Kavgada Ses Kaydı Almak Suç Mu?
Günümüzde cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kişiler, hakaret, tehdit, darp veya çeşitli suçlara ilişkin olayları kayıt altına alma eğilimindedir. Özellikle kavgada ses kaydı almak, sonradan açılacak ceza davalarında veya tazminat davalarında delil olarak kullanılmak amacıyla tercih edilmektedir. Ancak birçok kişi şu sorunun cevabını merak etmektedir: Kavgada ses kaydı almak suç mu?
Bu sorunun cevabı olayın gerçekleşme şekline göre değişmektedir. Türk Ceza Kanunu’nda kişilerin özel hayatının gizliliği ve haberleşme özgürlüğü koruma altına alınmıştır. Bu nedenle her ses kaydı hukuka uygun kabul edilmez. Bununla birlikte bazı durumlarda kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu ispat etmek amacıyla aldığı kayıtlar hukuka uygun delil niteliği taşıyabilir.
Bu yazımızda kavgada ses kaydı almak, delil amacıyla kayıt yapmak, habersiz video çekmek ve planlı ses kaydı almak gibi konuları ayrıntılı şekilde inceleyeceğiz.
Ses Kaydı Almak Hangi Durumlarda Suç Oluşturur?
Türk Ceza Kanunu’nun 132, 133 ve 134. maddelerinde haberleşmenin gizliliğinin ihlali, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile özel hayatın gizliliğinin ihlali suçları düzenlenmiştir.
Buna göre;
- Tarafı olunmayan özel konuşmaların kaydedilmesi,
- Kişilerin rızası olmaksızın özel konuşmalarının kayıt altına alınması,
- Gizlice yapılan ses kayıtlarının üçüncü kişilerle paylaşılması,
bazı durumlarda suç oluşturabilir.
Ancak hukukumuzda her ses kaydı otomatik olarak suç sayılmamaktadır. Özellikle kişinin kendisine karşı işlenen bir suçu ispat etmek amacıyla yaptığı kayıtlar bakımından farklı değerlendirmeler yapılmaktadır.
Delil İçin Ses Kaydı Almak Suç Mu?

Uygulamada en sık sorulan sorulardan biri de budur.
Bir kişinin kendisine yönelen tehdit, şantaj, hakaret veya cinsel taciz gibi eylemleri ispatlamak amacıyla ses kaydı alması her zaman suç olarak değerlendirilmez.
Özellikle olayın ani gelişmesi, başka türlü delil elde etme imkanının bulunmaması ve kayıt alınmaması halinde delilin kaybolacak olması durumlarında Yargıtay birçok kararında ses kaydını hukuka uygun kabul etmiştir.
Bu konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik hale gelen yaklaşımı oldukça önemlidir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/13427 sayılı kararında da atıf yapılan Ceza Genel Kurulu kararında şu ilke benimsenmiştir:
“Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması hukuka uygun kabul edilmelidir.”
Bu nedenle tehdit, hakaret veya saldırı sırasında alınan kayıtlar birçok durumda mahkemeler tarafından delil olarak değerlendirilebilmektedir.
Kavgada Ses Kaydı Delil Olarak Kullanılabilir Mi?
Kavga sırasında alınan ses kayıtları çoğu zaman tehdit, hakaret veya yaralama suçlarının ispatında önemli rol oynar.
Özellikle olayın anlık geliştiği durumlarda kişinin telefonunu açarak kayıt yapması, sonradan suçun ispat edilmesini sağlayabilir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/6184 sayılı kararında, katılan tarafından alınan ses kaydı değerlendirilmiş ve kayıt çözümünde tehdit içerikli ifadelerin bulunduğu gözetilerek mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu karar göstermektedir ki hukuka uygun şekilde elde edilen ses kayıtları ceza yargılamasında güçlü bir delil niteliği taşıyabilir.
Planlı Ses Kaydı Hukuka Uygun Mudur?
Planlı Ses Kaydı Nedir?
Planlı ses kaydı, kişinin önceden hazırlık yaparak karşı tarafı konuşturmak amacıyla kayıt almasıdır.
Örneğin;
- Karşı tarafı özellikle arayarak suç teşkil eden sözler söylemesini sağlamaya çalışmak,
- Sorularla yönlendirme yapmak,
- Önceden kurgulanmış bir görüşme sırasında kayıt almak,
planlı ses kaydı kapsamında değerlendirilebilir.
Planlı Ses Kaydı Her Zaman Delil Sayılır Mı?
Hayır.
Yargıtay uygulamasında kişinin karşı tarafı yönlendirmesi ve adeta delil üretmeye çalışması halinde kayıtların hukuka uygunluğu tartışmalı hale gelmektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/13427 sayılı kararında, mağdurun konuşma sırasında sanığı yönlendirdiğinin anlaşılması nedeniyle mevcut ses kaydının yasak delil niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle önceden planlanan ve karşı tarafın yönlendirildiği kayıtlar mahkemeler tarafından her zaman geçerli delil olarak kabul edilmeyebilir.
Habersiz Video Çekmek Suç Mu?

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ses kaydı kadar görüntü kaydı da önem kazanmıştır.
Peki habersiz video çekmek suç mudur?
Bu sorunun cevabı çekimin yapıldığı yere ve amaca göre değişmektedir.
Özel Alanda Yapılan Çekimler
Bir kişinin evinde, ofisinde veya özel yaşam alanında rızası olmaksızın görüntüsünün kaydedilmesi çoğu durumda özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturabilir.
Kamuya Açık Alanda Yapılan Çekimler
Kavga, saldırı veya suç teşkil eden bir olayın kamuya açık bir yerde gerçekleşmesi halinde görüntü alınması farklı değerlendirilebilir.
Özellikle suçun ispatı amacıyla yapılan kayıtlar bazı durumlarda hukuka uygun kabul edilmektedir.
Ancak görüntülerin sosyal medya platformlarında paylaşılması ayrıca hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Bu nedenle olayın kayıt altına alınması ile kayıtların yayımlanması birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Kavgada Video Kaydı Almak Delil Sayılır Mı?
Kavga olaylarında güvenlik kamerası görüntüleri ve cep telefonu kayıtları sıklıkla delil olarak kullanılmaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/17499 sayılı kararında güvenlik kamerası görüntüleri değerlendirilmiş, görüntülerde ses kaydı bulunmamasının olayın başlangıcını ve ilk haksız hareketi tespit etmeyi zorlaştırdığı belirtilmiştir.
Benzer şekilde Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/765 sayılı kararında da güvenlik kamera kayıtlarında ses bulunmaması nedeniyle tehdit suçunun kesin olarak ispatlanamadığı değerlendirilmiştir.
Bu kararlar göstermektedir ki görüntü kayıtları önemli delil olmakla birlikte ses kaydı içermemesi bazı suçların ispatını zorlaştırabilmektedir.
Ses Kaydının Kime Ait Olduğu Nasıl Tespit Edilir?
Ceza davalarında sıkça karşılaşılan sorunlardan biri de kayıt altına alınan sesin gerçekten sanığa ait olup olmadığıdır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2015/24664 sayılı kararında, dosyaya sunulan ses kayıtlarının kimlere ait olduğunun araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Kararda;
- Tarafların sesleri dinletilerek teşhis yapılması,
- Gerekirse ses örneklerinin alınması,
- Adli Tıp Kurumu incelemesi yaptırılması,
gerektiği vurgulanmıştır.
Dolayısıyla bir ses kaydının delil olarak kullanılabilmesi için öncelikle kayıttaki sesin kime ait olduğunun belirlenmesi gerekir.
Hakaret ve Tehdit Suçlarında Ses Kaydının Önemi
Hakaret ve tehdit suçları çoğu zaman tanık bulunmaksızın gerçekleşmektedir.
Bu nedenle ses kayıtları soruşturma ve kovuşturma aşamalarında büyük önem taşır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/24728 sayılı kararında, dosyaya sunulan CD kaydında tehdit ve hakaret içerikli ifadelerin bulunduğu görülmüş; kayıtların sanığa ait olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu karar, ses kayıtlarının hakaret ve tehdit suçlarında ne kadar önemli bir delil niteliği taşıdığını göstermektedir.
Ses Kaydı Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ses kaydı almak isteyen kişilerin aşağıdaki hususlara dikkat etmeleri gerekir:
- Kayıt, ani gelişen bir olay sırasında alınmalıdır.
- Amaç delil elde etmek olmalıdır.
- Delilin başka şekilde elde edilmesi mümkün olmamalıdır.
- Karşı tarafı yönlendiren sorulardan kaçınılmalıdır.
- Kayıtlar sosyal medyada paylaşılmamalıdır.
- Kayıtlar yalnızca adli makamlara sunulmalıdır.
Bu şartlar hukuka uygunluk değerlendirmesinde büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
“Kavgada ses kaydı almak suç mu?” sorusunun tek bir cevabı bulunmamaktadır. Kayıt alma amacı, olayın gelişim şekli ve kayıt sırasında yaşanan koşullar sonucun belirlenmesinde etkili olur.
Ani gelişen bir kavga, tehdit veya hakaret olayında, başka türlü delil elde etme imkanı bulunmuyorsa alınan ses kayıtları çoğu zaman hukuka uygun kabul edilmektedir. Buna karşılık önceden planlanmış, karşı tarafın yönlendirildiği veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden kayıtlar suç teşkil edebilir.
Bu nedenle ses kayıtlarının hukuka uygunluğu her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve özel hayatın gizliliğinin ihlali konularında daha ayrıntılı bilgi için harunkaradag.av.tr adresinde yer alan diğer ceza hukuku makalelerimizi de inceleyebilirsiniz.
Ceza yargılamasına ilişkin öğrenmek istediğiniz konular ve gerçekleşen bir suç karşısında gizli ses kaydı alınmasının hukuki boyutu noktasında Ağır Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.


