Follow us on :

Tehdit Suçu ve Tehdit Suçunun Cezası

Tehdit suçu Yargıtay kararlarında bir kimsenin bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesi, kişinin iç huzurunu ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgu şeklinde tanımlanmıştır.

Tehdit, failin kendi isteği doğrultusunda mağduru hareket etmeye zorlamak şeklinde olabileceği gibi, mağdurun gerçekleştirmeyi düşündüğü eylemini engellemeye çalışmak şeklinde de gerçekleşebilir.

Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/17091 sayılı kararında işaret edilen, “Bak bir daha öyle abuk sabuk konuştuğunu duymayayım, zaten benim derdim başımdan aşkın birde sen çıkma başıma canını yakarım akıllı ol, aklın varsa eşini ara özür dile” şeklinde failin kullandığı ifadeler mağduru belirli bir doğrultuda hareket etmeye zorlaması nedeniyle tehdit kapsamında değerlendirilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2013/4881 sayılı kararında belirtilen “Şikayetini geri almazsan, seni başkaları ile gördüm deyip, evini dağıtırım” şeklindeki failin sözleri ise mağduru belli bir davranıştan alıkoyma amacı taşıyan tehdit oluşturur.

TCK 106. maddede tehdit suçu, bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden veya malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından ya da sair bir kötülük yapacağından bahsetmek şeklinde gerçekleşeceği ifade edilmiştir.

Tehdit kabul edilen eden söz ve davranışların fail tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesinin tehdit açısından bir önemi yoktur. Örneğin, “seni döveceğim” sözleri ile fail tehdit suçunu işlemiş olur ve cezalandırılır. Dolayısıyla fail, tehdit ettiği mağduru yaralamak için bir eylemde bulunmasa dahi söylediği sözler nedeniyle TCK 106 madde gereğince cezalandırılır.

Hangi Söz ve Davranışlar Tehdit Kabul Edilir?

Tehdit eyleminin sözle olması şart değildir. Fail, bir takım haksızlıkları gerçekleştireceğini yazı, jest, mimik veya başka hareketlerle açığa vurursa tehdit suçu oluşur. Örneğin, belli bir bölgedeki yaşayan kişilerin zarara uğratılacağını ima ederek gözdağı verme düşüncesiyle evlerinin duvarına ya da kapısına çarpı işareti yapılması halinde tehdit suçu oluşacaktır. 

Bu itibarla tehdit açısından önemli olan ne şekilde işlendiği değil tehditin mağdurun iç huzurunu bozmaya, korku ve endişe meydana getirmeye elverişli olmasıdır.

Tehdit sonucu mağdurun fiilen korkması da şart değildir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2002/6926 sayılı kararında da belirtildiği gibi, müşteki ile kavga ettikten on dakika sonra elinde av tüfeği ile müştekinin kapısı önüne gelen sanığın ‘sizi öldüreceğim’ demesi silahla tehdit için yeterlidir. Mağdurun fiilen korkması şart olmayıp, eylemin objektif olarak mağdurun iç dünyasında korku meydana getirmeye elverişli olmasının yeterlidir.

Uyarı niteliğinde söz veya hareketler tehdit suçu kapsamında değerlendirilemez. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2016/1960 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Sanığın, kayınpederi olan müştekiye gönderdiği mesajın, eşinin yalnız başına gezmemesine, etrafta kötü olarak algılanacağına yönelik uyarı niteliğinde olduğu ve tehdit kastıyla değil daha ziyade ihtar amacıyla söylendiğinin anlaşılması karşısında, tehdidin oluşmadığına karar verilmiştir.

Fail gelecekte yapmayı düşündüğü bir eylemi değil de geçmişteki bir olayı kastederek mağduru tehdit ederse suç oluşmaz. Örneğin, fail aynı işyerinde çalışan mağdura “beni şikayet etseydin seni çok fena yapardım” dese failin kastettiği eylem geleceğe yönelik olmadığından tehdit suçu oluşmayacaktır.

Hukuki bir takım hakların kullanılacağı yönünde söylenen sözler de tehdit sayılmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2007/ 7431, sayılı kararında da belirtildiği gibi,  “Sanığın müştekiye söylediği ‘seni valiye şikâyet edeceğim’ biçimindeki sözleri, yasal bir hakkı kullanılacağının ifade edilmesi mahiyetinde olması nedeniyle suç oluşmaz.

Ölümle Tehdit Suçu

Ölümle tehdit suçu şikayete bağlı değildir. Yaşam hakkına yönelen tehdit eylemi, mağdurun kendisine veya bir yakınına yönelik olmalıdır. Failin söylediği “sonunu getireceğim”, “seni bitireceğim” gibi ifadeler ölümle tehdit suçunu değil şartları varsa sair tehdit suçunu oluşturur ve şikayete tabidir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi çeşitli tarihlerde ölümle tehdit suçuna ilişkin verdiği kararlarda hangi sözlerin bu suçu oluşturacağına dair soru işaretlerini gidermiştir.

Yargıtay’a göre “otoparktan çıkın, orayı bırakın gidin, ya seni ya da ortağını vururum”, “seni çıktığın deliğe sokarım, senin boğazını keseceğim, seni öldüreceğim, çıktığın yere geri sokacağım”, “ya ben öleceğim ya siz öleceksiniz”, “seni öldüreceğim, oğlun nerede, hepinizi tarayacağım, sizi öldürmeye geldim” şeklindeki sözler ölümle tehdit kapsamında kabul edilmiştir.

Vücut ve Cinsel Dokunulmazlığa Yönelik Tehdit Suçu

Vücut dokunulmazlığına ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit, mağdurun kendisine yönelik olabileceği gibi mağdurun yakınına yönelik de olabilir. Bu nitelikteki tehdit eylemi de şikâyete tabi değildir.

Failin kullandığı sözler cinsel taciz suçunu oluşturabileceği gibi tehdit suçunu da oluşturabilir. Ayrıca sinkaflı sözcüklerin hakaret mi yoksa tehdit suçunu oluşturduğu ve failin hangi kasıtla hareket ettiği doğru bir şekilde değerlendirilmelidir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/14851 sayılı kararında, sanık tarafından “a… k….acağım, sinkaf edeceğim, sizi öldüreceğim” şeklinde söylenen sözlerin objektif olarak elverişli ve yeterli olması nedeniyle tamamının tehdit oluşturduğu kabul edilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/1683sayılı kararında, sanığın mağdura yönelik, “… 50 milyarlık mal getirdim ananın a..a sokacağım, senin avradını evinde s..eceğim…” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1 maddesinde düzenlenen bir başkasını, yakınının cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit oluşturduğu kabul edilmiştir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2020/962 sayılı kararında, ”senin altındaki karını alacağım sen kimle uğraştığını bilmiyosun, bunu senin yanına bırakmayacağım, artık çocuğuna karına dikkat et, senin karını kızını si…ceğim” şeklindeki sözlerin bir bütün halinde tehdit eylemini oluşturduğunu belirtmiştir.

Sair Tehdit Suçu

Hayatı, vücut ve cinsel dokunulmazlığı ya da malvarlığını hedef almayan ancak mağdura bir şekilde zarar verileceği şeklinde anlam yüklenebilecek sözler sair tehdit kapsamında değerlendirilir. Sair tehdit suçu şikâyete tabi olup fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde şikayet dilekçesi verilmelidir.

Yargıtay farklı tarihlerde verdiği kararlarda hangi sözlerin sair tehdit suçu kapsamında sayılacağını belirtmiştir.

Yargıtay kararlarına göre aşağıdaki ifadelerin sair tehdit kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.

“Seni tanıyoruz, sen göreceksin, terbiyesiz, şerefsiz doktor, seni mahvedeceğiz.”,

“Yaptıkların yanına kalmayacak,

“Elimden çok çekeceğin var,

“Seni öldürmeyeceğim seni süründüreceğim,

“Bunu senin yanına bırakmayacağım, benden kolay kolay kurtulamayacaksın, sana gününü göstereceğim,

“Ben karakoldayım rahatladın mı şerefsiz, elbet bu cezam bitecek”,

“Benden kork, bizim evin kapısından nasıl geçeceksin”,

“Az kaldı, göstereceğim, ben bu adaletten korkmuyorum, cezaevinden çıkacağım gösteririm”

Mağdurun Gıyabında Tehdit Suçu

Fail tarafından doğrudan mağdurun yüzüne söylenen sözler gibi fail tarafından mağdura iletilmesi kastıyla mağdurun yokluğunda söylenen sözler de tehdit suçunu oluşturabilir. Gıyapta tehdit eyleminin suç olabilmesi için failin, tehdit içeren sözlerini mağdura iletileceğini istemiş ya da bu sözlerin mağdur tarafından öğrenileceğini bilmesine rağmen eylemini gerçekleştirmiş olması gerekir. Yani fail iletme kastı ile üçüncü kişiye söylemesi gerekir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/12747 sayılı kararına göre, sanığın, müştekinin mesai arkadaşı olan diğer polis memurları yanında söylediği tehdit içeren sözlerin, polis olan müşteki tarafından öğrenilebileceği dikkate alındığında sanığın iletme kastı ile hareket ettiği anlaşıldığından tehdit oluşmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/5874 sayılı kararına göre, sanığın müştekiye iletmesi kastı ile tanığa, “Ş…’ye git söyle, sağda solda çok konuşuyor, bir gün dedeman yolunda arkadan tamponuna çarparlar, kazadan dolayı da ağzını burnunu kırarlar, kimin kırdığını da bilemez” dediği anlaşıldığından tehdit oluşmuştur.

Basit Tehdit Suçunun Cezası

Ölümle tehdit ve vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle yapılan tehditin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır. Bu nedenle örneğin seni öldüreceğim, kemiklerini kıracağım gibi ifadeleri kullanan fail altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Malvarlığı değerlerine yönelik bir tehdit suçu gerçekleşmiş ise fail mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Sağlık Görevlilerine Yönelik Tehdit Suçunun Cezası

Sağlıkta Şiddet Yasası olarak bilinen 7243 Sayılı Kanuna göre,  kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen tehdit suçunda, suçun kanundaki cezası yarı oranında arttırılır. Ayrıca hükmedilen hapis cezası ertelenemez. 

Nitelikli Tehdit Suçunun Cezası

Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Silahla Tehdit Suçu

Tehdit suçunun silahla işlenmesi nitelikli hâl olarak yaptırıma bağlanmış ve silahla tehditin cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası şeklinde belirlenmiştir.

Eylemin silahla tehdit kabul edilebilmesi için kullanılan silahın 6136 Sayılı Yasa kapsamında belirlenen ateşli silahlardan olması şart değildir. Dolayısıyla failin kurusıkı tabanca ile mağduru tehdit etmesi halinde de silahlı tehdit suçu işlenmiş olur. Ancak, mağdur silahın kurusıkı olduğunu biliyorsa, silahla tehdit suçu oluşmaz.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/63 sayılı kararına göre, sanığın, kullandığı araç ile mağdurun işyerinin önüne gidip havaya kurusıkı tabanca ile ateş ettiği ve olay yerinde dört adet kurusıkı tabanca kovanı bulunduğunun anlaşılması karşısında, eylem silahlı tehdit oluşturur.

Dışarıdan bakıldığında gerçek silahtan ayrılması mümkün olmayan oyuncak silah kullanılması suretiyle işlenen tehdit suçu silahla tehdit suçunu oluşturur. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2019/18077sayılı kararına göre, oyuncak tabancanın görünüşü ve tabancaya ait detayların çoğunu ihtiva etmesi nedeniyle korkutuculuk özelliğine sahip olması ve birisine uzaktan gösterildiğinde gerçek silahtan farklı görülmeyecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında silahlı tehdit oluşur.

Yargıtay’ın çeşitli tarihlerde verdiği kararlardan tabanca ve tüfeğin yanında şiş, bıçak, levye, demir parçası, tahta parçası, odun, balta, şişe, tornavida, jilet, falçata, çivi ve kırık şişenin silah sayıldığı ve bu aletlerle işlenen eylemin silahlı tehdit suçu ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

Vücudun bölümleri silah kavramı içerisinde kabul edilmez. Bunun yanında, failin eline alıp kullanamadığı sabit durumdaki direk, duvar, beton da silah kavramı içerisinde sayılmamaktadır.

Silahlı tehdit suçu açısından sadece silahın bulundurulması ya da taşınması yeterli değildir. Bunun yanında tehdit eylemi esnasında silahın kullanılmış olması ve silahın korkutucu gücünden faydalanılmış olması gerekir. Ancak illaki failin silahı mağdura yöneltmesi şart değildir. Failin, mağduru tehdit ederken belindeki silahı göstermesi halinde de silahlı tehdit suçu oluşur.

Fail tehdit eyleminde silah kullanmasına rağmen mağdur silahtan haberdar olmamış ise silahla tehdit suçu değil basit tehdit suçu oluşur. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/16687 sayılı kararına göre, mağdurun, “sanık bana hitaben, seni gebertirim, buralarda barındırmam dedi ve elini beline attı, ancak belinden bir şey çıkartamadı ben belinde bir şey görmedim” şeklindeki beyanı karşısında mağdurun üzerinde bıçağın korkutucu etkisinin oluşmadığı anlaşıldığından silahlı tehdit değil basit tehdit oluşmuştur.

Fail tehdit eylemi esnasında silah kullanacağını söylemesine rağmen silah kullanmamış ise silahlı tehdit gerçekleşmez. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2019/16687 sayılı kararında, müştekinin bağırması üzerine sanık ve arkadaşlarının bağırırsan seni bıçaklarız dedikleri ancak bıçak göstermedikleri anlaşıldığından silahlı tehdit oluşmaz.

Mağdurun yokluğunda silahla tehdit suçunun oluşabilmesi için silahın, mağdurun evi, arabası gibi sürekli kullandığı eşyalarında hasar veya iz meydana getirecek şekilde kullanılması gerekir. Bu nedenle fail, mağdurun yokluğunda sadece silah göstermiş ise, silahlı tehdit suçu değil basit tehdit suçu oluşur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/7560 sayılı kararına göre, sanığın, mağdurun gıyabında, mağdurun iş yerine geldiği ve mağdurun iş arkadaşlarına elindeki tüfeği göstererek mağduru öldüreceğini söylemesi silahla tehdit suçunu değil TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit oluşur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/447 sayılı kararına göre, sanığın, mağdurun bulunmadığı ortamda elindeki döner bıçağını sağa sola sallamak suretiyle mağduru kastederek “çıksın ortaya sinkaf edeceğim o p.çi ben” ve benzeri sözleri sarfettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemi gıyapta silahla tehdit suçunu oluşturmaz.

İnternet Üzerinden Tehdit Suçu

Sosyal medya araçları olan facebook, instagram, twitter gibi platformlar aracılığı ile yapılan tehdit eylemleri kullanıcı sayılarının günden güne artmasının ve failinin tespitinde yaşanan zorluklar nedeniyle oldukça fazlalaşmıştır.

Sosyal medya ile tehdit suçunda dikkat edilmesi gereken en önemli husus yazışmaların doğrudan mağduru hedef alması gerektiğidir. Genele hitaben yazılmış ve doğrudan mağdurun hedef alındığı noktasında kesinlik olmayan durumlarda fail tespit edilse dahi internet üzerinden tehdit suçu oluşmaz. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi bir kararında facebook mesajlarında katılanın doğrudan adının geçmemesi veya katılanın kastedildiğine dair herhangi bir emarenin bulunmaması nedeniyle tehdit oluşmadığına karar verilmiştir.

Günümüzde sosyal medya platformlarında sahte hesapların açıldığı ve bu sahte hesaplar üzerinden mağdurların tehdit edildiği görülmektedir. Sahte hesap açmak suretiyle internet ile tehdit eyleminin işlenmesi durumunda fail nitelikli tehdit suçunu işlemiş olur ve daha ağır bir ceza ile cezalandırılır.

İnternet Üzerinden Tehdit Suçunda Failin Tespiti

Sosyal medya ile tehdit eylemlerinde failin tespiti biraz daha zor olsa da büyük oranda başarı sağlanmakta ve failin cezalandırılması sağlanabilmektedir. Savcılıkların bazı durumlarda” internet servis sağlayıcılarının ve yer sağlayıcılarının yurtdışı kaynaklı olduğu ve yabancı ülke şirket ve sunucularının kullanılması nedeniyle elektronik delil elde etme imkânının mevcut olmadığı” şeklinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdikleri görülmektedir.

Yargıtay bu durumlarda dosyanın kapatılmasını hukuka uygun görmemektedir. Yargıtay internet ile tehdit eylemini yönelik bir kararında, “şüphelinin facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması ve ABD adlî makamlarıyla istinabe yapılması” gerektiğini belirtmiştir.

Kavga Esnasında Söylenen Sözler Tehdit Kabul Suçunu Oluşturur mu?

Öfke veya hiddet sebebiyle tehdit oluşturan sözlerin söylenmesi tehdit suçunun oluşmasına engel değildir. Yargıtay da tehdit suçunun meydana gelmesi için, tehdit kabul edilen sözlerin kavga sırasında söylenip söylenmediğine göre bir belirleme yapmamaktadır.

Dolayısıyla fail kavga esnasında kendisinde meydana gelen öfke ile fevren tehdit içeren sözleri söyler veya tehdit anlamına gelebilecek davranışlarda bulunursa tehdit eyleminden cezalandırılır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/8129 sayılı kararına göre, mağdur Mustafa ile kavga sırasında eşi Ayfer’e söylediği “silahımı getir” şeklindeki sözlerin, mağdur Mustafa üzerinde objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması nedeniyle tehdit” oluşmuştur.

Günümüzde daha ziyade sosyal medya araçlarıyla internet üzerinden işlenen tehdit suçuyla ilgili olarak her türlü hukuki probleminizde Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.