25.09.2026
Cinsel şantaj suçu, çoğunlukla bir kişiye ait çıplak fotoğrafların, cinsel içerikli videoların, özel yazışmaların veya cinsel yaşamına ilişkin bilgilerin açıklanacağı tehdidiyle o kişinin para vermeye, ilişkiyi sürdürmeye, buluşmaya, cinsel ilişkiye girmeye ya da failin başka bir isteğini yerine getirmeye zorlanması şeklinde ortaya çıkar.
Türk Ceza Kanunu’nda “cinsel şantaj” adı altında bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak bu tür eylemlerin önemli bir bölümü TCK’nın 107. maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturur. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal, cinsel taciz, cinsel saldırı veya başka suçların da gündeme gelmesi mümkündür.
Bir kişinin “Benimle ilişkiye devam etmezsen, benimle birlikte olmazsan, para göndermezsen veya istediğimi yapmazsan cinsel görüntülerini ailene gönderirim ya da internette yayımlarım” şeklinde tehdit edilmesi, şartları varsa cinsel şantaj suçunu oluşturur. Görüntünün gerçekten yayımlanması suçun oluşması için zorunlu değildir.
Şantaj suçunun genel unsurlarını ayrıntılı olarak ele aldığımız Şantaj Suçu ve Cezası başlıklı yazımızdan farklı olarak bu makalede özellikle cinsel içerikli şantaj vakaları ve Yargıtay’ın bu vakalara yaklaşımı üzerinde duracağız.
Cinsel Şantaj Suçu Nedir?
TCK’nın 107. maddesine göre şantaj suçunun iki temel görünümü bulunmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması ayrıca şantaj olarak düzenlenmiştir. Güncel düzenlemeye göre yaptırım bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Cinsel şantaj vakalarının büyük kısmı TCK 107/2 kapsamında değerlendirilir. Çünkü mağdurun geçmiş ilişkisi, cinsel hayatı, çıplak görüntüsü veya cinsel içerikli konuşmaları açıklanmakla tehdit edilmekte ve bunun karşılığında fail bir yarar elde etmeye çalışmaktadır.
Buradaki “yarar” yalnızca para değildir. Yargıtay uygulamasında cinsel ilişkiye girilmesi, ilişkinin devam ettirilmesi veya faille görüşülmesi gibi maddi olmayan menfaatlerin de yarar kapsamında değerlendirilebildiği görülmektedir. Nitekim güncel bir Yargıtay kararında da TCK 107/2 bakımından yararın para veya mal gibi ekonomik bir değer olabileceği gibi cinsel ilişkiyi temin etme gibi ekonomik olmayan bir fayda da olabileceği belirtilmiştir.
Bu nedenle “Bana para göndermezsen fotoğraflarını yayımlarım” şeklindeki sözlerle “Benimle birlikte olmazsan görüntülerini ailene gönderirim” şeklindeki sözler arasında şantaj suçunun oluşması bakımından zorunlu olarak bir fark bulunmaz.
Cinsel Şantaj Suçu Hangi Durumlarda Oluşur?

Cinsel şantaj suçu denildiğinde yalnızca çıplak fotoğraf karşılığında para istenmesi anlaşılmamalıdır. Uygulamada suç çok farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir.
- Eski sevgilinin ilişkiyi bitirmesine engel olmak amacıyla özel görüntüleri açıklamakla tehdit edilmesi,
- Kişinin yeniden cinsel ilişkiye zorlanması,
- Buluşma teklifini kabul etmeyen kişinin videolarının eşine veya ailesine gönderileceğinin söylenmesi,
- Görüntülü konuşma sırasında kaydedilen cinsel görüntüler karşılığında para istenmesi,
- Kişinin evlilik dışı ilişkisinin ailesine açıklanacağı tehdidiyle belirli bir davranışa zorlanması bu kapsamdaki tipik örneklerdir.
Özellikle sosyal medya, WhatsApp, Instagram, Telegram ve benzeri iletişim araçlarının yaygınlaşması nedeniyle cinsel şantaj artık çoğunlukla dijital ortamda gerçekleşmektedir. Ancak şantajın mutlaka mesajla yapılması gerekmez. Sözlü olarak, telefonla veya mağdura ulaştırılması amacıyla üçüncü kişiler üzerinden gerçekleştirilen tehditler de suç oluşturabilir.
“Benimle Cinsel İlişkiye Girmezsen Görüntülerini Yayarım” Demek Suç Mudur?
Yargıtay’ın bu konuda oldukça açık kararları bulunmaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/4590 sayılı kararına konu olayda sanık, mağdura kendisiyle tekrar cinsel ilişkiye girmemesi halinde çıplak görüntülerini yakınlarına göndereceğini ve internette yayımlayacağını söylemiştir. Yargıtay şantaj suçundan verilen mahkûmiyet kararını hukuka uygun bulmuştur. Hatta Daire, eylemin ağırlığı karşısında temel cezanın asgari hadden belirlenmesini eleştirmiştir.
Bu karar cinsel şantaj suçu bakımından oldukça önemlidir. Çünkü fail mağdurdan para istememektedir. Elde edilmek istenen yarar, mağdurun tekrar cinsel ilişkiye razı olmasıdır.
Benzer şekilde, bir kişinin “Benimle görüşmeye devam etmezsen fotoğraflarını ailene gönderirim” şeklinde tehdit edilmesi de şartları varsa TCK 107/2 kapsamında değerlendirilir.
Eski Sevgilinin Görüntülerle Tehdit Edilmesi
Cinsel şantaj dosyalarının önemli bölümü sona eren sevgililik veya duygusal ilişkilerden kaynaklanmaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/2508 sayılı kararında mağdur yaklaşık iki buçuk yıllık ilişkisini sona erdirmiştir. Sanık, ilişki devam etmezse birlikte oldukları dönemde mağdurun rızasıyla çekilmiş özel fotoğraflarını ailesine göndereceğini söylemiştir. Daha sonra mağdurun çıplak fotoğrafını mağdurun ağabeyine göndermiştir. Yargıtay hem şantaj hem de özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarına ilişkin hukuki nitelendirmeyi isabetli bulmuştur.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus şudur:
Fotoğrafın başlangıçta mağdurun rızasıyla çekilmiş veya gönderilmiş olması, daha sonra bu fotoğrafın şantaj amacıyla kullanılmasını hukuka uygun hale getirmez.
Bir kişinin sevgilisine kendi isteğiyle özel fotoğraf göndermesi, o fotoğrafın ilişki bittikten sonra tehdit aracı olarak kullanılmasına veya üçüncü kişilere gönderilmesine rıza gösterildiği anlamına gelmez.
Bu konunun görüntü ve fotoğraf merkezli boyutunu ayrıca Resimli Şantaj Cezası başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Cinsel Görüntü Rızayla Çekilmişse Şantaj Suçu Oluşur Mu?
Evet. Görüntünün rızayla çekilmiş olması ile daha sonra görüntünün kullanılış biçimi birbirinden farklı hukuki meselelerdir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/9756 sayılı kararında mağdur ile sanık arasında yapılan cinsel içerikli konuşmalar mağdurun bilgisi ve rızası dahilinde kaydedilmiştir. Sanık daha sonra mağdurdan 2.000-2.500 TL para istemiş; para verilmezse kayıtları yakınlarına göndereceğini ve internette yayımlayacağını söylemiştir. Para verilmemesi üzerine kayıtlar üçüncü kişilere açıklanmıştır. Mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dolayısıyla mağdurun başlangıçta görüntünün veya konuşmanın kaydedilmesine izin vermesi, failin bu içeriği sonradan bir baskı ve menfaat elde etme aracına dönüştürmesine izin vermez.
Cinsel Görüntünün Gerçekten Var Olması Şart Mıdır?
Cinsel şantaj dosyalarında sık karşılaşılan savunmalardan biri, “Benim elimde böyle bir görüntü zaten yoktu” şeklindedir.
Ancak TCK 107/2 bakımından her olayda failin elinde gerçekten bir fotoğraf, video veya kayıt bulunduğunun tespit edilmesi şart değildir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/11963 sayılı kararında sanık, ilişkiyi devam ettirmek amacıyla mağdurun özel hayatına ilişkin hususları ailesine ve çevresine açıklamakla tehdit etmiştir. Yargıtay, şantaj suçunun oluşması için mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinin yeterli olduğunu; isnat edilen hususun gerçek olmasının veya failin elinde bunu kanıtlayacak belge bulunmasının zorunlu olmadığını belirtmiştir.
Bu nedenle “Aslında video yoktu, yalnızca korkutmak için söyledim” şeklindeki savunma tek başına suçun oluşmasını engellemeyebilir.
Burada önemli olan tehdit içeriği, failin amacı ve mağdurdan elde edilmek istenen yarardır.
Her “Görüntülerini Yayarım” Sözü Cinsel Şantaj Mıdır?
Hayır. Şantaj suçunun oluşabilmesi için olayın bütününün değerlendirilmesi gerekir.
Failin mağdurdan kendisi veya başka biri adına bir yarar elde etme amacı bulunmalıdır. Bu yarar para, ilişkiyi sürdürmek, cinsel ilişki, buluşmak veya başka bir davranışın gerçekleştirilmesi olabilir.
Yargıtay’ın 2025 tarihli bir kararında, sanığın mağdura bazı özel hususlardan söz eden mesajlar göndermesine rağmen kendisine veya başkasına yarar sağlama unsurunun ortaya konulamaması nedeniyle TCK 107/2’deki şantaj suçunun oluşmadığı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla mesajda yalnızca ağır, rahatsız edici veya tehditkâr ifadelerin bulunması yeterli değildir. Mesajların neden gönderildiği ve mağdurdan ne istendiği belirlenmelidir.
Cinsel Şantaj Suçunda Görüntüler Gerçekten Yayınlanırsa Ne Olur?
Şantaj suçunun tamamlanması için görüntünün gerçekten yayımlanması gerekmez. Tehdidin gerekli şartlarla mağdura ulaştırılması suçun tamamlanması için yeterli olabilir.
Ancak fail tehdidini gerçekleştirip cinsel içerikli fotoğraf veya videoyu üçüncü kişilere gönderirse ya da internette yayımlarsa bu kez şantajın yanında başka bir suç daha gündeme gelebilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/4321 sayılı kararına konu olayda sanık, ayrıldığı mağdura tekrar kendisine dönmezse görüntüleri internete koyacağını söylemiş; daha sonra mağdura ait cinsel içerikli görüntüleri internet ortamında yayımlamıştır. Yargıtay hem şantaj hem de görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının oluştuğuna ilişkin değerlendirmeyi hukuka uygun bulmuştur.
Bu ayrım önemlidir:
Görüntüyü yaymakla tehdit etmek şantaj suçunu; tehdidin ardından görüntüyü gerçekten başkalarına göndermek ise şartları varsa ayrıca TCK 134/2 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.
Bu iki suçun birlikte değerlendirilmesi konusunda ayrıntılı açıklamalar için Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Şantaj başlıklı yazımıza bakılabilir.
Cinsel İlişkinin Gizlice Kaydedilmesi ve Sonra Şantaj Yapılması

Bazı dosyalarda fail yalnızca mevcut bir görüntüyü kullanmamakta, öncelikle cinsel ilişkiyi veya görüntülü konuşmayı mağdurdan habersiz şekilde kaydetmekte ve daha sonra bu kaydı tehdit aracı olarak kullanmaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2024/2275 sayılı kararında sanığın mağdurla cinsel ilişki sırasında gizli kamera ile görüntü kaydettiği ve istekleri yerine getirilmezse görüntüleri yayacağını söyleyerek mağduru korkuttuğu kabul edilmiştir. Şantaj ve özel hayatın gizliliğinin görüntü kaydı yoluyla ihlali suçlarından kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenle cinsel şantaj dosyalarında yalnızca tehdit mesajı değil, görüntünün hangi şartlarda elde edildiği de ayrıca araştırılmalıdır.
Görüntü mağdurdan habersiz kaydedilmişse TCK 134/1; sonradan üçüncü kişilere açıklanmışsa TCK 134/2 bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Cinsel Şantajla Para İstemek
Kamuoyunda “sextortion” olarak da bilinen olayların önemli bir bölümünde fail cinsel görüntü elde ettikten sonra mağdurdan para istemektedir.
Örneğin görüntülü konuşma sırasında mağdurun çıplak görüntüsünün kaydedilmesinden sonra “5.000 TL göndermezsen ailene yollarım” denilmesi tipik bir cinsel şantaj örneğidir.
Suçun tamamlanması için mağdurun parayı gerçekten göndermesi şart değildir. Tehdidin menfaat elde etme amacıyla yapılması yeterlidir.
Bununla birlikte mağdurun para göndermiş olması, banka dekontları veya para transferleri tek başına her zaman şantajı kanıtlamaz. Paranın hangi nedenle gönderildiğinin de ortaya konulması gerekir.
Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/10258 sayılı kararında şantaj iddiasını desteklemek amacıyla banka dekontları sunulmasına rağmen sanık suçlamayı kabul etmemiş; mesajlarda şantaj iddiasını doğrulayan bir ifade de bulunmamıştır. Yargıtay, mahkûmiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını onamıştır.
Bu karar, cinsel şantaj suçunda para hareketinin varlığı ile şantaj suçunun ispatının aynı şey olmadığını göstermektedir.
Cinsel Şantaj Suçunda İspat Nasıl Yapılır?
Cinsel şantaj çoğu zaman fail ile mağdur arasında gerçekleştiği için delil meselesi yargılamanın en önemli konularından biridir.
WhatsApp ve sosyal medya yazışmaları, SMS kayıtları, telefon inceleme raporları, ses kayıtlarının hukuka uygunluğu, ekran görüntüleri, bilirkişi incelemeleri, banka hareketleri, tehditlerin aktarıldığı tanık anlatımları ve tarafların birbirleriyle olan mesajlaşmalarının bütünlüğü birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/7160 sayılı kararında mağdura gönderilen WhatsApp mesajlarının içeriği, sanığın mesajların kendisine ait olduğunu kabul etmesi, taraflar arasındaki diğer yazışmalar ve mağdura ait özel fotoğrafların üçüncü kişilere gönderilmesi birlikte değerlendirilmiş; beraat kararının yetersiz gerekçeye dayandığı sonucuna varılmıştır.
Buna karşılık Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2018/14337 sayılı kararında iddianamede sanığa atfedilen şantaj sözlerinin mesaj tespit tutanağında bulunmadığı, sanığın suçlamayı kabul etmediği ve olaya ilişkin tanık olmadığı belirtilerek mahkûmiyet kararının hangi delillere dayandığının açıklanmaması bozma nedeni yapılmıştır.
Dolayısıyla cinsel şantaj iddiasında yalnızca ekran görüntüsünün varlığına değil; mesajın kimin tarafından gönderildiğine, konuşmanın öncesi ve sonrasına, cihaz incelemesine, hesap aidiyetine ve iddia edilen menfaat talebinin gerçekten mevcut olup olmadığına bakılmalıdır.
Şantaj davalarında delillerin değerlendirilmesini daha ayrıntılı olarak Şantaj Suçunda İspat Yöntemleri başlıklı yazımızda ele aldık.
Cinsel Şantaj Sonucu Cinsel İlişkiye Girilirse Ne Olur?
Cinsel şantajın en ağır görünümlerinden biri, mağdurun özel görüntülerinin açıklanacağı tehdidi altında cinsel ilişkiye veya başka bir cinsel davranışa zorlanmasıdır.
Bu durumda olay yalnızca şantaj suçu açısından değerlendirilmeyebilir.
Mağdurun iradesinin tehdit yoluyla etkilenmesi ve cinsel davranışın mağdurun gerçek ve özgür rızası dışında gerçekleşmesi halinde somut olayın özelliklerine göre cinsel saldırı veya çocuk mağdurlarda çocukların cinsel istismarı gibi daha ağır suçların şartlarının bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekir.
Ancak “şantaj vardı, dolayısıyla her sonraki cinsel ilişki otomatik olarak cinsel saldırıdır” şeklinde peşin bir kabul de doğru değildir. Cinsel davranışın hangi şartlarda gerçekleştiği, tehdit ile cinsel ilişki arasındaki nedensellik, tarafların mesajları, olayların zaman çizelgesi ve mağdurun beyanlarının diğer delillerle uyumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle cinsel şantajın fiilî cinsel birliktelikle sonuçlandığı dosyalarda suç vasfının belirlenmesi büyük önem taşır.
Cinsel Şantaj ve Cinsel Taciz Aynı Şey Midir?
Cinsel taciz, TCK’nın 105. maddesinde; şantaj ise TCK’nın 107. maddesinde düzenlenmiştir. Failin cinsel amaçlı mesajlar göndermesi bazı durumlarda cinsel taciz suçunu oluşturabilirken, aynı kişinin mağduru özel hayatına ilişkin hususları açıklamakla tehdit ederek bir davranışa zorlaması ayrıca şantaj suçunun konusunu oluşturabilir.
Somut olayda aynı davranış dizisi içerisinde birden fazla suçun ortaya çıkması mümkündür. Hangi eylemin hangi suç tipini oluşturduğu ise mesajların içeriği, zamanlaması ve failin amacı dikkate alınarak belirlenmelidir.
Cinsel İlişkiyi Devam Ettirmeye Zorlama Şantaj Sayılır Mı?
Yargıtay kararlarına göre evet.
Örneğin mağdurun ilişkiyi sona erdirmesine karşı “Benden ayrılırsan görüntülerini ailene gönderirim” şeklindeki sözler, failin mağdur üzerinde baskı kurarak ilişkiyi sürdürmesini sağlamaya yönelikse şantaj suçunun unsurlarını oluşturabilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2021/736 sayılı kararına konu olayda mağdur kocasının yanına dönerek sanıkla ilişkisini sona erdirmiş; sanık ise boşanmaması ve kendisiyle olan birlikteliğini devam ettirmemesi halinde cinsel içerikli özel görüntülerini yakınlarına göndereceği ve internette yayımlayacağı tehdidinde bulunmuştur. Yargıtay TCK 107/2 kapsamındaki şantaj suçunun oluştuğuna ilişkin kabulde isabetsizlik görmemiştir.
Bu nedenle şantaj suçunda aranan yararın mutlaka maddi olması gerektiği yönündeki düşünce doğru değildir.
Cinsel Şantajda Zincirleme Suç Hükümleri Uygulanabilir Mi?
Fail aynı mağdura karşı farklı tarihlerde aynı suç işleme kararının devamı kapsamında tekrar tekrar şantajda bulunabilir.
Örneğin ilk gün “Görüntünü ailene gönderirim”, birkaç gün sonra “Benimle görüşmezsen videoyu internete koyarım”, daha sonra ise “İstediğimi yapmazsan arkadaşlarına yollarım” şeklinde mesajlar gönderilmiş olabilir.
Bu durumda olayın özelliklerine göre TCK’nın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/4321 sayılı kararında da aynı suç işleme kararı kapsamında mağdura karşı aynı suçların birden fazla işlenmesi nedeniyle TCK 43/1’in uygulanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Cinsel Şantaj Suçunun Cezası Ne Kadardır?
TCK 107 uyarınca şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Kanunda hapis cezası ile adli para cezası alternatif değil, birlikte öngörülmüştür.
Somut olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, birden fazla mağdur bulunması veya şantaj dışında özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi başka suçların da işlenmesi halinde kişinin karşı karşıya kalacağı toplam yaptırım önemli ölçüde değişebilir.
Özellikle cinsel görüntünün gizlice kaydedilmesi, tehditte kullanılması ve daha sonra yayımlanması birbirinden ayrı hukuki değerlendirmeleri gerektirebilir.
Cinsel Şantaj Suçu Şikâyete Bağlı Mıdır?
Şantaj suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçtan haberdar olduğunda soruşturmayı resen yürütebilir.
Bu nedenle mağdurun daha sonra “şikâyetçi değilim” demesi, şantaj suçundan yürütülen soruşturma veya davanın kendiliğinden sona ermesi sonucunu doğurmaz.
Yargıtay’ın 2025 tarihli bir kararında da “Polise giderse resimleri gazeteye veririm” şeklindeki eylemin TCK 107/2 kapsamında şantaj oluşturabileceği ve eylemin şikâyete tabi tehdit suçu olarak kabul edilerek davanın düşürülmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
Şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonuçlarını ayrıca Şantaj Suçunda Şikâyetten Vazgeçme başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak değerlendirdik.
Cinsel Şantaj Mağduru Ne Yapmalıdır?
Cinsel şantaja maruz kalan kişinin panikle mesajları, hesapları veya görüntüleri silmesi önemli delillerin kaybolmasına neden olabilir.
Öncelikle tehdit mesajlarının mümkün olduğunca bütün konuşmayı gösterecek şekilde muhafaza edilmesi, kullanıcı adı ve hesap bilgilerinin kaydedilmesi, para talebi varsa banka veya para transfer bilgilerinin saklanması ve görüntüler üçüncü kişilere gönderilmişse bunun kimlere ve ne zaman gönderildiğinin belirlenmesi önemlidir.
Sadece tek bir ekran görüntüsü yerine konuşmanın bütününün korunması daha sağlıklı olacaktır. Çünkü şantaj suçunda failin mağdurdan ne istediği, kullanılan sözlerin hangi bağlamda söylendiği ve tehdit ile talep arasındaki bağlantı çoğu zaman konuşmanın tamamından anlaşılmaktadır.
Cinsel Şantaj Suçlamasında Savunma Nasıl Yapılır?
Cinsel şantaj suçlamasıyla karşılaşan kişi bakımından da dosyanın yalnızca şikâyetçinin anlatımı üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir.
Öncelikle şantaj olduğu ileri sürülen mesajların sanığa ait olup olmadığı, mesajların eksiksiz sunulup sunulmadığı, konuşmanın öncesi ve sonrası, mağdurdan hangi yararın istendiği, iddia edilen görüntülerin bulunup bulunmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliği incelenmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/10258 sayılı kararında banka dekontlarının mevcut olmasına rağmen mesajlarda şantaj iddiasını doğrulayan bir içerik bulunmaması ve sanığın suçlamayı kabul etmemesi karşısında mahkûmiyet için yeterli kesin delil olmadığı kabul edilmiştir.
Benzer şekilde Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2021/3088 sayılı kararında taraflar arasında ciddi uyuşmazlık bulunması, iddia edilen görüntülerin telefonda tespit edilememesi, tanık anlatımlarındaki sorunlar ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek mahkûmiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle cinsel şantaj davalarında hem mağdur hem de sanık yönünden dijital delillerin teknik ve hukuki açıdan doğru değerlendirilmesi belirleyici olabilir.
Cinsel Şantaj Suçu Hakkında Yargıtay Kararlarından Çıkan Temel Sonuçlar
Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde cinsel şantaj konusunda bazı temel ilkeler ortaya çıkmaktadır. Cinsel görüntüyü yayma tehdidi karşılığında yalnızca para değil, ilişkiyi sürdürme veya cinsel ilişkiye girme gibi maddi olmayan bir yarar istenmesi de şantaj kapsamında değerlendirilebilir. Görüntünün başlangıçta mağdurun rızasıyla çekilmiş olması şantajı hukuka uygun hale getirmez. Hatta belirli durumlarda failin elinde gerçekten görüntü bulunması dahi gerekli değildir; şeref ve saygınlığa zarar verecek hususun açıklanacağı tehdidi yeterli olabilir.
Buna karşılık mahkûmiyet bakımından suçun fail tarafından işlendiğinin şüpheden uzak delillerle ortaya konulması gerekir. Para transferi yapılmış olması veya taraflar arasında geçmişte cinsel ilişki yaşanması tek başına şantaj suçunu kanıtlamaz.
Ayrıca tehdit edilen görüntünün sonradan gerçekten paylaşılması, şantajdan bağımsız olarak özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun da değerlendirilmesine neden olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Cinsel görüntülerimi yaymakla tehdit etmek suç mu?
Fail bu tehdidi para, cinsel ilişki, ilişkinin devamı, buluşma veya başka bir yarar elde etmek amacıyla kullanıyorsa şartları varsa TCK 107 kapsamında şantaj suçu oluşabilir.
“Benimle birlikte olmazsan fotoğraflarını ailene yollarım” demek cinsel şantaj suçu mudur?
Yargıtay’ın benzer olaylarda şantaj suçunun oluştuğuna ilişkin kararları bulunmaktadır. Özellikle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/4590 sayılı kararında tekrar cinsel ilişkiye girilmemesi halinde çıplak görüntülerin yayılacağı tehdidi şantaj olarak kabul edilmiştir.
Görüntüleri mağdur kendi isteğiyle göndermişse cinsel şantaj suçu oluşmaz mı?
Bu düşünce doğru değildir. Fotoğrafın rızayla gönderilmiş olması, daha sonra şantaj amacıyla kullanılmasına veya üçüncü kişilere açıklanmasına rıza verildiği anlamına gelmez.
Failin elinde gerçekte çıplak görüntü yoksa cinsel şantaj suçu oluşmaz mı?
Her durumda görüntünün gerçekten mevcut olması zorunlu değildir. Yargıtay, TCK 107/2 bakımından şeref ve saygınlığa zarar verecek hususun açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinin yeterli olabileceğini kabul etmektedir.
Cinsel şantaj suçu için para istenmesi şart mı?
Hayır. İlişkinin devam ettirilmesi, cinsel ilişki, buluşma veya başka bir menfaat sağlanmasının istenmesi de yarar kapsamında değerlendirilebilir.
Görüntüler yayımlanırsa yalnızca şantajdan mı ceza verilir?
Hayır. Görüntünün niteliğine ve nasıl elde edildiğine göre şantaj yanında TCK 134 kapsamında özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi başka suçlar da oluşabilir.
Cinsel şantaj suçunda şikâyetten vazgeçmek davayı düşürür mü?
Kural olarak hayır. TCK 107’deki şantaj suçu şikâyete bağlı değildir. Şikâyetten vazgeçme bu nedenle şantaj davasının doğrudan düşmesi sonucunu doğurmaz.
Cinsel Şantaj Davalarında Ceza Avukatının Önemi
Cinsel şantaj dosyaları; şantaj, tehdit, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve bazı olaylarda cinsel suçların birbirine çok yakın biçimde gündeme gelmesi nedeniyle hukuki nitelendirme bakımından özellik arz etmektedir.
Bir mesajın şantaj olarak kabul edilip edilmeyeceği yalnızca kullanılan birkaç kelimeye bakılarak belirlenemez. Taraflar arasındaki ilişki, mesajların tamamı, failin ulaşmak istediği amaç, cinsel görüntünün nasıl elde edildiği, görüntünün üçüncü kişilere gönderilip gönderilmediği ve dijital delillerin güvenilirliği birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle Yargıtay kararlarında bir taraftan cinsel görüntülerle ilişkiye veya cinsel birlikteliğe zorlamanın şantaj olarak kabul edildiği, diğer taraftan ise yeterli ve kesin delil bulunmayan dosyalarda beraat kararlarının korunduğu görülmektedir. Bu nedenle dosyanın hem maddi olay hem de dijital deliller bakımından ayrıntılı şekilde incelenmesi önem taşır.
Cinsel şantaj, şantaj suçu, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve cinsel suçlara ilişkin ceza soruşturması veya davalarında Cinsel Suçlar Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.


