Bu yazıda, göçmen kaçakçılığında şoförün cezai sorumluluğu, TCK 79 hükümleri ve Yargıtay kararları doğrultusunda incelenmektedir.
Göçmen kaçakçılığı suçuyla ilgili soruşturmalarda, yabancı uyruklu kişileri taşıyan aracın şoförü çoğu zaman ilk şüpheli olarak değerlendirilmektedir. Özellikle şehirlerarası otobüs, minibüs ve turizm taşımacılığı yapan sürücüler, meslekleri gereği gerçekleştirdikleri bir taşıma faaliyetinin ardından göçmen kaçakçılığı suçlamasıyla karşılaşabilmektedir.
Ancak araçta düzensiz göçmenlerin bulunması, şoförün göçmen kaçakçılığı suçunu işlediğini tek başına kanıtlamaz. Sürücünün taşıma faaliyetinin hukuki niteliğini bilip bilmediği, yasa dışı giriş, kalış veya çıkışın sağlanmasına bilerek katkıda bulunup bulunmadığı ve maddi menfaat elde etme amacıyla hareket edip etmediği araştırılmalıdır.
Yargıtay kararlarında, bazı şoförlerin göçmen kaçakçılığı suçundan mahkûmiyetleri onanırken, bazıları hakkındaki mahkûmiyet hükümleri delil yetersizliği veya suçun unsurlarının ispatlanamaması nedeniyle bozulmaktadır.
Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Şoförün Sorumluluğu Nasıl Belirlenir?
Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesi, doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etmek amacıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancının Türkiye’ye sokulmasını veya ülkede kalmasına imkân sağlanmasını ya da Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlanmasını suç olarak düzenlemektedir.
Göçmen kaçakçılığı suçunun temel şekli için 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 1.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Suçun belirli nitelikli hâllerde işlenmesi durumunda ceza artırılmaktadır.
Bir şoförün TCK 79 kapsamında cezalandırılabilmesi için öncelikle kendisine yüklenen somut fiilin ortaya konulması gerekir.
Örneğin bir sürücü;
- Yasa dışı sınır geçişini sağlamak amacıyla göçmenleri belirlenen bir noktaya taşıyabilir.
- Ülkeye hukuka aykırı biçimde girmiş kişilerin ülkede kalmasını sağlamaya yönelik bir organizasyona bilerek katılabilir.
- Göçmenlerin yurt dışına çıkarılacağı bilgisiyle organizatörlerin talimatlarını yerine getirebilir.
Bu durumlarda, suçun diğer unsurları da mevcutsa sürücünün cezai sorumluluğu gündeme gelebilir.
Buna karşılık yalnızca yolcu taşımacılığı yapan, yolcuların yasa dışı giriş veya çıkış faaliyetleriyle bağlantısını bilmeyen ve suç organizasyonuna katıldığı ispatlanamayan bir şoför bakımından aynı sonuca ulaşılamaz.
Belirleyici olan sürücünün mesleği değil, gerçekleştirdiği fiil, kastı ve taşımanın suçla bağlantısıdır.
Şoförün Göçmenleri Taşıdığını Bilmemesi Beraat Nedeni midir?
Göçmen kaçakçılığı suçunun kasten işlenebilmesi nedeniyle, sürücünün suçun maddi unsurlarına ilişkin bilgisi önem taşımaktadır.
Ancak burada iki farklı ihtimal bulunmaktadır.
Birinci ihtimalde şoför, aracında yabancı uyruklu kişilerin bulunduğunu bilmektedir. Bununla birlikte yolcuların hukuka aykırı şekilde ülkeye girdiklerini veya yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılacaklarını bilmemektedir.
İkinci ihtimalde ise sürücü, aracında göçmen bulunduğundan dahi haberdar değildir. Bu durum özellikle yük araçlarının gizli bölmelerinde veya dorselerinde göçmen yakalanması olaylarında ortaya çıkmaktadır.
Her iki ihtimalde de sanığın bilgisinin ve kastının somut delillerle araştırılması gerekir.
Bununla birlikte göçmenlerin hukuki durumunun bilinmemesi ile yapılan fiilin suç oluşturduğunun bilinmemesi aynı şey değildir. İlkinde suçun maddi unsurlarına ilişkin hata, ikincisinde ise koşullarına göre haksızlık yanılgısı tartışılabilir.
Dolayısıyla sadece “Suç olduğunu bilmiyordum.” şeklindeki savunma, tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2024/7715 Sayılı Kararı: Görevlendirilen Şoförlerin Beraati
Göçmen kaçakçılığında ücret karşılığı çalışan şoförlerin sorumluluğuna ilişkin önemli kararlardan biri Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2024/7715 sayılı kararıdır.
Olayda, yabancı uyruklu kişilerin deniz yoluyla yurt dışına çıkarılması amacıyla bir organizasyon oluşturulmuş, bu kişilerin İstanbul’dan Mersin’in Anamur ilçesine götürülmesi için bir otobüs kiralama şirketinden beş otobüs temin edilmiştir.
Şirketin görevlendirdiği şoförler, yabancı uyruklu yolcuları belirlenen yere taşımıştır.
İlk derece mahkemesi, taşıma faaliyetinin göçmen kaçakçılığı organizasyonuyla bağlantılı olduğunu değerlendirerek şoförler hakkında mahkûmiyet kararı vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ise farklı bir sonuca ulaşmıştır.
Şoförlerin çalıştıkları şirket tarafından görevlendirilmeleri, organizasyonu düzenleyen kişilerle bağlantılarının tespit edilememesi ve yolcuların yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılacaklarını bildiklerine ilişkin yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmiştir.
Yargıtay, beraat hükümlerini hukuka uygun bulmuştur.
Kararın hukuki önemi
Bu karar, göçmen kaçakçılığı organizasyonunda kullanılmış bir aracın şoförü olmanın, suçun bilinerek işlendiğini göstermeye yeterli olmadığını ortaya koymaktadır.
Özellikle ticari taşımacılık yapan şoförler yönünden;
- Taşıma işinin kim tarafından verildiği,
- Şoförün organizatörleri tanıyıp tanımadığı,
- Yolculuğun amacına ilişkin bilgisinin bulunup bulunmadığı,
- Olağan mesleki faaliyetinin dışına çıkan bir davranış sergileyip sergilemediği araştırılmalıdır.
Bir aracın suç organizasyonunda kullanıldığının belirlenmesi ile araç sürücüsünün o organizasyona bilerek katıldığının ispatlanması birbirinden farklıdır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2025/5479 Sayılı Kararı: Göçmen Kaçakçılığında Otobüs Şoförlerinin Sorumluluğu
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2025/5479 sayılı kararında, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan bir firmada çalışan iki şoförün sorumluluğu değerlendirilmiştir.
Şoförler, içerisinde Türk yolcuların da bulunduğu otobüsü terminalden teslim alarak sefere çıkmışlardır.
Yolcu listesinin muavinde bulunduğu, yolcu kontrollerinin muavin tarafından yapıldığı ve şoförlerin yabancı yolcuların belgelerinin tam olduğu yönünde bilgilendirildikleri savunulmuştur.
Ayrıca göçmenlerin beyanlarında bu iki şoförün suç organizasyonuna katıldıklarını ortaya koyan açıklamalara rastlanmamıştır.
Yargıtay, söz konusu şoförler yönünden mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyet hükümlerini hukuka aykırı bulmuştur.
Aynı kararda başka bir sanık hakkındaki mahkûmiyetin ise dosyadaki delillerle desteklendiği kabul edilmiştir.
Aynı araçta bulunan herkes aynı şekilde sorumlu değildir
Kararın en önemli yönü, aynı olayda yargılanan kişilerin cezai sorumluluklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini göstermesidir.
Bir şoförün aracı kullanması, diğerinin yolcu işlemlerine katılması veya başka bir sanığın organizasyonla bağlantılı olması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereğince, her sanığın suçla bağlantısı kendi fiili ve kastı üzerinden belirlenmelidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2023/20202 Sayılı Kararı: Bilet ve Yolcu Listelerinin Önemi
Turizm firmasında şoför olarak çalışan sanığın yargılandığı olayda, araçta bulunan yolcuların kimlik durumları nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçlaması ortaya çıkmıştır.
Yargıtay kararında özellikle yolcu listeleri ve biletler üzerinde durulmuştur.
Firma tarafından düzenlenen listedeki bilet numaralarının bilet asıllarıyla uyumlu olduğu, yolcu isimlerinin bir kısmının kolluk belgelerindeki bilgilerle benzerlik gösterdiği belirlenmiştir.
Firma yetkilisi de bilet düzenlenirken ve yolcular araca alınırken kimlik kontrolünün her zaman yapılmadığını açıklamıştır.
Yargıtay, bu koşullarda sanığın yolcuların durumunu bildiğine ve TCK 79 kapsamındaki yasa dışı fiillere katıldığına ilişkin kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
Bu karar, yolcu taşıma belgelerinin ve taşıma işleminin olağan işleyişinin savunmada önem taşıyabileceğini göstermektedir.
Bununla birlikte bilet bulunması tek başına beraat sebebi değildir. Belgelerin gerçekliği, taşımanın niteliği ve diğer delillerle uyumu birlikte değerlendirilmelidir.
Göçmen Kaçakçılığında Şoförün Para Alması Suçu Kanıtlar mı?
TCK 79’da doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etme amacı özel olarak düzenlenmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, maddi menfaatin fiilen elde edilmesinin suçun oluşması için her durumda zorunlu olmamasıdır. Kanun, menfaat elde etme amacıyla hareket edilmesini esas almaktadır.
Buna karşılık şoförün ücretli bir çalışan olması, aldığı her ücretin göçmen kaçakçılığı suçundan kaynaklanan menfaat olduğu anlamına gelmez.
Normal iş sözleşmesi kapsamında ücret almakla, yasa dışı göçmen taşıma organizasyonuna katılmak karşılığında özel ödeme almak arasında önemli fark bulunmaktadır.
Bu nedenle;
- Şoförün sürekli aldığı maaş,
- Yolculuk için kararlaştırılan ücret,
- Olağan taşımacılık bedeli,
- Organizatör tarafından vaat edilen özel ödeme,
- Suçun gerçekleşmesine bağlı olarak kararlaştırılan kazanç aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Bununla birlikte olağan ücret karşılığında çalıştığını söyleyen kişinin de yasa dışı organizasyona bilerek katıldığı başka delillerle ispatlanabilir.
Dolayısıyla maddi menfaat amacı ve suç kastı birlikte araştırılmalıdır.
Göçmen Kaçakçılığında Şoförün Mahkûmiyetine Yol Açabilecek Deliller Nelerdir?
Yargıtay kararları, sürücülerin cezai sorumluluğunun belirlenmesinde tek bir delilden ziyade delillerin birbirini destekleyip desteklemediğinin önem taşıdığını göstermektedir.
Organizatörlerle bağlantı ve talimat ilişkisi
Şoförün, göçmenlerin nereden alınacağını ve nereye götürüleceğini yasa dışı organizasyonu yöneten kişilerden öğrenmesi önemli olabilir.
Ancak yalnızca telefon görüşmesi yapılması, görüşmenin içeriği ve olayla bağlantısı belirlenmeden doğrudan suçun ispatı olarak kabul edilmemelidir.
Göçmenlerin beyanları
Göçmenlerin kendilerini araca kimin bindirdiğine, sürücüyü önceden tanıyıp tanımadıklarına ve yolculuğun nasıl organize edildiğine ilişkin anlatımları değerlendirilmelidir.
Beyanlar arasında çelişki bulunması hâlinde bunların giderilmesi gerekir.
Kamera ve PTS kayıtları
Araçların hareketleri, birden fazla aracın birlikte seyretmesi, bekleme noktaları ve taşıma güzergâhı kamera veya Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarıyla araştırılabilir.
Ancak aynı güzergâhta bulunmak tek başına ortak suç işleme iradesini kanıtlamaz.
Sanığın kendi açıklamaları
Soruşturma ve kovuşturma sırasında verilen ifadelerin tutarlılığı, diğer delillerle uyumu ve olayın özelliklerini açıklayıp açıklamadığı önem taşır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2025/12490 Sayılı Kararı: Şoförün Suçu Bildiğinin Kabul Edilmesi
Her ücretli şoförlük faaliyetinin suç dışında kalacağı düşünülmemelidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2025/12490 sayılı kararında, bir otobüste 58 yabancı uyruklu göçmenin taşındığı olay değerlendirilmiştir.
Sanığın soruşturma ve kovuşturma sürecindeki açıklamalarında aracı kendisine kimin verdiği, yolcuları kimin talimatıyla aldığı, sefer karşılığında vaat edilen veya alınan ücret ve kendisini yönlendiren kişinin yolculuk sırasında telefonla araması gibi hususlar yer almıştır.
Dosyadaki göçmen beyanları ve diğer delillerle birlikte yapılan değerlendirmede, sanığın göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği kabul edilmiştir.
Yargıtay, sanığın beraatine karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Bu kararın önceki beraat kararlarından ayrıldığı nokta, sürücünün organizasyonla bağlantısını ve taşımanın niteliğini gösteren somut olguların bulunmasıdır.
Şoförün yalnızca taşıma işini yapması ile yasa dışı taşıma organizasyonunun bilinçli bir parçası olması arasındaki fark, her somut olayda delillerle ortaya konulmalıdır.
Göçmen Kaçakçılığında Şoförün Beraat Etmesi Hangi Durumlarda Mümkündür?

Beraat kararı bakımından temel ölçüt, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin hukuka uygun delillerle ispatlanıp ispatlanmadığıdır.
Özellikle şu hususlar savunma açısından önem taşıyabilir:
- Şoförün görev gereği olağan yolcu taşımacılığı yapması,
- Organizasyonu gerçekleştiren kişilerle bağlantısının bulunmaması,
- Taşımanın yasa dışı amacını bildiğine ilişkin delil elde edilememesi,
- Göçmenlerin sürücü hakkında suçlayıcı bir anlatımda bulunmaması,
- Bilet, yolcu listesi ve görevlendirme belgelerinin savunmayı desteklemesi,
- Maddi menfaat elde etme amacının somutlaştırılamaması.
Ancak bu hususlardan herhangi birinin tek başına bulunması mutlaka beraat kararı verilmesini gerektirmez. Deliller bir bütün hâlinde değerlendirilmelidir.
CMK 223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilmesi gerekir. Suçun kanuni unsurlarının oluşmaması gibi diğer beraat nedenleri de somut olaya göre gündeme gelebilir.
Sık Sorulan Sorular
Araçta kaçak göçmen yakalanırsa şoför tutuklanır mı?
Araçta düzensiz göçmen yakalanması otomatik olarak tutuklama sonucunu doğurmaz. Tutuklama için CMK 100 ve devamındaki koşulların somut olayda değerlendirilmesi gerekir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni ve ölçülülük ayrıca incelenmelidir.
Şoför göçmen kaçakçılığı yaptığını bilmiyorsa ceza alır mı?
Suçun maddi unsurlarından haberdar olmayan ve yasa dışı organizasyona bilerek katıldığı ispatlanamayan şoförün cezai sorumluluğu kabul edilemez. Ancak bilgisinin bulunmadığına ilişkin savunma diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Otobüs şoförü yolcuların kimliğini kontrol etmediği için göçmen kaçakçılığından cezalandırılır mı?
Kimlik kontrolü yapılmaması, varsa idari veya mesleki yükümlülükler açısından ayrıca değerlendirilebilir. Ancak bu eksiklik tek başına göçmen kaçakçılığı suçunun bütün unsurlarını oluşturmaz.
Şoförün patronundan talimat alması sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
Hayır. Talimatın kimden geldiği önemli olmakla birlikte, sürücünün yasa dışı amacın farkında olup olmadığı ve fiile bilerek katılıp katılmadığı araştırılmalıdır. İşveren talimatıyla hareket etmek, tek başına cezai sorumluluğu kaldırmaz.
Göçmen Kaçakçılığında Şoförün Cezai Sorumluluğu ve Ceza Avukatının Önemi

Göçmen kaçakçılığında şoförün cezai sorumluluğu, araçta göçmen bulunması veya sürücünün ücret karşılığında taşıma yapmasıyla otomatik olarak ortaya çıkmaz.
Yargıtay kararlarında, olağan yolcu taşıma faaliyetini gerçekleştiren ve yasa dışı organizasyondan haberdar olduğu kanıtlanamayan şoförler yönünden beraat hükümleri kabul edilmektedir.
Buna karşılık organizatörlerle bağlantısı, özel taşıma talimatları, ödeme ilişkileri ve diğer somut delillerle suça bilerek katıldığı belirlenen sürücüler hakkında mahkûmiyet kararı verilebilmektedir.
Bu nedenle göçmen kaçakçılığı suçlamasıyla karşılaşan bir şoförün savunmasında; suçun maddi ve manevi unsurları, taşımanın gerçek amacı, maddi menfaat şartı ve sanığın organizasyonla bağlantısı ayrı ayrı incelenmelidir.
Ceza yargılamasında esas olan, araçta bulunan kişilerin hukuki durumundan hareketle sürücünün suçlu olduğu varsayımında bulunmak değil, şoförün bizzat gerçekleştirdiği fiilin suç oluşturduğunu kesin ve inandırıcı delillerle ortaya koymaktır.


