Follow us on :

Facebookta Özel Fotoğrafların Paylaşılması

Facebookta özel fotoğrafların paylaşılması görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.05.2016 tarih ve 2016 / 8242 sayılı kararında, özel hayat alanının neleri kapsadığı açık bir şekilde gösterilmiştir. Bu karara göre, özel hayat; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez.

Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır.

Facebookta Özel Fotoğrafların Paylaşılmasının Cezası Nedir?

Özel hayatının gizliliğinin sağlanması adına gerek iç mevzuatta gerekse uluslararası sözleşmelerde gerekli düzenlemeler yapıldığı gibi, ceza kanunlarında caydırıcılığı sağlama adına gerekli düzenlemeler kaleme alınmıştır.

Türk Ceza Kanununun 134. maddesinde de özel hayatın gizliliğini ihlale yol açan eylemler cezai yaptırım altına alınmıştır. Bu maddeye göre, Facebookta özel fotoğrafların paylaşılması durumunda,

“Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.”

Açık Kalan Facebook Hesabında Yazılanların Okunması

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin  2021/19303 sayılı kararı,

Sanığın aynı iş yerinde birlikte çalıştıkları katılan ile kız arkadaşı arasındaki Facebook adlı paylaşım sitesinde yer alan yazışmaları, siteden çıkış yapılmaması nedeniyle hesabın açık kalmasından faydalanarak okuması şeklindeki eyleminin, TCK’nın 132/1. maddesinde belirtilen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Özel Fotoğrafların, Sahte Facebook Hesabı Üzerinden Yayımlanması

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2021/6887sayılı kararı,

Sanığın mağdur ile aralarındaki arkadaşlık ilişkisinin sona ermesine ve tekrar görüşme taleplerine olumlu yanıt verilmemesine tepki olarak, mağdurla beraber oldukları dönemde mağdurun bilgisi dahilinde çekilmiş birlikteliklerini gösteren özel fotoğrafları, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde açtığı sahte hesap üzerinden, mağdurun rızasına aykırı şekilde yayımlaması eyleminin sübut bulduğu ve sanık hakkında TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeksizin, delillerin takdirinde yanılgıya düşülüp, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanığın CMK’nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Mağdurun Fiziksel Mahremiyetine İlişkin Müstehcen Görüntülerinin Facebookta Yayınlanması

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2021/6888 sayılı kararı,

Sanık …’ın, 2010 yılı Ocak ayında, internet üzerinden tanışarak arkadaş olduğu kayden 25.11.1994 doğumlu mağdur … ile MSN’de görüntülü sohbet yaptıkları esnada, mağdurdan göğüslerini göstermesini istemesi üzerine, mağdurun üzerindeki kıyafeti yukarıya doğru kaldırmasının ardından, sanık tarafından, mağdurun göğüslerini gösteren fotoğraflarının gizlice bilgisayara kaydedildiği, bir müddet sonra, mağdurun sanıkla olan ilişkisini bitirmesi üzerine, mağdurun göğsü açık fotoğraflarının, sanık tarafından, mağdura ait facebook hesabında, mağdurun arkadaşlarının görebileceği şekilde yayımlandığı iddialarına dayalı olarak sanık hakkında TCK’nın 134/1-2. madde, fıkra ve cümlesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ile TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kamu davaları açıldığı olayda;

Mağdurun fiziksel mahremiyetine ilişkin fotoğraflarını, onun bilgisi dışında kaydeden ve başkalarının görgüsüne sunan sanığın eylemlerinde görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyleözel hayatın gizliliğini ihlal ile görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının yasal unsurlarının oluştuğu; ayrıca, 15 yaşındaki mağdur çocuğun, cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki müstehcen görüntüsünü, gizlice kaydedip, bilgisayarına depolayan ve mağdura ait facebook hesabında mağdurun arkadaşlarının görebileceği şekilde yayımlayan sanığın TCK’nın 226. maddesinin 3 ve 5. fıkralarında tanımlanan müstehcenlik suçunu da işlediği anlaşılmakla, TCK’nın 44. maddesi gözetilerek, sanık hakkında müstehcenlik suçundan TCK’nın 226/3-1. madde, fıkra ve cümlesi ile TCK’nın 226/5. madde ve fıkrası gereğince ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, mağdurun yaşı ve tespit edilen fotoğrafların özellikleri dikkate alınmaksızın, eylemler sadece TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin  2021/5658 sayılı kararı,

Oluşa ve dosya kapsamına göre; 17 yaşındaki suça sürüklenen çocuk … ile aynı mahalleden arkadaşı olan ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ….. Şube Müdürlüğünün 30.07.2015 tarihli raporuna göre hafif derecede zeka geriliği saptanan 14 yaşındaki mağdur …’ün, soruşturma evresinde ifadesi alınan 16 yaşındaki arkadaşları …’ın ikametine gittikleri ve suça sürüklenen çocukla mağdurun aynı odada yalnız kaldıkları 2015 yılının Haziran ayında, suça sürüklenen çocuğun, mağdurdan soyunmasını isteyip, kendisine ait cep telefonu ile mağdurun tamamen çıplak ve cinsel organı da görüntülenen fotoğraflarını kaydetmesi biçiminde sübutu kabul edilen eylemde, cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı niteliktekteki müstehcen görüntüyü içeren ürünün üretiminde 14 yaşındaki mağdur çocuğun yer almasından dolayı suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 226/3-1. madde, fıkra ve cümlesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, suça sürüklenen çocuk tarafından, mağdurun çıplak fotoğraflarının, suça sürüklenen çocuğun arkadaşı olan …’ın facebook hesabı üzerinden paylaşılması ve 16 yaşındaki …’ın da fotoğrafları görmesi biçiminde sübutu kabul edilen eylemden dolayı da suça sürüklenen çocuk hakkında ayrıca TCK’nın 226/5. madde ve fıkrasında tanımlanan müstehcenlik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, mağdurun yaşı ve kaydedilen görüntülerin özellikleri dikkate alınmaksızın, sübutu kabul edilen eylemler sadece görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilerek, suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 134/2. madde ve fıkrası gereğince mahkumiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Facebookta Özel Fotoğrafların Paylaşılması Suçu Uzlaştırmaya Tabidir

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin  2021/6595 sayılı kararı,

Sanığın, mağdurla cinsel ilişkiye girdikleri esnada çektiği görüntüyü, mağdur adına açtığı ve mağdurun yakınlarını arkadaş olarak eklediği facebook hesabında yayımlayarak, TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;

TCK’nın 139/1. madde ve fıkrası ile 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince uzlaşma kapsamında olan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı soruşturma evresinde CMK’nın 253. maddesi uyarınca sanıkla mağdur arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma evresinde de aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.

Facebookta Özel Fotoğrafların Paylaşılması Suçu Şikayete Tabidir

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2021/3092 sayılı kararı,

TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. madde ve fıkrası uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olduğu, mağdur …’in, karar tarihinden sonra hüküm mahkemesine sunduğu 17.12.2015 hâkim havale tarihli ve ekine nüfus cüzdanı fotokopisinin eklendiği dilekçesinde, sanığa yönelik şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle TCK’nın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açısından sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması yasaya aykırıdır.

Facebookta özel fotoğrafların paylaşılması iddiasına ilişkin olarak,özel hayatın gizliliği suçunun mağduru olunması ya da bu suçu işlemediği halde sanık durumuna düşülmesi halinde olayın seyri ayrıntılı bir şekilde ve mevcutsa delilleri ile birlikte adli makamlara aktarılmalıdır. Bu noktada Yargıtay kararlarını emsal göstermek hakkın savunulması açısından anahtar role sahip olabilecektir. 

Bu itibarla, hak kaybına uğramamak için bilişim ve özel hayatın gizliliği suçlarına vakıf tecrübeli ceza avukatının hukuki yardımı önem taşımaktadır.

Özel hayatın gizliliği suçu ilgili her türlü hukuki probleminizde Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.