Follow us on :

Fiilen Çalışmadığı Halde İşyerinde Sigortalı Göstermek

Fiilen çalışmadığı halde işyerinde sigortalı göstermek nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturur.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Cezası Ne Kadardır?

TCK’nın 157. maddesine göre, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye dolandırıcılık suçunu işlemiş olur. Dolandırıcılık suçunun basit halinin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır.

Ancak Yargıtay fiilen çalışmadığı halde işyerinde sigortalı göstermek suretiyle işlenen dolandırıcılık suçunu, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçu şeklinde nitelikli hal olarak kabul etmektedir. Bu nedenle, bu yolla işlenen dolandırıcılık suçunun cezası TCK’nın 158/1-e maddesine göre, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır.

Dolandırıcılık suçunun takibi şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle Cumhuriyet savcılısı suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez kendiliğinden soruşturma işlemlerini başlatır. Bunun yanında dolandırıcılık suçunun mağduru ilerleyen süreçte şikâyetinden vazgeçse dahi soruşturma kapanmaz. Yargılama aşamasında ise duruşmaya devam edilir ve Hâkim suçun işlenip işlenmediği yönünde bir karar verir.

Fiilen Çalışmadığı Halde İşyerinde Sigortalı Göstermek Suçu Nasıl Oluşur

Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, bazı unsurların gerçekleşmesi şarttır. Bunlar,

* Failin hileli hareketler ile eylemini gerçekleştirmesi,

* Bu hileli davranışların mağduru aldatabilecek nitelikte olması,

* Failin, mağdurun veya başkasının zararına, kendisinin veya başkasının yararına haksız bir fayda elde etmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, mağdura uğradığı zarar ile failin hareketi arasında uygun bir illiyet ilişkisi yoksa ya da hileli davranış, normal bir insanı aldatacak nitelikte değil ise, daha doğrusu basit bir yalandan ibaretse bu durumda dolandırıcılık suçu meydana gelmez.

Görüldüğü gibi, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçu da malvarlığına karşı işlenen bir suç olmasına rağmen aldatma üzerine kurulmuş olması yönüyle, hırsızlık, güveni kötüye kullanma gibi diğer suçlardan ayrılmaktadır.

Bu şekilde dolandırıcılık suçu işlenirken, mağdurun malvarlığının zarar görmesi yanında, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi aldatıcı davranışlarla yanıltılmaktadır.

Bu itibarla, tek başınafailin yalan söylenmesi, dolandırıcılık suçunun hile unsuru yönünden yeterli kabul edilemez. Bu yalanın, mağdurun, söylenen sözü veya yapılan davranışı inceleme irade ve isteğini etkisiz bırakabilecek yoğunluk ve güçte olması gereklidir. Bunun yanında, hilenin aldatıcı kabul edilebilmesi için, bazı durumlarda failin eylemine bir takım dış hareketlerin eklenmiş olması da gerekmektedir.

Aksi halde aldatıcılık niteliği bulunmayan söz ve davranışlar kamu düzenini bozacak nitelikte kabul edilmediğinden hukuki ihtilaf kapsamında değerlendirilmekte ve bu eylemler ceza kanununun konusunu oluşturmamaktadır.

Hilenin aldatıcı bir yalan olup olmadığı ise hâkim tarafından somut olayın özellikleri göz önünde tutulmak suretiyle belirlenmektedir. Bu itibarla, mağdurun olayı algılama biçimi, mağdurun eğitimi, yaşı gibi kişisel özellikleri yanında, failin hileli davranışının yöntemi, hile için kullanılan araç ya da belgelerin özellikleri bütün olarak hâkim tarafından değerlendirilir.

Özel Belgede Sahtecilik Suçunun Cezası Ne Kadardır?

Document Agreement Documents Sign 48195
Fiilen Çalışmadığı Halde İşyerinde Sigortalı Göstermek 3

Fiilen çalışmadığı halde işyerinde sigortalı göstermek nitelikli dolandırıcılık suçu yanında özel belgede sahtecilik suçunun meydana gelmesine de neden olur. Zira işe giriş bildirgeleri özel evrak kabul edilmektedir.

Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek ve kullanmak TCK’nın 207. maddesine göre suçtur. Bu maddeye göre, bu eylemi gerçekleştiren kişiler bir yıldan üç yıla hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Özel belgede sahtecilik suçu şikayete bağlı suçlardan değildir. Bu nedenle 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde savcılığa bildirilmesi halinde savcılık tarafından soruşturma işlemleri başlatılır.

Fiilen Çalışmadığı Halde İşyerinde Sigortalı Göstermek Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçunun İşlenmesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2019/2787 sayılı kararı, Sanığın, … İnşaat Plan Proje Müh. Müş. Ltd. Şti. adı altında gerçekte bir faaliyette bulunmadığı halde 21 kişiyi işyerinde çalışıyormuş gibi sigortalı olarak gösterip katılan kuruma bildirimde bulunduğu, bu şekilde sigortalı gösterdiği kişileri prim ve sağlık giderlerinden yararlandırarak katılan kurumu 14.010,10 TL zarar uğrattığı, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;

1- Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Her ne kadar sanık savunmalarında bahse konu şirketin kendisine ait olduğunu, 2009 yılı Eylül veya Ekim aylarında şirketin faaliyetine son vererek kapattığını, şirkette bir çok kişi çalıştırdığını, suçlamaları kabul etmediğini belirtmişse de, dinlenen bir kısım tanıkların gerçekte çalışmadıkları halde, para vermek suretiyle kendilerinin sigortalı olarak gösterildiğine dair beyanları, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 16.08.2013 tarihli vergi tekniği raporuna göre 30.11. 2009 tarihi itibariyle … İnşaat Plan Proje Müh. Müş. Ltd. Şti’ re’sen terk ettirildiğini bildirir cevabi yazısı, Medaş, Enerya, Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün yazılarına göre sanık ve … İnşaat Plan Proje Müh. Müş. Ltd. Şti. adına elektrik, gaz ve su aboneliğinin bulunmadığını bildirir yazı cevapları, katılan kurum denetmenleri tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda söz konusu şirketin 01/11/2006 tarihi itibariyle kanun kapsamında alındığı, işyerinden 01/12/2006 tarihinden itibaren sigortalı bildiriminin olduğu, bildirimlerin 30/01/2008 tarihine kadar devam ettiği ve bu tarihten sonra herhangi bir bildirimin yapılmadığı, işyerinin 31/01/2008 tarihi itibariyle kanun kapsamından çıkarıldığı, işyerinin açıldığı tarih itibariyle gerçek bir işyeri olmadığı, kişilerden ücret alarak hizmet akdi kurulmadan hizmet bildiriminde bulunduğu görüş ve kanaatleri, yaptırılan kolluk araştırmasında bahse konu işyerinin faaliyette olmadığı, işyerinin depo olarak kullandığının tespit edilmesi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2- Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;

30/01/2008 olan suç tarihi itibariyle; sanığın katılan kurumdan aldığı şifreyi kullanarak, gerçekte herhangi bir ticari faaliyeti bulunmayan şirkette, fiilen çalışmayan kişiler hakkında e-bildirge hazırlaması şeklindeki eyleminin, özel evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmünün tesisi yerine, işe giriş bildirgelerinin internet üzerinden yapmış olması ve herhangi bir belge düzenlenmediğinden sanığın üzerine atılı bu suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmünün tesisi yasaya aykırıdır.

Fiilen Çalışmadığı Halde İşyerinde Sigortalı Gösterildiğine Dair Yeterli Delilin Bulunmaması

Pexels Photo 2965260
Fiilen Çalışmadığı Halde İşyerinde Sigortalı Göstermek 4

Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2015/1096 sayılı kararı, Sanık … adına kurulu muhasebe bürosunda, gerçek ve fiili olarak çalışmayan Sosyal Güvenlik Kanunu’nun getirdiği imkanlardan yararlanabilmesi için gerçeğe aykırı olarak fiilen işyerinde çalışmamalarına rağmen sanık … tarafından diğer sanıkların bilgisi ve isteği dâhilinde işyerinde çalışmış gibi gösterilerek sahte işe giriş bildirgeleri düzenlenip …’na verilmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; sanıkların cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2015/1096 sayılı kararı, Serbest muhasebecilik yapan sanık …’ın, fiilen çalışmayan sanık …’ı, sanık …’ın işyerinde çalışıyormuş gibi … ortamda işe giriş bildirgesi düzenleyip Sosyal Güvenlik Kurumuna ibraz ettiği ve böylece sanıkların üzerlerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık …’ın savcılıkta ve mahkemede verdiği ifadelerinde, sanık …’a ait işyerinde fiilen çalıştığını, SGK ilçe müdürü ile tartıştıkları için hakkında inceleme başlatıldığını, idari soruşturma sırasında, …’ın işyerinde çalışmadığı, emekli olmak için sanık …’ın kendisini sigortalı gösterdiği yönünde beyanda bulunmadığını, denetmenin o şekilde ifadeyi yazdığını, ifadeyi imzalamadığını beyan etmesi; 18.06.2012 tarihli ifade tutanağında imzadan imtina ettiğinin yazılı olduğunun anlaşılması; muhasebeci sanık …’ın aşamalarda değişmeyen beyanlarında, sanık …’ın talimatı üzerine, sanık … hakkında … ortamda işe giriş bildirgesi verdiğini ifade etmesi; sanık …’nun, sanık …’yı, sanık …’in işyerinde briket döküm işini yaptığını gördüğünü beyan etmesi; sanık …’ın, savcılıkta verdiği ifadede, sanık …’ın kendisinin yanında çalışmadığını beyan etmesine karşın, mahkemede alınan savunmasında, adı geçen sanığın kendi yanında işçi olarak çalıştığını, ceza geleceğinden korktuğu için savcılıkta o şekilde beyanda bulunduğunu belirtmesi; dosya içerisinde sanık … tarafından düzenlenen ve sanık …’ın işyerinde çalışmadığı iddia edilen dönemleri de kapsayan teslim belgelerinin bulunması karşısında; sanıkların savunmalarının aksini gösterir, mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı gözetilerek sanıkların beraatine yerine mahkumiyetlerine hükmedilmesi yasaya aykırıdır.

Dolandırıcılık Suçunda Ağır Ceza Avukatının Önemi

Nitelikli dolandırıcılık suçunun ağır cezalık suçlardan olması ve yüksek sayılabilecek hürriyeti bağlayıcı yaptırımlar ile cezalandırıldığı göz önüne alındığında tecrübeli ağır ceza avukatı ile çalışılması ve sürecin tüm aşamalarında birlikte hareket edilmesi gerektiği şüphe taşımamaktadır.

Bunun yanında, dolandırıcılık suçunun çoğu zaman hukuki ihtilaf mahiyetinde kalması nedeniyle somut olayda oluşup oluşmadığının, Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sanık etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorsa suçun konusu olan şeyi aynen mağdura geri vermesi veya bedelini ödemesi gerekmektedir. Eğer etkin pişmanlık yönünde bir istek varsa bunun kullanılma zamanı cezayı önemli ölçüde etkileyecektir.

Bu itibarla, dolandırıcılık suçunda soruşturma ve yargılamanın her aşamasında, gerek şüpheli ve sanık, gerekse mağdur yönünden yasal haklarının tecrübeli bir ağır ceza avukatı olarak savunulması önem taşımaktadır.

Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları ile “Fiilen Çalışmadığı Halde İşyerinde Sigortalı Göstermek” konusuyla ilgili olarak Ağır Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.