Cinsel İftira Mağdurları Hangi Hukuki Haklara Sahiptirler?

Avukat Harun Karadağ

Son Güncelleme: 24 Eylül 2026

Cinsel iftira mağdurları; öncelikle haklarındaki asılsız cinsel suç isnadını çürütme ve lehlerine olan delillerin toplanmasını isteme, şartları oluştuğunda iftira atan kişi hakkında suç duyurusunda bulunma, maddi ve manevi tazminat talep etme ve haksız yakalama veya tutuklama gibi koruma tedbirlerine maruz kalmışlarsa Devletten tazminat isteme hakkına sahip olabilirler.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Bir kişinin cinsel saldırı, cinsel istismar veya cinsel taciz suçundan beraat etmesi ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, şikâyetçinin otomatik olarak iftira suçunu işlediği anlamına gelmez. Cinsel iftira suçunun oluşabilmesi için kişinin, isnatta bulunduğu kimsenin bu fiili işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılması amacıyla hareket etmesi gerekir.

Bu nedenle cinsel iftira mağdurları açısından iki ayrı hukuki süreç gündeme gelebilir:

  • Öncelikle cinsel suç iddiasının gerçeği yansıtmadığının ortaya konulması,
  • Daha sonra şartları mevcutsa iftirada bulunan kişi hakkında ceza ve tazminat yollarına başvurulması.

Özellikle cinsel suçlarda yüksek hapis cezaları öngörülmesi ve kimi olaylarda mağdur beyanının önemli delil niteliğinde kabul edilmesi nedeniyle, asılsız cinsel suçlamaya karşı savunmanın soruşturmanın ilk aşamasından itibaren doğru şekilde kurulması büyük önem taşımaktadır.

Cinsel suç isnadıyla karşılaşan kişinin ilk aşamada atabileceği adımları daha ayrıntılı olarak Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı? başlıklı yazımızda ayrıca ele aldık.

Cinsel İftira Mağdurlarının Hukuki Hakları Nelerdir?

Cinsel saldırı, cinsel istismar veya cinsel taciz gibi bir suçu işlemediği halde bu suçlardan biriyle itham edilen kişinin somut olayın özelliklerine göre başvurabileceği başlıca hukuki yollar şunlardır:

1. Asılsız Cinsel Suç İddiasını Çürütmek İçin Delil Toplanmasını İsteme

Hakkında soruşturma yürütülen şüpheli veya dava açılmışsa sanık;

  • mesaj ve WhatsApp yazışmalarının,
  • telefon ve HTS kayıtlarının,
  • kamera görüntülerinin,
  • otel ve konaklama kayıtlarının,
  • tanık ifadelerinin,
  • sosyal medya yazışmalarının,
  • konum ve seyahat bilgilerinin,
  • adli muayene ve Adli Tıp raporlarının,
  • gerektiğinde DNA ve biyolojik bulguların araştırılmasını ve değerlendirilmesini isteyebilir.

Cinsel suçlarda yalnızca iddia üzerine hareket edilmemeli; ulaşılması mümkün objektif deliller varsa bunların da araştırılması gerekir.

Bu konuyu ayrıntılı olarak ele aldığımız Cinsel Suçlarda Somut Delil ve Cinsel İstismarda Delil Olmadan Ceza Verilir mi? başlıklı yazılarımız da incelenebilir.

2. Cinsel İftira Atan Kişi Hakkında Suç Duyurusunda Bulunma

Cinsel suç isnadının gerçeğe aykırı olduğunun ortaya çıkması ve şikâyetçinin de isnat ettiği olayın yaşanmadığını bildiğinin anlaşılması halinde TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu gündeme gelebilir.

Bu durumda cinsel iftira mağduru Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak iftirada bulunduğunu düşündüğü kişi hakkında soruşturma yapılmasını talep edebilir.

Ancak yalnızca beraat veya takipsizlik kararının bulunması çoğu zaman yeterli değildir. İftira suçunun ayrıca kendi unsurları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

Cinsel taciz isnadı özelinde iftira iddiasının nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda Cinsel Taciz İftirası başlıklı yazımızda daha ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

3. Maddi Tazminat Talep Etme

Cinsel iftira nedeniyle kişinin ekonomik bir zarara uğraması mümkündür.

Örneğin kişi;

  • işini kaybetmiş,
  • ticari faaliyetleri zarar görmüş,
  • gelir kaybına uğramış,
  • yaptığı masraflar nedeniyle malvarlığında azalma meydana gelmiş olabilir.

İftira ile ortaya çıkan maddi zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması halinde zararın tazmini talep edilebilir.

4. Manevi Tazminat Talep Etme

Cinsel suç isnatları kişinin itibarı, aile hayatı ve sosyal çevresi üzerinde son derece ağır sonuçlara yol açabilmektedir.

Hiç işlemediği halde cinsel saldırı veya çocuk istismarı gibi ağır bir suçla itham edilen kişi;

  • ailesi tarafından dışlanabilir,
  • sosyal çevresinde itibar kaybedebilir,
  • evlilik veya aile hayatında sorun yaşayabilir,
  • uzun süre ağır bir ceza tehdidi altında kalabilir.

Somut olayın koşulları mevcutsa iftirada bulunan kişiye karşı manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir.

5. Haksız Yakalama veya Tutuklama Nedeniyle Devletten Tazminat İsteme

Cinsel iftira nedeniyle gözaltına alınan veya tutuklanan bir kişi hakkında sonradan kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilmesi halinde CMK’nın koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.

Dolayısıyla aynı olayda birbirinden farklı iki tazminat hukuku ilişkisi ortaya çıkabilir:

İftirada bulunan kişiye karşı maddi ve manevi tazminat talebi ile kanundaki şartların gerçekleşmesi halinde koruma tedbiri nedeniyle Devlete karşı tazminat talebi birbirinden farklı hukuki yollardır.

Cinsel İftira Suçu Hangi Durumlarda Oluşur?

Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde iftira suçu düzenlenmiştir.

İftira suçunun temel şeklinde fail; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da kanunda öngörülen biçimde, işlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmekte ve hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Cinsel iftira bakımından isnat edilen eylem;

  • cinsel saldırı,
  • çocuğun cinsel istismarı,
  • cinsel taciz,
  • sarkıntılık gibi cinsel dokunulmazlığa karşı bir suç olabilir.

İsnat edilen cinsel eylem gerçekte hiç gerçekleşmemiş olabileceği gibi bir cinsel eylem yaşanmış fakat şikâyet edilen kişi tarafından gerçekleştirilmemiş de olabilir.

Örneğin bir kişinin başka biriyle yaşadığı bir olayı bilerek üçüncü bir kişiye isnat etmesi de şartları varsa iftira suçuna yol açabilir.

Cinsel İftirada Kasıt Önemlidir

Cinsel iftira suçunun en önemli unsurlarından biri, şikâyetçinin suç isnadında bulunduğu kişinin o fiili işlemediğini bilmesidir.

Başka bir anlatımla, kişinin gerçekten suç işlendiğini düşünerek şikâyette bulunması ile bir kişinin suçsuz olduğunu bildiği halde ona suç isnat etmesi aynı değildir.

Yalnızca iddianın sonradan ispatlanamaması yeterli olmayıp kişinin suçsuz olduğunu bile bile isnatta bulunduğunun ortaya konulması gerekir.

Her Asılsız Cinsel Suç Şikâyeti İftira mıdır?

Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, cinsel suçtan beraat eden kişinin kendisini şikâyet eden kişinin mutlaka iftira suçundan cezalandırılacağını düşünmesidir.

Oysa;

  • kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi,
  • beraat kararı çıkması,
  • şikâyetçinin iddiasının ispatlanamaması tek başına iftira suçunun oluştuğunu göstermez.

Şikâyetçi gerçekten yaşandığını düşündüğü bir olayı yanlış değerlendirmiş olabilir. Olayı farklı algılamış olabilir. Şüphesini yetkili makamlara bildirmiş fakat iddiası daha sonra doğrulanamamış olabilir.

Buna karşılık şikâyetçinin olayın meydana gelmediğini veya şikâyet ettiği kişinin bu olayı gerçekleştirmediğini bildiği halde bilinçli biçimde suç isnadında bulunduğunun ortaya çıkması halinde durum farklıdır.

Dolayısıyla cinsel iftira dosyalarında asıl araştırılması gereken hususlardan biri şikâyetçinin iftira kastıyla hareket edip etmediğidir.

Bana Cinsel İftira Atıldı, İlk Olarak Ne Yapmalıyım?

Cinsel suçlamaya maruz kalan kişinin ilk tepkisi çoğu zaman panik ve öfke olmaktadır. Ancak özellikle soruşturmanın başlangıcında yapılabilecek hatalar sonraki süreçte telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle öncelikle;

  1. İsnadın tam olarak ne olduğu öğrenilmelidir.
    Olay tarihi, yer, iddia edilen eylem ve şikâyetçinin anlatımı ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
  2. İlk ifade gelişigüzel verilmemelidir.
    Cinsel suç dosyalarında ilk savunma sonraki aşamalarda önem kazanabilir.
  3. Lehe deliller kaybolmadan tespit edilmelidir.
    Kamera görüntüsü gibi bazı deliller kısa süre içerisinde silinebilir.
  4. Mesaj ve sosyal medya yazışmaları korunmalıdır.
    Özellikle taraflar arasında daha önce rızaya dayalı bir ilişki bulunup bulunmadığı bazı dosyalarda önem taşıyabilir.
  5. Tanıklar belirlenmelidir.
    Olay öncesi ve sonrasını bilen kişiler doğrudan olaya şahit olmasalar bile dosyanın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
  6. Şikâyetçiyle sonradan yapılacak kontrolsüz iletişimden kaçınılmalıdır.
    Öfkeyle gönderilen mesajlar başka soruşturmalara veya yanlış değerlendirmelere yol açabilir.

Bu aşamada yapılması gereken işlemleri daha ayrıntılı biçimde anlattığımız Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı? başlıklı yazımız da incelenebilir.

Cinsel İftira Nasıl Kanıtlanır?

Cinsel iftiranın kanıtlanması çoğu zaman iki aşamalı bir değerlendirmeyi gerektirir.

İlk olarak isnat edilen cinsel suçun gerçekten meydana gelip gelmediği araştırılır.

İkinci olarak ise şikâyetçinin, hakkında şikâyette bulunduğu kişinin suçsuz olduğunu bildiği halde hareket edip etmediği incelenir.

Cinsel İftira Dosyalarında Hangi Deliller Önemlidir?

Somut olayın özelliklerine göre;

Mesaj kayıtları: Tarafların olaydan önceki ve sonraki yazışmaları olayın gerçek niteliğini gösterebilir.

Kamera kayıtları: Tarafların olay saatindeki konumları veya olay sonrasındaki davranışları hakkında önemli bilgiler verebilir.

HTS ve telefon kayıtları: Tarafların belirli zamanlarda birbirleriyle iletişim kurup kurmadığının veya bazı durumlarda konumlarının araştırılmasına yardımcı olabilir.

Tanık beyanları: Taraflar arasındaki ilişkiyi, olay öncesinde yaşananları veya şikâyetçinin sonradan yaptığı açıklamaları bilen tanıkların ifadeleri önemli olabilir.

Adli raporlar: Şikâyetçinin anlatımıyla tıbbi bulgular arasında uyum bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.

DNA ve diğer biyolojik bulgular: Özellikle fiziksel temas iddiasının bulunduğu dosyalarda önem taşıyabilir. Ancak DNA bulunması tek başına ilişkinin rızaya dayalı olup olmadığını her zaman göstermez.

Şikâyetçinin aşamalardaki beyanları: Şikâyetçinin kolluk, savcılık, Çocuk İzlem Merkezi veya mahkeme aşamalarında verdiği ifadeler arasında ciddi çelişkiler bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Cinsel suçlarda hangi bulguların gerçekten “somut delil” sayılabileceği konusunda Cinsel Suçlarda Somut Delil başlıklı yazımız da ayrıntılı bir değerlendirme içermektedir.

Cinsel Suçlarda Sadece Mağdur Beyanı Yeterli midir?

Cinsel suçların önemli bir kısmı kapalı alanlarda ve üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda işlendiğinden her dosyada kamera kaydı, DNA veya görgü tanığı bulunması mümkün değildir.

Bu nedenle mağdurun beyanı cinsel suçlarda önemli bir delildir.

Ancak bu durum mağdur tarafından söylenen her sözün başka hiçbir araştırma yapılmaksızın doğru kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Mağdur beyanının;

  • kendi içerisinde tutarlı olup olmadığı,
  • aşamalarda değişip değişmediği,
  • hayatın olağan akışıyla uyumu,
  • teknik ve bilimsel delillerle çelişip çelişmediği,
  • taraflar arasında daha önceden husumet bulunup bulunmadığı,
  • olay öncesi ve sonrası davranışlarla uyumu somut olayın özellikleri içerisinde değerlendirilmelidir.

Nitekim Cinsel Suçlarda Somut Delil başlıklı yazımızda da açıkladığımız üzere, ulaşılması mümkün objektif deliller mevcutsa bunların araştırılması gerekir.

Özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar iddialarında, doğrudan fiziksel delil bulunmayan dosyalarda ispat değerlendirmesinin nasıl yapılabileceğini Cinsel İstismarda Delil Olmadan Ceza Verilir mi? başlıklı yazımızda ayrıca ele aldık.

Bu nedenle “cinsel suçlarda her zaman kadının beyanı esastır” şeklindeki mutlak bir yaklaşım hukuken doğru değildir.

Aynı şekilde “somut delil yoksa mutlaka beraat kararı verilmelidir” şeklinde her olay için geçerli bir kuraldan da söz etmek mümkün değildir.

Her dosya kendi delilleri ve koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.

Cinsel İftira Nedeniyle Tutuklanan Kişinin Hakları Nelerdir?

Cinsel suçların bazıları bakımından öngörülen cezaların yüksek olması nedeniyle tutuklama tedbirine başvurulabildiği görülmektedir.

Ancak tutuklama bir ceza değil, kanunda öngörülen koşullar altında başvurulabilecek bir koruma tedbiridir.

Cinsel iftira nedeniyle tutuklandığını düşünen kişinin öncelikli amacı suçlamayı çürütecek delillerin toplanmasını sağlamak olmalıdır.

Sonradan kişinin isnat edilen suçu işlemediği ortaya çıkar ve hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse, somut olayın koşullarına göre;

  • iftira atan kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması,
  • iftirada bulunan kişiye karşı maddi ve manevi tazminat talep edilmesi,
  • CMK’daki şartların gerçekleşmesi halinde Devletten koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istenmesi gündeme gelebilir.

Boşanma Davalarında Cinsel İftira

Uygulamada cinsel suç iddialarının boşanma ve velayet uyuşmazlıkları sırasında da ortaya çıkabildiği görülmektedir.

Taraflar arasındaki yoğun husumet, cinsel suç isnadının doğru olup olmadığı değerlendirilirken tek başına belirleyici değildir; ancak diğer delillerle birlikte dikkate alınabilir.

Özellikle;

  • velayet uyuşmazlığı,
  • çekişmeli boşanma,
  • mal paylaşımı,
  • nafaka uyuşmazlığı,
  • ayrılık sonrasında yaşanan husumet bulunan olaylarda şikâyetin zamanı ve ortaya çıkış biçimi ayrıca incelenmelidir.

Bununla birlikte taraflar arasında boşanma davası bulunması da tek başına cinsel suç iddiasının iftira olduğu anlamına gelmez.

Asıl önemli olan, isnadın doğruluğunu veya yanlışlığını ortaya koyabilecek somut delillerin değerlendirilmesidir.

Kadının Erkeğe Cinsel İftira Atması Suç mudur?

İftira suçunda fail veya mağdurun kadın ya da erkek olması açısından kanunda bir farklılık bulunmamaktadır.

Bir kadın, işlemediğini bildiği halde bir erkeğe cinsel suç isnadında bulunursa şartları gerçekleştiğinde iftira suçu oluşabileceği gibi aynı durum erkeğin kadına veya aynı cinsiyetteki kişilerin birbirlerine yönelik isnatları bakımından da geçerlidir.

Burada belirleyici olan cinsiyet değil, TCK m.267’deki suçun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Cinsel İftira Atmanın Cezası Ne Kadardır?

TCK m.267’ye göre iftira suçunun temel şeklinin cezası bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır.

Ancak iftiranın sonuçlarına ve işleniş biçimine göre ceza ağırlaşabilir.

Örneğin fail suç isnadını desteklemek amacıyla maddi eser ve delilleri kendisi uydurmuşsa ceza artırılır.

İftira nedeniyle mağdur hakkında gözaltı veya tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanması da kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

Mağdur iftira nedeniyle gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa iftirada bulunan kişinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümler uyarınca dolaylı fail olarak sorumluluğu da gündeme gelebilir.

Dolayısıyla cinsel suç isnadının ortaya çıkardığı sonuçlar ağırlaştıkça iftira eden kişinin cezai sorumluluğu da önemli ölçüde ağırlaşabilir.

Cinsel İftira Suçu Şikâyete Tabi midir?

Hayır, iftira suçu şikâyete bağlı suçlardan değildir.

Bu nedenle yetkili makamların suçtan haberdar olması halinde soruşturma resen yürütülebilir.

Mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de şikâyete bağlı suçlarda olduğu gibi kamu davasının sona ermesi sonucunu doğurmaz.

İftira suçu uzlaştırma kapsamında da değildir.

Cinsel İftira Davasına Hangi Mahkeme Bakar?

İftira suçu bakımından görevli mahkeme kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir.

Ancak suç duyurusu öncelikle yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır. Savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda yeterli şüpheye ulaşılırsa iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.

Cinsel İftirada Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Cinsel iftira bakımından dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri zamanaşımının başlangıç tarihidir.

TCK m.267/8’e göre:

İftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun isnat edilen fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren başlar.

Bu nedenle zamanaşımının başlangıcını doğrudan “iftiranın atıldığı tarih” olarak kabul etmek doğru değildir.

Örneğin cinsel suç isnadı nedeniyle yıllarca yargılanan bir kişinin söz konusu fiili işlemediği kesinleşen beraat kararıyla ortaya çıkmışsa zamanaşımı hesabında bu özel düzenleme göz önünde bulundurulmalıdır.

Cinsel İftirada Etkin Pişmanlık Var mıdır?

Evet. TCK m.269’da iftira suçu bakımından özel etkin pişmanlık hükümleri bulunmaktadır.

İftirada bulunan kişinin gerçeği açıklayarak iftirasından dönmesi halinde, bunu yaptığı aşamaya göre cezasında farklı oranlarda indirim gündeme gelebilir.

Örneğin iftiradan mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce dönülmesi halinde indirim daha yüksekken, soruşturma veya kovuşturma ilerledikçe uygulanabilecek indirim oranı değişmektedir.

Dolayısıyla iftirayı atan kişinin daha sonra gerçeği açıklaması suçun hiç oluşmadığı anlamına gelmez; fakat şartları mevcutsa cezada indirim nedeni olabilir.

Cinsel İftira Mağdurları Hakkında Yargıtay Kararları

Cinsel iftira dosyalarında iki farklı Yargıtay yaklaşımının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bir taraftan gerçekten işlemediğini bildiği halde başka bir kişiye cinsel suç isnat eden kişinin iftira suçundan cezalandırılması gerekir.

Diğer taraftan yalnızca şikâyetin kanıtlanamamasından hareketle şikâyetçinin otomatik olarak iftira suçundan cezalandırılması da mümkün değildir.

İşlemediğini Bildiği Kişiye Cinsel İstismar İsnadı

Yargıtay kararlarından birinde, sanıkların suçsuz olduğunu bildikleri kişiye cinsel istismar isnadında bulunarak hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamaları değerlendirilmiştir.

Tanık anlatımları, soruşturma sonucu ve dosyanın diğer delilleri birlikte değerlendirildiğinde Yargıtay, kişinin işlemediği bilinen bir cinsel suçun bilinçli biçimde isnat edilmesinin iftira suçunu oluşturabileceğini kabul etmiştir.

Buradaki önemli nokta yalnızca cinsel istismar iddiasının kanıtlanamamış olması değil; şikâyet edilen kişinin suçu işlemediğinin şikâyetçiler tarafından bilinmesine rağmen isnadın yapılmış olmasıdır.

Cinsel Saldırı ve Zorla Alıkoyma İftirası

Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararında; bazı kişilerin kendisini kaçırdığı, hürriyetinden yoksun bıraktığı, cinsel saldırıda bulunduğu ve para karşılığı başka kişilere sattığı yönünde şikâyette bulunan sanığın iddiaları incelenmiştir.

Dosyadaki deliller doğrultusunda isnatların bilerek gerçeğe aykırı yapıldığı sonucuna ulaşılması üzerine Yargıtay, iftira suçunun unsurlarının oluştuğu yönünde değerlendirme yapmıştır.

Bu tür dosyalarda birden fazla ağır suç isnadının aynı anda yapılması, ortaya çıkan cezai sonuçları daha da ağırlaştırabilmektedir.

Rıza ile Birliktelik Sonrasında Cinsel Saldırı İsnadı

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2014/9124 sayılı kararında, rıza ile gerçekleştiği kabul edilen cinsel birlikteliğin daha sonra zorla gerçekleştiği iddiasıyla şikâyete konu edilmesi değerlendirilmiştir.

Yargıtay, kişinin olayın gerçeğini bilmesine rağmen karşı tarafın zorla cinsel ilişkiye girdiği yönünde isnatta bulunmasını iftira suçu açısından değerlendirmiştir.

Bu karar özellikle tarafların geçmiş ilişkisi, olay öncesi ve sonrası davranışları ile yazışmalarının neden önemli olabileceğini göstermektedir.

Bununla birlikte her “rıza vardı” savunmasının doğru olduğu veya sonradan yapılan her cinsel saldırı şikâyetinin iftira olduğu şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. Her olay kendi delilleriyle değerlendirilmelidir.

Anayasal Şikâyet Hakkı ve Cinsel İftira Ayrımı

Yargıtay 14. Ceza Dairesi kararında ise farklı yönde bir değerlendirme bulunmaktadır.

Yargıtay, isnadın ispatlanamamış olmasının her durumda iftira suçunu doğurmayacağını; kişinin Anayasa ile güvence altına alınan şikâyet hakkını kullanmış olabileceğini değerlendirmiştir.

Bu yaklaşım cinsel iftira suçunun sınırlarının belirlenmesinde son derece önemlidir.

Çünkü beraat kararı = iftira suçu şeklinde otomatik bir denklem kurulamaz.

İftiradan söz edebilmek için şikâyetçinin kişinin suçsuz olduğunu bildiği halde onu suçlamak amacıyla hareket ettiğinin de ortaya konulması gerekir.

Cinsel İftira Davalarında Ceza Avukatının Önemi

front view blurry lawyer working 4 1

Cinsel suç dosyaları ceza hukukunun ispat bakımından en güç dosya türleri arasında yer almaktadır.

Bazı olaylarda fiziki veya teknik deliller güçlü olmasına rağmen, bazı dosyalarda yargılama büyük ölçüde tarafların beyanları üzerinden yürümektedir.

Bu nedenle;

  • mağdur beyanlarındaki çelişkilerin tespiti,
  • kamera ve telefon kayıtlarının zamanında istenmesi,
  • dijital yazışmaların değerlendirilmesi,
  • adli raporların iddiayla uyumunun incelenmesi,
  • tanıkların belirlenmesi,
  • emsal Yargıtay kararlarının somut olaya uygulanması yargılamanın sonucu bakımından önem taşıyabilir.

Özellikle işlemediği halde cinsel suçla itham edilen kişinin soruşturmanın başından itibaren savunmasını doğru kurması gerekmektedir. Cinsel suçlarda ilk ifadede yapılan bir hata veya zamanında talep edilmeyen kamera kaydı daha sonraki aşamada giderilemeyebilir.

Cinsel suçlamaya karşı ilk aşamada nasıl hareket edilmesi gerektiği için Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı?; cinsel taciz isnadı özelindeki sorunlar için Cinsel Taciz İftirası; delil değerlendirmesi bakımından ise Cinsel Suçlarda Somut Delil ve Cinsel İstismarda Delil Olmadan Ceza Verilir mi? başlıklı yazılarımız da incelenebilir.

Cinsel İftira Mağdurları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Cinsel iftiraya uğradım, ne yapmalıyım?

Öncelikle suçlamanın ayrıntıları öğrenilmeli ve lehe delillerin kaybolması engellenmelidir. Mesajlar, kamera kayıtları, HTS kayıtları, tanıklar ve adli raporlar somut olayın özelliklerine göre araştırılmalıdır. Asılsız olduğu düşünülen suçlamaya ilişkin savunma tamamlanmadan yalnızca karşı taraf hakkında suç duyurusuna odaklanmak doğru olmayabilir.

Bu konuda izlenebilecek yol haritasını Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı? başlıklı yazımızda daha ayrıntılı ele aldık.

Beraat edersem şikâyetçi iftiradan ceza alır mı?

Hayır. Beraat kararı tek başına şikâyetçinin iftira suçunu işlediğini göstermez. Şikâyetçinin suç isnat ettiği kişinin suçu işlemediğini bildiği halde bilinçli olarak hareket ettiğinin de ortaya konulması gerekir.

Cinsel iftira nasıl ispatlanır?

Mesajlar, kamera görüntüleri, telefon kayıtları, tanık anlatımları, sosyal medya yazışmaları, adli raporlar, DNA bulguları ve şikâyetçinin aşamalardaki çelişkili ifadeleri somut olayın özelliklerine göre önemli olabilir.

Delil türlerinin cinsel suç dosyalarında nasıl değerlendirildiği konusunda Cinsel Suçlarda Somut Delil başlıklı yazımız da incelenebilir.

Cinsel iftira atmanın cezası nedir?

TCK m.267’ye göre iftira suçunun temel şeklinin cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Delil uydurulması veya mağdur hakkında bazı koruma tedbirlerinin uygulanması gibi durumlarda ceza ve failin sorumluluğu ağırlaşabilir.

Cinsel iftira şikâyete tabi midir?

Hayır. İftira suçu şikâyete tabi değildir ve şartları oluştuğunda soruşturma resen yürütülür.

Cinsel iftirada uzlaşma var mıdır?

İftira suçu uzlaştırma kapsamında değildir.

Cinsel iftira nedeniyle tazminat alınabilir mi?

Şartları mevcutsa iftirada bulunan kişiden maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Ayrıca haksız yakalama veya tutuklama gibi durumlarda CMK’da öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde Devlete karşı da tazminat istemi gündeme gelebilir.

Cinsel iftirada zamanaşımı ne zaman başlar?

TCK m.267/8 uyarınca iftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun isnat edilen fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren başlar.

Şikâyetçi sonradan ifadesini değiştirirse ne olur?

Şikâyetçinin sonradan gerçeği açıklaması dosyada önemli bir delil olabilir. Ayrıca TCK m.269’daki şartların bulunması halinde iftira suçu yönünden etkin pişmanlık hükümleri gündeme gelebilir. Bununla birlikte beyan değişikliği tek başına her durumda önceki beyanın iftira olduğunu göstermez.

Sonuç

Cinsel iftira mağduru olmak, kişinin özgürlüğünü, ailesini, mesleğini ve toplumdaki itibarını etkileyebilecek son derece ciddi sonuçlara yol açabilir.

Ancak cinsel suç isnadının sonradan kanıtlanamamış olması ile bilinçli şekilde cinsel iftirada bulunulması birbirinden ayrılmalıdır.

Cinsel iftira mağdurlarının öncelikle haklarındaki asılsız iddiayı somut delillerle çürütmeye çalışmaları; suçsuzluklarının ortaya çıkmasının ardından olayın özelliklerine göre iftira suçundan soruşturma yapılmasını, maddi ve manevi zararlarının giderilmesini ve şartları varsa koruma tedbirleri nedeniyle tazminat haklarını değerlendirmeleri mümkündür.

Özellikle cinsel suç dosyalarında mağdur beyanı, teknik deliller, taraflar arasındaki önceki ilişki, mesaj içerikleri, kamera ve HTS kayıtları ile adli raporlar birlikte değerlendirilmelidir. Amaç ne gerçek cinsel suç mağdurlarının korunmasından vazgeçmek ne de işlemediği bir cinsel suç nedeniyle bir kişinin mahkûm edilmesine yol açmaktır. Ceza yargılamasında esas olan, her somut olayda maddi gerçeğin hukuka uygun delillerle ortaya çıkarılmasıdır.

Cinsel Suçlar , cinsel istismar iftirası ve cinsel iftira mağdurlarının hukuki hakları konusunda Cinsel Suçlar Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.