Follow us on :

Öğretmenin Tedip Hakkı Var Mıdır?

Yargıtay birçok kararında çeşitli nedenlerle öğretmenlerin öğrencilerine vurmalarını öğretmenin tedip hakkı kapsamında değerlendirmemiştir.

TCK’nın 232. maddesinde, İdaresi altında bulunan veya muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde demek suretiyle öğretmenin tedip hakkının olduğu belirtilmekle birlikte maddenin devamında terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişilerin, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir.

Dersi Engelleyen Öğrencinin Dövülmesi Öğretmenin Tedip Hakkı Kapsamında Sayılmamıştır

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2020/16004 sayılı kararı,mağdurun suç tarihinde öğrenci, sanığın ise öğretmen olduğu, olay günü mağdurun derste iken sesler çıkarması, dersi engellemesi, sanık tarafından defalarca uyarılmasına rağmen hareketlerine devam etmesi üzerine sanığın mağdurun boynundan sıkarak onu dosyada mevcut adli rapora göre “ensede multiple yatay laserasyonlara” neden olacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı olayda, görev belgesi dosyaya getirtilerek ve 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri de tartışılarak, sanığın kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle basit yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, eylemin tedip hakkı sınırında kaldığından bahisle yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Derste Gürültü Yapan Öğrenciye Vurulması Öğretmenin Tedip Hakkı Kapsamında Sayılmamıştır

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2020/7606sayılı kararı,  sanığın öğretmen olarak görev yaptığı okulda mağdurun öğrenci olduğu, ders sırasında gürültü yapılmasına sinirlenen sanığın projeksiyon cihazını açmakta kullanılan çubuk ile mağdurun avuç içine bir defa vurmak suretiyle kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak üzerine atılı silahla basit yaralama suçunu işlediği gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, tedip hakkının kullanıldığından ve suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/15056sayılı kararı,  sanığın beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaptığı okulda ilköğretim öğrencisi olan katılanların, ders sırasında gürültü yapmalarına sinirlenen sanığın, katılanları sıraya dizerek, eline geçirdiği tahta parçası ile ellerine vurarak, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan katılanlara karşı, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği ve atılı suçtan katılan sayısınca ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu, terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin kullanıldığından ve suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle, yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Kavga Eden Öğrencilerin Dövülmesi Öğretmenin Tedip Hakkı Kapsamında Değildir

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2020/14136 sayılı kararı, öğretmen olan sanığın, olay tarihinde birinci sınıf öğrencisi olan katılanı, tanık olarak dinlenen Muhammet ile kavga ederken gördüğü, ayrılmaları konusundaki uyarılarını dinlemeyen katılan ve tanığı ayırdıktan sonra katılana tokat attığının aldırılan genel adli muayene raporu ile katılan ve tanık anlatımları ile doğrulanması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine eyleminin “tedip hakkı kapsamında kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2008/14702sayılı kararı, lise müdür yardımcısı sanığın, nöbetçi idareci/öğretmen olduğu olay günü, kavga eden iki sınıfın öğrencilerini ayırdıktan sonra kavgayı çıkaranlar arasında bulunan mağdur öğrencisinin eline ağaç sopayla vurarak basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteki yaralama eyleminin, eğitim ve öğretim yükümlülüğü nedeniyle sahip olunan terbiye hakkı ve disiplin yetkisi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve 5237 sayılı T.C. Yasası’nın, 86/2-3d maddesinde öngörülen kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak İşlediği yakınmaya bağlı olmayan yaralama suçunu oluşturduğu ve TCY’nin 232/2. maddesinde belirtilen disiplin yetkisini kötüye kullanma boyutunu aştığı gözetilmeden, eylemin nüfuz kullanılmadığından söz edilmek suretiyle soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı niteliksiz yaralama suçuna dönüştüğü kabul edilerek yetersiz gerekçeyle şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Arkadaşıyla Şakalaşması Nedeniyle Öğrenciye Vurulması Öğretmenin Tedip Hakkı Kapsamında Sayılmamıştır

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2010/9623 sayılı kararı, Okul müdürü olarak görev yapan sanığın öğrenci olan mağdur S.. G..’ün arkadaşıyla şakalaşması nedeniyle mağdurun kulağını ve saçını çekmek suretiyle kasten yaralama suçunu işlediği mağdurun aşamalardaki iddiaları, bu iddiaları doğrulayan doktor raporu ve sanığın tevil yollu ikrarı ile sabit olduğu halde, atılı suçtan mahkumiyeti yerine öğretmen olan sanığın öğrencileri üzerinde terbiye hakkı bulunduğu, kulak çekmesinin eğitim siteminde darp olarak nitelendirilemeyeceği ve bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki yerinde ve yasal olamayan gerekçeler ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Öğretmene Karşı Gelmesi Nedeniyle Öğrencinin Kulağının Çekilmesi Öğretmenin Tedip Hakkı Kapsamında Değerlendirilmiştir

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2014/29566sayılı kararı, Katılan çocuğun, öğretmeni olan sanık tarafından derste konuşması nedeniyle ön sıraya alınmasına karşı gelmesi üzerine sanık tarafından kulağının çekilmesinden ibaret eyleminin katılanın adli raporunda yaralanma bulgusu da tespit edilmemesi de gözetilerek tedip hakkı kapsamında kalması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Öğretmenlerin, çeşitli sebeplerle öğrencilerini dövmesi öğretmenin tedip hakkı kapsamında sayılıp sayılmamasına göre beraat ya da mahkûmiyet ile sonuçlanmaktadır. Bu itibarla eylemin doğru nitelendirilip savunmanın bu doğrultuda yapılması önem taşımaktadır.

Kasten yaralama suçuyla ilgili her türlü hukuki sorun ile ilgili olarak Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.