Sevgiliyle cinsel ilişki suç mudur? Bu soru özellikle tarafların ayrılmasından veya aralarında bir tartışma yaşanmasından sonra yapılan cinsel saldırı şikâyetlerinde önem kazanmaktadır. İki yetişkinin karşılıklı rızaya dayalı olarak cinsel ilişkiye girmesi kural olarak suç değildir. Tarafların evli olması da gerekmez.
Ancak tarafların sevgili olması, aralarında daha önce cinsel ilişki yaşanması veya olay günü birlikte bir eve ya da otele gitmeleri, her cinsel davranış için peşinen verilmiş bir rıza bulunduğu anlamına gelmez. Cinsel ilişki bakımından belirleyici olan, cinsel davranışın gerçekleştiği sırada geçerli bir rızanın bulunup bulunmadığıdır.
Bu nedenle sevgililer arasındaki cinsel suç iddialarında asıl tartışma çoğu zaman “cinsel birliktelik gerçekleşti mi?” sorusundan ziyade “cinsel ilişki rıza ile mi, yoksa mağdurun iradesine aykırı olarak mı gerçekleşti?” noktasında yoğunlaşmaktadır.
Yargıtay kararları incelendiğinde de tarafların sevgili olması, önceki cinsel birliktelikler, olay öncesi ve sonrası mesajlar, şikâyetin zamanı, adli muayene bulguları, tarafların yaralanmaları, tanık anlatımları ve olaydan sonra ilişkinin devam edip etmediği gibi birçok olgunun birlikte değerlendirildiği görülmektedir.
Sevgiliyle Cinsel İlişkiye Girmek Suç Mu?
Her iki taraf da 18 yaşını doldurmuşsa ve cinsel ilişki karşılıklı rıza ile gerçekleşmişse, sevgiliyle cinsel ilişkiye girmek suç oluşturmaz.
Burada sevgililik ilişkisinin varlığı aslında suçun oluşup oluşmadığını tek başına belirleyen bir unsur değildir. Birbirleriyle sevgili olmayan iki yetişkin de karşılıklı rıza ile cinsel ilişkiye girebilir. Aynı şekilde sevgili olan kişiler arasında da rıza dışı bir cinsel davranış gerçekleşebilir.
Bu nedenle:
Sevgili olmak cinsel ilişkiyi hukuka aykırı hale getirmediği gibi, sevgili olmak karşı tarafın bütün cinsel davranışlara rıza gösterdiği anlamına da gelmez.
Örneğin sevgilisinin evine kendi isteğiyle giden bir kişinin eve gitmeye rıza göstermesi, cinsel ilişkiye de mutlaka rıza gösterdiğini ispatlamaz. Benzer şekilde öpüşmeye rıza gösterilmiş olması, daha ileri nitelikteki cinsel davranışlara da rıza verildiği anlamına gelmez.
Dolayısıyla her olay kendi koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.
Sevgiliyle Rıza ile Cinsel İlişki Suç Oluşturur Mu?
Yetişkinler bakımından rıza ile cinsel ilişki suç değildir.
Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunda temel mesele, cinsel davranışın mağdurun iradesine aykırı olarak gerçekleştirilmesidir. Cinsel davranışın vücuda organ veya sair cisim sokulması boyutuna ulaşması durumunda ise suçun daha ağır yaptırıma bağlanan şekli gündeme gelir.
Bu noktada uygulamada karşılaşılan en önemli sorunlardan biri şudur:
Taraflar cinsel ilişkinin gerçekleştiği konusunda hemfikirdir; ancak taraflardan biri ilişkinin rızaya dayalı olduğunu, diğeri ise zorla gerçekleştiğini ileri sürmektedir.
Özellikle sevgililer veya eski sevgililer arasındaki dosyalarda bu durum oldukça önemlidir. Çünkü soruşturmanın konusu artık cinsel ilişkinin gerçekleşip gerçekleşmediğinden çok rızanın bulunup bulunmadığının ispatlanması haline gelir.
Sevgili Olmak Cinsel İlişkiye Rıza Anlamına Gelir Mi?
Hayır. Bir kişinin başka biriyle sevgili olması, onunla daha önce öpüşmesi, cinsel yakınlık yaşaması veya cinsel ilişkiye girmiş olması gelecekte gerçekleştirilecek bütün cinsel davranışlara verilmiş sürekli bir onay olarak kabul edilemez.
Bu konuda Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/973 sayılı kararı dikkat çekicidir. Kararda taraflar arasında telefon görüşmelerinin bulunmasının, tek başına sevgili olduklarını veya mağdurun cinsel eylemlere rıza gösterdiğini kanıtlamayacağı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla;
“Biz zaten sevgiliydik” şeklindeki bir savunma tek başına cinsel saldırı suçlamasını ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte sevgililik ilişkisi de tamamen önemsiz değildir. Tarafların ilişkinin niteliği, daha önceki davranışları, mesajları ve olaydan sonraki tutumları, somut olayda rızanın bulunup bulunmadığının belirlenmesinde diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Sevgilinin Evine Kendi İsteğiyle Gitmesi ve Rıza
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/2744 sayılı kararı, sevgililik ilişkisi ile rıza tartışmasına güzel bir örnektir.
Olayda sanık ile katılan aynı işyerinde çalışmış ve zamanla aralarında sevgililik ilişkisi gelişmiştir. Katılanın kendi isteğiyle sanığın evine gittiği ve burada taraflar arasında cinsel ilişki boyutuna ulaşmayan cinsel davranışların gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Katılan daha sonra eve zorla götürüldüğünü ve burada rızasına aykırı şekilde cinsel ilişkiye girilmeye çalışıldığını ileri sürmüştür. Ancak mahkeme; olay yerlerinin özelliklerini, tarafların durumunu ve olayın gerçekleşme biçimini birlikte değerlendirerek anlatımın yaşamın olağan akışıyla bağdaşmadığı sonucuna ulaşmış ve verilen hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.
Bu karar, sevgililik ilişkisinin tek başına rıza anlamına geldiğini göstermemektedir. Asıl önemli olan, iddianın olayın diğer maddi koşullarıyla birlikte değerlendirilmesidir.
Sevgiliyle Cinsel İlişki Sonrası Tecavüz Şikâyeti
Uygulamada karşılaşılan en güç dosyalardan biri, tarafların cinsel ilişkinin gerçekleştiğini kabul ettiği ancak “rıza vardı – rıza yoktu” şeklinde birbirine tamamen zıt beyanda bulunduğu dosyalardır.
Böyle bir durumda mahkeme yalnızca “taraflar sevgiliydi” tespitinden hareketle karar veremez.
Özellikle;
- tarafların olay öncesindeki mesajlaşmaları,
- olaydan hemen sonraki mesaj ve aramalar,
- WhatsApp ve sosyal medya yazışmaları,
- kamera kayıtları,
- HTS ve konum verileri,
- adli muayene raporları,
- DNA ve sperm bulguları,
- taraflardaki darp ve cebir izleri,
- olaydan hemen sonra görüşülen kişilerin anlatımları,
- şikâyetin zamanı ve gecikmenin açıklaması,
- mağdur ve sanık beyanlarının kendi içindeki tutarlılığı birlikte değerlendirilmelidir.
Bu konuda daha ayrıntılı açıklamalara “Cinsel Suçlarda Somut Delil” başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz. Cinsel suçlarda maddi delilin anlamı ve mağdur beyanıyla ilişkisi o yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Sevgilinin Sonradan Şikâyetçi Olması Cinsel İlişkiyi Suç Haline Getirir Mi?
Cinsel ilişki gerçekleştiği sırada tarafların geçerli rızası mevcutsa, taraflardan birinin sonradan pişman olması veya ilişkinin sona ermesi geçmişte rızaya dayalı olarak gerçekleşmiş cinsel ilişkiyi sonradan cinsel saldırı suçuna dönüştürmez.
Ancak bunun tam tersi de doğrudur:
Tarafların daha önce rızaya dayalı cinsel ilişki yaşamış olması, şikâyete konu sonraki cinsel ilişkinin de mutlaka rızaya dayalı olduğunu göstermez.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/4339 sayılı kararına konu olayda tarafların geçmişte karşılıklı rızaya dayalı olarak birden fazla cinsel birliktelik yaşadığı kabul edilmiştir. Buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesi; mağdurun olayın hemen ardından arkadaşlarına gönderdiği mesajları ve ses kayıtlarını, sağlık belgelerini ve sanığın değişen savunmalarını değerlendirerek şikâyete konu eylemin rıza dışında gerçekleştiğini kabul etmiş ve mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bu karar önemli bir hukuki sonucu ortaya koymaktadır:
Geçmişte rıza vardır diye bugün de rıza var kabul edilemez.
Sevgili Tarafından Yapılan Cinsel Saldırı İddiasında Deliller Nasıl Değerlendirilir?
Cinsel suçların çoğu üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda işlendiği için delil değerlendirmesi diğer birçok suçtan daha güçtür.
Ancak bu durum, her cinsel saldırı iddiasının doğru kabul edileceği veya tersine mutlaka maddi delil aranacağı anlamına gelmez.
Bu konuda “Cinsel İstismarda Delil Olmadan Ceza Verilir mi?” başlıklı yazımızda mağdur beyanının hangi koşullarda mahkûmiyete esas alınabileceğini ayrıca ele aldık.
Özellikle sevgililer arasındaki olaylarda geçmişteki ilişkinin varlığı nedeniyle dosyanın yalnızca bir bölümünün değil, olaydan önceki ve sonraki sürecin tamamının incelenmesi gerekebilir.
Olaydan Sonra Sevgililik İlişkisinin Devam Etmesi Önemli Midir?
Bu husus da tek başına kesin delil değildir. Bununla birlikte Yargıtay’ın bazı kararlarında olaydan sonraki ilişkinin seyri diğer delillerle beraber değerlendirilmiştir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/3629 sayılı kararında, şikâyetin olaydan üç aydan uzun süre sonra yapılması, bu süre içerisindeki ilişkinin niteliği, tıbbi muayene ile iddia edilen olay arasında illiyet bağı kurulamaması, tanık veya başka destekleyici delil elde edilememesi ve taraflar arasındaki görüşmelerin olay sonrasında da sürmesi birlikte değerlendirilmiştir.
Sonuçta sanığın zorla cinsel saldırı gerçekleştirdiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
Ancak burada önemli bir uyarı yapmak gerekir: Şikâyetin gecikmiş olması veya mağdurun olaydan sonra sanıkla görüşmesi tek başına cinsel saldırının gerçekleşmediğini kanıtlamaz. Travmatik olaylara verilen tepkiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle bu olgular ancak dosyadaki diğer delillerle birlikte anlam kazanır.
Sevgilinin Cinsel Saldırı İddiasında Bulunması ve Yargıtay’ın Beraat Kararları
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2018/6901 sayılı kararında şikâyetin intikal biçimi, mağdurun aşamalardaki çelişkili anlatımları, sanığın sevgili olduklarına ilişkin savunması ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilmiştir.
Yargıtay, adli rapordaki bulgunun zorla anal ilişki iddiasını tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı ve mağdurun başka delillerle desteklenmeyen beyanı dışında mahkûmiyet için her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat verilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Benzer şekilde Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/187 sayılı kararında tarafların sevgili olduğu ve sanığın cinsel ilişkinin rızaya dayalı gerçekleştiğini savunduğu bir olay değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesi, ilişkinin zorla gerçekleştiğine dair mağdurun iddiası dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna ulaşarak cinsel ilişkiyi iki yetişkin arasındaki birliktelik olarak kabul etmiş ve beraat kararı vermiştir.
Yargıtay da şikâyetin uzun süre sonra yapılması, gecikmenin yeterince açıklanamaması, tanıkların doğrudan görgüsünün bulunmaması ve psikiyatrik raporun suçun işlendiğini tek başına kanıtlamaması gibi hususları değerlendirerek beraat hükmünde hukuka aykırılık görmemiştir.
Sevgili Olmak Her Zaman Sanık Lehine Bir Delil Midir?
Hayır. Bu durumun tersini açıkça gösteren Yargıtay kararları bulunmaktadır.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/5661 sayılı kararında sanık, cinsel ilişkinin rızaya dayalı olduğunu savunmuştur. Buna karşılık mağdurun vücudunun farklı bölgelerinde çok sayıda yaralanma tespit edilmiş, iç beden muayenesinde de iddiayla uyumlu olabilecek bulgular saptanmıştır. Mahkeme mağdurun tutarlı anlatımlarının adli rapor ve olay sonrasındaki delillerle desteklendiğini kabul ederek nitelikli cinsel saldırıdan mahkûmiyet kararı vermiş ve karar kanun yolu incelemesinden geçmiştir.
Dolayısıyla sanığın yalnızca “Biz sevgiliydik ve ilişki rızaya dayalıydı” demesi yeterli değildir. Bu savunmanın dosyanın diğer delilleriyle uyumlu olması gerekir.
Sevgiliyken Ayrıldıktan Sonra Cinsel İlişkiye Zorlamak Suç Mudur?
Evet. Eski sevgili olmak herhangi bir cinsel dokunulmazlık sağlamaz. Ayrılık sonrasında kişinin istemediği bir cinsel davranışa cebirle veya iradesi dışında maruz bırakılması koşulları oluştuğunda cinsel saldırı suçunu meydana getirebilir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/1184 sayılı kararına konu olayda sanık ile şikâyetçinin eski sevgili oldukları belirtilmiştir. Sanığın gece şikâyetçinin evine balkondan girdiği, şikâyetçiyi yatak odasına götürerek kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı, mağdurun direnip biber gazı kullanarak kurtulduğu kabul edilmiş ve cinsel saldırıya teşebbüs nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmü onanmıştır.
Dolayısıyla eski sevgili olmak cinsel davranış bakımından herhangi bir rıza karinesi oluşturmaz.
Sevgiliyle Cinsel İlişki Sonrası İftira Atılırsa Ne Olur?
Sevgililer arasındaki ilişkilerin kötü sona ermesi, kıskançlık, aile baskısı, evlenme beklentisinin gerçekleşmemesi veya taraflar arasındaki başka uyuşmazlıklar zaman zaman gerçeğe aykırı cinsel suç iddialarına da neden olabilmektedir.
Ancak burada son derece dikkatli bir ayrım yapılmalıdır.
Bir cinsel saldırı dosyasında sanığın beraat etmesi, şikâyetçinin otomatik olarak iftira suçunu işlediği anlamına gelmez. İftira suçundan söz edebilmek için kişinin karşı tarafın suçu işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılması amacıyla bilerek gerçeğe aykırı isnatta bulunması gerekir.
Bu konuyu ayrıntılı olarak “Cinsel İftira Mağdurları Hangi Hukuki Haklara Sahiptirler?” başlıklı yazımızda incelemiştik.
Ayrıca böyle bir suçlamayla karşı karşıya kalan kişinin özellikle soruşturmanın ilk aşamasında yapması gerekenler için “Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı?” başlıklı yazımıza bakılabilir.
Sevgiliyle Cinsel İlişki Sonrası Şikâyette Mesajlar Delil Olur Mu?
Evet. Özellikle rıza tartışmasının bulunduğu dosyalarda WhatsApp, Instagram, Telegram, SMS ve diğer mesajlaşmalar oldukça önemli hale gelebilir.
Örneğin olaydan önce tarafların nerede buluşacaklarını konuştukları mesajlar, eve veya otele birlikte gitme planları, cinsel içerikli konuşmalar ve olaydan sonraki yazışmalar dosyada değerlendirmeye alınabilir.
Ancak mesajların anlamı bağlamından koparılarak yorumlanmamalıdır.
Olaydan önce cinsel içerikli mesajlaşma yapılması o gün gerçekleştirilecek her cinsel davranışa rıza verildiği anlamına gelmez. Buna karşılık “taraflar arasında hiçbir yakınlık yoktu” şeklindeki bir iddiayla açıkça çelişen mesajların bulunması da delil değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Nitekim Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/4339 sayılı kararına konu dosyada olayın hemen ardından mağdurun arkadaşlarına gönderdiği mesaj ve ses kayıtlarının bilirkişi incelemesi ve muhatap anlatımlarıyla doğrulanması mahkûmiyet değerlendirmesinde önem taşımıştır.
DNA Çıkması Cinsel İlişkinin Zorla Olduğunu Gösterir Mi?
Her zaman değil.
DNA, sperm veya benzeri biyolojik deliller öncelikle cinsel temasın veya belirli bir kişinin biyolojik materyalinin varlığını gösterebilir. Tarafların zaten cinsel ilişki yaşandığını kabul ettiği ancak rıza konusunda uyuşmazlık bulunduğu dosyalarda DNA bulgusunun ispat gücü farklılaşır.
Yargıtay bir kararında mağdurun iç çamaşırında sanığa ait DNA bulunmasına rağmen, cinsel bölgelerde saldırıyı doğrulayan bulgu ve sürüntü örneklerinde sperm bulunmaması da diğer delillerle beraber değerlendirilmiş; organ sokmak suretiyle cinsel saldırının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışmalı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla özellikle sevgililer arasındaki cinsel saldırı iddialarında “DNA bulundu = cinsel saldırı kesinleşti” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Bu konuda ayrıca “Cinsel Suçlarda Somut Delil” başlıklı yazımız incelenebilir.
Sevgiliyle Cinsel İlişki Sonrası Adli Raporun Önemi
Adli rapor da rıza tartışmasının bulunduğu dosyalarda oldukça önemlidir.
Örneğin, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/5661 sayılı kararına konu olayda mağdurun vücudundaki çok sayıda yaralanmanın, mağdurun anlatımını desteklediği değerlendirilmiştir. Mahkeme, karşılıklı rızaya dayalı cinsel ilişki savunması ile tespit edilen yaralanmalar arasında uyumsuzluk bulunduğunu kabul etmiştir.
Yine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/5661 sayılı başka değerlendirmesinde genital bölgede yeni oluşmuş yırtık, anal bölgede ekimoz ve taraflardaki yaralanmalar mağdurun anlatımlarını destekleyen objektif bulgular olarak değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte her genital bulgu tek başına zorla cinsel ilişkiyi ispatlamaz. Bulguların niteliği, zamanı, oluş mekanizması ve mağdur anlatımıyla uyumu adli tıp açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
18 Yaşından Küçük Sevgiliyle Cinsel İlişki Suç Mudur?
Bu sorunun cevabı yetişkinler arasındaki ilişkiden çok daha farklıdır.
“Sevgilim de istiyordu” savunması çocuklar bakımından her durumda hukuken geçerli değildir.
Özellikle mağdurun 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığı, fiilin niteliği, cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden bulunup bulunmadığı ve fail ile mağdur arasındaki ilişki önemlidir.
Yargıtay bir kararında, mağdurun 15 yaşından küçük olduğu, sanığın mağdurla sevgili olduklarını savunduğu ve mağdurun da aralarında cinsel yakınlık bulunduğunu söylediği halde, öpme, cinsel içerikli mesaj gönderme ve cinsel amaçlı dokunma şeklindeki eylemler nedeniyle çocuğun cinsel istismarı hükümleri uygulanmıştır.
Bu nedenle çocuklarla ilgili olaylarda “sevgiliydik ve karşılıklı rıza vardı” şeklindeki yaklaşım yetişkinler arasındaki ilişkiyle aynı hukuki sonucu doğurmaz.
15-18 Yaş Arasındaki Sevgiliyle Cinsel İlişki Suç Mudur?
Bu yaş grubunda TCK’nın 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ayrıca değerlendirilmelidir.
15 yaşını bitirmiş bir çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiye girilmesi belirli koşullarda TCK m.104 kapsamında suç oluşturabilir. Dolayısıyla tarafların birbirlerini sevgili olarak görmesi tek başına ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık her cinsel davranış da TCK m.104 anlamında “cinsel ilişki” değildir. Somut olayın niteliğine göre TCK m.103 veya m.104 hükümlerinden hangisinin uygulanacağı ayrıca belirlenmelidir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/5019 sayılı kararında 15-18 yaş grubundaki mağdura yönelik öpme ve göğse dokunma biçimindeki eylemler değerlendirilmiş; bunların zorla gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığı da dikkate alınarak nitelikli cinsel istismar suçundan verilen beraat hükmü incelenmiştir.
Cinsel İlişki Öncesi Sevgilinin Yaşını Yanlış Söylemesi Halinde Ne Olur?
Özellikle sosyal medya üzerinden başlayan ilişkilerde taraflardan birinin gerçek yaşını farklı söylemesi uygulamada ciddi sorunlara neden olabilmektedir.
Failin mağdurun yaşını gerçekten bilip bilmediği ve yaş konusunda kaçınılmaz bir hataya düşüp düşmediği, TCK’nın hata hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak yalnızca “Bana 18 yaşında olduğunu söyledi” demek her olayda ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Tarafların nerede ve nasıl tanıştıkları, mağdurun fiziksel görünümü, okul durumu, mesajlaşmalarda yaşıyla ilgili ifadeler bulunup bulunmadığı ve failin mağduru ne kadar süredir tanıdığı önem taşıyabilir.
Bu konuda ayrıntılı açıklamalar için “Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunda Yaşta Hata” başlıklı yazımız incelenebilir.
Mağdurun Cinsel İlişkiye Rıza Gösterebilecek Durumda Olmaması
Bir diğer önemli istisna da kişinin görünüşte rıza göstermesine rağmen hukuken geçerli bir rıza açıklayabilecek durumda olmamasıdır.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/7608 sayılı kararında, sanık mağdurla aylarca sevgili olduklarını ve birçok kez mağdurun rızasıyla cinsel birliktelik yaşadıklarını savunmuştur. Ancak Adli Tıp Kurumu raporunda mağdurun olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve fiile ruhsal yönden mukavemet edemeyeceği belirtilmiştir. Mahkeme ayrıca mağdurun durumunun kendisini uzun süredir tanıyan kişi tarafından anlaşılabilecek nitelikte olduğunu değerlendirmiş ve mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bu karar da sevgililik ilişkisinin tek başına cinsel davranışı hukuka uygun hale getirmediğinin önemli örneklerinden biridir.
Sevgiliyle Cinsel İlişki Sonrası Haksız Suçlamaya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı?
Rızaya dayalı bir cinsel ilişkinin sonradan zorla gerçekleşmiş gibi gösterildiğini düşünen kişinin yapacağı en büyük hatalardan biri, olayla ilgili mesajları ve diğer dijital delilleri silmektir.
Özellikle; olay öncesi ve sonrası yazışmaların, fotoğrafların, konum bilgilerinin, otel ve ulaşım kayıtlarının, kamera görüntülerinin, telefon görüşmelerinin ve olaya ilişkin bilgi sahibi olabilecek kişilerin tespit edilmesi önemlidir.
Cinsel suçlarda bazı dijital kayıtların kısa süre içerisinde silinebilmesi nedeniyle delillerin soruşturmanın ilk aşamasında toplanması gerekebilir.
Bu konuda “Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı?” ve “Cinsel İftira Mağdurları Hangi Hukuki Haklara Sahiptirler?” başlıklı yazılarımızda yapılabilecek işlemleri ayrıntılı olarak açıklamıştık.
Ayrıca beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, şikâyetçinin kendiliğinden iftira suçunu işlediği anlamına gelmez. İftira bakımından ayrıca suçun yasal unsurlarının oluşması gerekir.
Sevgiliyle Cinsel İlişki Suç Mudur? Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay kararlarından çıkarılabilecek temel sonuç şudur:
Tarafların sevgili olması ne otomatik olarak rızanın bulunduğunu ne de cinsel saldırının gerçekleşmediğini gösterir.
Ancak sevgililik ilişkisinin niteliği ve geçmişi, önceki cinsel birliktelikler, olay öncesindeki ve sonrasındaki mesajlar, tarafların davranışları, adli raporlar, DNA bulguları, yaralanmalar, tanık anlatımları ve şikâyetin ortaya çıkış biçimi diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle sevgililer arasındaki cinsel saldırı dosyalarında mahkemenin yalnızca tek bir olguya dayanarak karar vermesi yerine delillerin tamamını birbirleriyle bağlantılı biçimde değerlendirmesi gerekir.
Nitekim Yargıtay’ın ilgili kararları bunun iki yönünü de göstermektedir: Bazı dosyalarda mağdur anlatımındaki çelişkiler, objektif delil eksikliği ve olayın diğer koşulları sanık lehine değerlendirilerek beraat kararı verilirken; bazı dosyalarda mağdurun tutarlı anlatımları adli rapor, yaralanma, olay sonrası mesajlar ve diğer maddi delillerle desteklendiği için mahkûmiyet sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç
Sevgiliyle cinsel ilişki suç mudur? sorusuna verilecek kısa cevap şudur:
18 yaşını doldurmuş ve geçerli şekilde rıza gösterebilecek iki kişinin karşılıklı rıza ile cinsel ilişkiye girmesi suç değildir. Ancak sevgili olmak, geçmişte cinsel ilişki yaşamış olmak veya birlikte eve ya da otele gitmek sonraki bütün cinsel davranışlar için sınırsız ve sürekli bir rıza anlamına gelmez.
Cinsel saldırı iddiası ortaya çıktığında belirleyici olan, şikâyete konu somut cinsel davranışın gerçekleştiği anda rızanın bulunup bulunmadığıdır.
Bunun belirlenmesinde tarafların anlatımlarının yanında mesajlaşmalar, olay öncesi ve sonrası davranışlar, kamera kayıtları, HTS ve konum verileri, adli raporlar, DNA bulguları, yaralanmalar ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle sevgililer arasındaki cinsel suç iddialarında bir taraftan gerçek mağdurun korunması, diğer taraftan da rızaya dayalı bir ilişki nedeniyle haksız suçlamaya maruz kalan kişinin mahkûm edilmemesi gerekir. Ceza muhakemesinin temel amacı, her somut olayda bu ayrımı her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller üzerinden ortaya koymaktır.
Sık Sorulan Sorular
Sevgiliyle cinsel ilişkiye girmek suç mu?
Her iki taraf 18 yaşını doldurmuşsa, geçerli rıza gösterebilecek durumdaysa ve cinsel ilişki karşılıklı rıza ile gerçekleşmişse kural olarak suç değildir.
Sevgili sonradan şikâyetçi olursa ceza alınır mı?
Sadece sonradan şikâyetçi olunması, rıza ile gerçekleşmiş bir ilişkiyi geriye dönük olarak suç haline getirmez. Ancak cinsel ilişkinin başlangıçta rıza dışında gerçekleştiği ispatlanırsa cinsel saldırı suçu gündeme gelebilir.
Daha önce cinsel ilişkiye girmek sonraki ilişkiye rıza sayılır mı?
Hayır. Önceki cinsel birliktelik sonraki cinsel davranışlara otomatik rıza anlamına gelmez.
Eski sevgiliyle cinsel ilişki suç mudur?
Karşılıklı rıza varsa suç değildir. Ancak eski sevgiliyi cinsel ilişkiye zorlamak, şartları oluştuğunda cinsel saldırı suçunu oluşturur.
Sevgiliyle cinsel ilişki sonrası tecavüz suçlamasında mesajlar delil olur mu?
Evet. Özellikle olay öncesindeki ve sonrasındaki WhatsApp, Instagram, SMS ve diğer mesajlar rıza tartışmasında önemli deliller arasında yer alabilir.
18 yaşından küçük sevgiliyle cinsel ilişki suç mudur?
Somut olayda mağdurun yaşı ve fiilin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle 15 yaşından küçük çocuklar bakımından rıza yetişkinlerde olduğu şekilde hukuki sonuç doğurmaz. 15-18 yaş grubunda ise TCK m.103 ve m.104 hükümleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Sevgilim yaşını büyük söylediyse ceza alır mıyım?
Yaş konusunda hata TCK’nın hata hükümleri kapsamında değerlendirilebilir; ancak yalnızca “18 yaşında olduğunu söyledi” şeklindeki savunma otomatik olarak ceza sorumluluğunu kaldırmaz. Hatanın somut olay bakımından gerçekten bulunup bulunmadığı araştırılır.
Cinsel ilişkide DNA çıkması tecavüzü ispatlar mı?
Tek başına her zaman ispatlamaz. Özellikle sanığın cinsel ilişkinin gerçekleştiğini kabul edip yalnızca rıza konusunda uyuşmazlık bulunduğu dosyalarda DNA, temas veya ilişkinin gerçekleştiğini gösterebilir; rızanın bulunup bulunmadığı diğer delillerle belirlenir.
Sevgili tarafından cinsel iftiraya uğrayan kişi ne yapmalı?
Mesajlar, görüşme kayıtları, kamera görüntüleri, konum bilgileri ve tanıklar başta olmak üzere lehe deliller mümkün olduğunca erken tespit edilmeli ve hukuka uygun biçimde soruşturma dosyasına kazandırılmalıdır.
Cinsel Suçlar ve Sevgiliyle Cinsel İlişki Suç Mudur? Konusuyla ilgili olarak Cinsel Suçlar avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.


