Cinsel Suçlarda Ekran Görüntüsü Delil Kabul Edilir Mi?

Cinsel suçlarda ekran görüntüsü delil olarak kabul edilebilir. Ancak WhatsApp, Instagram, Facebook veya diğer sosyal medya uygulamalarından alınan ekran görüntülerinin mahkemeye sunulmuş olması, içeriklerinin mutlaka doğru olduğu veya sanığın suç işlediğinin kanıtlandığı anlamına gelmez.

Özellikle cinsel saldırı, cinsel istismar ve cinsel taciz davalarında ekran görüntüsünün kim tarafından oluşturulduğu, mesajların gerçekten gönderilip gönderilmediği, içeriklerin değiştirilip değiştirilmediği ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği önem taşımaktadır.

Yargıtay kararları incelendiğinde, bazı davalarda ekran görüntülerinin mahkûmiyet kararını destekleyen deliller arasında değerlendirildiği, bazı davalarda ise güvenilirliği doğrulanamayan mesaj görüntülerinin hükme esas alınmadığı görülmektedir.

Bu nedenle cinsel suçlarda ekran görüntüsünün delil niteliğini değerlendirirken yalnızca yazışmaların içeriğine değil, elde ediliş biçimine, teknik güvenilirliğine ve olayın diğer delillerine de bakılması gerekir.

Cinsel Suçlarda Ekran Görüntüsü Delil Sayılır mı?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesine göre yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Dolayısıyla ceza yargılamasında delil olarak kullanılabilecek belgeler yalnızca resmi evraklar, tanık ifadeleri veya adli raporlarla sınırlı değildir.

Telefon mesajları, sosyal medya yazışmaları, fotoğraflar, ekran kayıtları ve elektronik belgeler de hukuka uygun şekilde elde edilmeleri koşuluyla delil niteliği taşıyabilir.

Bununla birlikte bir ekran görüntüsünün dosyaya delil olarak alınması ile mahkûmiyet için yeterli kabul edilmesi birbirinden farklıdır.

Örneğin bir kişinin Instagram üzerinden cinsel içerikli mesajlar aldığını ileri sürerek bu mesajların ekran görüntülerini savcılığa sunması mümkündür. Ancak mesajların sanık tarafından gönderildiği inkâr ediliyorsa hesabın kime ait olduğunun ve yazışmaların gerçekliğinin araştırılması gerekebilir.

Benzer şekilde bir cinsel istismar iddiasından sonra mağdurun arkadaşına gönderdiği mesajlar, olayın ne zaman anlatıldığının ve mağdurun önceki beyanlarının belirlenmesi açısından önemli olabilir. Fakat bu mesajlar, iddia edilen fiziksel eylemin gerçekleştiğini doğrudan göstermez.

Ekran görüntülerinin ispat gücü, her somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Cinsel Suçlarda Ekran Görüntüsünün Delil Kabul Edilmesi İçin Hangi Şartlar Aranır?

Cinsel suç soruşturmalarında ekran görüntülerinin değerlendirilmesinde özellikle şu hususlar önemlidir:

1. Mesajların gerçekliği: Görüntüde yer alan yazışmaların gerçekten yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir.

2. Mesajı gönderen kişinin kimliği: Görüntüde bir isim veya profil fotoğrafının bulunması, mesajın mutlaka o kişi tarafından gönderildiğini kanıtlamaz.

3. Yazışmaların bütünlüğü: Konuşmanın yalnızca belirli bölümlerinin sunulması, mesajların gerçek anlamının anlaşılmasını engelleyebilir.

4. Delilin elde ediliş biçimi: Mesajların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir.

5. Diğer delillerle uyumluluk: Ekran görüntüleri, olayın niteliğine göre mağdur ve sanık beyanları, tanık ifadeleri, kamera kayıtları, adli raporlar ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Bütün bu hususlar önem taşımakla birlikte her dosyada mutlaka aynı teknik incelemelerin yapılması gerektiği söylenemez. Örneğin sanığın mesajları kendisinin gönderdiğini kabul etmesiyle, mesajları tamamen inkâr etmesi aynı ispat sorunlarını doğurmaz.

Yargıtay’a Göre Cinsel Suçlarda Ekran Görüntüsü Tek Başına Mahkûmiyete Yeterli midir?

Bu konuda incelenmesi gereken en önemli kararlardan biri Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6957 sayılı kararıdır.

Karara konu olayda sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Yargılama sırasında mağdur ile sanık arasında gerçekleştiği ileri sürülen yazışmalara ait ekran görüntüleri, mağdur vekili tarafından CD içerisinde mahkemeye sunulmuştur.

Ancak yazışmaların bulunduğu belirtilen tabletin kırık olduğu ve cihaz üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde söz konusu mesajlara ulaşılamadığı anlaşılmıştır.

Yargıtay, olayın adli makamlara intikal biçimini, mağdur ve tanık beyanlarındaki çelişkileri, sanığın savunmasını ve bilirkişi raporunu birlikte değerlendirmiştir.

Daire, orijinal yazışmalara ulaşılamadığı için CD içerisinde sunulan ekran görüntülerinin somut olayda hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.

Ayrıca mağdurun anlatımları dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığını değerlendirerek cinsel istismar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar vermiştir.

Kararın hukuki önemi

Bu karar, ekran görüntülerinin gerçekliği ve güvenilirliği tartışmalı olduğunda ortaya çıkabilecek ispat sorunlarını göstermektedir.

Bir kişinin hazırladığı veya mahkemeye sunduğu dijital görüntünün içeriği, her durumda gerçek bir yazışmanın varlığını kanıtlamaz.

Özellikle mesajların gönderildiği iddia edilen elektronik cihaz üzerinde inceleme yapılamaması, ekran görüntülerinin kaynağının doğrulanamaması ve diğer delillerin de suçlamayı kesin olarak desteklememesi halinde mahkûmiyet için gerekli ispat düzeyine ulaşılamayabilir.

Ancak bu karardan, orijinal telefon veya tablet bulunmayan bütün dosyalarda ekran görüntülerinin hiçbir şekilde delil olarak kullanılamayacağı sonucu çıkarılmamalıdır.

Yargıtay’ın değerlendirmesi, somut olayda ekran görüntülerinin doğrulanamaması ile diğer delillerdeki yetersizliklerin birlikte bulunmasına dayanmaktadır.

Telefon İncelemesinde Tespit Edilen Ekran Görüntüleri Delil Olabilir mi?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2025/930 K.

Yargıtay’ın bu kararı, cinsel suçlarda dijital delillerin değerlendirilmesi bakımından önemli bir başka örnektir.

Somut olayda sanık hakkındaki suçlamalar değerlendirilirken mağdurun anlatımları, tanık ifadeleri, telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlar ve mesajlaşma içerikleri dosyaya alınmıştır.

Dosyada bulunan bazı ses kayıtlarının, sanığın geçmişte gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemleri sonradan delillendirmek amacıyla ve taraflardan birinin rızası olmaksızın oluşturulduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay, bu ses kayıtlarının hukuka aykırı elde edildiğini ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.

Buna karşılık mağdurun telefonunun incelenmesi sırasında ekran görüntüsü olarak tespit edilen mesajlaşmalar, mağdurun anlatımlarını destekleyen deliller arasında değerlendirilmiştir.

Mahkeme ayrıca mağdurun ifadeleri, tanık anlatımları, HTS kayıtları ve sanığın aşamalardaki savunmalarını da birlikte ele almıştır.

Sonuç olarak mahkûmiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemleri reddedilmiştir.

Kararın hukuki önemi

Bu karar iki önemli hususu ortaya koymaktadır.

Birincisi, aynı dosyada bulunan dijital kayıtların tamamının aynı hukuki niteliğe sahip olması gerekmez. Hukuka aykırı elde edilen ses kaydı delil olarak kullanılamazken, hukuka uygun elde edilmiş ve güvenilir bulunan mesaj içerikleri değerlendirilebilir.

İkincisi, ekran görüntüsünün ispat gücü diğer delillerle birlikte artabilir.

Dolayısıyla bir mesajın gerçekten mevcut olduğunun tespit edilmesi önemlidir. Ancak cinsel suçun işlendiği sonucuna ulaşılması için mesajın neyi kanıtladığı da ayrıca değerlendirilmelidir.

Cinsel Taciz Suçunda WhatsApp Ekran Görüntüsü Delil Olur mu?

pexels pixabay 267392 1

WhatsApp, Instagram ve diğer elektronik haberleşme araçları üzerinden gönderilen cinsel içerikli mesajlar, TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu bakımından önemli deliller arasında yer alabilir.

TCK 105/2-d maddesinde, cinsel taciz suçunun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Ancak WhatsApp üzerinden gönderilen her samimi, romantik veya iltifat niteliğindeki mesaj kendiliğinden cinsel taciz suçunu oluşturmaz. Mesajların içeriği, bağlamı, cinsel amaç taşıyıp taşımadığı ve olayın diğer özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/6991 K.

Karara konu olayda sanığın mağdura WhatsApp üzerinden birden fazla mesaj gönderdiği iddia edilmiştir.

İlk derece mahkemesi, mesajlaşmaların içeriğini ve sanığın suçlamayı kabul etmesini değerlendirerek cinsel taciz suçundan mahkûmiyet kararı vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi de mağdurun beyanları, sanığın kabulü ve mesajlara ilişkin ekran görüntülerini birlikte değerlendirmiştir.

Yargıtay incelemesinde, hükümde delillerin ve maddi olguların hukuka uygun biçimde tartışıldığı kabul edilmiş ve mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

Kararın hukuki önemi

Bu olayda yalnızca ekran görüntüleri bulunmamaktadır. Sanığın mesajları gönderdiğini kabul etmesi de önem taşımaktadır.

Dolayısıyla ekran görüntülerinin sanığın beyanıyla desteklenmesi, mesajların gerçekliğine yönelik tartışmayı azaltmıştır.

Buna karşılık sanığın hesabın kendisine ait olmadığını veya mesajları kendisinin göndermediğini ileri sürdüğü bir dosyada farklı araştırmalar yapılması gerekebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/710 K.

Başka bir dosyada sanığın mağdura farklı tarihlerde gönderdiği samimi içerikli mesajlara ilişkin ekran görüntüleri incelenmiştir.

İlk derece mahkemesi, sanığın da doğruladığı mesaj içeriklerini değerlendirerek cinsel taciz suçundan mahkûmiyet kararı vermiştir.

Aynı yargılamada çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin olarak mağdurun anlatımları, olay sonrasındaki mesajlaşmalar, adli rapor ve diğer deliller de değerlendirilmiştir.

Yargıtay, cinsel istismar suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünü onamıştır. Cinsel taciz hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde ise kanun yolu bakımından kesinlik hükümleri uygulanmıştır.

Bu ayrım önemlidir. Karar, ekran görüntüsünün cinsel taciz suçunda ilk derece mahkemesince nasıl kullanıldığını göstermektedir. Ancak Yargıtay’ın cinsel taciz hükmünü ayrıca esastan inceleyerek onadığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Cinsel İstismar Davasında Ekran Görüntüsü Delil Olabilir mi?

Çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin davalarda ekran görüntüleri iki farklı şekilde karşımıza çıkabilir.

Birinci durumda ekran görüntüsü, sanığın mağdura gönderdiği mesajları içerir. İkinci durumda ise mağdurun olay hakkında arkadaşına, ailesine veya başka bir kişiye gönderdiği mesajlar bulunmaktadır.

Bu iki durumun ispat gücü aynı değildir.

Sanığın mağdura gönderdiği ve gerçekliği doğrulanan mesajlar, içeriğine göre suçun belirli unsurlarına veya taraflar arasındaki ilişkiye ilişkin doğrudan bilgi verebilir.

Mağdurun üçüncü kişiye gönderdiği mesajlar ise çoğu zaman olayın nasıl ve ne zaman anlatıldığını göstermektedir. Bu mesajlar mağdurun beyanlarının değerlendirilmesine yardımcı olabilir ancak iddia edilen cinsel eylemi doğrudan göstermeleri gerekmez.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/5638 K.

Bu davada çocuk mağdurun üvey babası tarafından cinsel istismara uğradığı ileri sürülmüştür.

Dosya içerisinde mağdurun yaşadıklarını arkadaşına anlattığı mesajlaşmaların ekran görüntüleri bulunmaktadır.

Mahkeme, bu yazışmaları mağdurun önceki açıklamalarını destekleyen unsurlar arasında değerlendirmiştir.

Ancak mahkûmiyet kararı yalnızca söz konusu ekran görüntülerine dayanmamaktadır.

Mağdurun ayrıntılı anlatımları, olayın adli makamlara intikal biçimi, tanık ifadeleri ve diğer deliller birlikte incelenmiştir.

Yargıtay, dosya kapsamındaki değerlendirmeyi hukuka uygun bularak cinsel istismar suçuna ilişkin hükmü onamıştır.

Kararın hukuki önemi

Mağdurun bir arkadaşına gönderdiği mesaj, öncelikle mağdurun o tarihte hangi açıklamalarda bulunduğunu gösterebilir.

Ancak kişinin kendi anlatımını başka birine tekrarlaması, o anlatımın mutlaka doğru olduğunu göstermez.

Bu nedenle mahkemenin, mesajların gönderildiği tarihi, içeriğini, mağdurun sonraki beyanlarıyla ilişkisini ve diğer delilleri değerlendirmesi gerekir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/5633 K.

Karara konu başka bir olayda çocuk mağdurun bir spor eğitmeni tarafından cinsel istismara uğradığı iddia edilmiştir.

Dosyada mağdurun arkadaşlarıyla yaptığı yazışmalara ilişkin ekran görüntüleri bulunmuştur.

İlk derece mahkemesi, bu görüntüleri mağdurun ayrıntılı anlatımları, diğer mesajlaşmalar ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirmiştir.

Yargıtay, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

Bu karar da ekran görüntüsünün özellikle olay sonrasındaki anlatımların incelenmesinde destekleyici bir delil olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

Cinsel İstismar Suçlaması Beraatle Sonuçlanırken Mesajlar Cinsel Tacizi İspatlayabilir mi?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/532 K.

Karara konu dosyada çocuk mağdura yönelik cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçları değerlendirilmiştir.

İlk derece mahkemesi, cinsel istismar iddiası yönünden mağdurun anlatımlarındaki çelişkileri, olay yerinin özelliklerini ve tanıkların doğrudan görgüye dayalı bilgilerinin bulunmamasını dikkate almıştır.

Bu nedenle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat kararı verilmiştir.

Buna karşılık cinsel içerikli mesajların gönderildiği, sanığın bu mesajları kabul ettiği ve yazışmaların başka bir tanık tarafından da doğrulandığı değerlendirilerek cinsel taciz suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Yargıtay, temyize konu cinsel istismar yönünden verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık görmemiştir.

Kararın hukuki önemi

Bu dosya, cinsel suçlarda ekran görüntüsünün hangi olguyu ispat ettiğinin belirlenmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Bir kişinin cinsel içerikli mesajlar göndermiş olması, mesajların içeriğine ve koşullarına göre cinsel taciz suçuna ilişkin delil oluşturabilir.

Ancak bundan hareketle aynı kişinin ayrıca fiziksel cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği kendiliğinden kabul edilemez.

Her suçun maddi unsurları ve delilleri ayrı ayrı incelenmelidir.

Cinsel Saldırı Davasında Ekran Görüntüsü Diğer Delillerle Birlikte Nasıl Değerlendirilir?

businesswoman using mobile phone office balcony 1

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/8489 K.

Bu karara konu olayda sanığın komşusu olan mağdura mesajlar gönderdiği, ardından mağdurun evine girerek nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği ileri sürülmüştür.

Dosyada taraflar arasındaki yazışmalara ilişkin ekran fotoğrafları bulunmaktadır.

Ancak mahkûmiyet hükmü yalnızca bu görüntülere dayandırılmamıştır.

Mağdurun anlatımları, olay yeri inceleme tutanağı, genel adli muayene raporları, Adli Tıp Kurumu raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirilmiştir.

Yargıtay, nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

Aynı dosyada yağma suçuna ilişkin beraat hükmünün de korunmuş olması dikkat çekicidir.

Kararın hukuki önemi

Bir suç yönünden mahkûmiyete yeterli bulunan deliller, aynı olayda ileri sürülen başka bir suç bakımından yeterli olmayabilir.

Mahkemenin her suç için delilleri ayrı ayrı tartışması gerekir.

Bu yaklaşım, cinsel saldırı ve cinsel istismar davalarında ekran görüntülerinin bütün delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Cinsel Suçlarda Sahte Ekran Görüntüsüyle Suç İsnadında Bulunulabilir mi?

Günümüzde bir mesajlaşma uygulamasının görünümünü taklit etmek, mevcut yazışmaları değiştirmek veya gerçekte gönderilmemiş mesajları gönderilmiş gibi göstermek teknik olarak mümkündür.

Görüntü düzenleme programları, sahte hesaplar ve yapay zekâ araçları bu konuda farklı manipülasyon ihtimalleri ortaya çıkarmaktadır.

Bu nedenle özellikle sanığın mesajları açıkça inkâr ettiği dosyalarda ekran görüntüsünün gerçekliğinin araştırılması önem taşır.

Örneğin bir kişi, sanığa ait olduğunu iddia ettiği Instagram hesabından cinsel içerikli mesajlar gönderildiğini ileri sürebilir. Ancak yalnızca ekranda sanığın adının ve fotoğrafının görünmesi, hesabın gerçekten sanık tarafından kullanıldığını kanıtlamayabilir.

Bu durumda hesabın kimliği, erişilebilen hesap kayıtları, yazışmaların kaynağı, telefon incelemeleri ve diğer bilgiler değerlendirilmelidir.

Cinsel Suçlarda Sahte ekran görüntüsü nasıl tespit edilir?

Cinsel Suçlarda Sahte ekran görüntüsü iddiası bulunan davalarda, somut olayın özelliklerine göre adli bilişim incelemesi yapılması gerekebilir.

Bilirkişi incelemesinde görüntü dosyasının özellikleri, mevcutsa orijinal mesaj kayıtları, cihazdaki veriler, hesap bilgileri ve yazışmaların bütünlüğü araştırılabilir.

Ancak her değişikliğin teknik olarak mutlaka tespit edilebileceği de söylenemez. Özellikle orijinal verilere ulaşılamaması ve yalnızca görüntü dosyasının bulunması halinde inceleme imkânları sınırlı olabilir.

Ayrıca bir görüntünün üzerinde teknik manipülasyon izine rastlanmaması, görüntüdeki yazışmanın mutlaka sanık tarafından gerçekleştirildiği anlamına gelmez.

Cinsel suçlarda sahte ekran görüntüsü nedeniyle cinsel suçlamayla karşılaşan kişi ne yapmalı?

Sanığın işlemediğini ileri sürdüğü bir cinsel suçlamanın sahte mesajlarla desteklendiği düşünülüyorsa, öncelikle ekran görüntülerinin kaynağının ve gerçekliğinin araştırılması talep edilmelidir.

İmkân varsa yazışmaların bulunduğu cihazların incelenmesi, hesapların kime ait olduğunun araştırılması ve mesajların tümünün değerlendirilmesi istenebilir.

Ancak ekran görüntüsünün doğrulanamaması, şikâyetçinin mutlaka iftira attığını göstermez.

İftira suçunun oluşabilmesi için TCK’nın 267. maddesindeki koşulların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.

Bu konudaki hukuki hakları Cinsel İftira Mağdurları Hangi Hukuki Haklara Sahiptirler? başlıklı yazımızda ayrıntılı biçimde inceledik.

Cinsel Suçlarda WhatsApp Mesajlarının Silinmesi Delil Niteliğini Etkiler mi?

Cinsel suç soruşturmalarında taraflardan birinin mesajları silmiş olması sık karşılaşılan durumlardandır.

Mesajların silinmesi, daha önce alınmış ekran görüntülerinin otomatik olarak geçersiz hale gelmesine neden olmaz. Ancak mesajların gerçekliğinin araştırılmasını güçleştirebilir.

Örneğin mağdurun sunduğu görüntülerde sanığın cinsel içerikli mesajlar gönderdiği görülmesine rağmen telefondaki asıl yazışmalara ulaşılamaması mümkündür.

Bu durumda ekran görüntülerinin doğruluğu, yazışmaların karşı taraftaki kaydı, sanığın beyanları ve diğer deliller önem kazanır.

Silinen mesajların geri getirilmesi ise her zaman mümkün değildir.

Telefonun teknik özellikleri, uygulamanın çalışma biçimi, verilerin üzerine yeni bilgilerin yazılması ve mevcut yedekler, mesajların kurtarılabilmesini etkileyebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6957 sayılı kararı da orijinal yazışmalara ulaşılamamasının bazı dosyalarda ne derece önemli olabileceğini göstermektedir.

Cinsel Suçlarda Sadece Ekran Görüntüsü Varsa Ceza Verilebilir mi?

Bu soruya bütün dosyalar için geçerli olacak şekilde evet veya hayır cevabı vermek doğru değildir.

Öncelikle ekran görüntüsünün hangi suça ilişkin olduğu belirlenmelidir.

Cinsel taciz suçunda mesajın kendisi suç teşkil ettiği ileri sürülen davranış olabilir. Mesajın gerçekliği, gönderenin kimliği ve cinsel taciz suçunun unsurları yeterli kesinlikte ortaya konulmuşsa mahkûmiyet mümkün olabilir.

Cinsel saldırı veya cinsel istismar suçunda ise mesajlar genellikle başka bir olayın ispatında kullanılmaktadır. Bir kişinin mağdurla görüşmüş olması, romantik veya cinsel içerikli mesajlar göndermesi, ayrıca fiziksel cinsel saldırı veya istismar suçunu işlediğini kendiliğinden kanıtlamaz.

Bununla birlikte cinsel suçlarda mutlaka kamera kaydı, DNA veya fiziki bulgu bulunması gerektiği yönünde genel bir kural da yoktur. Mağdur beyanları ve diğer deliller somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Önemli olan mahkûmiyet için her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir ispat düzeyine ulaşılmasıdır.

Bu konuyla bağlantılı olarak Cinsel İstismarda Delil Olmadan Ceza Verilir mi? başlıklı yazımız da incelenebilir.

Cinsel Suçlarda Kesilmiş veya Eksik Ekran Görüntülerinin Delil Değeri

Bir mesajlaşmanın yalnızca birkaç satırının mahkemeye sunulması, konuşmanın anlamının yanlış değerlendirilmesine neden olabilir.

Örneğin taraflar arasında uzun süredir devam eden bir yazışmanın yalnızca son iki mesajının gösterilmesi, önceki açıklamaların ve konuşmanın bağlamının gözden kaçırılmasına yol açabilir.

Benzer şekilde bir mesajın alaycı, tehditkâr veya cinsel amaçlı olup olmadığının anlaşılması, konuşmanın öncesindeki ve sonrasındaki mesajların incelenmesini gerektirebilir.

Ancak önceki bir yakınlaşma veya rızaya dayalı mesajlaşma bulunması, sonraki her davranışa rıza gösterildiği anlamına gelmez. Özellikle çocukların cinsel istismarı suçlarında rızanın hukuki etkisi ayrıca TCK’nın 103. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir.

Bu nedenle ekran görüntülerinin yalnızca belirli bölümlerinin değil, ulaşılabildiği ölçüde konuşmanın tamamının incelenmesi önem taşımaktadır.

Cinsel Suçlarda Mağdurun Çelişkili Beyanları ile Ekran Görüntüleri Arasındaki İlişki

Cinsel suç davalarında mağdurun farklı tarihlerde verdiği ifadeler ile mesajlaşma içerikleri arasında uyumsuzluk bulunabilir.

Örneğin mağdur, ilk ifadesinde sanıkla olaydan sonra hiçbir şekilde görüşmediğini belirtmiş olabilir. Buna karşılık ekran görüntülerinde daha sonraki tarihlerde tarafların mesajlaştığı görülüyorsa bu farklılığın açıklanması gerekebilir.

Ancak olay sonrasında mesajlaşmanın devam etmiş olması da tek başına cinsel saldırının gerçekleşmediğini göstermez.

Mağdurun korku, baskı, tehdit veya başka nedenlerle iletişimini sürdürmüş olması mümkündür.

Bu nedenle mesaj içerikleri ve davranışların anlamı, somut olayın bütün özellikleri dikkate alınarak belirlenmelidir.

Aynı şekilde önemli bir çelişkinin, yalnızca mağdurun anlatımını tekrar eden başka bir ekran görüntüsüyle giderildiği de peşinen kabul edilmemelidir.

Beyanlar arasındaki uyumsuzlukların ispat üzerindeki etkisini Cinsel Suçlarda Mağdurun Çelişkili Beyanları başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak değerlendirdik.

Hukuka Aykırı Elde Edilen Ekran Görüntüsü Delil Olur mu?

Bir ekran görüntüsünün gerçek olması, mutlaka hukuka uygun elde edildiği anlamına gelmez.

Kişinin kendisine gönderilen bir mesajı muhafaza etmesi ile başka bir kişinin telefonuna veya özel hesabına izinsiz girerek yazışmalarını ele geçirmesi birbirinden farklıdır.

Özellikle üçüncü kişilerin özel hesaplarına yetkisiz erişim sağlanması, şifrelerin kullanılması veya özel yazışmaların izinsiz ele geçirilmesi, somut olayın koşullarına göre hukuka aykırı delil sorununa ve ayrıca cezai sorumluluğa yol açabilir.

Anayasa’nın 38/6. maddesi ile CMK’nın 206/2-a ve 217/2. maddeleri, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılmasına sınırlamalar getirmektedir.

Bu nedenle ekran görüntüsü bakımından iki ayrı araştırma yapılması gerekir:

İlk olarak görüntünün gerçek olup olmadığı, ikinci olarak ise hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediği değerlendirilmelidir.

Gerçek fakat hukuka aykırı elde edilmiş bir kayıt ile hukuka uygun biçimde sunulmuş fakat gerçekliği kanıtlanamamış bir ekran görüntüsü farklı hukuki sorunlar doğurur.

Cinsel İçerikli Fotoğraf ve Video Ekran Kayıtları Delil Olabilir mi?

Cinsel suç soruşturmalarında yalnızca mesajlaşmalar değil, fotoğraflar ve görüntülü konuşmalara ilişkin ekran kayıtları da önem taşıyabilir.

Özellikle cinsel şantaj ve çocukların cinsel istismarı iddialarında görüntülerin nasıl oluşturulduğu, kim tarafından kaydedildiği ve ne amaçla kullanıldığı araştırılmalıdır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/3173 K.

Karara konu olayda sanığın sosyal medya üzerinden tanıştığı mağdura kendisini jandarma personeli olarak tanıttığı, görüntülü konuşma sırasında mağdurun cinsel içerikli görüntülerini kaydettiği ve daha sonra bu görüntüler üzerinden tehditte bulunduğu ileri sürülmüştür.

Dosyada mağdurun anlatımları, tarafların mesajlaşmaları, doktor raporu ve sanığın soruşturma aşamasındaki beyanları değerlendirilmiştir.

Yargıtay incelemesi sonucunda hüküm, tekerrür uygulamasına ilişkin bölüm düzeltilerek onanmıştır.

Bu karar, ekran kaydının yalnızca bir delil değil, bazı olaylarda tehdidin veya şantajın aracı haline de gelebileceğini göstermektedir.

Ancak özellikle çocuklara ilişkin cinsel içerikli görüntülerin muhafazası ve paylaşılması ayrıca hukuki sorumluluk doğurabilir. Bu tür materyallerin başkalarına gönderilmesi yerine yetkili adli makamlara usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerekir.

Cinsel Suçlarda Ekran Görüntüsü Nasıl Delil Olarak Sunulmalıdır?

Cinsel suç soruşturmasında ekran görüntüsüne dayanacak kişi açısından en önemli husus, mevcut dijital verilerin değiştirilmeden korunmasıdır.

Mesajlaşmanın yalnızca ekran fotoğrafının alınmasıyla yetinilmemesi; mümkünse orijinal yazışmaların bulunduğu cihazın ve ilgili verilerin muhafaza edilmesi önemlidir.

Konuşmaların öncesi ve sonrasını gösteren kayıtların korunması, tarih ve saat bilgilerinin kaybolmaması ve görüntüler üzerinde değişiklik yapılmaması gerekir.

Soruşturma sırasında Cumhuriyet savcılığından veya kovuşturma aşamasında mahkemeden, somut olayın gerektirdiği teknik incelemelerin yaptırılması istenebilir.

Bu kapsamda delilin kaynağı, elde edilme koşulları ve ilgili cihazların incelenmesi değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte her telefondaki her verinin serbestçe incelenmesi mümkün değildir. Adli bilişim işlemlerinin kanuni koşullara ve ilgili arama, inceleme veya elkoyma usullerine uygun biçimde yapılması gerekir.

Cinsel Suçlarda Ekran Görüntüsüyle Suçlanan Sanığın Savunmasında Neler Araştırılmalıdır?

Cinsel suç dosyalarında ekran görüntüsüne dayalı bir isnatla karşılaşan kişi yönünden yalnızca mesajları inkâr etmek her zaman yeterli bir savunma değildir.

İsnadın içeriğine göre özellikle mesajların gerçekten gönderilip gönderilmediğinin ve kim tarafından oluşturulduğunun araştırılması önem taşır.

Ekran görüntüsünde görünen hesabın sanığa ait olup olmadığı, sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığı ve başka kişilerin erişimine açık olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Mesajların eksik veya seçilerek sunulduğu düşünülüyorsa konuşmanın tamamının incelenmesi talep edilebilir.

Ayrıca görüntünün ilk kez ne zaman oluşturulduğu, hangi cihazdan alındığı ve adli makamlara hangi yöntemle ulaştırıldığı araştırılabilir.

Ekran görüntüsü üzerinde teknik inceleme yapılmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığı da somut deliller çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6957 sayılı kararı, özellikle orijinal dijital verinin doğrulanamadığı ve diğer delillerin de mahkûmiyet için yetersiz kaldığı dosyalarda savunmanın hangi hususlara yoğunlaşabileceğini göstermektedir.

Asılsız bir cinsel suç isnadıyla karşılaşılması durumunda izlenebilecek diğer hukuki yollar, Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı? başlıklı yazımızda açıklanmıştır.

Cinsel Suçlarda Ekran Görüntüsü Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. WhatsApp ekran görüntüsü mahkemede geçerli midir?

WhatsApp ekran görüntüsü hukuka uygun elde edilmesi halinde delil olarak sunulabilir. Ancak mesajların gerçekliği, gönderen kişinin kimliği ve konuşmanın bütünlüğü önem taşır. Görüntünün sunulması, içeriğinin mutlaka doğru kabul edileceği anlamına gelmez.

2. Instagram ekran görüntüsü cinsel taciz suçunu ispatlar mı?

Instagram üzerinden gönderilen mesajlar cinsel taciz suçunun ispatında kullanılabilir. Ancak hesabın gerçekten sanık tarafından kullanıldığının ve mesajların suçun unsurlarını oluşturduğunun belirlenmesi gerekir.

3. Sanık mesajları inkâr ederse ne olur?

Mesajların inkâr edilmesi, ekran görüntülerini kendiliğinden geçersiz hale getirmez. Bununla birlikte inkârın niteliğine göre hesap, cihaz ve mesaj içerikleri üzerinde araştırma yapılması gerekebilir. Diğer delillerin ispat gücü de değerlendirilir.

4. Ekran görüntüsünün orijinali yoksa delil kabul edilir mi?

Orijinal yazışmaya ulaşılamaması, delilin güvenilirliği açısından önemli bir sorun oluşturabilir. Ancak her dosyada otomatik olarak delilin reddedileceği söylenemez. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6957 sayılı kararında, orijinal mesajların doğrulanamaması ve dosyanın diğer özellikleri birlikte değerlendirilerek ekran görüntüleri hükme esas alınmamıştır.

5. Eski mesajların ekran görüntüsü delil olur mu?

Bir mesajın eski tarihli olması, tek başına delil niteliğini ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte suç tarihi, zamanaşımı, şikâyet süresi ve mesajın diğer delillerle ilişkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

6. Ekran görüntüsünün sahte olduğu nasıl ispatlanır?

Gerekli görüldüğünde adli bilişim bilirkişisi incelemesi yapılabilir. Orijinal veriler, hesap bilgileri, cihaz kayıtları ve mevcut diğer bilgiler araştırılabilir. Ancak görüntünün sahte veya gerçek olduğu her olayda teknik olarak kesin biçimde belirlenemeyebilir.

7. Ekran görüntüsüyle cinsel istismar suçundan tutuklama olur mu?

Ekran görüntüleri, diğer delillerle birlikte kuvvetli suç şüphesinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak tutuklama için yalnızca bir ekran görüntüsünün sunulması yeterli kabul edilemez. CMK’nın 100 ve devamındaki koşulların, tutuklama nedenlerinin ve ölçülülük ilkesinin somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir.

8. Ekran görüntüsü dışında delil yoksa beraat kararı verilir mi?

Yalnızca ekran görüntüsü bulunması her durumda beraat sonucunu doğurmaz. Önemli olan ekran görüntüsünün gerçekliği, içeriği ve ispat ettiği olgudur. Suçun işlendiği her türlü makul şüpheden uzak biçimde ortaya konulamıyorsa CMK 223/2-e kapsamında beraat kararı verilmesi gerekir.

Cinsel Suçlarda Ekran Görüntülerinin İspat Gücü ve Ceza Avukatının Rolü

front view blurry lawyer working 15 1

Cinsel suçlarda ekran görüntüsü önemli bir delil olabilir. Özellikle WhatsApp ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen cinsel taciz suçlarında mesajlaşma içerikleri doğrudan suçlamanın konusu haline gelebilir.

Buna karşılık cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarında ekran görüntüleri çoğu zaman iddia edilen olayın öncesine, sonrasına veya taraflar arasındaki iletişime ilişkin bilgi vermektedir.

Yargıtay kararları incelendiğinde iki farklı sonuca ulaşıldığı görülmektedir.

Bir yandan mesajların gerçekliği ve diğer delillerle uyumluluğu ortaya konulduğunda ekran görüntüleri mahkûmiyet kararında değerlendirilebilmektedir.

Diğer yandan orijinal yazışmalara ulaşılamaması, dijital görüntülerin güvenilirliğinin doğrulanamaması ve diğer delillerin yetersiz kalması durumunda ekran görüntülerine dayanılarak mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı olabilmektedir.

Sonuç olarak cinsel suçlarda belirleyici mesele, ekran görüntüsünün dosyada bulunması değil; hukuka uygun şekilde elde edilmiş, güvenilir ve isnat edilen suçun ispatına elverişli bir delil olup olmadığıdır.

Bu nedenle ekran görüntülerine dayalı cinsel suç soruşturma ve kovuşturmalarında, dijital delillerin teknik özellikleri ile ceza muhakemesinin ispat kuralları birlikte değerlendirilmelidir.

Av. Harun Karadağ