Cinsel Suçlarda Husumet Beraat Sebebi mi?

Av. Harun Karadağ

Mağdur ile sanık arasında cinsel suçlarda husumet bulunması, suç isnadının güvenilirliğinin değerlendirilmesinde önemli bir husustur. Özellikle cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz davalarında taraflar arasında geçmişten kaynaklanan anlaşmazlıkların bulunması, mağdur beyanının hangi ölçüde hükme esas alınabileceği konusunda tartışmalara neden olabilmektedir.

Cinsel suçlarda çoğu zaman olayın doğrudan görgü tanığı bulunmamaktadır. Bu nedenle mağdurun anlatımları, sanığın savunması, adli raporlar ve diğer deliller yargılamanın sonucunu belirleyebilmektedir. Ancak mağdur ile sanık arasında önceden ciddi bir husumet bulunması, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını gerektirebilir.

Yargıtay kararları incelendiğinde; boşanma, velayet, nafaka, miras, alacak verecek ilişkisi, işten çıkarma, komşuluk anlaşmazlıkları ve aile içi çatışmalar nedeniyle ortaya çıkan husumetlerin cinsel suç davalarında değerlendirildiği görülmektedir.

Ancak taraflar arasında husumet bulunması tek başına beraat sebebi değildir. Husumetin niteliği, ne zaman başladığı, suç isnadıyla bağlantısı ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazıda, cinsel suçlarda husumetin hukuki önemini, husumetin nasıl ispatlanabileceğini, hangi durumlarda beraat kararı verilebileceğini ve Yargıtay’ın konuya ilişkin kararlarını inceleyeceğiz.

Cinsel Suçlarda Husumet Ne Anlama Gelir?

Ceza yargılamasında husumet; mağdur, müşteki, sanık veya olayla ilgili tanıklar arasında daha önceden ortaya çıkmış düşmanlık, çekişme, menfaat çatışması ya da ciddi anlaşmazlıkları ifade eder.

Husumet farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Örneğin:

  • Boşanma, velayet veya nafaka konusunda anlaşmazlık yaşanması,
  • Taraflardan birinin diğerine borçlu olması,
  • Miras veya mal paylaşımı nedeniyle uyuşmazlık bulunması,
  • İşçi ile işveren arasında işten çıkarma nedeniyle anlaşmazlık yaşanması,
  • Duygusal ilişkinin sona ermesi nedeniyle tarafların birbirine karşı öfke duyması,
  • Komşular arasında uzun süredir devam eden tartışmaların bulunması,
  • Aileler arasında geçmişten gelen ciddi anlaşmazlıkların yaşanması,
  • Sanığın daha önce mağdur veya yakınları hakkında şikâyette bulunması.

Bununla birlikte her tartışma veya anlaşmazlığın cinsel suç isnadını etkileyen bir husumet olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Örneğin taraflar arasında yıllar önce yaşanmış küçük bir tartışmanın, sonradan ileri sürülen cinsel saldırı suçlamasının gerçeğe aykırı olduğunu göstermesi beklenemez.

Buna karşılık sanık hakkında cinsel suç isnadında bulunulmadan kısa süre önce ciddi tehditlerin gerçekleşmiş olması, taraflar arasında devam eden bir davanın bulunması veya suçlamada bulunan kişinin sanığın cezalandırılması yönünde önceden açıklamalar yapmış olması, delillerin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Burada araştırılması gereken temel mesele, husumetin suç isnadının güvenilirliğini etkileyebilecek somut bir neden oluşturup oluşturmadığıdır.

Cinsel Suçlarda Husumet Varsa Beraat Kararı Verilir mi?

Cinsel suçlarda husumetin bulunması, sanığın mutlaka beraat edeceği anlamına gelmez.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesi gereğince mahkeme, hukuka uygun olarak elde edilen ve duruşmada tartışılan delilleri değerlendirerek karar verir.

Sanığın cezalandırılabilmesi için üzerine atılı suçun her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir.

CMK’nın 223/2-e maddesi ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması halinde beraat kararı verilmesini öngörmektedir.

Dolayısıyla cinsel suçlarda husumetin bulunması üç farklı sonuca yol açabilir.

Birinci ihtimal: Taraflar arasında ciddi husumet bulunmasına rağmen mağdurun beyanları tutarlıysa ve suçun işlendiği başka delillerle de ortaya konuluyorsa mahkûmiyet kararı verilebilir.

İkinci ihtimal: Husumetin varlığına, mağdurun çelişkili anlatımları ve iddiayı destekleyen yeterli delilin bulunmaması eşlik ediyorsa sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekebilir.

Üçüncü ihtimal: Dosyada husumet iddiası bulunmasına rağmen bunun gerçekliği ve olayla bağlantısı araştırılmamışsa eksik inceleme nedeniyle verilen hüküm bozulabilir.

Yargıtay kararlarının önemli bir bölümünde bu ayrımın yapıldığı görülmektedir.

Yargıtay‘a Göre Husumet ve Mağdurun Çelişkili Beyanları

Cinsel suç davalarında husumetin önem kazandığı durumlardan biri de mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamalarında birbiriyle bağdaşmayan açıklamalarda bulunmasıdır.

Burada her küçük anlatım farklılığı esaslı çelişki olarak değerlendirilmemelidir. Olayın üzerinden geçen zaman, mağdurun yaşı, psikolojik durumu ve ifade alma koşulları bazı ayrıntıların farklı anlatılmasına neden olabilir.

Buna karşılık olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine, sanığın kimliğine veya eylemin temel niteliğine ilişkin ciddi çelişkilerin bulunması, husumet iddiasıyla birlikte değerlendirildiğinde önem kazanabilir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2019/8954 Sayılı Karar

Karara konu olayda, katılan ile sanıklar arasında suç tarihinden öncesine dayanan husumet bulunduğu anlaşılmıştır.

Bunun yanında olayın tek tanığının soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki anlatımlarının çelişkili olduğu, mağdurun kendisine gösterilen fotoğraflardaki sanığı tanımadığını belirttiği görülmüştür.

Yargıtay, bu hususları birlikte değerlendirerek mahkûmiyet için yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur.

Kararın önemi: Husumet tek başına değil; tanık anlatımlarındaki çelişkiler ve failin teşhisine ilişkin sorunlarla birlikte değerlendirilmiştir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2021/49 Sayılı Karar

Bu olayda mağdure, soruşturma aşamasında sanığın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu ifade etmiş; ancak yargılama sırasında cinsel ilişkinin gerçekleşmediğini ve önceki anlatımında tanıkların yönlendirmesinin etkili olduğunu belirtmiştir.

Dosyada ayrıca sanık ile eski eşi ve oğlu arasında husumet bulunduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay, mağdurenin değişen beyanlarını, taraflar arasındaki husumeti, muayene raporlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek sanığın mahkûmiyetine yeterli ispat bulunmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Bu kararda dikkat çekici nokta, mağdurenin önceki anlatımını değiştirmesiyle birlikte husumetli tanıkların olay üzerindeki muhtemel etkisinin de değerlendirilmesidir.

Bununla birlikte mağdurun sonradan ifadesini değiştirmesi her olayda ilk ifadesinin gerçeğe aykırı olduğunu göstermez. İfade değişikliğinin baskıdan mı, yönlendirmeden mi yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığı somut delillerle araştırılmalıdır.

Mağdur beyanlarının değerlendirilmesine ilişkin diğer Yargıtay kararlarını Cinsel Suçlarda Mağdurun Çelişkili Beyanları başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak incelemiştik.

Boşanma ve Velayet Anlaşmazlıklarından Kaynaklanan Husumet

Cinsel suçlarda husumet iddiasının en sık tartışıldığı alanlardan biri aile içi uyuşmazlıklardır.

Özellikle çekişmeli boşanma davalarında taraflar arasında velayet, nafaka, mal paylaşımı veya kişisel ilişki kurulması konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşanabilmektedir.

Bazı olaylarda eşlerden biri diğerini cinsel saldırıyla suçlamakta; bazı olaylarda ise çocuk hakkında ileri sürülen cinsel istismar iddiaları soruşturma konusu olmaktadır.

Ancak boşanma davasının bulunması, cinsel suç şikâyetinin asılsız olduğunu göstermez. Cinsel şiddet aile içinde de gerçekleşebilir. Bu nedenle çocuk veya yetişkin mağdurun beyanı, yalnızca aile içi uyuşmazlık bulunması gerekçesiyle reddedilemez.

Yargıtay’ın konuya ilişkin kararları bu ayrımın önemini göstermektedir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2018/4206 Sayılı Karar

Nitelikli cinsel saldırı suçuna ilişkin davada sanığın, mağdure ile eşinin boşanma davasında tanık olarak gösterilmesinden kaynaklanan bir husumet bulunduğu anlaşılmıştır.

Mağdurenin soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki anlatımları arasında çelişkiler mevcuttur.

Ayrıca mağdure yaklaşık yarım saat boyunca sanıkla mücadele ettiğini ifade etmesine rağmen vücudunda herhangi bir yaralanma oluşmadığını belirtmiş ve muayene raporu aldırmak istememiştir.

Yargıtay, bütün bu hususları birlikte değerlendirerek sanığın suçunun kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı sonucuna ulaşmış ve mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Karardan hareketle, boşanma davasında tanık olarak gösterilme nedeniyle ortaya çıkan husumetin cinsel suç isnadının değerlendirilmesinde önem taşıyabileceği söylenebilir.

Ancak özellikle vurgulamak gerekir ki cinsel saldırı iddiasında fiziksel yaralanma bulunmaması veya muayene yaptırılmaması, tek başına saldırının gerçekleşmediğini göstermez. Söz konusu kararda bu durumlar diğer delillerle birlikte ele alınmıştır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2020/6287 Sayılı Karar

Bu kararda sanık ile eski eşi arasında boşanma, nafaka ve mal paylaşımı konularında uyuşmazlıklar bulunmaktadır.

Mağdure, boşanma davasında tanıklık yaparken geçmişte gerçekleştiğini ileri sürdüğü cinsel eylemlerden söz etmiş; ancak daha sonraki bir tarihte savcılığa şikâyette bulunmuştur.

Dosyada olayın tek görgü tanığı olduğu belirtilen kişiyle sanık arasında da husumet bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık, aile içindeki malvarlığı ve şirket yönetimi anlaşmazlıkları nedeniyle kendisine suç isnadında bulunulduğunu savunmuştur.

Yargıtay; olayın adli makamlara intikal biçimini, tanıkların konumunu, husumetin kaynağını ve diğer delilleri değerlendirerek mahkûmiyet için gereken kesinliğe ulaşılamadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Bu karar, cinsel suç iddiasının aile içi ekonomik anlaşmazlıklarla bağlantılı olup olmadığının araştırılmasının önemini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2024/5822 Sayılı Karar

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin davada mağdurelerin annesi ile sanık arasında boşanma sürecinden kaynaklanan husumet bulunmaktadır.

Yargıtay, mağdurelerin anlatımlarının tanık beyanlarıyla yeterince desteklenmemesini ve taraflar arasındaki anlaşmazlığı birlikte değerlendirerek mahkûmiyetin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Burada önemli olan, boşanma sürecinin varlığı değil; suç isnadını destekleyen delillerin mahkûmiyet için gerekli kesinliği sağlamamış olmasıdır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/4889 Sayılı Karar

Bu karar, özellikle küçük yaştaki çocukların beyanlarının değerlendirilmesi bakımından dikkat çekicidir.

Boşanmış anne ve babanın müşterek çocuğuna yönelik cinsel istismar iddiasında bulunulmuştur.

Sanık, çocuğuyla kişisel ilişki kurmasının engellenmek istendiğini savunmuştur.

Dosyada, suç tarihinde çok küçük yaşta olan çocuğun anlatımlarına ilişkin uzman değerlendirmeleri bulunmaktadır. Çocuğun yaşının yönlendirmeye açıklık açısından önem taşıdığı, anlatımlarının değiştiği ve annesinin kendisine bazı hususları söylediğine ilişkin beyanlarının bulunduğu değerlendirilmiştir.

Mahkeme, aile içi husumeti ve uzman görüşlerini de dikkate alarak sanığın beraatine karar vermiştir. Yargıtay da beraat hükmünü onamıştır.

Bu kararın önemi, çocuğun beyanının güvenilirliğinin yalnızca anne ve baba arasındaki anlaşmazlık üzerinden değil, yaşa özgü gelişim özellikleri ve uzman değerlendirmeleriyle birlikte ele alınmış olmasıdır.

Boşanma ve velayet uyuşmazlıkları sırasında ileri sürülen cinsel suç iddialarına ilişkin diğer içtihatları Boşanma Sürecinde Cinsel İstismar İftirası başlıklı makalemizde inceleyebilirsiniz.

Alacak Verecek İlişkisinden Kaynaklanan Husumet ve Cinsel Suç İddiası

Taraflar arasındaki borç ilişkisi veya maddi menfaat çatışması da cinsel suç isnadının değerlendirilmesinde önem kazanabilir.

Özellikle suçlamadan önce yaşanan para anlaşmazlıklarının tanık anlatımları, mesajlaşmalar veya dava dosyalarıyla doğrulanması halinde husumet iddiasının somut bir temele dayandığı söylenebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/4852 Sayılı Karar

Karara konu olayda mağdurenin dayısı ile sanık arasında para alışverişinden kaynaklanan husumet bulunmaktadır.

Mağdure, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dayısının isteği doğrultusunda gerçeğe aykırı suçlamada bulunduğunu ifade etmiştir.

Dosyada yalnızca bu anlatım değil, husumeti doğrulayan tanık beyanları ve taraflar arasındaki para anlaşmazlığıyla bağlantılı mesajlar da bulunmaktadır.

Ayrıca pedagog değerlendirmesinde mağdurenin baskıya ve yönlendirmeye açık olabileceği belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesi; bu hususları, mağdurenin değişen anlatımlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirmiş, mahkûmiyet için yeterli ispat bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, beraat hükmünü onamıştır.

Bu karar, husumetin yalnızca ileri sürülmesinden farklı olarak, mesajlaşmalar ve tanık anlatımlarıyla somutlaştırılmasının yargılama bakımından önemini ortaya koymaktadır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/5444 Sayılı Karar

Bir başka olayda sanığın ailesi ile katılan arasında miras nedeniyle uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar bulunmaktadır.

Dosyada tarafların geçmişte tartıştıklarına ilişkin bilgiler yanında ses kaydı da yer almıştır.

İlk derece mahkemesi, ses kaydındaki konuşmada katılanın sanığa iftira attığını belirttiğine ilişkin değerlendirmeyi ve diğer delilleri dikkate alarak beraat kararı vermiştir.

Yargıtay, beraat hükmünü hukuka uygun bulmuştur.

Bu karar bakımından dikkat edilmesi gereken husus, mahkemenin yalnızca miras anlaşmazlığına dayanmamış olmasıdır. Taraflar arasındaki geçmiş, tanık anlatımları ve dosyadaki kayıtlar birlikte değerlendirilmiştir.

Ses kaydı gibi delillerin kullanılmasında ayrıca hukuka uygun elde edilme koşullarının bulunması gerektiği unutulmamalıdır.

İşten Çıkarma ve Ticari Anlaşmazlıklar Cinsel Suç Davasını Etkiler mi?

İş ilişkilerinin sona ermesi veya ticari anlaşmazlıklar nedeniyle taraflar arasında husumet ortaya çıkabilir.

Ancak işverenin işçiyi işten çıkarması ya da taraflar arasında ücret anlaşmazlığı bulunması, sonradan yapılan cinsel taciz şikâyetinin asılsız olduğu anlamına gelmez.

Bu tür durumlarda suç isnadının hangi tarihte ortaya çıktığı, husumetin ne zaman başladığı ve iddiayı destekleyen bağımsız delillerin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2013/8916 Sayılı Karar

Cinsel taciz suçuna ilişkin olayda şikâyet, katılanın işten çıkarılmasından yaklaşık üç ay sonra adli makamlara intikal etmiştir.

Katılanın iddiasını destekleyen bazı kişilerin de aynı işyerinden çıkarıldıkları ve sanık hakkında benzer şikâyetlerde bulundukları anlaşılmıştır.

Buna karşılık diğer bazı tanıklar olaylara doğrudan şahit olmadıklarını belirtmiştir.

Yargıtay; işten çıkarma nedeniyle oluşan husumeti, şikâyetin zamanını ve tanıkların durumunu değerlendirerek mahkûmiyete yeterli kesinlik bulunmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Bu kararda husumet kadar, tanıkların tarafsızlığı ve olay hakkında doğrudan bilgi sahibi olup olmadıkları da önem taşımaktadır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2015/9960 Sayılı Karar

Karara konu olayda taraflar arasında mutfak dolabı yapımı nedeniyle ticari bir anlaşmazlık bulunmaktadır.

Mağdurenin, sanığın kendisine yönelik davranışlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında farklı açıklamalar yaptığı görülmüştür.

Yargıtay; taraflar arasındaki ticari anlaşmazlığı, anlatımlardaki çelişkileri, tanık beyanlarını ve olay sonrasındaki ilişkiyi birlikte değerlendirerek mahkûmiyet için yeterli delil bulunmadığına karar vermiştir.

Bu karardan çıkan sonuç, önceden mevcut ticari anlaşmazlığın somut olayın diğer özellikleriyle birlikte suç isnadının güvenilirliğini etkileyebilmesidir.

Bununla birlikte mağdurun olay sonrasında sanıkla görüşmeye veya iş ilişkisini sürdürmeye devam etmesi, tek başına cinsel saldırının gerçekleşmediğini gösteren genel bir kural olarak kabul edilmemelidir.

Cinsel Suçlarda Husumetli Tanıkların Beyanlarına İtibar Edilir mi?

Cinsel suçlarda yalnızca mağdur ile sanık arasındaki husumet değil, tanıkların sanıkla veya diğer taraflarla ilişkisi de önemlidir.

Bir tanığın sanıkla geçmişten gelen ciddi anlaşmazlığının bulunması, beyanının otomatik olarak geçersiz sayılmasına yol açmaz.

Ancak bu durum, tanığın anlatımının güvenilirliği bakımından araştırılması gereken bir husustur.

Özellikle tanığın olayın doğrudan görgü tanığı olup olmadığı, anlatımlarının değişip değişmediği ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği önemlidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/572 Sayılı Karar

Çocuğa yönelik cinsel taciz iddiasının değerlendirildiği dosyada, mağdure ile annesinin beyanları arasında çelişkiler bulunmaktadır.

Ayrıca anne ile sanık arasında daha önce yaşanmış husumet mevcuttur.

İlk derece mahkemesi, bu husumet nedeniyle iddianın güvenilirliğini diğer delillerle birlikte değerlendirmiş ve beraat kararı vermiştir.

Yargıtay da beraat hükmünü onamıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/906 Sayılı Karar

Komşular arasında gerçekleştiği ileri sürülen cinsel taciz olayında, katılanın ailesi ile sanık arasında geçmişten gelen husumet bulunduğu tanık anlatımlarıyla ortaya konulmuştur.

Sanıkla birlikte işe giden tanıkların beyanları da suçlamayı doğrulamamıştır.

İlk derece mahkemesi, sanığın suçunun ispatlanamadığı gerekçesiyle beraatine karar vermiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır.

Bu karar, özellikle komşuluk anlaşmazlıklarında husumetin iddiayı destekleyen veya çürüten diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Cinsel Suçlarda Husumet İddiası Eksik Araştırılmışsa Ne Olur?

Mahkemelerin husumet iddiasını yalnızca savunmada ileri sürülmüş olması nedeniyle kabul etmeleri doğru olmadığı gibi, dosyanın sonucunu etkileyebilecek somut bir iddiayı araştırmadan reddetmeleri de hukuki sorun oluşturabilir.

Husumetin varlığını ortaya koyabilecek tanıkların dinlenmesi, belgelerin incelenmesi ve olayın zaman çizelgesinin araştırılması gerekebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2024/5798 Sayılı Karar

Dosyada mağdure ile sanığın olayın gerçekleştiği saatlerde nerede bulunduklarına ilişkin farklı anlatımlar yer almaktadır.

Yargıtay, tarafların çalıştıkları fabrikaların işe giriş ve çıkış kayıtlarının getirtilmesini ve katılanın eşinin taraflar arasındaki husumet dahil bazı konularda dinlenmesini gerekli görmüştür.

Bu araştırmalar yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Karar, husumetin araştırılmasının yanında sanığın olay sırasında başka yerde bulunduğuna ilişkin savunmasının da objektif kayıtlarla denetlenmesi gerektiğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2024/4725 Sayılı Karar

Bu davada sanık, çalıştığı lokantada mağdurla daha önce sorun yaşadığını ve bu nedenle aralarında husumet bulunduğunu savunmuştur.

Yargıtay, ilk incelemede husumetin gerçek olup olmadığının tanıklardan araştırılması ve mağdurun durumuyla ilgili daha ayrıntılı uzman raporu alınması gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Bozma sonrasında yeniden yapılan yargılamada sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2023/14004, K. 2024/4725 sayılı kararıyla yeniden verilen mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

Bu karar özellikle önemlidir: Husumetin araştırılmasının gerekli görülmesi, araştırma sonunda mutlaka beraat kararı verileceği anlamına gelmemektedir.

Husumet Bulunmaması Cinsel Suçun İşlendiğini Kanıtlar mı?

Cinsel suçlarda husumetin bulunmaması, mağdur beyanının güvenilirliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek unsurlardan biridir.

Ancak taraflar arasında husumet bulunmaması da suçun işlendiğini kendiliğinden kanıtlamaz.

Yargıtay’ın bazı kararlarında, husumetin bulunmaması mağdurun tutarlı anlatımları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmiş, beraat hükümleri bozulmuştur.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2019/11568 Sayılı Karar

Nitelikli cinsel saldırı suçuna ilişkin olayda, sanık ile katılan arasında önceden herhangi bir husumet bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılanın aşamalardaki anlatımlarının tutarlı olduğu ve eski eşinin beyanlarıyla desteklendiği değerlendirilmiştir.

Yargıtay, dosyadaki deliller karşısında beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.

Burada mahkûmiyet gerektiği yönündeki değerlendirmenin yalnızca husumetin bulunmamasına değil, mağdurun tutarlı beyanlarına ve bunları destekleyen anlatımlara dayandığı görülmektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2026/1128 Sayılı Karar

Karara konu olayda mağdurenin açıklamaları yargılama boyunca özünde değişmemiştir.

Tanıkların anlatımları mağdurenin beyanlarını doğrulamış; olaylardan birine mağdurenin eşi ve kardeşinin de tanıklık ettiği belirtilmiştir.

Sanığın husumet iddiası ise ispatlanamamıştır.

Yargıtay, bütün bu deliller karşısında ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak beraat kararı veren bölge adliye mahkemesi kararını hukuka aykırı bulmuş ve bozmuştur.

Karar, soyut bir husumet iddiasının, suçun işlendiğini gösteren tutarlı ve desteklenmiş delilleri tek başına ortadan kaldırmayacağını göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2024/128 Sayılı Karar

Çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin bu olayda sanık, mağdurun babasıyla araç park etme nedeniyle tartışmalar yaşadığını ileri sürmüştür.

Ancak sanığın husumete ilişkin açıklamalarının aşamalar arasında değiştiği değerlendirilmiştir.

Mağdurun anlatımları, olayın kısa süre içinde bildirilmesi, tanık beyanları ve olay yeriyle ilgili tespitler birlikte ele alınarak mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Yargıtay, hükmü hukuka uygun bulmuştur.

Bu karar, sanığın yalnızca husumet bulunduğunu ileri sürmesinin yeterli olmadığını; savunmasının da kendi içinde ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Cinsel Suçlarda Husumet Nasıl İspatlanır?

Cinsel suçlamayla karşılaşan sanık, taraflar arasında husumet bulunduğunu savunuyorsa bu iddianın somutlaştırılması önem taşır.

Husumetin ispatında kullanılabilecek deliller olayın özelliklerine göre değişir.

1. Önceki dava ve soruşturma dosyaları

Taraflar arasında daha önce açılmış boşanma, velayet, alacak, tazminat veya ceza davalarının bulunması önem taşıyabilir.

Özellikle suçlamadan önce açılmış dava dosyaları, taraflar arasındaki anlaşmazlığın ne zaman başladığını ortaya koyabilir.

Bununla birlikte dava bulunması tek başına iftira amacıyla hareket edildiğini göstermez.

2. WhatsApp mesajları ve diğer yazışmalar

Tarafların birbirlerine gönderdikleri mesajlar, geçmişteki tehditleri, anlaşmazlıkları ve menfaat taleplerini ortaya koyabilir.

Örneğin suçlamadan önce sanığın cezalandırılmasını veya itibarının zedelenmesini amaçlayan açık ifadeler bulunması, diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.

Mesajların eksiksiz incelenmesi, kim tarafından gönderildiğinin belirlenmesi ve teknik güvenilirliğinin araştırılması gerekir.

3. Tarafsız tanıkların beyanları

Taraflar arasındaki husumete doğrudan şahit olmuş kişilerin anlatımları önemlidir.

Ancak tanığın mağdur veya sanıkla yakınlığı, uyuşmazlıkta menfaatinin bulunup bulunmadığı ve olay hakkındaki bilgisinin kaynağı ayrıca incelenmelidir.

4. Ses ve görüntü kayıtları

Taraflar arasındaki geçmiş anlaşmazlıkları gösteren kayıtlar bazı olaylarda delil niteliği taşıyabilir.

Bununla birlikte kayıtların hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir. Kişilerin özel hayatını ihlal ederek veya hukuka aykırı yöntemlerle delil oluşturulması yeni hukuki sorunlara neden olabilir.

5. Şikâyet öncesindeki olayların zaman çizelgesi

Husumetin varlığı kadar ne zaman başladığı da önemlidir.

Örneğin suçlamadan hemen önce ciddi bir mal paylaşımı anlaşmazlığı yaşanmış olması, şikâyetten önce tehdit mesajları gönderilmesi veya tarafların birbirleri hakkında daha önce başvuruda bulunmaları araştırılabilir.

Ancak şikâyetin bir anlaşmazlıktan sonra yapılması, tek başına şikâyetin gerçeğe aykırı olduğunu göstermez.

Cinsel Suçlarda Husumet ile İftira Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Cinsel suçlarda husumetin bulunması ile iftira suçunun oluşması birbirinden farklı konulardır.

Husumet, cinsel suç isnadının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir olgudur.

İftira ise Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde ayrıca düzenlenen bir suçtur.

İftira suçunun oluşabilmesi için kişinin, isnatta bulunduğu kimsenin fiili işlemediğini bildiği halde kanunda belirtilen amaçla hareket etmesi gerekir.

Bu nedenle cinsel suçtan beraat eden kişinin, şikâyetçinin kendisine iftira attığını ileri sürmesi tek başına yeterli değildir.

Örneğin mağdurun anlatımlarındaki çelişkiler ve delil yetersizliği nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmiş olabilir. Ancak bu durum, şikâyetçinin bilerek gerçeğe aykırı suç isnadında bulunduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.

Buna karşılık suçlamanın önceden planlandığını gösteren yazışmalar, bilerek gerçek dışı isnatta bulunulduğunu ortaya koyan hukuka uygun deliller veya diğer somut bulgular varsa iftira suçu bakımından ayrıca değerlendirme yapılabilir.

Cinsel suç isnadı nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişilerin hakları konusunda Cinsel İftira Mağdurları başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ayrıca somut bir cinsel suçlamayla karşılaşan kişinin delilleri nasıl koruyabileceğini ve hangi hukuki yollara başvurabileceğini Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı? başlıklı makalemizde açıkladık.

Cinsel Suçlarda Husumet İddiasına Dayalı Savunmada Nelere Dikkat Edilmeli?

Cinsel suçlarda husumete dayalı savunmanın yalnızca tarafların geçmişte anlaşmazlık yaşadığını belirtmekle sınırlı kalmaması gerekir.

Öncelikle iddia edilen cinsel eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği, olayın zamanı, yeri ve mevcut deliller incelenmelidir.

Ardından husumetin suç isnadıyla bağlantısının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Bu kapsamda şu sorular önem taşır:

  • Husumet, iddia edilen suçtan önce mi başlamıştır?
  • Anlaşmazlığın kaynağı nedir?
  • Suçlamadan önce taraflar arasında tehdit veya menfaat talebi olmuş mudur?
  • Husumetin varlığını doğrulayan tarafsız tanık ya da belge bulunmakta mıdır?
  • Mağdurun anlatımları kendi içinde tutarlı mıdır?
  • Tanıkların olay hakkında doğrudan bilgisi var mıdır?
  • Adli raporlar, kamera görüntüleri, iletişim kayıtları veya diğer deliller iddiayı desteklemekte midir?
  • Sanığın savunması dosyadaki objektif verilerle uyumlu mudur?

Husumetin varlığı suç isnadının güvenilirliğini etkileyebilecek olsa da savunmanın temelini yalnızca bu hususa dayandırmak her zaman yeterli olmayacaktır.

Özellikle çocukların cinsel istismarı suçlarında anne ve baba arasındaki anlaşmazlıklardan hareketle çocuğun bilerek gerçek dışı beyanda bulunduğu sonucuna ulaşılmamalıdır.

Çocuğun anlatımlarının güvenilirliği, uygun görüşme yöntemleri, uzman değerlendirmeleri ve dosyadaki diğer deliller dikkate alınarak araştırılmalıdır.

Cinsel Suçlarda Husumet Hakkında Sık Sorulan Sorular

Taraflar arasında husumet varsa cinsel suçtan beraat edilir mi?

Husumet tek başına beraat sebebi değildir. Ancak ciddi husumetin bulunması, mağdurun esaslı konularda çelişkili açıklamalar yapması ve mahkûmiyete yeterli başka delil elde edilememesi halinde CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilebilir.

Cinsel suçlarda mağdur ile sanık arasında husumet bulunması mağdur beyanını geçersiz kılar mı?

Hayır. Husumet mağdur beyanını kendiliğinden geçersiz hale getirmez. Mahkeme, beyanın güvenilirliğini ve diğer delillerle uyumunu değerlendirir.

Cinsel suçlarda husumet varsa mağdurun beyanıyla ceza verilebilir mi?

Mağdur beyanı ceza yargılamasında önemli bir delildir ve hukuken her olayda ayrıca fiziksel delil bulunması zorunlu değildir. Ancak beyanın mahkûmiyete yeterli güvenilirlikte olup olmadığı, husumet dahil bütün dosya kapsamı dikkate alınarak belirlenmelidir.

Boşanma davasında cinsel istismar suçlamasında bulunulması iftira sayılır mı?

Hayır. Boşanma veya velayet anlaşmazlığının bulunması, cinsel istismar şikâyetinin iftira olduğu anlamına gelmez. İftira suçunun unsurlarının ayrıca ispatlanması gerekir.

Cinsel suçlarda husumetli tanığın beyanı delil olur mu?

Olabilir. Ancak tanığın taraflarla ilişkisi, anlatımının güvenilirliği, görgüye dayalı bilgisinin bulunup bulunmadığı ve diğer delillerle uyumu değerlendirilmelidir.

Cinsel suç şikâyetinin geç yapılması husumet nedeniyle beraat sebebi midir?

Tek başına değildir. Cinsel suçların geç bildirilmesinin birçok nedeni olabilir. Ancak şikâyetin zamanı, taraflar arasındaki önceki anlaşmazlıklar, beyan çelişkileri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek önem kazanabilir.

Sanık husumet bulunduğunu iddia ederse mahkeme araştırmak zorunda mı?

Uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilecek somut ve ciddi husumet iddialarının araştırılması gerekebilir. Yargıtay’ın eksik araştırma nedeniyle bozma kararı verdiği örnekler bulunmaktadır.

Cinsel suçtan beraat eden kişi iftira davası açabilir mi?

Şartları varsa iftira suçuyla ilgili başvuruda bulunabilir. Ancak beraat kararı, şikâyetçinin iftira suçunu işlediğini kendiliğinden göstermez. Şikâyetçinin bilerek gerçeğe aykırı isnatta bulunduğunun ayrıca ortaya konulması gerekir.

Cinsel suçlarda husumet nedeniyle tutuklama kararı kaldırılabilir mi?

Husumeti destekleyen somut deliller, suç şüphesinin kuvveti ve tutuklama nedenleri bakımından önem taşıyabilir. Ancak husumet tek başına tahliyeyi zorunlu kılmaz. Tutukluluğun devamı veya kaldırılması CMK’nın ilgili hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Cinsel Suçlarda Husumetin Hukuki Önemi ve Ceza Avukatının Rolü

front view blurry lawyer working 13 1 1

Cinsel suçlarda husumetin bulunması, özellikle tarafların anlatımlarının birbirini karşılamadığı ve suçun işlendiğine ilişkin objektif delillerin sınırlı olduğu davalarda önem taşıyabilir.

Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde; boşanma, velayet, para anlaşmazlığı, işten çıkarma, miras uyuşmazlığı veya aile içi çatışmalardan kaynaklanan husumetlerin suç isnadının güvenilirliği bakımından incelendiği görülmektedir.

Ancak husumetin varlığından doğrudan beraat sonucuna ulaşılması mümkün değildir. Aynı şekilde husumet bulunmadığı gerekçesiyle suçun işlendiğinin kabul edilmesi de doğru değildir.

Belirleyici olan, taraflar arasındaki anlaşmazlığın somut olayla bağlantısı ve dosyadaki bütün delillerin birlikte değerlendirilmesidir.

Özellikle mağdurun çelişkili beyanları, husumetli tanık anlatımları, suçlamayı doğrulamayan objektif veriler ve sanığın savunmasını destekleyen deliller bir arada bulunduğunda mahkûmiyet için gereken ispat kesinliği oluşmayabilir.

Buna karşılık mağdurun anlatımlarının tutarlı ve güvenilir olduğu, suç isnadının diğer delillerle desteklendiği durumlarda husumet iddiası mahkûmiyete engel oluşturmayabilir.

Bu nedenle cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı veya cinsel taciz suçlamasıyla karşılaşan kişilerin savunmalarında yalnızca husumetin varlığını ileri sürmeleri yerine, bu iddiayı destekleyen somut delillerin toplanmasına ve olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasına önem verilmelidir.

Harun Karadağ Hukuk Bürosu olarak İstanbul’da cinsel suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda; mağdur beyanlarının değerlendirilmesi, taraflar arasındaki husumetin araştırılması, delil yetersizliği iddiaları ve cinsel suçlamalara karşı savunma konularında hukuki hizmet sunmaktayız.