Boşanma Sürecinde Cinsel İstismar İftirası

Av. Harun Karadağ

Boşanma sürecinde cinsel istismar iftirası, velayet anlaşmazlıkları ve aile içi husumetten kaynaklanan cinsel suç iddiaları, ceza yargılamasında dikkatli delil değerlendirmesi gerektiren konular arasındadır. Özellikle eşler arasında ciddi anlaşmazlıkların bulunduğu, çocukların velayetinin tartışıldığı veya nafaka ve mal paylaşımı konusunda uyuşmazlık yaşandığı durumlarda ileri sürülen cinsel suçlamaların hangi delillere dayandığı önem kazanmaktadır.

Yargıtay kararları incelendiğinde, boşanma sürecinde ortaya çıkan cinsel istismar ve cinsel saldırı iddialarının bazı dosyalarda mahkûmiyetle, bazılarında ise beraatle sonuçlandığı görülmektedir. Bu farklılığın temelinde suçlamanın ne zaman yapıldığı, taraflar arasındaki husumet, mağdurun beyanlarının güvenilirliği, tanık anlatımları, mesaj içerikleri ve maddi deliller bulunmaktadır.

Boşanma davasının bulunması, cinsel suç isnadının iftira olduğunu göstermez. Bununla birlikte, boşanma veya aile içi husumetten kaynaklanan bir menfaat çatışmasının mevcut olması, suçlamanın güvenilirliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken önemli bir olgudur.

Bu makalede özellikle şu konular Yargıtay kararları doğrultusunda incelenecektir:

  • Boşanma aşamasında çocuğun cinsel istismarı iddiasında bulunulması
  • Velayet anlaşmazlıklarında çocukların yönlendirilmesi ihtimali
  • Nafaka ve mal paylaşımı uyuşmazlıklarının cinsel suç isnatlarına etkisi
  • Aile içi husumet nedeniyle cinsel saldırı suçlamasında bulunulması
  • Çelişkili mağdur beyanlarının ve şikâyette gecikmenin değerlendirilmesi
  • Boşanma dosyasının ceza mahkemesine getirtilmesinin önemi
  • Yargıtay’ın beraat, bozma ve mahkûmiyeti onama kararları

Boşanma Sürecinde Cinsel İstismar İftirası Gündeme Gelebilir mi?

Boşanma sürecinde eşler arasında ekonomik, sosyal ve kişisel nedenlerden kaynaklanan ciddi anlaşmazlıklar yaşanabilir. Özellikle çekişmeli boşanma davalarında velayet, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı konuları taraflar arasında menfaat çatışmasına neden olabilmektedir.

Bu süreçte eşlerden birinin diğerine karşı cinsel saldırı veya müşterek çocuğa yönelik cinsel istismar iddiasında bulunması mümkündür.

Söz konusu suçlamalar gerçekten yaşanmış olaylara dayanabileceği gibi, bazı dosyalarda suçlamanın boşanma sürecindeki uyuşmazlıklarla bağlantılı olarak ortaya atıldığı da savunulmaktadır.

Ceza mahkemesinin görevi, yalnızca taraflar arasında boşanma davası bulunduğunu tespit etmek değildir. Mahkeme ayrıca cinsel suç iddiasının hangi koşullarda ortaya çıktığını, taraflar arasında önceden husumet bulunup bulunmadığını ve ileri sürülen suçlamanın başka delillerle desteklenip desteklenmediğini değerlendirmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/2556 Sayılı Kararı

Bu karara konu olayda, sanık hakkında boşanma aşamasında olduğu eşinin yeğenine karşı cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla dava açılmıştır.

Olay tarihinde sanık ile mağdurenin aynı odada kaldıkları sabittir. Ancak mahkeme, aynı odada bulunmanın cinsel istismar eyleminin gerçekleştiğini tek başına kanıtlamayacağını değerlendirmiştir.

Kararda özellikle şu hususlar üzerinde durulmuştur:

  1. Sanık ile eşi arasında boşanma nedeniyle husumet bulunmaktadır.
  2. Mağdurenin anlatımları arasında çelişkiler mevcuttur.
  3. Mağdurenin iddiaları tanık ifadeleriyle yeterli şekilde doğrulanmamıştır.
  4. Sanığın cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğini gösteren kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir.

İlk derece mahkemesi, CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı vermiş; Yargıtay da bu kararı onamıştır.

Kararın önemi: Sanık ile mağdurun yalnız kalmış olması, iddia edilen cinsel davranışın gerçekleştiğinin kesin delili değildir. Özellikle aile içi husumetin bulunduğu dosyalarda diğer delillerin de değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/8001 Sayılı Kararı

Bu dosyada sanık, öz kızına yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılanmıştır.

Sanık ile mağdurenin annesi arasında boşanma davası devam etmektedir. Mağdure annesinin yanında yaşamaktadır. Dinlenen tanıkların ise sanığın kızına yönelik cinsel davranışta bulunduğuna ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgileri bulunmamaktadır.

Mahkeme, boşanma nedeniyle taraflar arasında husumet bulunduğunu ve isnadın kesin delillerle ortaya konulamadığını değerlendirerek beraat kararı vermiştir.

Yargıtay, beraat kararının delillere ve dosya kapsamına uygun olduğuna karar vermiştir.

Bu içtihat, boşanma sırasında öz çocuğa yönelik cinsel istismar iddiasında bulunulmasının da delillerin bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Velayet Anlaşmazlıklarında Çocuğun Cinsel İstismar İddiasıyla Yönlendirilmesi

breakup marriage couple with divorce certification 1

Boşanma davalarında en hassas konulardan biri çocukların velayetidir.

Eşlerden birinin çocuğun velayetini almak, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurmasını engellemek veya boşanma sürecinde avantaj elde etmek amacıyla çocuğu etkilemiş olabileceği yönündeki savunmalar, bazı cinsel istismar dosyalarında gündeme gelmektedir.

Bununla birlikte, çocuğun bir ebeveynin yanında kalması veya o ebeveyni desteklemesi, beyanının kendiliğinden güvenilmez olduğunu göstermez.

Asıl araştırılması gereken, çocuğun anlatımının kendi yaşantısından mı kaynaklandığı, yoksa üçüncü kişilerin etkisi altında şekillenmiş olma ihtimalinin somut delillerle desteklenip desteklenmediğidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/4889 Sayılı Kararı: Üç Yaşındaki Çocuğun Yönlendirilmesi İddiası

Bu karar, boşanma sonrasında ortaya çıkan cinsel istismar suçlamalarında çocuğun yönlendirilmesi ihtimalinin nasıl değerlendirildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Olayda anne ve baba boşanmıştır. Müşterek çocuk, babasıyla kişisel ilişki kurduğu dönemlerde cinsel istismara uğradığını ileri sürmüştür.

Sanık baba, kendisinin çocukla görüşmesinin engellenmek istendiğini savunmuştur.

Mahkemenin değerlendirmesinde özellikle şu deliller önem kazanmıştır:

  • Mağdure olay tarihinde yaklaşık üç yaşındadır.
  • Adli Tıp Kurumu raporunda çocuğun yaşından dolayı hafıza ve düşüncelerinin dış etkilerle şekillenebileceğine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır.
  • Çocuğun anlatımlarında değişiklikler görülmüştür.
  • Adli muayenede iddia edilen eylemi doğrulayan tıbbi bulgu elde edilememiştir.
  • Mağdure, mahkeme aşamasında annesinin kendisini tembihlediği yönünde beyanda bulunmuştur.
  • Çocukla görüşen psikolog, çocuğun babasına karşı yönlendirilmiş olabileceği kanaatini bildirmiştir.
  • Anne ve baba arasında boşanmadan kaynaklanan husumet bulunmaktadır.

İlk derece mahkemesi bütün bu unsurları birlikte değerlendirerek sanığın beraatine karar vermiştir. Yargıtay da beraat hükmünü onamıştır.

Karardan çıkan sonuç: Çocuğun yönlendirilmiş olabileceği yönündeki savunmanın değerlendirilmesinde yalnızca ebeveynler arasındaki husumet yeterli görülmemeli; çocuğun beyanları, görüşme koşulları, uzman değerlendirmeleri ve diğer deliller birlikte incelenmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/3178 Sayılı Kararı: Çocuğa Cinsel İstismarla İlgili Film İzletilmesi

Bu dosyada sanık, eski eşinin yeğenine yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılanmıştır.

Mağdurenin annesi, sanık hakkında başka bir çocuğa yönelik cinsel istismar soruşturması bulunduğunu öğrendikten sonra kızına cinsel istismarla ilgili bir çizgi film izletmiş ve kendisine benzer davranışlarda bulunulup bulunulmadığını sormuştur.

Çocuk bunun üzerine sanık hakkında cinsel istismar iddiasında bulunmuştur.

Yargıtay değerlendirmesinde;

  • Sanık hakkında daha önce başka bir istismar iddiasının gündeme gelmesini,
  • Çocuğa cinsel istismarla ilgili film izletilmesini,
  • İddianın bundan sonra ortaya çıkmasını,
  • Sanık ile çocuğun teyzesi arasında boşanmadan kaynaklanan husumeti,
  • Anlatımların kısmen çelişkili olmasını ve başka delillerle yeterince desteklenmemesini birlikte dikkate alarak beraat hükmünü hukuka uygun bulmuştur.

Bu karar, özellikle küçük yaştaki çocuklardan alınan beyanların hangi koşullarda ortaya çıktığının araştırılması gerektiğini göstermektedir.

Çocuğun anlatımından önce kimlerle konuştuğu, kendisine hangi soruların sorulduğu ve yönlendirici içeriklere maruz bırakılıp bırakılmadığı somut olay bakımından önem taşıyabilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/8846 Sayılı Kararı

Bu dosyada sanık baba hakkında öz çocuğuna yönelik nitelikli cinsel istismar suçlamasıyla mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama uzun bir süreçten geçmiş, dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunun incelemesine de konu olmuştur.

Bozma kararlarından sonra yapılan yargılamada mahkeme;

  • Çocuğun aşamalardaki anlatımlarında tutarsızlıklar bulunduğunu,
  • Anne ile baba arasında ciddi husumet yaşandığını,
  • Boşanma davasının devam ettiğini,
  • Sanığın suçlamaları istikrarlı şekilde reddettiğini,
  • İddianın mahkûmiyet için gerekli kesinlikte kanıtlanamadığını değerlendirerek beraat kararı vermiştir.

Kararın dikkat çekici yönü, boşanma davasının varlığının tek başına değil, mağdur anlatımlarındaki tutarsızlıklar ve dosyanın diğer özellikleriyle birlikte değerlendirilmesidir.

Boşanma Sürecindeki Tehdit ve Mesajlar Cinsel İstismar Davasında Delil Olabilir mi?

Boşanma sırasında eşlerin birbirlerine gönderdikleri mesajlar, cinsel suç isnadının ortaya çıkış koşullarının belirlenmesinde önemli deliller olabilir.

Özellikle boşanma davasından vazgeçilmesi, belirli mali taleplerin kabul edilmesi veya başka bir davranışta bulunulması için karşı tarafa suç duyurusunda bulunulacağı yönünde tehdit içerikli mesajlar gönderilmesi, taraflar arasındaki menfaat çatışmasını ortaya koyabilir.

Ancak her sert mesaj veya boşanma sırasında gerçekleşen tartışma, suçlamanın asılsız olduğunun kanıtı değildir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/2322 Sayılı Kararı: Boşanma Öncesindeki Tehdit Mesajları

Bu davada üvey baba hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılama yapılmıştır.

Sanık, boşanma davasının açılmasından sonra cinsel istismar suçlamasıyla karşılaşmıştır.

Dosyada mağdur ile annesinin anlatımları arasında çelişkiler bulunduğu gibi mağdurun yaşadıkları yerler ve olayın gerçekleştiği tarihler konusundaki anlatımlarında da tutarsızlıklar belirlenmiştir.

Bunların yanında mağdurun annesinin sanığa gönderdiği mesajlarda, anlaşma sağlanmaması durumunda hakkında çeşitli davalar açacağına ve mesleki hayatını olumsuz etkileyecek girişimlerde bulunacağına yönelik ifadeler bulunduğu değerlendirilmiştir.

Mahkeme, boşanma davasının açılış tarihi ile suçlamanın ortaya çıkış zamanını, mesajları ve çelişkili beyanları birlikte değerlendirmiştir.

Sanığın beraatine karar verilmiş; Yargıtay da beraat hükmünü onamıştır.

Bu kararın önemi, boşanma sırasında gönderilen mesajların taraflar arasındaki husumetin niteliğini ve suçlamanın gündeme geliş koşullarını ortaya koyabilecek deliller arasında bulunmasıdır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/1071 Sayılı Kararı: Şikâyetten Vazgeçme Karşılığında Senetlerin İadesi

Bu dosyada sanık baba hakkında cinsel istismar suçlamasında bulunulmuştur.

Yargılamada dinlenen tanıklardan biri, mağdurenin babasına duyduğu öfkeyi ortaya koyabilecek ifadeler kullandığını anlatmıştır.

Ayrıca aile bireylerinden birinin, sanığın elindeki senetlerin iade edilmesi halinde şikâyetten vazgeçilebileceğine yönelik sözler söylediği belirtilmiştir.

Mahkeme, bu anlatımları boşanma nedeniyle oluşan husumet ve suçlamanın ortaya çıkış zamanı ile birlikte değerlendirmiştir.

Mağdurenin iddialarının yeterli delillerle desteklenmediği kanaatine varılarak beraat kararı verilmiştir.

Yargıtay, ilk derece mahkemesinin beraat kararını hukuka uygun bulmuştur.

Burada önemli olan, cinsel suçlamayla ekonomik bir talep arasında bağlantı bulunduğu iddiasının somut tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilmiş olmasıdır.

Suç duyurusunda bulunma tehdidinin bir kimseyi belirli bir davranışa zorlamak amacıyla kullanıldığı olaylarda, koşulları varsa ayrıca şantaj suçu da tartışılabilir.

Konuyla bağlantılı açıklamalar için Cinsel Şantaj Suçu başlıklı makalemiz incelenebilir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2020/6287 Sayılı Kararı: Nafaka ve Mal Paylaşımı Uyuşmazlığı

Bu karar, boşanma sonrasında devam eden ekonomik anlaşmazlıkların cinsel saldırı iddialarının değerlendirilmesindeki önemini göstermektedir.

Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Ancak Yargıtay;

  • İddianın adli makamlara intikal zamanı,
  • Boşanma davasındaki tanıklık ilişkileri,
  • Sanık ile önemli tanıklar arasında husumet bulunması,
  • Nafaka ve mal paylaşımı uyuşmazlıkları,
  • Diğer tanıkların doğrudan görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması hususlarını birlikte değerlendirmiştir.

Sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Bu karar, boşanma sonrasında ekonomik menfaat çatışmalarının cinsel suç isnadının güvenilirliğiyle ilgili değerlendirmede önem kazanabileceğini göstermektedir.

Aile İçi Cinsel Suç İddialarında Şikâyetin Zamanı

Cinsel istismar ve cinsel saldırı suçlarında şikâyetin ne zaman yapıldığı, Yargıtay kararlarında değerlendirilen unsurlardan biridir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.

Cinsel suç mağdurunun olaydan hemen sonra şikâyetçi olmaması, suçun yaşanmadığını göstermez. Korku, utanç, tehdit, aile baskısı ve travma gibi nedenler şikâyetin gecikmesine yol açabilir.

Diğer taraftan, uzun süre gündeme getirilmeyen bir iddianın ağır bir boşanma uyuşmazlığının başladığı dönemde ortaya çıkması, diğer delillerle birlikte inceleme konusu yapılabilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/7372 Sayılı Kararı: Beş Yıl Sonra Yapılan Şikâyet

Bu olayda sanığın eşinin yeğenine yönelik cinsel istismarda bulunduğu iddia edilmiştir.

İddia edilen olayın 2010 yılında meydana geldiği, şikâyetin ise yaklaşık beş yıl sonra yapıldığı anlaşılmıştır.

Ayrıca sanık ile mağdurenin ailesi arasında uzun yıllara dayanan husumet bulunmaktadır.

İlk derece mahkemesi, mağdurenin iddiasını doğrulayan başka bir delil bulunmamasını, olayın adli makamlara intikal biçimini ve taraflar arasındaki husumeti birlikte değerlendirerek beraat kararı vermiştir.

Yargıtay beraat kararını onamıştır.

Bu içtihat, şikâyette gecikmenin tek başına değil, dosyadaki diğer olgularla beraber değerlendirildiğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/5023 Sayılı Kararı

Olayda çocuğun annesinin arkadaşı olan sanığın, denizde bulunduğu sırada çocuğa yönelik cinsel davranışlarda bulunduğu iddia edilmiştir.

Mahkeme;

  • Olayın gerçekleştiği iddia edilen yerin kalabalık olmasını,
  • Cankurtaranın tanık olarak verdiği ifadeyi,
  • Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımlarını,
  • Annenin cinsel eylem bulunmadığına ilişkin beyanını,
  • İddianın anne ve baba arasındaki boşanma davası sırasında gündeme getirilmesini birlikte değerlendirmiştir.

İlk derece mahkemesince verilen beraat kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/4476 Sayılı Kararı: Anlaşmalı Boşanmanın Çekişmeli Boşanmaya Dönüşmesi

Bu davada baba hakkında yetişkin kızına yönelik cinsel suç isnadında bulunulmuştur.

Dosyada dikkat çeken husus, taraflar arasında önce anlaşmalı boşanma sürecinin başlaması, ardından davanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesidir.

İddia edilen olayın tarihiyle boşanma protokolünün düzenlendiği tarih arasındaki ilişki ve suçlamanın çekişmeli boşanma sürecinde gündeme gelmesi tartışma konusu olmuştur.

İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise delilleri farklı değerlendirerek mahkûmiyet sonucuna ulaşmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin delillerle ilgili değerlendirmesini yeterli bulmayarak mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Bu karar, boşanma dosyasındaki belgelerin yalnızca husumetin varlığını değil, olayların kronolojik sırasını ve suçlamanın hangi aşamada ortaya çıktığını belirleme açısından da önemli olduğunu göstermektedir.

Boşanma Davasında İleri Sürülen Cinsel Saldırı İddiası Ceza Mahkemesinde Nasıl Değerlendirilir?

Bazı olaylarda eşlerden biri cinsel saldırı iddiasını doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına değil, devam eden boşanma davasında ileri sürebilmektedir.

Bu durumda ceza mahkemesi, aile mahkemesindeki iddiayı otomatik olarak doğru kabul edemez.

Aile mahkemesinde kullanılan deliller ile ceza mahkemesinde mahkûmiyet için aranan ispat standardı birbirinden farklıdır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/8732 Sayılı Kararı

Bu kararda eşler arasında çekişmeli boşanma davası devam etmektedir.

Cinsel istismar ve cinsel saldırı iddiaları boşanma davasındaki beyanlarla gündeme gelmiş, daha sonra ceza soruşturmasına konu olmuştur.

Mahkeme, cinsel suç isnadını doğrulayan bağımsız delillerin yetersizliğini ve eşler arasındaki çekişmeli boşanma sürecini birlikte değerlendirerek beraat kararı vermiştir.

Yargıtay, beraatin esasına ilişkin değerlendirmeyi hukuka uygun bulmuş; yalnızca hüküm fıkrasında CMK’nın 223/2-e maddesinin gösterilmemesine ilişkin eksikliği düzelterek kararı onamıştır.

Bu kararın önemli yönü: Boşanma dilekçesinde cinsel saldırı veya cinsel istismar iddiasına yer verilmesi, tek başına ceza mahkûmiyeti için yeterli değildir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/362 Sayılı Kararı: Eşler Arasında Cinsel Saldırı İddiası

Bu dosyada evlilik devam ederken eşlerden birinin diğerine karşı nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ileri sürülmüştür.

İlk derece mahkemesi bazı eylemleri suçun unsurları bakımından değerlendirerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı vermiştir.

Yargıtay ise;

  • Katılanın anlatımlarındaki çelişkileri,
  • Adli muayene raporunun ispat gücünü,
  • Eşlerin evliliğine aile bireylerinin karşı çıkmasını,
  • Tarafların aileleri arasında mevcut husumeti,
  • Sanığın savunmasını ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek mahkûmiyete yeterli ispat bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve kararı bozmuştur.

Bu içtihat, eşler arasındaki cinsel saldırı iddialarında da suçun unsurlarının ve delillerin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Evlilik birliği, eşlerden birine diğerinin cinsel dokunulmazlığını ihlal etme hakkı vermez. Ancak iddia edilen suçun gerçekleşip gerçekleşmediği, diğer ceza davalarında olduğu gibi hukuka uygun delillerle ispatlanmalıdır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2013/350 Sayılı Kararı

Bu dosyada mağdure, evlenmeden önce cinsel saldırıya uğradığını ileri sürmüş; evlendikten sonra boşanma sürecine yakın bir tarihte şikâyette bulunmuştur.

Yargıtay, taraflar arasındaki ailevi anlaşmazlıkları, suçlamanın ortaya çıkış zamanını ve dosyadaki mesajların bağlamını değerlendirmiştir.

Özellikle sanığın bazı mesajlarının kendiliğinden yapılmış bir ikrar olarak kabul edilip edilemeyeceği üzerinde durulmuştur.

Mahkûmiyete yeterli kesinlikte delil bulunmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Bu karar, mesaj içeriklerinin yalnızca kelime anlamlarına göre değil, hangi koşullarda ve hangi konuşmanın devamında gönderildikleri dikkate alınarak incelenmesi gerektiğini göstermektedir.

Cinsel İstismar İddiasında Çelişkili Beyanlar ve Aile İçi Husumet

Cinsel suç dosyalarında mağdur beyanı önemli bir delildir. Bununla birlikte, olayın temel unsurlarına ilişkin ciddi çelişkilerin bulunması ve bu çelişkilerin giderilememesi halinde mahkûmiyet için gerekli ispatın sağlanıp sağlanmadığı tartışılmalıdır.

Özellikle aile içi husumetin bulunduğu dosyalarda;

  • İddia edilen olayın zamanı ve yeri,
  • Olayın gerçekleşme şekli,
  • Mağdurun olayı ilk olarak kime anlattığı,
  • Şikâyetin hangi koşullarda yapıldığı,
  • Mağdur ile diğer aile bireylerinin anlatımlarının örtüşüp örtüşmediği önem taşımaktadır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/10333 Sayılı Kararı

Bu davada çocuğun cinsel istismarı iddiası, aile içi anlaşmazlıkların ve eşler arasındaki ayrılığın gündemde olduğu dönemde ortaya çıkmıştır.

Yargıtay;

  • Şikâyetin yapılma zamanı,
  • Boşanma davasının açılış süreci,
  • Sanığın husumet savunması,
  • Mağdurenin olay yeri konusundaki çelişkili anlatımları,
  • Tanık beyanlarıyla mağdur anlatımı arasındaki uyumsuzluklar,
  • Adli Tıp değerlendirmelerini birlikte incelemiştir.

Mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/3969 Sayılı Kararı

Bu dosyada sanık baba hakkında öz kızına yönelik cinsel suç iddiasında bulunulmuştur.

Sanık ile mağdurenin annesi arasında ciddi ailevi anlaşmazlıklar bulunmaktadır.

İlk derece mahkemesi, mağdurenin anlatımlarında olayın gerçekleşme şekli ve olayın ilk olarak kime anlatıldığı konularında önemli çelişkiler bulunduğunu değerlendirmiştir.

Anne ve mağdure anlatımlarının birbirini doğrulamaması, bazı tanıkların doğrudan görgüye dayalı bilgisinin bulunmaması ve diğer delillerin iddiayı kesin şekilde desteklememesi nedeniyle beraat kararı verilmiştir.

Yargıtay da beraat kararını onamıştır.

Bu karar, aile içi uyuşmazlıkların bulunduğu cinsel suç dosyalarında mağdur ile diğer aile bireylerinin anlatımları arasındaki esaslı çelişkilerin araştırılmasının önemini ortaya koymaktadır.

Mağdur beyanlarının delil değeri ve hangi çelişkilerin hükme etkili olabileceği konusunda daha ayrıntılı açıklamalara Cinsel Suçlarda Mağdurun Çelişkili Beyanları başlıklı yazımızda yer verilmiştir.

Boşanma ve Cinsel İstismar İddialarında Adli Tıp Raporunun Önemi

Cinsel istismar suçlamalarında adli muayene ve Adli Tıp raporları, iddianın değerlendirilmesinde önemli deliller arasında bulunabilir.

Ancak adli muayenede herhangi bir yaralanma veya biyolojik bulgu bulunmaması, tek başına cinsel istismar yaşanmadığını göstermez.

Bazı cinsel eylemler fiziksel bulgu bırakmayabilir. Ayrıca muayenenin geç yapılması nedeniyle mevcut bulgular ortadan kalkmış olabilir.

Buna karşılık, belirli bir maddi bulgunun bulunacağı ileri sürülen olaylarda alınan raporun bu iddiayla uyuşmaması, diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6903 Sayılı Kararı

Bu davada sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay’ın önceki bozma kararında mağdurenin çelişkili ifadeleri, doktor raporları, tanık anlatımlarındaki tutarsızlıklar ve ilgili kişiler arasındaki boşanma ve ceza davalarından kaynaklanan husumet değerlendirilmiştir.

Bozma sonrasında yapılan yargılamada sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/6903 sayılı incelemesinde beraat kararını onamıştır.

Bu karar, cinsel suç iddiasının yalnızca anlatımlar üzerinden değil, olayın gerçekleştiği koşullar ve tıbbi delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/4889 ve 2023/3969 Sayılı Kararlarının Birlikte Değerlendirilmesi

Her iki dosyada da ailevi husumet yanında adli muayene bulguları ve mağdurun anlatımları tartışılmıştır.

Mahkemeler, yalnızca fiziksel bulgu elde edilememiş olmasına dayanarak değil; mevcut raporların iddia edilen eylemle ilişkisini, anlatımlardaki çelişkileri ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek sonuca ulaşmıştır.

Dolayısıyla adli muayene raporunun sanık lehine veya aleyhine değerlendirilmesi, somut olayda ileri sürülen cinsel eylemin niteliğiyle bağlantılıdır.

Boşanma Davası ve Diğer Hukuk Dosyalarının Ceza Mahkemesine Getirtilmesi Gerekir mi?

Boşanma ve aile içi husumet savunmasının yalnızca sözlü olarak ileri sürülmesi yeterli olmayabilir.

Taraflar arasında boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı veya başka hukuk davaları bulunuyorsa bu dosyalardaki belgeler ceza yargılaması açısından önem taşıyabilir.

Özellikle boşanma davasının açılış tarihi, önceki şikâyetler, tarafların sunduğu mesajlar, iddia edilen olayın hangi tarihte gündeme getirildiği ve önceki beyanlar araştırılabilir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2020/2860 Sayılı Kararı: Hukuk Dosyalarının Getirtilmemesi

Bu kararda çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Sanık müdafileri, taraflar arasında boşanma davası bulunduğunu, ayrıca başka bir cinsel istismar suçlamasıyla yürütülen ceza davası ve taşınmaza ilişkin hukuk uyuşmazlığı olduğunu ileri sürmüştür.

Yargıtay, bu dosyaların incelenmesinin somut olayın değerlendirilmesi açısından gerekli olduğunu belirtmiştir.

Ayrıca mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde alınmış görüntülü ifadesine ilişkin kayıtların sağlıklı şekilde incelenemediği anlaşılmıştır.

Yargıtay;

  • Çocuk İzlem Merkezindeki ifade kaydının temin edilmesi,
  • Gerekli çözümün yaptırılması,
  • Bağlantılı hukuk ve ceza dosyalarının getirtilmesi,
  • Bütün deliller değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle eksik araştırmaya dayalı mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2025/9160 Sayılı Kararı: Beraat Hükmünün Eksik Araştırma Nedeniyle Bozulması

Bu karar, konunun yalnızca sanık lehine verilen beraat kararlarından ibaret olmadığını göstermesi açısından önemlidir.

Dosyada iki çocuğa yönelik cinsel istismar iddiaları bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiştir.

Yargıtay ise çocukların farklı aşamalardaki anlatımlarının, sosyal çalışmacıyla yapılan görüşmelerin ve diğer tanık beyanlarının yeterince araştırılmadığını değerlendirmiştir.

Ayrıca anne tarafından açılan boşanma davasının dosyaya getirtilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu nedenlerle beraat hükmü eksik araştırma gerekçesiyle bozulmuştur.

Her iki karar birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay’ın aile içi husumet bulunan cinsel suç dosyalarında yalnızca mahkûmiyetlerin değil, beraat kararlarının da eksik araştırma nedeniyle bozulabileceğini kabul ettiği görülmektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6816 Sayılı Kararı: Çocuğun İfadesinin Duruşmada Değerlendirilmesi

Bu dosyada anne ve babası boşanma aşamasında olan bir çocuğa yönelik cinsel istismar iddiası bulunmaktadır.

Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay, mağdurenin beyanlarının duruşmada usulüne uygun biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Mağdurenin dinlenmesinin mümkün olmadığı durumda ise soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade kaydının temin edilip duruşmada taraflarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bu işlemler yapılmadan verilen mahkûmiyet hükmü eksik araştırma nedeniyle bozulmuştur.

Çocuk mağdurların dinlenmesinde yeniden örselenmenin önlenmesi ve savunma hakkının korunması birlikte gözetilmelidir.

Boşanma veya Aile İçi Husumet Varsa Cinsel İstismar Suçundan Mutlaka Beraat mi Edilir?

Hayır. Yargıtay kararlarında boşanma veya aile içi husumetin bulunması, sanığın mutlaka beraat edeceği anlamına gelmemektedir.

Ailevi anlaşmazlıklar bir suç isnadının güvenilirliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Ancak mağdur beyanının güvenilir olduğu, anlatımların diğer delillerle desteklendiği ve suçun işlendiği yeterli kesinlikte ortaya konulduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6453 Sayılı Kararı: Boşanma Savunmasına Rağmen Mahkûmiyetin Onanması

Bu dosyada sanık, eşinin kız kardeşine yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılanmıştır.

Sanık, eşinin ailesiyle anlaşmazlık yaşadığını ve boşanma sürecinin bu suçlamaya neden olduğunu savunmuştur.

Ancak dosyada mağdurun aşamalardaki anlatımları yanında sanığın eşine yazdığı ve olayla bağlantılı pişmanlık ifadeleri içerdiği değerlendirilen bir mektup bulunmaktadır.

İlk derece mahkemesi, mağdurun anlatımlarını, uzman değerlendirmelerini ve mektubun içeriğini birlikte ele alarak mahkûmiyet kararı vermiştir.

Yargıtay, mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

Bu karar, boşanma nedeniyle iftira atıldığı savunmasının, aleyhteki somut deliller karşısında her zaman kabul edilmediğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/3579 Sayılı Kararı: Boşanmış Ailenin Çocuğuna Yönelik İstismar

Bu dosyada anne ve babanın boşanmasının ardından büyükannesi ve büyükbabasıyla yaşamaya başlayan çocuğun, büyükbabası tarafından cinsel istismara uğradığı iddia edilmiştir.

İlk derece mahkemesi;

  • Mağdurun istikrarlı anlatımlarını,
  • Tanık beyanlarını,
  • Adli görüşmeci değerlendirmesini,
  • Mesaj kayıtlarını,
  • İddianın ortaya çıkış koşullarını birlikte değerlendirerek mahkûmiyet kararı vermiştir.

Yargıtay, mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

Bu karar, anne ve babanın boşanmış olmasının veya çocuğun aile içindeki yaşam düzeninin değişmesinin, gerçek cinsel istismar iddialarının araştırılmasını ve gerektiğinde mahkûmiyet kararı verilmesini engellemediğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/7027 ve 2023/3222 Sayılı Kararları

Bu kararlar da ailevi anlaşmazlık veya husumete ilişkin savunmaların her olayda mahkûmiyete engel olmadığını göstermektedir.

2023/7027 sayılı incelemede, nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkûmiyet hükmü onanmıştır. Yargıtay, olayın sanık tarafından gerçekleştirildiğinin dosyadaki delillerle ortaya konulduğunu kabul etmiştir.

2023/3222 sayılı incelemede ise aile içindeki farklı cinsel suç isnatları bakımından ayrı değerlendirmeler yapılmış; bazı eylemler yönünden beraat, diğerleri yönünden mahkûmiyet hükümlerinin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Böylece aynı aile ilişkisi içinde ileri sürülen farklı suç iddialarının dahi ayrı ayrı ispat değerlendirmesine tabi tutulması gerektiği anlaşılmaktadır.

Boşanma Sürecinde Cinsel İstismar İftirasına Uğradığını Söyleyen Kişi Nasıl Savunma Yapmalıdır?

Boşanma veya aile içi anlaşmazlık nedeniyle asılsız cinsel suçlamaya uğradığını belirten kişinin savunması, yalnızca karşı tarafın kendisine husumet beslediğini ileri sürmekten ibaret olmamalıdır.

Öncelikle isnadın gerçekleştiği iddia edilen olay ve suçlamanın ortaya çıkış süreci ayrıntılı biçimde araştırılmalıdır.

Somut olayın özelliklerine göre özellikle şu hususlar önem kazanabilir:

  1. Boşanma dosyasının incelenmesi: Davanın açıldığı tarih, tarafların ileri sürdüğü iddialar, daha önce sunulan mesajlar ve boşanma protokolleri araştırılmalıdır.
  2. İddianın ortaya çıkış zamanının belirlenmesi: Cinsel suçlamanın boşanma davasından önce mi, dava devam ederken mi, yoksa mal paylaşımı veya velayet uyuşmazlığından sonra mı gündeme geldiği tespit edilmelidir.
  3. Mesaj ve iletişim kayıtlarının değerlendirilmesi: Tarafların karşılıklı yazışmaları, varsa tehdit veya baskı içerikleri ve bunların bütün konuşma içindeki bağlamı incelenmelidir.
  4. Mağdur beyanlarının karşılaştırılması: Olayın temel unsurlarına ilişkin anlatımlarda giderilemeyen önemli çelişkiler bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
  5. Çocuğun yönlendirilmesi iddiasının araştırılması: Bu yöndeki savunma somut olgulara dayanıyorsa çocuğun ilk anlatımları, görüşme kayıtları ve uzman değerlendirmeleri incelenmelidir.
  6. Maddi delillerin değerlendirilmesi: Adli raporlar, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve olayın gerçekleştiği iddia edilen yere ilişkin diğer deliller araştırılmalıdır.

Bu incelemelerin amacı mağduru peşinen güvenilmez kabul etmek değil, maddi gerçeğe ulaşmaktır.

Cinsel suç isnadıyla karşılaşan kişilerin soruşturmanın ilk aşamasında dikkat etmesi gereken hususlar için Cinsel İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı? başlıklı yazımız incelenebilir.

Cinsel İstismar Davasında Delil Yetersizliği Nedeniyle Beraat Kararı

Ceza muhakemesinde mahkûmiyetin, hukuka uygun delillerle ve her türlü makul şüpheden uzak biçimde ispatlanan bir fiile dayanması gerekir.

CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması halinde beraat kararı verilir.

Boşanma veya aile içi husumetin bulunduğu bir cinsel suç dosyasında da temel ölçüt budur.

Mahkeme, suçlamanın ileri sürüldüğü ailevi koşulları araştırmalı; mağdurun beyanını, sanığın savunmasını ve diğer delilleri birlikte değerlendirmelidir.

Bununla birlikte iki farklı hususun birbirinden ayrılması gerekir:

Birincisi, sanığın cinsel istismar veya cinsel saldırı suçunu işlediğinin ispatlanamamasıdır. Bu durumda koşulları varsa beraat kararı verilir.

İkincisi, şikâyetçinin sanığın suçsuz olduğunu bildiği halde hakkında bilerek gerçek dışı suç isnadında bulunmasıdır. Bu durumda TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu gündeme gelebilir.

Dolayısıyla cinsel suçtan beraat kararı verilmesi, şikâyette bulunan kişinin mutlaka iftira suçunu işlediği anlamına gelmez.

Cinsel istismar suçlarında delil değerlendirmesine ilişkin açıklamalar için Cinsel İstismarda Delil Olmadan Ceza Verilir mi? başlıklı makalemizden yararlanılabilir.

Ayrıca asılsız cinsel suç isnatları nedeniyle başvurulabilecek hukuki yollar Cinsel İftira Mağdurları Hangi Hukuki Haklara Sahiptirler? başlıklı makalede değerlendirilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma davasında eşim bana cinsel istismar iftirası atarsa ne olur?

Cinsel istismar iddiası üzerine soruşturma yürütülebilir ve yeterli şüphe bulunması halinde ceza davası açılabilir. Ancak mahkûmiyet kararı için suçun hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir. Boşanma davası, taraflar arasındaki husumet ve suçlamanın ortaya çıkış koşulları birlikte değerlendirilir.

Velayeti almak için cinsel istismar iftirası atılması mümkün mü?

Somut olaylarda böyle bir iddia gündeme gelebilir. Ancak velayet uyuşmazlığının bulunması, cinsel istismar suçlamasının asılsız olduğunu göstermez. Çocuğun beyanları, yönlendirme ihtimali ve diğer deliller dikkatle incelenmelidir.

Boşanma aşamasında çocuğun beyanı tek başına mahkûmiyet için yeterli mi?

Çocuk mağdurun beyanı önemli bir delildir ve her olayda mutlaka başka bir görgü tanığının bulunması gerekmez. Bununla birlikte beyanın güvenilirliği, ortaya çıkış koşulları, varsa çelişkiler ve dosyadaki diğer deliller değerlendirilerek suçun ispatlanıp ispatlanmadığı belirlenmelidir.

Boşanma sürecindeki tehdit mesajları cinsel istismar davasında kullanılabilir mi?

Evet. Hukuka uygun elde edilmiş mesajlar, taraflar arasındaki husumetin niteliğini, suçlamanın ortaya çıkış koşullarını veya baskı iddialarını gösterebilir. Ancak mesajların içeriği ve gönderildikleri bağlam birlikte değerlendirilmelidir.

Çocuğun annesi tarafından yönlendirildiği nasıl anlaşılır?

Çocuğun ilk beyanının hangi koşullarda alındığı, daha önce kimlerle konuştuğu, görüşmeler sırasında yönlendirici sorular sorulup sorulmadığı, anlatımlarındaki farklılıklar ve uzman değerlendirmeleri incelenebilir. Yönlendirme bulunduğu sonucuna yalnızca ebeveynler arasındaki husumetten hareketle varılamaz.

Cinsel istismar suçlaması boşanma davasından sonra yapılırsa beraat kararı verilir mi?

Şikâyetin boşanma davasından sonra yapılması tek başına beraat sebebi değildir. Bununla birlikte suçlamanın zamanlaması, ailevi uyuşmazlıklar ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek mahkûmiyete yeterli ispat bulunup bulunmadığı belirlenir.

Cinsel istismar suçundan beraat eden kişi eşine iftira davası açabilir mi?

Şartları varsa iftira suçundan şikâyette bulunabilir. Ancak beraat kararı tek başına karşı tarafın iftira suçunu işlediğini kanıtlamaz. Şikâyetçinin, isnat ettiği fiilin işlenmediğini bildiği halde suç isnadında bulunduğunun ortaya konulması gerekir.

Boşanma ve Aile İçi Husumette Cinsel Suç İddialarına Yargıtay’ın Yaklaşımı

front view blurry lawyer working 10 1

Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde, boşanma sürecinde veya aile içi husumet nedeniyle ortaya çıkan cinsel istismar ve cinsel saldırı iddialarında belirleyici unsurun, suçlamanın hangi delillere dayandığı olduğu görülmektedir.

Taraflar arasında çekişmeli boşanma, velayet uyuşmazlığı, mal paylaşımı anlaşmazlığı veya kişisel husumet bulunması, isnadın güvenilirliğinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Özellikle suçlamanın boşanma davasının kritik bir aşamasında ortaya çıkması, ekonomik taleplerle bağlantılı mesajların bulunması, çocuğun yönlendirilmiş olabileceğine ilişkin somut delillerin mevcut olması veya mağdur anlatımlarında giderilemeyen ciddi çelişkiler bulunması, mahkûmiyet için gerekli ispatın oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde etkili olabilir.

Bununla birlikte, aile içi anlaşmazlıkların varlığı cinsel suçların gerçekleşmediğine ilişkin bir karine oluşturmaz. Güvenilir mağdur beyanları ve diğer delillerle suçun ispatlandığı durumlarda mahkûmiyet kararı verilmesi de mümkündür.

Sonuç olarak boşanma sürecindeki cinsel suç iddialarında esas olan, tarafların birbirlerine yönelik suçlamalarından hareketle peşin bir sonuca varmak değil; olayın zamanını, taraflar arasındaki ilişkileri, iddianın ortaya çıkış koşullarını ve bütün delilleri değerlendirerek maddi gerçeğe ulaşmaktır.

Avukat Harun Karadağ

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay, kendi delilleri ve yargılama koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.