Follow us on :

Karşılıklı Kavga Cezası ve Hukuki Sorumluluk

Karşılıklı kavga cezası eylemin haksız tahrik veya meşru müdafaa kapsamında kalıp kalmadığına göre farklı şekillerde belirlenecektir. Eğer haksız tahrik ve meşru müdafaa şartları oluşmamış ise birbirini yaralayan her iki tarafta karşılıklı kavga cezası ile cezalandırılır.

Yazımızda öncelikle hangi eylemlerin yaralama suçunu oluşturacağı açıklanmaya çalışılacaktır. Sonrasında ise karşılıklı kavga cezasının ne kadar olduğu, karşılıklı kavgada haksız tahrik ve meşru müdafaa şartları, ayrıca bu hallerin bulunması durumunda faillerin hukuki durumu örnek Yargıtay kararları üzerinden aktarılacaktır.

Hangi Eylemler Yaralama Sayılır (Karşılıklı Kavga Cezası Gerektirir)

Mağdurun vücuduna acı veren, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozan her türlü eylem kasten yaralama suçunu oluşturur. Bu anlamda yaralama eylemi, tekme, tokat, yumruk, iteleme, kulak çekme, sopa ile vurma, bıçaklama, tabancanın kabzası ile vurma gibi birçok yolla işlenebilir. Nitekim aşağıda belirtilen Yargıtay içtihatlarında da yaralama eyleminin çok çeşitli yollarla gerçekleştirilebileceği görülmektedir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.11.2021 tarihli kararına göre, sanığın mağdurlara yönelik, farklı tarihlerde gerçekleşen, tokat ile yüzlerine ve enselerine vurma biçiminde gerçekleşen eylemi kasten yaralama suçunu oluşturur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli kararına göre, taraflar arasında çıkan tartışma sırasında sanığın katılanı evin önünden uzaklaştırmak için ittirmesi kasten yaralama suçunu oluşturur.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.02.2015 tarihli kararına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçla önceye dayalı husumeti bulunan müşteki ve kızını yolun karşısına geçmeye çalışırken görerek araçla hızlı bir şekilde çok yakınlarından geçmesi kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturur.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarihli kararına göre, sanığın, katılanın kulağını çekmek suretiyle, kasten yaralama suçunu işlediği anlaşılmıştır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarihli kararına göre, şüphelinin müştekinin yüzüne yumrukla vurduğu, müştekinin dengesini kaybederek bakkal dükkanının cam çerçevesine çarparak cam ile birlikte yere düştüğü, müşteki yerde iken şüphelinin müştekiye tekme ile ve bir cisimle vurarak yaraladığı anlaşılmıştır.

Karşılıklı Kavga Cezasına İlişkin Suçlarda Şikâyet Süresi Ne Kadardır

Sonucu itibariyle, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama suçları şikâyete tabidir ve 6 ay içinde şikayet hakkı kullanılmazsa, mağdurun bu hakkı ortadan kalkar.

Suçun nitelikli hallerinde ise durum farklıdır. Eğer yaralama, düzenlenen adli rapora göre, basit tıbbi müdahale giderilemeyecek düzeyde ise şikâyete tabi değildir ve zamanaşımı süresince şikâyet hakkı kullanılabilir. Bunun yanında, bu tür yaralama suçlarında, şikâyetten vazgeçilse dahi kamu davası devam eder. Örneğin, yaralama suçu silahla işlenmiş ise, şikâyetten vazgeçilse dahi dava açılır ve ceza verilebilir.

Karşılıklı Kavga Cezası Ne Kadardır

Kavgaya karışan her iki taraf birbirini yaralamış ve haklarında haksız tahrik veya meşru müdafaa uygulanmasını gerektirir şartlar oluşmamışsa alacakları ceza TCK’nın 86 ve 87. Maddelerine göre belirlenir. Bu maddelere göre yaralanmanın durumuna, mağdurun kim olduğuna, yaralamanın hangi vasıtalarla gerçekleştiğine göre karşılıklı kavga cezası değişmektedir.

1. Basit Kasten Yaralama Suçunun Cezası (TCK m.86)

(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silahla,

f) “Canavarca hisle”

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

2. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu

(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz.

(3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan “onsekiz” yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Haksız Tahrik Durumunda Karşılıklı Kavga Cezası

Karşılıklı Kavga Cezası Haksız Tahrik
Karşılıklı Kavga Cezası ve Hukuki Sorumluluk 3

Karşılıklı kavga cezasında haksız tahrik konusu daha önceki yazılarımızda ayrıntılı olarak işlendiği için burada temel hususlara işaret ederek konuyu aktarmak istiyoruz.

Kasten yaralamada haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi durumunda failin alacağı cezada indirim yapılacaktır.

Ceza Genel Kurulu’nun 06.07.2021 tarih ve 2021 / 343 sayılı kararına göre,

Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet ya da şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu hâlde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeden, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısı üzerinde meydana getirdiği karışıklığın neticesi olarak bir suç işlemeye yönelmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nda, kasten yaralamada haksız tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Haksız Tahrik Durumunda Karşılıklı Kavga Cezasında Sanık Ne Kadar Ceza Alır?

TCK’nın 86. maddesine göre, kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kasten yaralama eylemi TCK’nın 86/3 ve 87. maddesinde sayılan şekillerde gerçekleşmişse failin alacağı ceza çok daha yüksem olacaktır. Örneğin kasten yaralama eylemi, mağdurun yüzünün sürekli değişikliğine neden olmuşsa faile verilecek ceza, sekiz yıldan az olamaz.

Ancak kasten yaralamada haksız tahrik şartları oluşmuş ise TCK’nın 86 veya 87. maddesine göre verilecek ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilerek belirlenir. Görüldüğü üzere, kasten yaralamada haksız tahrik durumunda failin alacağı cezanın önemli ölçüde azalmaktadır.

Haksız Tahrik Durumunda Karşılıklı Kavga Cezası Yargıtay Kararları

Kasten yaralamada haksız tahrik durumunun hangi şartlarda uygulandığı, hangi eylemlerin yaralama suçu yönünden haksız tahrik sayıldığı, haksız tahrikte ne kadarlık bir indirimin orantılı sayılacağı gibi hususlara ilişkin ilkeler, Yargıtay’ın çeşitli tarihlerde verdiği kararlarda ortaya konulmuştur.

Husumet Bulunması Durumunda Karşılıklı Kavga Cezasında Haksız Tahrik

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/10198 sayılı kararı, Dosya içerisinde bulunun taraflara ait önceki mahkeme kararlarından taraflar arasında önceye dayalı bir husumetin bulunduğu ve bu husumetin oluşturduğu tahrik ile sanıkların mağduru zorla araçlarına bindirerek kaçırdıkları ve adli raporda belirtildiği şekilde yaraladıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların hakkında iki suç yönünden de haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.

Sanığa Hakaret Edilmesi Durumunda Karşılıklı Kavga Cezasında Haksız Tahrik Haksız Tahrik

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2014/4349 sayılı kararı, katılanın sanığın görümcesi olduğu ve suç tarihinde sanığın evine geldiği, evde tanık Recep’i görünce sanığa sinkaflı bir şekilde küfür ettiği, bunun üzerine sanığın da aynı şekilde katılana sinkaflı şekilde küfür ederek yerden aldığı terliği katılanın gözüne vurduğu” nun anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması yasaya aykırıdır.

İlk Haksız Eylemin Kimden Geldiği Belli Değilse Karşılıklı Kavga Cezasında Haksız Tahrik Uygulanmalıdır

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2014/16650 sayılı kararı, Müştekinin yönetimindeki araç ile caddeye ters yönden girmesi nedeniyle, normal yönünde seyreden sanıkla aralarında meydana gelen tartışma sırasında, sanığın sopa ile müştekiyi yaralamasında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı ve sanık hakkında TCK 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2016/4810 sayılı kararı, Sanık ile mağdur arasındaki karşılıklı yaralanma olayında ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenememesi ve savunmanın aksinin ispat edilememesi karşısında sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışmasız bırakılması yasaya aykırıdır.

Meşru Müdafaa Durumunda Karşılıklı Kavga Cezası

Karşılıklı Kavga Cezası Meşru Müdafaa
Karşılıklı Kavga Cezası ve Hukuki Sorumluluk 4

Ceza Kanununa göre, karşılıklı kavga cezasındameşru müdafaa durumunda yaralama eylemini gerçekleştiren fail hakkında ceza verilmez. 

TCK’nın 25. maddesinde meşru savunma, gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek şeklinde tanımlanmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise meşru savunmayı, bir kimsenin kendisine veya başkasına yöneltilen ağır ve haksız bir saldırıyı uzaklaştırmak için gösterdiği zorunlu tepki şeklinde kabul etmektedir.

Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararları ile öğretide de kabul gören görüşler doğrultusunda kasten yaralamada meşru müdafaa hükmünün uygulanabilmesi için şu hususların varlığını aramaktadır.

*Haksız bir saldırının olması gerekmektedir

*Saldırının yönelmiş olduğu hak korunabilir nitelikte olmalıdır

*Saldırı ve savunma aynı anda gerçekleşmelidir

*Savunma zorunlu ve saldırana karşı yapılmalıdır

*Savunma orantılı olmalıdır

Karşılıklı Kavga Cezasında Meşru Müdafaa Örnek Yargıtay Kararları

Yazımızda karşılıklı kavga cezasındameşru müdafaa durumu Yargıtay ilgili ceza dairelerinin çeşitli tarihlerde verdiği örnek kararları üzerinden incelenmeye çalışılacaktır.

Demir Çubukla Kendisine Saldıran Kişiye Karşı Karşılıklı Kavga Cezasında Meşru Müdafaa

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2016/13052 sayılı kararı, Olay tarihinde nalburculuk yapan sanığın kamyonetiyle müştekinin de çalıştığı inşaata çimento götürdüğü, çimentonun nereye boşaltılacağını sormak için inşaatta yetkili kimseyi aradığı ancak bulamadığı, bunun üzerine yetkili bir kimseye ulaşmak maksadıyla inşaatın camlı bölmesine herhangi bir zarar ve ziyana sebebiyet vermeyecek şekilde taş attığı, camlı bölme içerisinde diğer işçi arkadaşlarıyla bulunan müştekinin sanık ile taş atma nedeniyle tartıştığı, aşamalarda değişmeyen istikrarlı sanık savunmaları ile bu savunmaları doğrulayan tanıklar anlatımlarına göre, müştekinin inşaattan aşağı inerek elinde bulunan demir çubukla sanığa yönelik saldırıya geçtiği sanığın da eline geçirdiği çakı ile kendisini savunduğu, bu esnada müştekinin yaralandığının anlaşıldığı olayda, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu meşru savunma şartları altında gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nin 25/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddeleri uyarınca beraat kararı verilmesi gerekir.

Haksız Tahrik Uygulanması Gerekirken Karşılıklı Kavga Cezasında Meşru Müdafaa Uygulanması

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2016/4969 sayılı kararı, Sanık … ile Nihat’ın karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları olayda, tahrik altında kasten yaralama suçundan hüküm kurmak gerekirken, koşulları oluşmayan TCK’nin 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükmünün uygulanması suretiyle sanık … hakkında beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2014/40887 sayılı kararı, akraba olan tarafların olay tarihinde aralarındaki bir konu nedeniyle kavga ederek birbirlerini yaralamaları şeklinde gelişen olayda sanığın TCK 29. maddesinde belirtilen haksız tahrik altında kasten yaralama suçundan sorumlu tutulması gerekirken koşulları oluşmayan meşru savunma hükümleri uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Saldırıdan Korunmak Amacıyla Gerçekleştirilen Karşılıklı Kavga Cezasında Meşru Müdafaa

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2016/4340 sayılı kararı, olay esnasında müştekinin sanığa yönelik kasten yaralama eyleminde bulunduğu, bunun üzerine sanığın müştekiden gelen yaralama eyleminden kendini kurtarmak için kaçarak ikamet ettiği eve yöneldiği ve kendini kapıdan içeri atarak kapıyı sanığın içeri girmemesi amacıyla hızlıca kapattığı, bu esnada doktor raporundan alkollü olduğu anlaşılan müştekinin elinin kapı aralığında olması nedeniyle parmaklarında ezilme ve kırığın meydana geldiğinin anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığı, bu nedenle hakkında 5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eylemin hukuki nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Kardeşine Yönelik Haksız Saldırı Nedeniyle İşlenen Karşılıklı Kavga Cezasında Meşru Müdafaa

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2014/24130 sayılı kararı, Eşi E….’dan ayrı yaşamaya başlayan sanığın kız kardeşi K.. A..’yı ailesiyle birlikte oturduğu evden almaya giden ve gelmemesi üzerine zorla kolundan çekip vurarak götürmeye çalışan mağdurlar E… ve O….’ı olay yerinden uzaklaştırmak ve saldırılarını savuşturmak amaçlı basit tıbbi müdahale ile iyileşir tarzda yaralamasından ibaret eylem nedeniyle sanık hakkında TCK’nin 25. maddesindeki meşru savunma koşullarının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi yasaya aykırıdır.

Koşulları Oluştuğu Halde Karşılıklı Kavga Cezasında Meşru Müdafaa Uygulanmaması

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2017/7890 sayılı kararı, Katılan …’in akrabası olan komşuları ile arasında husumet bulunan sanığın olay günü bahçesinde inşaat işleri ile uğraştığı sırada katılanın yanında … ve … ile birlikte gelerek sanığı kalıp tahtaları ile darp ettikleri, sanığın da katılanı kürek ile yaraladığı olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, sanığın yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen adli rapor içeriğinde tespit edilen bulguların fazlalığı, katılanın yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen raporda ise sadece iki ayrı yerinde yüzeysel sıyrık bulunduğunun belirtilmesi, katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanı ve yine tanık …’ın anlatımı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 25/1. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümlerinin uygulanma koşulları oluştuğu halde, yazılı şekilde sanığın haksız tahrik altında kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Kasten yaralama meşru savunma altında ya da haksız tahrik sonucu işlendiği iddia ediliyorsa hukuka uygunluk sebeplerinin somut olayda oluşup oluşmadığı, haksız tahrikin derecesi, meşru savunmada saldırıya ve savunmaya ilişkin şartlar, meşru müdafaada sınırın aşılıp aşılmadığına ilişkin hususların titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, yüksek cezalarla karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle tecrübeli ceza avukatının hukuki desteğinden yararlanmak çok önemlidir.

Karşılıklı kavga cezası, kasten yaralamada meşru müdafaa ve haksız tahrik konularıyla ilgili her türlü hukuki probleminizde Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.