı tarafından dava dışı…’e söylendiği açıkça anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

İdarenin Haksız Fiile Uğrayan Polise Mukavemet Tazminatı Ödemesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2015/2765 sayılı kararı, Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, polis memuru olduklarını, görevleri başında iken davalının hakaret ve direnmesine maruz kaldıklarını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuşlardır.

Davalı, olay günü annesini hastaneye kaldırdığını, hastane görevlileri ve davacıların üzerine yürümesi sonucu gayri ihtiyari savunma amaçlı olarak tepki verdiğini davacılara zarar vermediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacıların davalı tarafından hakaret ve görevlerine ilişkin direnme eylemi ile karşılaştıkları, bu haliyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davaya konu olayda; davalı hakkında …… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/408 Esas, 2013/64 Karar sayılı ilamıyla; zincirleme olarak görevli memura görevini yaptırmamak için direnme suçu ve görevli memura alenen hakaret suçunu işlediği gerekçesiyle ayrı ayrı ceza verilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu durumda, görevli memura görevini yaptırmamak için direnme eyleminden dolayı İçişleri Bakanlığı tarafından 2330 sayılı Yasa kapsamında davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmektedir. Ayrıca, gerekçeli kararda ceza dosyası dosya içerisine alınarak incelendiği belirtilmişse de asıl ya da sureti dosya içinde mevcut olmayıp, davalının davacılara hangi sözlerle hakaret ettiği ya da davacılara karşı etkili eylemde bulunup bulunmadığı gibi dosya içeriği gerekçeye yansıtılmamış eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Belirtilen şekilde eksiklikler giderilerek 2330 sayılı Yasa kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılıp ceza dosyası dosya içine alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

Polise Mukavemet Tazminatı Açısından Ceza Davasının Sonucunun Beklenmesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2017/5108 sayılı kararı, Dava, haksız fiil nedeni ile uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, görevini yaptığı sırada davalının hakaret ve tehdidine maruz kaldığını belirterek uğradığı manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalı, davacının iddialarını kabul etmemiş ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; polis memuru olan davacının hakaret ve tehdide uğradığının kabulü ile, davacının kişilik haklarının zedelendiği, olay nedeniyle büyük üzüntü ve acı duyduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, dava konusu olaya ilişkin olarak davalı hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeni ile … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/363 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yargılama sonunda davalının atılı suçu işlediği kanaatiyle cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Kural olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi gereği; ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi açısından bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır. Davaya konu olayda; ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesi gereğince, davalı hakkında açılmış olan ceza dosyası bekletici sorun yapılarak, varılacak sonuca göre yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekmekte iken bu durum gözardı edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.

Birden Fazla Kişi Tarafından Gerçekleştirilmesi Durumunda Polise Mukavemet Tazminatı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/5168 sayılı kararı, Dava, 2330 sayılı Kanundan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; davalıların görevli polis memuru …’ın yaralanmasına neden olduklarını, ceza yargılamasında görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediklerinin sabit görüldüğünü, yaralanması nedeniyle polis memuruna 2330 sayılı Kanun gereğince nakdi tazminat ödendiğini belirterek, ödenen tazminatın rücuen tahsilini talep etmiştir.

Davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece; davalılardan …’un polis memuru …’a karşı görevini yaptırmamak için direndiği, bu esnada birlikte yere düştükleri ve …’ın yaralandığı, diğer davalı …’un ise …’ı yakasından çekiştirmek dışında yaralanmasına sebebiyet verecek bir haksız eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın … yönünden reddine, davalı … yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dava dosyası arasında yer alan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin dava dosyasının incelenmesinde; olay tarihinde şehirler arası otobüs terminalinde meydana gelen mala zarar verme olayı ile ilgili olarak polis memurunun görevi gereği olay yerine gittiği, bu esnada mala zarar verme olayının mağduru davadışı…’un koşarak ekip aracına bindiği, davalı … ve davadışı kişinin bu şahsı kovaladıkları, davadışı…’un polis memurlarına bıçaklanacağını söylemesi üzerine mağdur polis memurunun da davalı …’un davadışı…’a ulaşmasını engellemeye çalıştığı, davalı …’un polis memurunun yakasından tuttuğu, davalı …’un da arkasından gelerek montundan tutarak çekiştirdiği, bu esnada dengesini kaybeden polis memurunun davalı … ile birlikte yere düştüğü, yerde bulunduğu sırada davalı …’u bacaklarından tuttuğu, davalının da polis memurunu tekmelediği, bu nedenle polis memurunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda, hakkındaki dava reddedilen davalı …’un da davalı … ile birlikte dava dışı polis memuruna karşı yaralama eyleminde bulunduğu, ceza dosyası kapsamından anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Ceza Davasının Polise Mukavemet Tazminatı Açısından Bağlayıcılığı

Pexels Photo 1464230
Polise Mukavemet Tazminatı 4

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2019/876 sayılı kararı, Dava, 2330 sayılı Kanun uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, 24/03/2010 tarihinde davalıların, dava dışı polis memuru …’ı darp ettiklerini ve polis memurunun iş ve güç kaybına sebep olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiklerini, bu eylemleri nedeniyle davalıların ceza mahkemesinde mahkumiyetlerine karar verildiğini, 2330 sayılı Kanun uyarınca dava dışı polis memuru …’a yaralanması sebebiyle nakdi tazminat ödendiğini, davalıların eylemleriyle idare zararına sebep olduklarını belirterek dava dışı polis memuruna 2330 sayılı Kanun gereğince ödenen tazminatın rücuen tahsilini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; davalılardan …’nun olay tarihinde bir kavgaya karıştığı, bu kavganın ardından, davalının kavga ettiği kişilerin doktor raporlarının alınması amacıyla hastaneye götürüldükleri sırada davalıların polis merkezine geldikleri ve taraflar arasında tartışma çıktığı, bu sırada davalılardan …’nun tartışmaya müdahale eden polis memuru …’a yumruk ile vurduğu ve polis memurunun vücudunda hayati fonksiyonlarını hafif derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, davalılardan … ve …’nun da görevli memurlara mukavemette bulunduğu, olay nedeni ile davalılar hakkında kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan kamu davası açıldığı, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/138 esas ve 2011/175 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davalılardan … ve …’nun polis memuru …’a karşı kasten yaralama suçunu işlemedikleri sabit olduğundan beraatlerine, davalılardan …’nun polis memuru …’ı yaralaması nedeniyle kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına, ayrıca her üç davalının görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, verilen kararın davalılardan … tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davalılardan … ve … tarafından dava dışı polis memuruna yönelik yaralama eylemleri olmadığından beraatlerine karar verildiği, her ne kadar 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile bağlı değil ise de dosya kapsamı itibarıyla anılan davalıların dava dışı polis memuru …’ı yaralamaya yönelik bir haksız eylemlerinin olduğuna dair başkaca delil bulunmadığı, dolayısıyla … ve … tarafından yaralama eyleminin gerçekleştirildiği hususunun sübut bulmadığı anlaşılmaktadır.

Şu halde mahkemece yukarıda açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan … ve … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ile tazminatla sorumlu tutulmuş olmaları doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Polise mukavemet suçu ve Polise mukavemet tazminatı ile ilgili olarak Ağır Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.