Follow us on :

Dolandırıcı Demek Hakaret Mi?

Dolandırıcı demek hakaret mi? Yargıtay, çeşitli tarihli birçok kararında “dolandırıcı” demenin hakaret suçunu oluşturacağını kabul etmiştir.

Bunun yanında, “dolandırıcı” ifadesinin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kullanıldığının kabul edildiği durumlarda, Yargıtay, dolandırıcı demenin hakaret suçunu oluşturmayacağını belirtmiştir. Yargıtay’a göre bu durumlarda sanığın söylediği dolandırıcı kelimesi uyuşmazlıkla bağlantılı olarak kullanılmış olup, şikayetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta kabul edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla bu durumlarda dolandırıcı demek hakaret kabul edilemez.

Yargıtay’ın Dolandırıcı Demenin Hakaret Oluşturduğuna Yönelik Kararları

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/6627 sayılı kararına göre, “beni dolandırdınız kötü kömür verdiniz, sahtekârsınız” şeklinde sözler hakaret suçunu oluşturur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/10097 sayılı kararı, sanığın söylediği kabul edilen “alçak, namussuz, dolandırıcı şeklinde sözler hakaret suçunu oluşturur.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/1659sayılı kararında ise, dolandırıcı kelimesinin hakaret suçunu oluşturacağını kabul etmiş ancak delil yokluğunu nedeniyle verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur. Karara göre, sanığın katılana “dolandırıcısın” dediğine dair, katılanın soyut beyanından başka her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay’ın Dolandırıcı Demenin İddia ve Savunma Dokunulmazlığı Kapsamında Kaldığına Yönelik Kararları

Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde herkes için tanınan adil yargılanma ve ifade özgürlüğü ilkelerine göre, kişiler adli makamlar önünde serbestçe ve suç işleyecekleri yönünde hiçbir kaygı duymaksızın haklarını iddia edebilmeli veya kendilerini savunabilmelidirler.

Bu nedenle Yargıtay kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamındaki söz ve davranışlar hakaret suçu teşkil etmez. Ancak elbette iddia ve savunma kapsamında yapılan olumsuz isnat ve değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması şarttır. Sanık tarafından söylenen ve somut uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan ifadeler gerçek olsa dahi iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kabul edilmez ve şartlarının oluşması halinde sanık hakaret suçundan cezalandırılır.

Nitekim Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2017/7314 sayılı kararında,  davada taraf olan; davalı, davacı, şahsi davacı, katılan, sanık ve savcının iddialarını ve savunmanın gerektiği şekilde yapılabilmesi için belirli koşullar dâhilinde bazı isnatlarda bulunabilecekleri, bunu yaparken de bazen muhataplarını küçük düşürücü ifadeler kullanabilecekleri öngörülmekle, iddia ve savunmanın gerekliliği ile orantılı olmak şartıyla bu şekilde ortaya çıkan eylemlerin hukuka uygun sayılacağı belirtilmiştir.

Yargıtay, iddia ve savunma dokunulmazlığı ilkesi doğrultusunda verdiği çeşitli kararlarda dolandırıcı demeyi hakaret saymamıştır. Örneğin,

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/2794sayılı kararı, sanığın, taraf olduğu izale-i şuyuu davasında avukat olan katılanın kendilerini dolandırdığı inancıyla bürosuna gidip evraklarını istediği ve orada gelişen olaylar sonucunda hakkında açılan ceza davası sırasında sarf ettiği “kendisi dolandırıcıdır şeklindeki suça konu sözlerinin, TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/24349sayılı kararında, sanığın, davalılar vekili sıfatıyla takip ettiği dava sırasında mahkemeye sunduğu dilekçede yer alan ve davacı müştekilere yönelik olarak “A.Ö. müvekkilim R.B.’den borç para almış geri ödememiş… bu yöndeki bir mağduriyet varken, bir de A.Ö. kayınvalidesine, müvekkilime ev sattırmış, daha sonra sattıkları evden çıkmayarak müvekkili mağdur etmişlerdir. Yaptıkları bu hukuksuzluk “dolandırıcılık” yetmezmiş gibi, bir de müvekkilin parasını ödeyerek satın aldığı evi elinden almak için huzurdaki davayı açmışlardır. Davacı ile damadı “aile olarak dolandırıcı gibi” hareket ederek, müvekkilimi mağdur etmişlerdir.” şeklindeki sözleri, uyuşmazlıkla bağlantılı olarak sarf edildiği kabul edilmiştir. Yargıtay’a göre kullanılan ifadeler, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığından, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/6270sayılı kararında ise iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmaksızın dolandırıcı ifadesi hakkında verilen beraat kararını bozmuştur. Karara göre, sanığın, suç tarihinde polis merkezinde verdiği ifadesinde katılana yönelik olarak “dolandırıcı olduğunu öğrendim” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, sanığın beyanında geçen 35.000 TL’yi katılana verdiğine ilişkin bilgi ve belge ibrazı istenmeden ve katılana isnat edilen eylem nedeniyle sanığın herhangi bir şikayeti olup olmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Dolandırıcı Demenin Cezası Ne Kadardır?

TCK’nın 125. Maddesine göre iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalmamak şartıyla bir kişiye dolandırıcı demek, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Ancak dolandırıcı ifadesi kamu görevlisine karşı görevinden dolayı söylenirse cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Bunun yanında, sanık mağdura alenen dolandırıcı şeklinde hakaret ederse verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

Yazımızda da açıklamaya çalıştığımız üzere dolandırıcı demek hakaret mi? değil mi? sorusuna cevap verebilmek için olayın kendine mahsus şartlarının hukuki açıdan irdelenmesi gerekmektedir. Nitekim aynı kullanım bazı durumlarda suç olurken bezen hakaret kabul edilmemektedir. Hakaret oluşturduğu kabul edilen sözler hakkında hakaret tazminat davası açılabileceği de göz önüne alındığında tecrübeli ceza avukatı ile birlikte çalışılması hak kaybı yaşanmaması adına önem arz etmektedir.

Hakaret suçu ve hakaret eylemi nedeniyle açılacak tazminat davaları ile ilgili olarak Ceza Hukuku Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.