Follow us on :

Yağma Suçunun İspatı Nasıl Yapılabilir

Yağma suçunun ispatı nasıl yapılabilir sorusuna verilecek cevap soruşturma ve yargılama sürecini tümden etkileme potansiyeline sahiptir. Nitekim yağma eyleminin mağduru yargılamanın lehine sonuçlanabilmesi için yağma suçunun ispatı nasıl yapılabilir hususuna ilişkin somut delillerini ortaya koymalıdır. Sanık, kanunen suçsuz kabul edilen bir kişi kabul edilmesi nedeniyle şüphe giderilemediğinde sanık beraat edecektir. Bu itibarla sanığın mahkum edilebilmesi için suçunun ispat edilmiş olması gerekir.

Ceza muhakemesi sistemimizde “delil serbestliği” ilkesi benimsenmiştir. Buna göre, hakimin ceza verebilmesi için, ceza yargılamasında fiilin işlenip işlenmediği, işlenmişse fail tarafından işlenip işlenmediği hususunda hukuka uygun araçlarla, yargılama makamının tam bir vicdani kanaate sahip olması gerekmektedir.

İspatlanması gereken olgu ve olayların belirlenmesi kadar, bunun hangi delillerle ve nasıl ispatlanacağı meselesi de önem taşımaktadır. Genellikle her suç için delil olma özelliği taşıyan ispat araçları olduğu gibi somut suç tipine göre sıklıkla kullanılan ve vicdani kanıya sahip olunmasını sağlayan ispat yöntemleri de bulunmaktadır.

Yazımızda özellikle Yargıtay içtihatları doğrultusunda yağma suçunun ispatı nasıl yapılabilir sorununa ilişkin hangi yöntemlerin kullanılabileceği inceleme konusu yapılacaktır.

Yağma Suçunun İspatı Yargıtay Kararları

Yargıtay içtihatları incelendiğindeyağma suçunun ispatı hususuna ilişkin önemli ilkelerin benimsendiği ve bu kriterler doğrultusunda kararların verildiği görülmektedir. Yargıtay’a göre kamera görüntüleri, parmak izi, baz istasyonu sinyal bilgileri, sanığın ikrarı ve tanık beyanları yağma suçunun ispatı yönünde önemli deliller olarak kabul edilmektedir.

Kamera Kayıtları Yağma Suçunun İspatı Açısından Kullanılabilir

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2019/3233 sayılı kararı, Mağdurun, arkadan yaklaşarak boğazına bıçak dayayan kişi olarak sanığı teşhis ettiği, ancak, olay yeri kamera kayıtlarının çözünürlüğü yüksek kriminal laboratuvarda uzman kişi ya da kişilere incelettirilerek, görüntülerdeki kişinin fiziki özellikleri ile yürüyüş ve hareketleri bakımından, sanıkla uyumlu olup olmadığının tespit ettirilmediği; suç tarihi ve saatlerinde sanığın, cep telefonunun nereden sinyal verdiğinin de araştırılmadığının anlaşılması karşısında, sanık ile mağdur arasındaki husumet durumu da gözetilip, yukarıda açıklanan eksik hususlar da tamamlanarak, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2019/2281 sayılı kararı, B… market isimli işyerinde, olay tarihinde marketin çıkış kapısından dükkana giren başında kapüşon ve yüzü atkıyla sarılı erkek bir şahsın kasaya yaklaşıp elindeki silahı, kasiyer olarak çalışan müşteki …’a göstermek suretiyle kasadaki parayı alıp kaçarak uzaklaştığı olayda; sanığın ve savunmanının beyanlarında; dosyaya delil olarak sundukları sanığa ait fotoğrafta, sanığın sağ elinde dövme olduğunu, dosya içerisindeki güvenlik kamera görüntülerindeki olayı gerçekleştiren şahsın elinde dövme olmadığını, görüntülerdeki kişinin sanık olmadığını belirttikleri, fakat müşteki … ve tanık …’in duruşmada alınan beyanlarında olay günü işyerine girerek yağma eylemini gerçekleştiren kişinin sanık … olduğunu belirtmeleri karşısında; dosyadaki güvenlik kamerası görüntüleri ile sanık savunmanı tarafından sunulan, sanığın dövmeli askeri üniformalı fotoğrafı üzerinde kriminal laboratuvar veya bu alanda uzman bilirkişi aracılığı ile çözümü yaptırılarak, görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığı, görüntülerdeki şahsın sağ elinde dövme olup olmadığı, fotoğrafta ve arkasında yazılı tarih üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, ayrıca sanığın hangi tarihlerde askerde bulunduğu, askerde bulunduğu süre içerisinde elindeki mevcut dövme ile ilgili olarak askeri kayıtlarda bir tespitin olup olmadığının ilgili kurumdan araştırıldıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Sanığın İkrarı Yağma Suçunun İspatı Açısından Kullanılabilir

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2020/2925 sayılı kararı, Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıklar … ve …’ın daha önceden kız meselesi nedeniyle tartıştıkları mağduru iş çıkışında bekleyip yanına giderek mağdurla beraber yürümeye başladıkları, sanıklar ve mağdurun birlikte yürüdüklerini gören mağdurun arkadaşı tanık …’ın da yanlarına geldiği, sokak içine girince kız meselesi yüzünden yeniden tartışmaya başladıkları, sanık …’ın yanında bulunan köpeğinin zincirini sallayarak mağduru elinden BTM ile giderilir şekilde yaraladığı, bıçak çıkartarak mağdurdan cep telefonunu istedikleri, telefonu aldıktan sonra tanık …’ı dövmeye başladıkları, bundan faydalanan mağdurun olay yerinden kaçtığı, sanıkların tevilli ikrarlarının olay akışını doğruladığı olayda; yağma suçunun sübut bulduğu gözetilmeden, şikayetinden vazgeçen mağdurun sonradan değişen beyanlarına itibar edilerek, yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2015/42792 sayılı kararı, Sanığın olay günü Kozan ilçesinde yaşayan üvey babası katılan Harun’un evine geldiği, kız kardeşi mağdureden cep telefonunu istediği, mağdurenin “Ben telefonumu herkese vermiyorum.” demesi üzerine sanığın yüksek sesle “Ben herkes miyim?” diye bağırmak suretiyle mağdureyi yere yatırdıktan sonra her iki elini de sıkıca tutarak ceketinin sağ cebinde bulunan telefonunu aldığı, bu olayı evde bulunan tanık Songül Mutlu’nun da gördüğü, tanığın aşamalarda tutarlı bir şekilde mağdurenin oluşa ilişkin anlatımlarına yakın bir ifade verdiği, sanığın ise 21.01.2011 tarihli kolluk ifadesi ve 01.04.2011 tarihli duruşmadaki savunmasında telefonu aldığını ve daha sonra seyyar telefoncuya sattığını söyleyerek tevilli ikrarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

HTS Kayıtları Yağma Suçunun İspatı Açısından Kullanılabilir

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2017/3275 sayılı kararı, Mağdurun aşamalardaki anlatımlarına ve HTS kayıtlarına göre, yağma eyleminin gece saat 20:26 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 149/1-h maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı biçimde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2020/3045 sayılı kararı, Sanık … ile olayda adı geçen …’un kullandıklarını beyan ettikleri ve ayrıca tespit edilecek cep telefonlarının HTS kayıtlarının getirtilerek, olay günü ve saatinde hangi baz istasyonlarından sinyal verdiklerinin araştırılması, bu durumların netleştirilmesinden sonra delillerin birlikte bütün halinde karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Tanık Beyanları Yağma Suçunun İspatı Açısından Kullanılabilir

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2020/2438 sayılı kararı, banka ve işyerine ait kamera kayıtları olup olmadığı, varsa güvenlik kamerası görüntüleri dosya içerisinde bulundurulup kriminal laboratuvar veya bu alanda uzman bilirkişi aracılığı ile çözümü sağlandıktan, meydana gelen yağma fiiline tanık olan … ve … adlı kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edildikten sonra olay hakkında beyanları da alınıp sonucuna göre delillerin bir bütün olarak değerlendirilip sanık …’in suç teşkil eden haksız bir fiilinin olup olmadığı varsa suçun hukuki vasfının tayin ve takdiri gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Parmak İzi Yağma Suçunun İspatı Açısından Kullanılabilir

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2016/336 sayılı kararı, Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen, 19.02.2011 günlü Olay Yeri İnceleme ve Araştırma Raporu’nda, olay yerinden alındığı belirtilen kıl örnekleri, biyolojik swaplar ve parmak izlerinin, sanıklara ait olup olmadığı konusunda inceleme yaptırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir.

DNA Yağma Suçunun İspatı Açısından Parmak İzi Kullanılabilir

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2016/3192 sayılı kararı, 27.11.2008 tarih ve saat 23.45’li tutanağa göre; polis merkezine yapılan ihbar üzerine, olay yerine gidildiğinde katılanın pencereden bakıcının ellerini ve ayaklarını bağladığını söylediği, evin içinde yapılan tespitte, televizyonun sesinin açık olduğu, katılanın boğazının eşarpla, dışının koli bandı ile bağlandığının tespit edildiği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarından alınan 19.12.2008 gün ve BİY 2008/4832 Uzmanlık raporuna göre, olay yerinden ele edilen 1, 1a, 1b, 1c, 1d delil nolu 5 adet sigara izmariti üzerinden yapılan DNA incelemesinde, elde edilen genotip bulguların bir erkek ve bir bayan şahsa ait olduğunun anlaşılması karşısında;

Öncelikle olay mahallinde bulunan sigara izmaritlerinden ele edilen DNA’nın sanıkların DNA’sı ile karşılaştırılmasının yapılması, sanıkların olay tarihinde kullandıkları cep telefonu numaralarının tespit edilerek, bu numaraların olay tarihinde hangi baz istasyon ve/veya istasyonlarından sinyal verdikleri ve bu baz istasyon ve/veya istasyonlarının olay yerine uzaklığı da belirlenip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Yağma suçu ve yağma suçunun ispatı konularına ilişkin hukuki sorunlarınız ile ilgili olarak Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.