Havalimanında uyuşturucu ile yakalanma, özellikle uluslararası uçuşlarda oldukça ağır ceza soruşturmalarına ve davalarına neden olabilmektedir. Ancak havalimanında uyuşturucu bulunması, tek başına olayın uyuşturucu ithal etme suçu olduğu anlamına gelmez.
Uyuşturucunun hangi ülkeden geldiği, hangi ülkeye götürüldüğü, Türkiye’ye giriş yapılıp yapılmadığı, yolcunun transit statüsünde olup olmadığı, uyuşturucunun Türkiye’de bırakılmasının planlanıp planlanmadığı ve sanığın uyuşturucudan haberdar olup olmadığı suçun hukuki niteliğinin belirlenmesinde önem taşır.
Özellikle uyuşturucunun uçakla Türkiye üzerinden transit şekilde başka ülkeye giderken yakalanması, Yargıtay kararlarında özel olarak değerlendirilen bir konudur.
Nitekim Yargıtay‘ın bazı kararlarında Türkiye’ye giriş yapılmadan gerçekleştirilen transit geçiş sırasında yakalanan kişinin eylemi uyuşturucu madde ithal etme veya ihraç etme değil, uyuşturucu madde nakletme olarak değerlendirilmiştir. Buna karşılık her transit uçuş olayında aynı sonuca ulaşılmamaktadır. Uyuşturucunun Türkiye’de bırakılacağına ilişkin deliller, sanığın kastı, diğer sanıklarla bağlantısı ve olayın diğer özellikleri suç vasfını değiştirebilir.
Bu nedenle havalimanında uyuşturucu ile yakalanan kişi hakkında yürütülen soruşturmada sorulması gereken soru yalnızca “Uyuşturucu kime ait?” değildir. Aynı zamanda “Bu uyuşturucu Türkiye’ye mi ithal ediliyordu, Türkiye’den mi ihraç ediliyordu, yoksa Türkiye yalnızca transit geçiş noktası mıydı?” sorusunun da cevaplandırılması gerekir.
Havalimanında Uyuşturucu İle Yakalanma Hangi Suçu Oluşturur?
Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları düzenlenmiştir.
TCK m.188/1 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi cezalandırılmaktadır.
Güncel düzenlemeye göre bu suç bakımından yaptırım 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır.
Bunun yanında TCK m.188/3’te uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülke içinde;
- satılması,
- satışa arz edilmesi,
- başkasına verilmesi,
- sevk edilmesi,
- nakledilmesi,
- depolanması,
- satın alınması,
- kabul edilmesi,
- bulundurulması fiilleri ayrıca suç olarak düzenlenmiştir. Bu fıkra kapsamında güncel yaptırım 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 1.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır.
Bu nedenle havalimanında uyuşturucu bulunması halinde öncelikle eylemin hangi fıkra kapsamında kaldığının belirlenmesi gerekir.
Özellikle uluslararası uçuşlarda;
Uyuşturucu ithal etme suçu mu?
Uyuşturucu ihraç etme suçu mu?
Uyuşturucu madde nakletme suçu mu?
Yoksa ihraç veya ithal suçuna teşebbüs mü? sorularının cevaplandırılması gerekir.
Uyuşturucu İthal Etme Suçu Nedir?
Uyuşturucu ithal etme suçu, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yurt dışından Türkiye’ye sokulmasıdır.
Burada belirleyici olan husus uyuşturucunun Türkiye’ye geçirilmesidir.
Örneğin Brezilya’dan İstanbul’a gelen bir kişinin bagajında uyuşturucu bulunması ve kişinin uyuşturucuyu Türkiye’de bırakmak amacıyla getirdiğinin anlaşılması halinde, olayın TCK m.188/1 kapsamında uyuşturucu madde ithal etme olarak değerlendirilmesi gündeme gelir.
Ancak uyuşturucunun İstanbul’a gelen uçakta bulunması tek başına yeterli değildir.
Çünkü bazı olaylarda İstanbul, uyuşturucunun nihai varış noktası değil, yalnızca başka bir ülkeye geçiş noktası olabilir.
Bu noktada transit geçiş kavramı önem kazanmaktadır.
Uyuşturucunun Uçakla Türkiye Üzerinden Transit Şekilde Başka Ülkeye Giderken Yakalanması

Uluslararası uyuşturucu davalarında en çok tartışılan konulardan biri, uyuşturucunun uçakla Türkiye’ye getirilmesi ancak Türkiye’de bırakılmadan başka bir ülkeye götürülmek istenmesi halinde hangi suçun oluşacağıdır.
Örneğin uçuş güzergâhı;
Brezilya → İstanbul → Johannesburg şeklinde olabilir.
Bu durumda İstanbul, uyuşturucunun hedef ülkesi değil, transit geçiş noktasıdır.
Yargıtay’ın bazı kararlarında böyle bir durumda eylemin uyuşturucu madde ithal etme suçu olarak değil, uyuşturucu madde nakletme suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Ancak bu konuda otomatik bir kural bulunmamaktadır.
Her dosyada uyuşturucunun Türkiye’de bırakılıp bırakılmayacağı ve sanığın gerçek iradesi somut deliller üzerinden araştırılmalıdır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2011/55394: Transit Geçişte İthal Suçu Oluşmayabilir
Transit uyuşturucu taşımacılığı konusunda önemli kararlardan biri Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2011/55394 sayılı kararıdır.
Olayda Nijerya uyruklu sanık, Nijerya’ya götürmek amacıyla Brezilya’dan temin ettiği uyuşturucu maddeyle uçağa binmiştir.
Uçak İstanbul Atatürk Havalimanı’na geldikten sonra sanık Türkiye’ye giriş yapmadan havalimanının transit bölümünde Nijerya’nın Lagos şehrine gidecek uçağa geçeceği sırada yakalanmıştır.
Yargıtay, sanığın Türkiye’ye giriş yapmadan transit geçiş alanında yakalanmış olmasını dikkate alarak eylemin ithal veya ihraç değil, tamamlanmış uyuşturucu veya uyarıcı madde nakletme suçu oluşturduğunu kabul etmiştir.
Bu karar bakımından önemli nokta şudur:
Uyuşturucunun Türkiye’deki bir havalimanında bulunması ile uyuşturucunun Türkiye’ye ithal edilmiş olması aynı hukuki anlama gelmeyebilir.
Uyuşturucu Türkiye üzerinden başka bir ülkeye taşınıyorsa, somut olayın özelliklerine göre eylemin nakletme olarak değerlendirilmesi mümkündür.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi: Gana → İstanbul → İtalya Uçuşunda Transit Geçiş
Transit geçiş bakımından oldukça dikkat çekici bir başka karar da bulunmaktadır.
Karara konu olayda Gana uyruklu sanık, Gana’dan temin ettiği eroini hava yoluyla İstanbul’a getirmiş, İstanbul’dan da transfer yolcusu olarak İtalya’ya gideceği sırada yakalanmıştır.
Sanık, uyuşturucuyu Türkiye’de bırakacağını veya başka bir kişiye vereceğini gösteren bir delil bulunmadığını savunmuştur.
Yargıtay, uyuşturucunun Türkiye’de bırakılacağına ilişkin delil bulunmadığını ve olayın transit geçiş niteliğinde olduğunu değerlendirerek eylemin uyuşturucu madde ithal etme değil, uyuşturucu madde nakletme suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir.
Bu karar, özellikle “uyuşturucunun uçakla Türkiye üzerinden transit şekilde başka ülkeye giderken yakalanması” araması bakımından önem taşımaktadır.
Çünkü burada uyuşturucunun Türkiye’ye fiziksel olarak gelmiş olması ile Türkiye’ye ithal edilme amacı arasında ayrım yapılmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/9147 Sayılı Kararı
2023/9147 sayılı karar da transit uyuşturucu taşınması bakımından önemlidir.
Dosyada Sao Paulo’dan İstanbul’a, İstanbul’dan ise Johannesburg’a gidecek transit uçuş söz konusudur.
Risk analizi sonucunda sanığın bagajları kontrol edilmiş ve bagajlarda yüksek miktarda kokain ele geçirilmiştir. Dosyada uyuşturucunun Türkiye’de bırakılacağına dair delil bulunmadığı değerlendirilerek eylemin ticari amaçlı uyuşturucu madde nakletme niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu karar, transit uçuşlarda nihai varış ülkesinin ve uyuşturucunun Türkiye’de bırakılıp bırakılmayacağının suç vasfı açısından ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Transit Yolcu Olmak Tek Başına Yeterli Değildir
Burada önemli bir uyarı yapmak gerekir.
Transit yolcu olmak otomatik olarak uyuşturucu ithal etme suçunu ortadan kaldırmaz.
Çünkü uyuşturucunun Türkiye’de bırakılacağına veya Türkiye’de bir başka kişiye teslim edileceğine ilişkin deliller bulunabilir.
Örneğin;
- Türkiye’de teslim alınacak bir kişi,
- Türkiye’deki telefon görüşmeleri,
- Türkiye’deki bir adres,
- uyuşturucunun Türkiye’de teslim edilmesine ilişkin mesajlar,
- Türkiye’de bulunan diğer sanıklarla iletişim,
- uyuşturucunun Türkiye’de dağıtılacağına ilişkin deliller varsa transit geçiş savunmasının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle savunmada yalnızca “Ben transit yolcuydum” denilmesi yeterli olmayabilir.
Asıl soru şudur:
Uyuşturucunun Türkiye’de bırakılacağına ilişkin somut ve kesin delil var mı?
Transit Uçuşta Uyuşturucu İle Yakalanan Herkes Beraat Eder mi?
Elbette hayır. Yargıtay’ın transit uçuşlarda mahkûmiyetleri onadığı kararlar da bulunmaktadır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/9542 sayılı kararında, Panama’dan İstanbul’a ve İstanbul’dan Johannesburg’a gidecek transit uçuşta bulunan sanıkların valizlerinde kokain ele geçirilmiştir.
Sanıklardan birinin uyuşturucuyu Johannesburg’da teslim edeceğini kabul ettiği, diğer sanık bakımından ise dosyadaki delillerin savunmasıyla uyumlu olmadığı değerlendirilmiş ve mahkûmiyet hükümleri onanmıştır.
Dolayısıyla transit uçuş güzergâhı tek başına belirleyici değildir.
Sanığın uyuşturucu üzerindeki hâkimiyeti, uyuşturucudan haberdar olup olmadığı, diğer kişilerle ilişkisi ve olayın diğer delilleri birlikte değerlendirilmelidir.
Havalimanında Uyuşturucu ile Yakalanmada Risk Analizi Raporu Ne Kadar Önemlidir?

Havalimanlarında uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında risk analizi yapılabilmektedir.
Ancak risk analizinde bir yolcunun şüpheli bulunması, tek başına uyuşturucu ticareti yaptığı anlamına gelmez.
Risk analizi sonucunda arama yapılabilir; ancak sonrasında elde edilen delillerin sanıkla bağlantısının ortaya konulması gerekir.
Özellikle;
- aynı uçakta seyahat etmek,
- check-in sırasının yakın olması,
- aynı ülke vatandaşı olmak,
- biletlerin yakın tarihlerde alınması,
- benzer ödeme yapılması,
- aynı güzergâhta seyahat etmek gibi hususların her biri tek başına uyuşturucu ticaretinin delili olarak kabul edilemez.
Bu tür olguların somut ve doğrulanabilir belgelerle desteklenmesi gerekir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2025/8200 sayılı kararına göre, Varsayıma Dayalı Deliller Yeterli Olmayabilir
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2025/8200 sayılı karar,
Bu dosyada sanıklar arasındaki bağlantının;
- check-in sıralarının yakın olması,
- pasaport kontrollerinin birbirine yakın zamanda yapılması,
- aynı güzergâhta seyahat edilmesi,
- bilet alış tarihleri,
- ödeme şekilleri gibi hususlara dayandırıldığı görülmektedir.
Sanık müdafileri ise bu hususların iştirak ilişkisini göstermediğini, sanıklar arasında iletişim kaydı bulunmadığını, uyuşturucu ve valizler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmadığını ve risk analizinin yeterince tartışılmadığını ileri sürmüştür.
Yargıtay, dosyadaki bazı bilgilerin denetlenebilir belgelerle doğrulanmadığını belirterek ilgili belgelerin dosyaya getirtilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Bu yaklaşım havalimanı uyuşturucu dosyalarında önemli bir savunma imkânı ortaya çıkarmaktadır.
Mahkûmiyet;
“Aynı uçaktaydılar.”
“Check-in işlemleri yakındı.”
“Biletleri aynı tarihte aldılar.” gibi varsayımlardan hareketle değil, sanığın uyuşturucu suçuyla bağlantısını ortaya koyan yeterli ve hukuken geçerli delillere dayanmalıdır.
Havalimanında Uyuşturucu Bulunan Valizin Sanığa Ait Olması Yeterli midir?
Bu soru özellikle uyuşturucu kuryesi olduğu iddia edilen kişiler bakımından önemlidir.
Bir valizin sanığın adına kayıtlı olması, valizin içindeki uyuşturucudan sanığın haberdar olduğunu her durumda kesin olarak göstermez.
Ancak valizin hazırlanma biçimi, sanığın valizi teslim alma şekli, valizin sanığın kontrolünde kaldığı süre ve uyuşturucunun gizlenme biçimi gibi olgular birlikte değerlendirilebilir.
Bu nedenle savunmada;
“Valiz benimdi ancak uyuşturucudan haberim yoktu.” şeklindeki beyanın hangi somut olgularla desteklenebileceği ortaya konulmalıdır.
Özellikle uyuşturucu paketleri üzerinde;
- parmak izi,
- DNA,
- biyolojik materyal incelemesi yapılıp yapılmadığı önem taşır.
Yüklediğiniz Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararında da uyuşturucu paketleri ve ambalajlar üzerinde yapılması gereken incelemelerin önemine dikkat çekilmiştir.
Uyuşturucu İthal Etme Suçunda Kast Önemlidir
Uyuşturucu ithal etme suçunda failin uyuşturucu maddeyi bilerek ve isteyerek Türkiye’ye sokması gerekir.
Bu nedenle uyuşturucu bulunan valizin sahibi olmak ile uyuşturucuyu bilerek Türkiye’ye getirmek arasında hukuken önemli bir fark vardır.
Özellikle;
- başka bir kişinin verdiği valizi taşıyan,
- valizin içeriğini bilmediğini söyleyen,
- ilk kez yurt dışına çıkan,
- uyuşturucunun bulunduğu gizli bölmeye erişimi olmayan,
- uyuşturucu ticaretine ilişkin herhangi bir iletişim kaydı bulunmayan kişiler bakımından kastın ayrıca araştırılması gerekir.
Elbette bu hususların hiçbiri tek başına beraat sonucunu zorunlu kılmaz. Ancak mahkemenin sanığın uyuşturucudan haberdar olduğunu hangi delillerle kabul ettiğini açıkça ortaya koyması gerekir.
Havalimanında Uyuşturucu İhraç Etmeye Teşebbüs
Havalimanında uyuşturucu ile yakalanan kişi Türkiye’den başka bir ülkeye uyuşturucu götürüyorsa bu kez uyuşturucu madde ihraç etme suçu gündeme gelebilir.
Ancak burada da önemli olan, ihracın icra hareketlerinin başlayıp başlamadığıdır.
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2015/3701 sayılı kararında, sanığın Atatürk Havalimanı dış hatlar gidiş bölümünde, henüz gümrük sahasına girmeden X-Ray noktasında yakalanması değerlendirilmiştir.
Yargıtay, somut olayın koşullarında uyuşturucu madde ihraç etme suçunun icra hareketlerinin başlamadığını ve eylemin tamamlanmış uyuşturucu madde nakletme suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir.
Bu nedenle havalimanında uyuşturucunun tam olarak nerede ele geçirildiği son derece önemlidir.
“Şut Altı” Bölgesinde Yakalanmak Neden Önemlidir?
Havalimanlarında pasaport ve gümrük işlemlerinin hangi aşamasında bulunulduğu, uyuşturucu ihraç etme suçunun teşebbüs aşamasına ulaşıp ulaşmadığının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2015/6200 sayılı kararında, uyuşturucunun havalimanının pasaport kontrolünden sonraki “şut altı” olarak ifade edilen gümrük alanında ele geçirilmesi değerlendirilmiş ve ihraca teşebbüs bakımından hukuki sonuç çıkarılmıştır.
Dolayısıyla havalimanı dosyasında savunma yapılırken olay tutanağında sadece “havalimanında yakalandı” yazmasıyla yetinilmemeli; yakalamanın terminalin hangi bölümünde, hangi kontrol noktasında ve hangi işlemden sonra gerçekleştiği belirlenmelidir.
Uyuşturucu İthal Etme Suçu ile Transit Nakletme Suçu Arasındaki Temel Fark
Konuyu basitleştirmek gerekirse:
Yurt dışından Türkiye’ye getirilen uyuşturucu Türkiye’de bırakılacaksa Uyuşturucu ithal etme suçu gündeme gelebilir.
Uyuşturucu Türkiye üzerinden başka ülkeye götürülüyorsa Somut olayın özelliklerine göre uyuşturucu madde nakletme suçu gündeme gelebilir.
Türkiye’den başka ülkeye uyuşturucu çıkarılıyorsa Uyuşturucu madde ihraç etme suçu gündeme gelebilir.
İhraç hareketleri başlamış ancak tamamlanmamışsa Teşebbüs hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Fakat bu ayrımların hiçbirisi yalnızca uçuş güzergâhına bakılarak yapılmamalıdır.
Havalimanında Uyuşturucu İle Yakalanan Kişinin Telefonu İncelenir mi?
Uyuşturucu suçlarında telefon incelemeleri soruşturmanın önemli unsurlarından biri olabilir.
Ancak telefondaki her kayıt uyuşturucu ticaretinin delili değildir.
Örneğin bir kişinin telefonunda başka bir ülkede yaşayan bir kişinin bulunması, tek başına uyuşturucu ticaretine iştirak edildiğini göstermez.
Telefon kayıtlarının;
- tarihleri,
- içerikleri,
- görüşme sıklığı,
- görüşmenin suç konusu olayla bağlantısı,
- diğer delillerle uyumu birlikte değerlendirilmelidir.
Aynı şekilde başka bir sanığın, sanık aleyhine verdiği beyanın da somut olayın diğer delilleriyle desteklenip desteklenmediği araştırılmalıdır.
Havalimanında Uyuşturucu ile Yakalanmada Etkin Pişmanlık
Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık ayrıca önem taşır.
TCK m.192’de belirli şartlarda uyuşturucu suçları bakımından etkin pişmanlığa ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Ancak sanığın yalnızca başka bir kişinin ismini vermesi her durumda etkin pişmanlık sonucunu doğurmaz.
Verilen bilginin;
- ne zaman verildiği,
- soruşturma makamlarının bu kişiden haberdar olup olmadığı,
- verilen bilginin doğru olup olmadığı,
- suçun veya suç ortaklarının ortaya çıkarılmasına katkı sağlayıp sağlamadığı değerlendirilmelidir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2016/5045 sayılı kararında, daha önce dosyada bulunan ve hakkında zaten işlem yapılmış bir kişi hakkında sonradan bilgi verilmesinin etkin pişmanlık bakımından yeterli olmadığı kabul edilmiştir.
Buna karşılık Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/3745 sayılı kararında, sanığın kolluğun henüz bilgi sahibi olmadığı bir suç ortağı hakkında verdiği bilginin bu kişinin yakalanmasına hizmet ettiği değerlendirilerek etkin pişmanlık yönünden daha yüksek oranda indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle etkin pişmanlık bakımından bilginin içeriği kadar zamanı ve soruşturmaya yaptığı katkı da önemlidir.
Havalimanında Uyuşturucu İle Yakalanan Yabancı Uyruklu Kişiler
Uluslararası uçuşlarda uyuşturucu suçlamasıyla karşılaşan kişilerin önemli bir kısmı yabancı uyruklu olabilmektedir.
Bu durumda savunma hakkının etkili şekilde kullanılabilmesi için tercüme işlemlerinin de dikkatle incelenmesi gerekir.
Sanığın Türkçe bilmemesi halinde;
- isnadın kendisine açıklanıp açıklanmadığı,
- ifadenin tercüman aracılığıyla alınıp alınmadığı,
- sanığın söylediklerinin doğru çevrilip çevrilmediği,
- sanığın tutanakları anlayarak imzalayıp imzalamadığı araştırılmalıdır.
Çünkü savunma hakkının etkin kullanılması, özellikle ağır yaptırım içeren uyuşturucu suçlarında büyük önem taşımaktadır.
Havalimanında Uyuşturucu Yakalanması Davasında Hangi Deliller Araştırılmalıdır?
Havalimanında uyuşturucu ile yakalanma dosyasında savunma bakımından özellikle şu delillerin değerlendirilmesi gerekir:
1. Uçuş kayıtları
Sanığın hangi ülkeden geldiği ve hangi ülkeye gideceği belirlenmelidir.
2. Transit yolcu kayıtları
Sanığın Türkiye’ye giriş yapıp yapmadığı ve transit statüsünün bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
3. Bagaj kayıtları
Bagajın kim tarafından verildiği ve kim tarafından teslim alındığı belirlenmelidir.
4. Kamera görüntüleri
Bagajın hazırlanması, teslim edilmesi ve sanığın hareketleri incelenmelidir.
5. Risk analiz kayıtları
Sanığın neden şüpheli olarak değerlendirildiği ortaya konulmalıdır.
6. Bilet ve ödeme kayıtları
Biletlerin kim tarafından ve hangi ödeme yöntemiyle satın alındığı belgelenmelidir.
7. Check-in kayıtları
Sanıklar arasındaki bağlantının gerçekten bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
8. Telefon kayıtları
Sanığın diğer kişilerle suçla bağlantılı iletişimi olup olmadığı belirlenmelidir.
9. Parmak izi ve DNA incelemeleri
Uyuşturucu paketleri ve ambalajlar üzerinde sanığa ait iz bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
10. Diğer sanıkların beyanları
Beyanların hangi aşamada verildiği, kendi lehlerine bir sonuç elde etmek amacı taşıyıp taşımadığı ve başka delillerle doğrulanıp doğrulanmadığı değerlendirilmelidir.
Havalimanında Uyuşturucu İle Yakalanan Kişi Nasıl Savunma Yapmalıdır?

Havalimanı uyuşturucu davalarında savunmanın tek bir kalıba indirgenmesi doğru değildir.
Somut olaya göre;
“Uyuşturucu bana ait değil.”
“Uyuşturucunun varlığından haberim yoktu.”
“Ben yalnızca transit yolcuydum.”
“Türkiye’ye giriş yapmadım.”
“Uyuşturucu Türkiye’de bırakılmayacaktı.”
“Diğer sanıkla herhangi bir bağlantım bulunmamaktadır.”
“Risk analizi dışında beni suçla ilişkilendiren somut delil yoktur.” gibi savunmalar gündeme gelebilir.
Ancak önemli olan, savunmanın dosyadaki somut delillerle desteklenmesidir.
Örneğin sanığın diğer sanıkla tanışmadığını söylemesi halinde telefon kayıtları incelenebilir.
Valizin kendisine ait olmadığını söylemesi halinde bagaj kayıtları araştırılabilir.
Uyuşturucudan haberdar olmadığını söylemesi halinde parmak izi ve DNA incelemeleri önem kazanabilir.
Transit yolcu olduğunu söylemesi halinde uçuş ve pasaport kayıtları getirtilmelidir.
Bu nedenle iyi bir savunma, yalnızca sözlü inkârdan değil, dosyadaki delillerin tek tek test edilmesinden oluşmalıdır.
Sonuç: Havalimanında Uyuşturucu İle Yakalanmak Her Zaman İthal Suçu Değildir
Havalimanında uyuşturucu ile yakalanan kişi hakkında çok ağır bir ceza soruşturması başlatılabilir. Ancak uyuşturucunun havalimanında ele geçirilmiş olması, tek başına uyuşturucu ithal etme suçunun oluştuğunu göstermez.
Özellikle uluslararası uçuşlarda;
Uyuşturucu nereden geldi?
Nereye gidiyordu?
Türkiye’ye giriş yapıldı mı?
Yolcu transit miydi?
Uyuşturucu Türkiye’de bırakılacak mıydı?
Sanık uyuşturucunun varlığını biliyor muydu?
Uyuşturucunun sanıkla bağlantısını gösteren somut deliller neler? sorularının tamamının cevaplandırılması gerekir.
Yargıtay’ın bazı kararlarında Türkiye üzerinden başka ülkeye yapılan transit geçişlerde eylemin uyuşturucu ithal etme değil, uyuşturucu madde nakletme suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Buna karşılık transit yolcu olmak, her olayda suç vasfını kendiliğinden değiştirmez. Sanığın uyuşturucu üzerindeki hâkimiyeti, uyuşturucunun Türkiye’de bırakılma ihtimali, diğer kişilerle ilişkisi, uyuşturucunun miktarı ve elde edilen diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2025/8200 sayılı kararı, havalimanı uyuşturucu dosyalarında risk analizi, bilet bilgileri, check-in kayıtları, kamera görüntüleri, parmak izi ve diğer delillerin somut ve denetlenebilir şekilde ortaya konulmasının önemini göstermektedir.
Sonuç olarak;
Havalimanında uyuşturucu ile yakalanmak ile uyuşturucu ithal etme suçunun sabit olması aynı şey değildir.
Özellikle Türkiye’nin yalnızca transit geçiş noktası olduğu uluslararası uçuşlarda, uyuşturucu ithal etme suçu ile uyuşturucu madde nakletme suçu arasındaki ayrım dikkatle yapılmalıdır.
Uyuşturucu suçlarında suç vasfının yanlış belirlenmesi, ceza miktarı bakımından son derece ağır sonuçlar doğurabileceğinden, soruşturmanın ilk aşamasından itibaren olayın güzergâhı, transit statüsü, yakalama noktası, bagaj ilişkisi, kast ve delillerin hukuka uygunluğu birlikte değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Havalimanında uyuşturucu ile yakalanmanın cezası nedir?
Cezanın miktarı eylemin hangi suç kapsamında kaldığına göre değişir. Güncel TCK m.188/1 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı şekilde ithal veya ihraç eden kişi hakkında 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Uyuşturucu ithal etme suçu nedir?
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yurt dışından Türkiye’ye sokulması, somut olayın özelliklerine göre TCK m.188/1 kapsamında uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturabilir.
Uçakta uyuşturucu ile yakalanmak uyuşturucu ithal etme suçu mudur?
Her zaman değildir. Uyuşturucunun Türkiye’de bırakılmak üzere getirildiğinin anlaşılması halinde ithal suçu gündeme gelebilir. Ancak Türkiye üzerinden başka ülkeye transit geçiş söz konusuysa olayın uyuşturucu madde nakletme olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Uyuşturucunun uçakla Türkiye üzerinden transit şekilde başka ülkeye giderken yakalanması hangi suçu oluşturur?
Yargıtay’ın bazı kararlarında, Türkiye’ye giriş yapılmadan transit geçiş sırasında yakalanan ve uyuşturucuyu Türkiye’de bırakacağına dair delil bulunmayan kişinin eylemi uyuşturucu ithal etme veya ihraç etme değil, uyuşturucu madde nakletme olarak değerlendirilmiştir.
Transit yolcu olmak uyuşturucu ithal etme suçunu ortadan kaldırır mı?
Tek başına ortadan kaldırmaz. Transit statüsünün yanı sıra uyuşturucunun Türkiye’de bırakılıp bırakılmayacağı, sanığın kastı ve diğer deliller değerlendirilmelidir.
Türkiye’ye giriş yapmadan havalimanında uyuşturucu ile yakalanmak ne olur?
Somut olayın özelliklerine göre uyuşturucu madde nakletme suçu gündeme gelebilir. Yargıtay’ın transit geçişe ilişkin kararlarında Türkiye’ye resmi giriş yapılmamış olması önemli bir değerlendirme unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.
Havalimanında uyuşturucu bulunan valizi taşıyan kişi cezalandırılır mı?
Valizin sanığa ait olması tek başına sanığın uyuşturucudan haberdar olduğunu kesin olarak göstermez. Sanığın uyuşturucunun varlığını bilip bilmediği ve kastı dosyadaki bütün delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Havalimanında uyuşturucu yakalanması halinde parmak izi incelemesi yapılabilir mi?
Evet. Özellikle uyuşturucunun sanığa ait olmadığının veya uyuşturucudan haberdar olunmadığının savunulduğu dosyalarda uyuşturucu paketleri ve ambalajlar üzerinde parmak izi ve gerektiğinde diğer kriminal incelemelerin yapılması önem taşıyabilir.
Havalimanında uyuşturucu yakalanan kişi etkin pişmanlıktan yararlanabilir mi?
Somut olayın şartları oluşuyorsa TCK m.192 kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir. Ancak verilen bilgilerin suçun veya suç ortaklarının ortaya çıkarılmasına somut katkı sağlaması önemlidir.
Havalimanında uyuşturucu yakalanan yabancı uyruklu kişi ne yapmalıdır?
Özellikle ifade ve tercüme işlemlerinin usulüne uygun yapıldığından emin olunmalı; uçuş güzergâhı, transit statüsü, bagaj kayıtları, risk analizi, kamera görüntüleri, telefon kayıtları ve diğer deliller bir ceza avukatı tarafından ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Uyuşturucu Suçları ve Havalimanında Uyuşturucu İle Yakalanmak konusu ile ilgili olarak Uyuşturucu Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.


