Cinsel Suçlarda Ses Kaydı Delil Olur Mu? Gizli Ses Kaydı ve Yargıtay Kararları

Av. Harun Karadağ

08.10.2026

Cinsel suçlarda ses kaydı delil olur mu? Mağdurun, kendisine yönelik cinsel taciz veya cinsel saldırı eylemini ispatlamak amacıyla karşı tarafın konuşmalarını gizlice kaydetmesi hukuka uygun mudur? Sanığın bilgisi ve rızası olmadan alınan ses kayıtları mahkûmiyet kararına esas alınabilir mi?

Cinsel suçlarda ses kaydı, hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması şartıyla delil olarak kullanılabilir. Ancak her ses kaydının mahkemede delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Özellikle gizlice yapılan kayıtların hukuki niteliği, kaydın hangi koşullarda elde edildiğine ve olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Yargıtay kararlarına göre, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu ispatlamak amacıyla, başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı ani gelişen durumlarda yaptığı ses kaydı hukuka uygun kabul edilebilir. Buna karşılık, geçmişte gerçekleştiği iddia edilen bir cinsel suçu ispatlamak amacıyla sonradan planlanarak yapılan gizli ses kayıtları bazı durumlarda hukuka aykırı delil sayılmaktadır.

Bu nedenle cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocuğun cinsel istismarı suçlarında ses kaydının delil değeri değerlendirilirken yalnızca konuşmanın içeriğine değil, kaydın elde edilme yöntemine de dikkat edilmelidir.

Cinsel Suçlarda Ses Kaydı Delil Olarak Kullanılabilir Mi?

Cinsel suçlarda ses kayıtlarının delil olarak kullanılmasını tamamen yasaklayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak ceza yargılamasında delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi zorunludur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217/2. maddesine göre, yüklenen suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispatlanabilir.

Aynı Kanun’un 206/2-a maddesi uyarınca, kanuna aykırı şekilde elde edilen delillerin reddedilmesi gerekir.

Bu düzenlemelerden hareketle bir ses kaydının delil olarak kabul edilebilmesi için üç temel husus önem taşımaktadır:

  1. Ses kaydının hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması,
  2. Kayıttaki konuşmaların kimler arasında gerçekleştiğinin ve kaydın gerçekliğinin belirlenebilmesi,
  3. Ses kaydının suçlamayla ilgili, güvenilir ve denetlenebilir bilgiler içermesi.

Ses kaydının mevcut olması, tek başına suçun işlendiğini göstermeyebilir. Kaydın içeriği, mağdurun beyanları, sanığın savunması ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Örneğin, cinsel saldırı suçlamasında sanığın konuşma sırasında mağdurdan özür dilemesi, belirli davranışlarını kabul etmesi veya mağdurun rıza göstermediğini bildiğine işaret eden sözler söylemesi önemli olabilir.

Ancak konuşmaların hangi olayla ilgili olduğu belirlenmeden, yalnızca bazı ifadelerden hareketle mahkûmiyet kararı verilmesi doğru değildir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2024/1444 sayılı kararında ses kaydının yasak delil niteliğinde olmadığı ve sanığın suç işlediğini gösteren tek delilin de ses kaydı olmadığı bir dosyayı incelemiştir.

Daire, mahkûmiyetin diğer delillerle birlikte kesin verilere dayandırıldığını değerlendirerek hükmü hukuka uygun bulmuştur.

Bu karar, ses kaydının hukuka uygunluğu kadar, diğer delillerle desteklenmesinin de önemini göstermektedir.

Cinsel Suçlarda Gizli Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Cinsel suçlarda en çok tartışılan konulardan biri, mağdurun karşı tarafın haberi olmadan yaptığı ses kayıtlarının hukuki niteliğidir.

Gizli ses kaydı, belirli istisnai koşullar altında hukuka uygun delil olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, kişinin cinsel suç mağduru olduğunu ileri sürmesi, yaptığı her gizli kaydı kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli, 2012/5 Esas ve 2013/248 Karar sayılı kararında benimsenen yaklaşım uyarınca, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak başka türlü delil elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kaydetmesi hukuka uygun görülebilir.

Burada belirleyici olan, kaydın yalnızca delil elde etme amacıyla yapılması değildir. Kaydın gerçekleştirildiği şartlar ve kişinin başka türlü delil elde etme imkânının bulunup bulunmadığı da önemlidir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2015/11767 Sayılı Kararı

Bu konuda önemli kararlardan biri Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2015/11767 sayılı kararıdır.

Olayda mağdur, kayınpederi tarafından uzun zamandır cinsel tacize ve basit cinsel saldırıya maruz kaldığını ileri sürmüştür. Yaşadıklarını eşine ve aile bireylerine anlatmasına rağmen kendisine inanılmaması üzerine, cinsel saldırı eylemlerini ispatlamak amacıyla yatak odasına ses kayıt cihazı yerleştirmiştir.

Sanığın yeniden cinsel içerikli sözler söylediği ve cinsel saldırıda bulunduğu olay kaydedilmiştir. Sanık da kayıttaki konuşmaların kendisine ait olduğunu kabul etmiştir.

İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiştir.

Ancak Yargıtay, mağdurun delil elde etmek ve yetkili makamlara sunmak amacıyla gerçekleştirdiği kaydı somut olayın koşullarında hukuka uygun kabul ederek beraat hükmünü bozmuştur.

Kararın önemi: Gizli ses kaydının hukuka uygunluğu değerlendirilirken olayın ani gelişip gelişmediği yanında, mağdurun delil elde etme konusundaki güçlükleri ve kaydın gerçekleştirildiği somut koşullar da tartışılmalıdır.

Bununla birlikte, bu karar her türlü planlı gizli ses kaydının hukuka uygun olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Nitekim daha sonraki Yargıtay kararlarında farklı olay koşullarına bağlı olarak daha sınırlayıcı değerlendirmeler yapılmıştır.

Cinsel Saldırı Sırasında Alınan Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Cinsel saldırı sırasında alınan ses kaydı, olayın gerçekleşme biçiminin ve özellikle mağdurun rızasının bulunup bulunmadığının tespitinde önemli bir delil olabilir.

Mağdurun karşı koyması, yardım istemesi, sanığın tehditleri veya eylemini kabul eden sözleri kayıtta bulunabilir.

Ancak ses kaydı her zaman olayın tamamını göstermeyebilir. Bu nedenle konuşmanın öncesi ve sonrası ile diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2019/11606 Sayılı Kararı

Somut olayda sanık ile mağdurun birlikte alkol aldıktan sonra sanığın evine gittikleri, sanığın mağdura zorla cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilmiştir.

Mağdur, sanıktan kurtularak kendisini lavaboya kilitlemiş ve sanığın kendisini dışarı çıkmaya ikna etmek amacıyla yaptığı konuşmaları ses kaydına almıştır.

Ayrıca tanıdıklarına yardım istemek amacıyla mesajlar göndermiştir.

Yargıtay; mağdurun istikrarlı anlatımlarını, sanığın kısmen ikrar içeren savunmasını, ses kaydının çözümlemesini ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirmiştir.

Daire, mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.

Bu karar, olayın hemen ardından alınan ses kaydının mağdur beyanlarını doğrulayan önemli bir delil olabileceğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2025/4597 Sayılı Kararı

Yargıtayın incelediği başka bir olayda mağdur, sanık tarafından zorla aracın arka koltuğuna bindirildiğini ve cinsel saldırıya uğradığını ileri sürmüştür.

Dosyada mağdurun olay sırasında aldığı ses kayıtları ile güvenlik kamera görüntüleri bulunmaktadır.

Yargıtay, ses kayıtlarını, kamera görüntülerini, mağdurun anlatımlarını ve sanığın savunmasını birlikte değerlendirmiştir.

Daire, sanığın eylemlerinin ani ve kısa süreli sarkıntılık düzeyinde kalmadığını, cinsel saldırı suçunu oluşturduğunu belirterek suçun niteliği yönünden verilen kararı hukuka aykırı bulmuştur.

Dolayısıyla ses kayıtları yalnızca bir cinsel suçun işlenip işlenmediğinin belirlenmesinde değil, eylemin sarkıntılık mı yoksa cinsel saldırı mı olduğunun tespitinde de önem taşıyabilir.

Ses Kaydı Cinsel İlişkiye Rıza Olmadığını İspatlar Mı?

press reporter fallowing leads case 1

Cinsel saldırı yargılamalarında en önemli tartışmalardan biri, taraflar arasında gerçekleşen cinsel ilişkinin rızaya dayanıp dayanmadığıdır.

Sanığın ilişkiyi kabul etmesi ancak ilişkinin rızayla gerçekleştiğini savunması halinde, ses kayıtları önemli hale gelebilir.

Özellikle mağdurun istemediğini belirten sözleri, sanığın buna rağmen eylemine devam etmesi, tehditleri veya olay sonrasında kullandığı ifadeler rızanın bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/3039 Sayılı Kararı

Bu olayda taraflar arasında başlangıçta rızaya dayanan yakınlaşma yaşandığı, ancak daha sonra mağdurun cinsel birlikteliği istemediğini belirttiği ileri sürülmüştür.

İlk derece mahkemesi, olay sırasında alınan ses kayıtlarını değerlendirerek mağdurun belirli bir aşamadan sonra rıza göstermediğini kabul etmiştir.

Dosya kapsamındaki ses kayıtlarında mağdurun ağlayarak cinsel birlikteliği istemediğini belirttiği anlaşılmıştır.

Yargıtay, mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemini reddederek hükmü onamıştır.

Bu kararın ortaya koyduğu önemli husus, başlangıçta gösterilen rızanın sonraki bütün cinsel davranışları kapsamadığıdır. Kişi cinsel yakınlaşmanın herhangi bir aşamasında rızasını geri çekebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/936 Sayılı Kararı

Karara konu olayda sanık, mağdurla daha önceden gönül ilişkisi bulunduğunu ve olay günü yaşanan cinsel ilişkinin de rızaya dayandığını savunmuştur.

Ancak dosyada mağdurun adli muayene raporları, sanığın olay sonrasında gönderdiği mesajlar ve ses kayıtları bulunmaktadır.

Sanığın olaydan sonra özür dilemesi ve hatalı davrandığına ilişkin açıklamaları, diğer delillerle birlikte değerlendirilmiştir.

Yargıtay, mahkûmiyet hükmünü hukuka uygun bulmuştur.

Bu karar da taraflar arasında daha önce rızaya dayalı cinsel ilişki yaşanmış olmasının, sonraki bir cinsel ilişki bakımından rızanın varlığını kendiliğinden göstermeyeceğini ortaya koymaktadır.

Mağdurun rızası konusundaki anlatımlarında farklılık bulunması halinde ise bu farklılıkların olayın bütünü içerisindeki önemi araştırılmalıdır. Konuyla ilgili ayrıntılı değerlendirmeler için Cinsel Suçlarda Mağdurun Çelişkili Beyanları başlıklı yazımız incelenebilir.

Olaydan Sonra Alınan Gizli Ses Kaydı Hukuka Aykırı Mıdır?

Cinsel suçlarda ses kayıtlarının hukuka uygunluğu konusunda önemli ayrımlardan biri, kaydın suçun işlendiği sırada mı yoksa olaydan sonra mı gerçekleştirildiğidir.

Bir kişinin cinsel saldırıya uğradığını ileri sürdükten günler, aylar veya yıllar sonra sanıkla iletişime geçerek geçmişteki olayı konuşturması ve görüşmeyi gizlice kaydetmesi her durumda hukuka uygun kabul edilmemektedir.

Özellikle daha önce gerçekleştiği iddia edilen suçu ispatlamak amacıyla planlanan konuşmalar, Yargıtayın bazı kararlarında yasak delil olarak değerlendirilmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2025/582 Sayılı Kararı

Karara konu olayda mağdur, sanıkla arasındaki telefon görüşmelerini gizlice kaydederek yaklaşık bir yıl sonra başlatılacak adli süreçte delil olarak kullanmak üzere dosyaya sunmuştur.

Yargıtay, söz konusu ses kayıtlarının elde edilme biçimini hukuka aykırı bulmuştur.

Daire, CMK’nın 206/2-a maddesi uyarınca bu kayıtların sanık aleyhine hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.

Ayrıca dosyadaki diğer delillerin de mahkûmiyet için yeterli olmadığı değerlendirilerek mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Bu karar, cinsel suçlarda gizli ses kaydının yalnızca suçun ispatlanması amacıyla elde edilmesinin, kaydı mutlaka hukuka uygun hale getirmediğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/3112 Sayılı Kararı

Olayda mağdur, cinsel istismara uğradığını ileri sürdüğü olaydan yaklaşık bir ay sonra, ailesine iddialarını ispatlamak amacıyla dayısının yönlendirmesiyle sanıkla yüz yüze görüşmüş ve konuşmaları gizlice kaydetmiştir.

Yargıtay, bu kaydın elde edilme yöntemini hukuka aykırı değerlendirmiştir.

Daire, ses kaydı dışındaki delillerin suçun işlendiğini her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlamaya yeterli olmadığını belirterek hükmü bozmuştur.

Bu kararın karşı oyla verilmiş olması da konunun hukuki açıdan tartışmalı niteliğini göstermektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/3076 Sayılı Kararı

Bu kararda da geçmiş yıllarda gerçekleştiği ileri sürülen cinsel istismar eylemlerinin ispatlanması amacıyla mağdurun ailesiyle yaptığı görüşmelerin gizlice kaydedilmesi tartışılmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, kayıtların elde edilme yöntemini hukuka aykırı sayan bozma kararına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını oy çokluğuyla reddetmiştir.

Bunun üzerine dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

Karşı oyda, mağdurun içinde bulunduğu koşullar ve başka şekilde delil elde edememesi üzerinde durulmuştur.

Bu karar, gizli ses kayıtlarının hukuka uygunluğu konusunda somut olayın koşullarının belirleyici olduğunu ve Yargıtay içerisinde de farklı değerlendirmelerin ortaya çıkabildiğini göstermektedir.

Cinsel Taciz Suçunda Gizli Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Cinsel taciz suçu çoğu zaman yalnızca mağdur ile failin bulunduğu ortamlarda gerçekleşebilir. Bu durum, suçun ispatlanmasını güçleştirebilir.

İş yerinde, okulda, araç içerisinde veya başka bir özel ortamda gerçekleşen cinsel içerikli konuşmaların kayıt altına alınması, suçun aydınlatılmasına katkı sağlayabilir.

Ancak burada da kayıtların hukuka uygun elde edilmesi zorunludur.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/26252 Sayılı Kararı

Yargıtayın incelediği olayda üniversite öğrencisi, öğretim görevlisinin kendisine yönelik cinsel taciz niteliğindeki davranışlarını okul yönetimine bildirmiştir.

İddialarının delille desteklenmemesi üzerine öğrenci, öğretim görevlisiyle yaptığı görüşmeyi kalem kamera kullanarak gizlice kaydetmiş ve elde ettiği kaydı aynı gün okul yönetimine teslim etmiştir.

Yargıtay, öğrencinin kendisine yönelik haksız davranışları ispatlamak ve kaybolabilecek delilleri korumak amacıyla hareket ettiğini dikkate almıştır.

Daire, somut olayın koşullarında öğrencinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığını değerlendirmiştir.

Bu karar, özellikle cinsel taciz iddialarında başka şekilde delil elde etmenin güç olduğu durumlarda yapılan kayıtların hukuki değerlendirmesi bakımından önemlidir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2016/12505 Sayılı Kararı

Bu dosyada ise farklı bir sonuca ulaşılmıştır.

Sanığın karşı tarafla yaptığı telefon görüşmelerini önceden planlayarak kaydettiği, sorduğu sorularla konuşmanın içeriğini yönlendirdiği ve kendisine karşı işlenmekte olan ani gelişen bir suçun bulunmadığı belirlenmiştir.

Yargıtay, bu şekilde elde edilen gizli ses kaydını hukuka uygun bulmamış ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden mahkûmiyet gerektiğini değerlendirmiştir.

Dolayısıyla cinsel taciz iddiasını ispatlamak amacıyla gerçekleştirilen her gizli ses kaydı hukuka uygun değildir.

Telefon ve mesaj yoluyla gerçekleştirilen cinsel taciz eylemlerinde diğer delillerin değerlendirilmesi hakkında Mesajla Cinsel Tacizin Cezası başlıklı yazımızdan da yararlanılabilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunda Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Çocuğun cinsel istismarı suçlarında ses kayıtları, mağdurun beyanlarını doğrulamak veya sanığın eylemlerine ilişkin açıklamalarını değerlendirmek bakımından önemli olabilir.

Özellikle geçmiş tarihlerde gerçekleştiği ileri sürülen ve fiziksel delillerin bulunmadığı olaylarda, taraflar arasında geçen konuşmalar soruşturma açısından önem taşıyabilir.

Ancak bu suçlarda da ses kaydının hukuka uygunluğu ve güvenilirliği ayrı ayrı incelenmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6467 Sayılı Kararı

Somut olayda mağdur, üvey babasının geçmiş yıllarda kendisine cinsel istismarda bulunduğunu ileri sürmüş ve daha sonraki bir tarihte yaptığı konuşmayı gizlice kaydetmiştir.

İlk derece mahkemesi; ses kaydını, mağdurun anlatımlarını, tanık beyanlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek mahkûmiyet kararı vermiştir.

Yargıtay, ses kaydının değerlendirilmesi yanında dosyadaki diğer delillerin de önemini dikkate alarak hükmü onamıştır.

Kararda, başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı durumlara ilişkin Ceza Genel Kurulu içtihadına da yer verilmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/58 Sayılı Kararı

Bu dosyada mağdur, üvey babasının gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü cinsel istismar eylemlerine ilişkin konuşmaları kaydetmiştir.

İlk derece mahkemesi ses kaydını hukuka uygun kabul ederek hükme esas almıştır.

Ancak Yargıtay, ses kaydının elde edilme biçimi nedeniyle hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte, dosyada mağdur anlatımları, tanık beyanları ve başka deliller bulunduğundan hükmü diğer deliller çerçevesinde değerlendirmiş ve onamıştır.

Bu kararın önemi, hukuka aykırı ses kaydının değerlendirme dışı bırakılmasının her durumda beraat sonucunu doğurmayacağını göstermesidir.

Kayıt dışındaki hukuka uygun delillerin mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/7095 Sayılı Kararı

Bir başka cinsel istismar dosyasında sanığın konuşmalarına ilişkin ses kaydının bilirkişi tarafından çözümlemesi yapılmıştır.

Sanık, yargılama sırasında kayıttaki sesin kendisine ait olduğunu kabul etmiştir.

Dosyada ayrıca mağdurların anlatımları, tanık beyanları ve başka deliller bulunmaktadır.

Yargıtay, ses kaydı dışında da mahkûmiyete yeterli delillerin mevcut olduğunu dikkate alarak hükmü onamıştır.

Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, çocuğun cinsel istismarı suçlarında ses kaydının tek başına değil, bütün deliller içerisinde ele alınması gerektiği anlaşılmaktadır.

Ses Kaydı Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli Midir?

Cinsel suçlarda ses kaydının bulunması, sanığın mutlaka mahkûm edileceği anlamına gelmez.

Öncelikle kaydın hukuka uygun olup olmadığı belirlenmeli, ardından içerdiği konuşmaların suçu ispatlamaya yeterli olup olmadığı incelenmelidir.

Örneğin sanığın cinsel içerikli bir konuşmada bulunması, her durumda cinsel saldırı suçunun işlendiğini göstermez. Aynı şekilde bir kişinin geçmişteki davranışlarından dolayı özür dilemesi de özrün hangi eyleme ilişkin olduğu belirlenmeden belirli bir suçun ikrarı olarak değerlendirilemez.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/1699 Sayılı Kararı

Karara konu olayda mağdur, sanığın kendisine cinsel içerikli sözler söylediğini ve fiziksel temas yoluyla cinsel istismarda bulunduğunu ileri sürmüştür.

Dosyaya sunulan ses kaydının çözümünde cinsel içerikli konuşmalar tespit edilmiştir.

Ancak mahkeme, kayıttaki sözlerin fiziksel cinsel istismar iddiasını kesin biçimde ispatlamadığını değerlendirmiştir.

Mağdurun beyanlarında olay tarihleri ve gerçekleşme biçimi yönünden farklılıklar bulunduğu da dikkate alınarak cinsel istismara teşebbüs suçundan beraat kararı verilmiştir.

Yargıtay, söz konusu beraat hükmünü onamıştır.

Bu karar, ses kaydının içerdiği konuşmalarla ispatlanmak istenen suçun unsurları arasında doğrudan bağlantı kurulması gerektiğini göstermektedir.

Cinsel suçlarda iddiaların hangi somut delillerle desteklenebileceği ve çelişkilerin hükme etkisi bakımından Cinsel Suçlarda Mağdurun Çelişkili Beyanları başlıklı makalemiz de incelenebilir.

Ses Kaydının Montaj Olduğu İddia Edilirse Ne Olur?

Cinsel suç yargılamalarında sanıkların en önemli savunmalarından biri, ses kaydının kendilerine ait olmadığı veya üzerinde değişiklik yapıldığı iddiasıdır.

Dijital kayıtların kesilmesi, birleştirilmesi, farklı zamanlara ait konuşmaların tek kayıt haline getirilmesi veya sesin yapay yöntemlerle değiştirilmesi teknik olarak mümkün olduğundan, kayıtların gerçekliği gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle araştırılmalıdır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/1522 Sayılı Kararı

Yargıtay, bu kararında ses kaydının gerçekliğinin araştırılmasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunmuştur.

Sanık, kayıtlardaki sesin kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mağdur ise kayıtların sanığın farklı günlerdeki konuşmaları kullanılarak sonradan oluşturulduğunu ileri sürmüştür.

Yargıtay, iki hususun araştırılması gerektiğini belirtmiştir:

  • Ses kaydındaki konuşmaların sanığa ait olup olmadığı,
  • Kayıtların farklı zamanlarda gerçekleştirilen görüşmelerin birleştirilmesi suretiyle oluşturulup oluşturulmadığı.

Daire, bu konularda Adli Tıp Kurumu Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesi tarafından inceleme yapılmadan karar verilmesini eksik araştırma olarak değerlendirmiş ve hükmü bozmuştur.

Bu karar, özellikle sanığın ses kaydını kabul etmediği cinsel suç dosyalarında önemlidir.

Ses Kaydının Gerçekliği Nasıl Araştırılır?

Ses kaydının doğruluğu tartışmalıysa şu hususlar araştırılabilir:

  1. Sesin iddia edilen kişiye ait olup olmadığı,
  2. Kayıt üzerinde kesme, ekleme veya birleştirme işlemi yapılıp yapılmadığı,
  3. Konuşmaların doğal akışının korunup korunmadığı,
  4. Kayıt tarihinin ve kaynağının belirlenip belirlenemediği,
  5. Kaydın orijinal dosyasına ve kaydedildiği cihaza ulaşılıp ulaşılamadığı.

Bilirkişi incelemesi yapılması her dosyada zorunlu değildir. Ancak kaydın gerçekliğine yönelik somut ve sonuca etkili itirazlar bulunduğunda bu iddiaların araştırılmaması savunma hakkı bakımından sorun oluşturabilir.

Telefonda Yapılan Gizli Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Telefon görüşmelerinin gizlice kaydedilmesi de cinsel suç soruşturmalarında sık karşılaşılan bir durumdur.

Mağdur, kendisini tehdit eden veya cinsel saldırıda bulunduğunu ileri sürdüğü kişiyle yaptığı telefon görüşmesini kaydedebilir.

Ancak telefon görüşmesinin taraflarından biri olmak, diğer tarafın bilgisi dışında yapılan her kaydın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2020/429 Sayılı Kararı

Bu kararda mahkûmiyete esas alınan telefon görüşmesi kaydının hukuka aykırı yöntemle elde edilip edilmediği tartışılmıştır.

Yargıtay, görüşmenin gerçekleştiği tarihte tarafların kullandıkları telefonlara ilişkin HTS kayıtlarının getirtilmesini ve aramayı kimin başlattığının araştırılmasını istemiştir.

Daire, ayrıca dosyadaki biyolojik bulgular yönünden DNA karşılaştırması yapılması gerektiğini belirterek eksik araştırma nedeniyle hükmü bozmuştur.

Bu kararda aramayı kimin başlattığına ilişkin inceleme, ses kaydının elde edilme koşullarını değerlendirmek amacıyla istenmiştir. Dolayısıyla yalnızca arayanın veya arananın kimliği, kaydın hukuka uygunluğunu tek başına belirlemez.

Cinsel suçlarda telefon görüşmelerinin tespiti, iletişim sıklığı ve HTS kayıtlarının ispat gücü hakkında Cinsel Suçlarda HTS Kayıtları başlıklı yazımızda ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Ses Kaydını Alan Kişi Suç İşlemiş Olur Mu?

Bir kişinin karşı tarafın rızası olmadan ses kaydı yapması, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun farklı hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

Özellikle TCK’nın 132. maddesinde haberleşmenin gizliliğinin ihlali, 133. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, 134. maddesinde ise özel hayatın gizliliğinin ihlali düzenlenmiştir.

Ancak kişinin kendisine yönelik işlenmekte olan bir suçu ispatlamak amacıyla zorunlu koşullarda yaptığı kayıt ile başkasının özel yaşamını ihlal etmek amacıyla yaptığı kayıt aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/1419 Sayılı Kararı

Karara konu olayda sanık, komşusunun kendisine yönelik cinsel taciz niteliğindeki konuşmalarını gizlice kaydetmiştir.

Daha sonra taraflar arasında uyuşmazlık yaşanmış, sanık kaydı komşularından birine göndermiştir.

Yargıtay, somut olayın özelliklerini dikkate alarak sanığın kendisine yönelik haksız saldırıyı ispatlamak ve hakkında ortaya atılan iddialara karşı kendisini savunmak amacıyla hareket ettiğini değerlendirmiştir.

Daire, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen beraat kararını hukuka uygun bulmuştur.

Bununla birlikte bu karardan, gizli ses kayıtlarının üçüncü kişilere gönderilmesinin her durumda suç oluşturmayacağı sonucu çıkarılmamalıdır.

Kayıtların sosyal medyada yayımlanması, tehdit veya şantaj amacıyla kullanılması ya da konuyla ilgisiz kişilere gönderilmesi ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.

Ses Kaydıyla Tehdit Edilerek Cinsel İlişkiye Zorlamak

Cinsel suçlarda ses kayıtları yalnızca delil olarak kullanılmaz. Bazı olaylarda ses kaydının varlığı veya açıklanacağı tehdidi, bizzat suçun işlenmesinde araç olarak kullanılabilir.

Örneğin kişinin özel yaşamına ilişkin konuşmalarının ailesine gönderileceği tehdidiyle cinsel ilişkiye zorlanması, olayın özelliklerine göre cinsel saldırı ve başka suçlar bakımından değerlendirilmelidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/6484 Sayılı Kararı

Bu dosyada sanığın, mağdura ait ses kayıtlarını eşine göndermekle tehdit ederek mağduru cinsel ilişkiye zorladığı kabul edilmiştir.

Dosyada tehdit içerikli mesajlar, ses kayıtlarının çözümlemeleri, tarafların beyanları ve diğer deliller bulunmaktadır.

Yargıtay, nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkûmiyet kararını hukuka uygun bulmuştur.

Karar, ses kayıtlarının cinsel suçlarda iki farklı yönden önem taşıyabileceğini göstermektedir: Kayıtlar suçun ispatında kullanılabileceği gibi, kayıtların açıklanacağı tehdidi de suçun işlenme biçiminin bir parçası olabilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2026/1133 Sayılı Kararı

Bu kararda, başlangıçta rızaya dayalı yaşanan cinsel ilişkinin sanık tarafından kaydedildiği, daha sonra bu görüntülerin internette yayımlanacağı ve mağdurun ailesine gönderileceği yönündeki tehditlerle cinsel ilişkinin sürdürüldüğü ileri sürülmüştür.

Yargıtay; mağdurun istikrarlı anlatımlarını, sanığın kısmen ikrar içeren savunmasını, kayıtlarla ilgili bilirkişi raporlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirmiştir.

Daire, mağdurun tehdit edilerek cinsel ilişkiye zorlandığını kabul ederek ilgili istinaf hükmünü bozmuştur.

Bu karar, başlangıçta rızayla gerçekleşen bir cinsel ilişkinin sonradan tehdit altında sürdürülmesinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Cinsel İftira İddiasında Ses Kaydı Nasıl Değerlendirilir?

Cinsel suç yargılamalarında sanık, kendisine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını veya mağdurun kendisine iftira attığını savunabilir.

Bu durumda ses kayıtlarının içeriği, taraflar arasındaki önceki ve sonraki iletişim, konuşmaların hangi koşullarda gerçekleştirildiği ve kayıtların güvenilirliği önem taşır.

Özellikle bir konuşmanın yalnızca belirli bölümlerinin dosyaya sunulması, olayın farklı şekilde değerlendirilmesine neden olabilir.

Böyle bir durumda konuşmanın tamamının incelenmesi, diğer tarafın açıklamalarının alınması ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılması önemlidir.

Ancak sanığın ses kaydında suçlamayı reddetmesi tek başına suçsuzluğunu ispatlamadığı gibi, mağdurun konuşma sırasında bazı sorulara farklı cevaplar vermesi de otomatik olarak iftira suçunun işlendiğini göstermez.

Cinsel suç isnatlarında savunmanın hazırlanması ve asılsız iddiaların hukuki sonuçları hakkında Cinsel İftira Mağdurları başlıklı makalemizden yararlanılabilir.

Cinsel Suçlarda Ses Kaydına Nasıl İtiraz Edilir?

Hakkında cinsel suçlamada bulunulan kişinin, aleyhine sunulan ses kaydının hukuka uygunluğunu ve doğruluğunu tartışma hakkı bulunmaktadır.

Ses kaydına yönelik itirazlar özellikle iki temel noktaya dayanabilir.

Birincisi, kaydın elde edilme yönteminin hukuka aykırı olmasıdır.

Örneğin olaydan uzun süre sonra delil oluşturmak amacıyla planlanan bir telefon görüşmesinin gizlice kaydedildiği ileri sürülebilir. Böyle bir durumda kaydın elde edilme şartlarının araştırılması ve hukuka aykırılık tespit edilirse hükme esas alınmaması talep edilebilir.

İkincisi, ses kaydının gerçekliğinin ve ispat gücünün tartışılmasıdır.

Kayıttaki sesin sanığa ait olup olmadığı, konuşmaların değiştirilip değiştirilmediği ve kaydın iddia edilen eylemi gerçekten ispatlayıp ispatlamadığı değerlendirilmelidir.

Özellikle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/1522 sayılı kararı, ses kayıtlarının montajlandığı iddialarında teknik incelemenin önemini göstermektedir.

Ayrıca hukuka aykırı kayıtlar değerlendirme dışı bırakıldığında geriye kalan delillerin mahkûmiyete yeterli olup olmadığı da araştırılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Cinsel Suçlarda Gizlice alınan ses kaydı mahkemede delil olur mu?

Evet, belirli koşullarda olabilir. Özellikle kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu başka türlü ispatlama imkânının bulunmadığı ani gelişen durumlarda yapılan kayıtlar hukuka uygun kabul edilebilir. Ancak her gizli ses kaydı delil değildir.

Cinsel tacizi ispatlamak için ses kaydı almak suç mu?

Somut olayın koşullarına bağlıdır. Delilin kaybolmasını önlemek amacıyla gerçekleştirilen zorunlu kayıtlar bazı durumlarda hukuka uygun sayılabilir. Buna karşılık planlı şekilde başkasının özel yaşamına ilişkin konuşmalarının kaydedilmesi suç oluşturabilir.

Cinsel saldırıdan sonra yapılan telefon konuşması delil olur mu?

Olabilir. Ancak telefon konuşmasının gizlice kaydedilmesi halinde kaydın nasıl elde edildiği ayrıca incelenir. Özellikle geçmişteki olayı ispatlamak için sonradan planlanan kayıtlar Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunabilmektedir.

Cinsel Suçlarda Ses kaydı varsa sanık ceza alır mı?

Hayır. Ses kaydının hukuka uygunluğu, güvenilirliği ve suçu ispatlama gücü değerlendirilmeden mahkûmiyet kararı verilemez. Diğer delillerle birlikte yapılan değerlendirme sonucunda suçun sabit olup olmadığı belirlenir.

Cinsel suçlarda Ses kaydının montaj olduğu nasıl anlaşılır?

Kaydın orijinali ve varsa kayıt cihazı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılabilir. Ses karşılaştırması, kesinti ve birleştirme izleri ile dosyanın teknik özellikleri araştırılabilir.

Cinsel Suçlarda Ses kaydını kabul etmeyen sanık beraat eder mi?

Sanığın ses kaydını reddetmesi tek başına beraat nedeni değildir. Ancak sesin kime ait olduğu veya kaydın gerçekliği konusunda ciddi şüphe varsa bunların giderilmesi gerekir. Suçun işlendiği her türlü makul şüpheden uzak şekilde ispatlanamıyorsa beraat kararı verilmelidir.

Cinsel Suçlarda Ses Kaydının Hukuki Değeri ve Ağır Ceza Avukatının Rolü

front view blurry lawyer working 8 1

Cinsel suçlarda ses kayıtları, özellikle olayın başka kişiler tarafından görülmediği veya doğrudan tanık bulunmadığı durumlarda önemli bir delil olabilir.

Bununla birlikte ses kaydının bulunması ile bu kaydın hukuka uygun ve mahkûmiyete yeterli delil olması birbirinden farklıdır.

Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde, suç sırasında veya hemen sonrasında delilin kaybolmasını önlemek için elde edilen bazı kayıtların hukuka uygun görüldüğü; geçmişteki bir olayı ispatlamak amacıyla sonradan planlanan gizli kayıtların ise hukuka aykırı kabul edilebildiği görülmektedir.

Ayrıca ses kaydının gerçekliği, konuşmaların bütünü, tarafların beyanları ve dosyadaki diğer deliller mutlaka değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak, cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocuğun cinsel istismarı suçlarında ses kaydının delil değeri konusunda genel ve kesin bir kuraldan hareket etmek yerine, her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.

Cinsel suçların oluşma şartları, hangi delillerle ispatlanabileceği, hangi eylemlerin cinsel suçları oluşturacağı gibi her türlü sorununuz ile ilgili olarak Cinsel Suçlar Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.