Akıllı telefonlar, sosyal medya uygulamaları ve anlık mesajlaşma platformları günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. İletişimin büyük ölçüde dijital ortama taşınması, kişiler arasındaki etkileşimi kolaylaştırırken bazı suçların işlenme biçimini de değiştirmiştir. Özellikle WhatsApp, Instagram, Facebook, X (Twitter), Telegram, Snapchat, SMS ve diğer elektronik haberleşme araçları üzerinden gönderilen cinsel içerikli mesajlar, uygulamada en sık karşılaşılan cinsel suçlardan biri olan cinsel taciz suçunu gündeme getirmektedir.
Pek çok kişi, fiziksel temas bulunmadığı için mesaj göndermenin suç oluşturmayacağını düşünmektedir. Oysa Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen cinsel taciz suçu, mağdurun bedenine temas edilmesini zorunlu kılan bir suç değildir. Cinsel amaç taşıyan sözler, yazılar, görüntüler, ses kayıtları veya mesajlar, somut olayın özelliklerine göre cinsel taciz suçunu oluşturabilir. Üstelik suçun elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi, kanun koyucu tarafından daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.
Bu nedenle yalnızca yüz yüze söylenen sözler değil; WhatsApp mesajı, Instagram DM, Facebook Messenger yazışması, SMS, Telegram mesajı veya benzeri dijital platformlardan gönderilen cinsel içerikli ifadeler de ceza hukuku bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bu makalede;
- Mesajla cinsel tacizin cezası,
- WhatsApp’tan cinsel içerikli mesaj atmanın hukuki sonucu,
- Instagram ve sosyal medya üzerinden cinsel taciz,
- Şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri,
- Güncel Yargıtay kararları ayrıntılı şekilde incelenecektir.
Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen cinsel taciz suçunun genel yapısı hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler, “Sosyal Medyada Taciz“ başlıklı makalemizi de inceleyebilir. Aynı şekilde hangi ifadelerin suç oluşturabileceği konusunda “Hangi Sözler Cinsel Tacize Girer?“ ve “Cinsel Tacize Giren Davranışlar“ başlıklı yazılarımız da uygulamaya ilişkin önemli açıklamalar içermektedir. Hakkında gerçeğe aykırı cinsel taciz iddiasında bulunulan kişiler ise “Cinsel Taciz İftirası“ başlıklı makalemizden ayrıntılı bilgi edinebilir.
Mesajla Cinsel Tacizin Cezası Nedir?
Mesajla cinsel taciz cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli işleniş şekillerinden biridir.
Kanun koyucu, elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylığın kötüye kullanılmasını dikkate almış ve suçun;
- SMS,
- WhatsApp,
- Instagram,
- Facebook,
- X (Twitter),
- Telegram,
- e-posta,
- diğer mesajlaşma ve sosyal medya uygulamaları üzerinden işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır.
Türk Ceza Kanunu’nun 105/2-d maddesi uyarınca, cinsel taciz suçunun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Dolayısıyla fail, yalnızca mağdura cinsel amaç taşıyan mesajlar göndermekle kalmayıp bunu elektronik iletişim araçları aracılığıyla gerçekleştirdiğinde, temel cezanın üzerine ayrıca %50 oranında artırım uygulanacaktır.
Bu düzenlemenin temel amacı, dijital ortamın sağladığı anonimlikten ve kolay erişim imkanından yararlanılarak işlenen cinsel taciz eylemlerini daha etkin şekilde cezalandırmaktır.
Hangi Mesajlar Cinsel Taciz Suçunu Oluşturur?
Her rahatsız edici mesaj cinsel taciz suçunu oluşturmaz. Suçun oluşabilmesi için gönderilen mesajın cinsel amaç taşıması gerekir.
Örneğin;
- cinsel ilişki teklif eden mesajlar,
- kişinin cinsel organlarına veya vücuduna yönelik ifadeler,
- müstehcen fotoğraf veya video gönderilmesi,
- karşı tarafın cinsel davranışta bulunmasını istemeye yönelik yazışmalar,
- kişinin rızası bulunmadığı hâlde ısrarla cinsel içerikli mesaj gönderilmesi,
- açık şekilde cinsel çağrışım yapan ses kayıtları veya görüntüler paylaşılması somut olayın özelliklerine göre cinsel taciz suçunu oluşturabilir.
Buna karşılık taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir duygusal ilişki bulunması, cinsel içerikli yazışmaların karşılıklı şekilde sürdürülmesi veya mağdurun bu yazışmalara açık şekilde onay vermesi hâlinde her olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle yalnızca mesajın içeriğine bakılarak değil, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, mesajların gönderiliş amacı, sıklığı ve mağdurun tutumu birlikte değerlendirilmektedir.
Bu konuda ayrıntılı örnekler ve uygulamadaki değerlendirmeler için “Hangi Sözler Cinsel Tacize Girer?” ile “Cinsel Tacize Giren Davranışlar” başlıklı makalelerimiz de incelenebilir.
WhatsApp, Instagram ve Sosyal Medya Üzerinden Cinsel Taciz

Uygulamada cinsel taciz suçları artık büyük ölçüde dijital platformlarda işlenmektedir. Özellikle;
- WhatsApp,
- Instagram Direct Message (DM),
- Facebook Messenger,
- X (Twitter) özel mesajları,
- Telegram,
- Snapchat,
- SMS üzerinden gönderilen cinsel içerikli mesajlar hakkında her yıl çok sayıda ceza soruşturması açılmaktadır.
Yargıtay‘ın son yıllarda verdiği kararlar da göstermektedir ki, mağdurun açıkça rahatsız olduğu hâlde gönderilmeye devam edilen cinsel içerikli mesajlar, elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen nitelikli cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilmektedir.
Özellikle anonim hesaplar açılması, farklı telefon numaralarının kullanılması veya engellenmesine rağmen yeni hesaplarla iletişim kurulmaya çalışılması, failin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Günümüzde dijital deliller, HTS kayıtları, IP bilgileri, cihaz incelemeleri ve sosyal medya kayıtları sayesinde bu tür eylemler önemli ölçüde tespit edilebilmektedir.
Bu nedenle, “internet üzerinden işlendiği için bulunamam” düşüncesi hukuken doğru değildir. Nitekim Yargıtay kararlarında da elektronik haberleşme araçları kullanılarak gerçekleştirilen cinsel taciz eylemlerinin ağırlaştırılmış yaptırımla cezalandırılması gerektiği istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.
Mesajla Cinsel Taciz Suçunda Şikâyet, Uzlaşma, Adli Para Cezası ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Mesajla cinsel taciz suçuna ilişkin uygulamada en fazla merak edilen hususlar; suçun şikâyete tabi olup olmadığı, uzlaşma kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) ve cezanın ertelenmesi konularıdır.
Bu soruların cevabı, suçun basit cinsel taciz mi yoksa elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen nitelikli cinsel taciz mi olduğuna göre değişmektedir. Özellikle WhatsApp, Instagram, Facebook, Telegram veya SMS üzerinden işlenen cinsel taciz suçlarında, Türk Ceza Kanunu fail hakkında daha ağır sonuçlar öngörmektedir.
Mesajla Cinsel Taciz Suçu Şikâyete Tabi Midir?
Bu konu uygulamada en çok hata yapılan alanlardan biridir.
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen basit cinsel taciz suçu, kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında sayılan nitelikli haller bakımından durum farklıdır.
Mesajla cinsel taciz, TCK’nın 105/2-d maddesinde düzenlenen “posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi” hali kapsamında değerlendirildiğinden şikâyete tabi değildir.
Başka bir ifadeyle;
- WhatsApp üzerinden,
- Instagram DM yoluyla,
- Facebook Messenger üzerinden,
- SMS ile,
- Telegram veya benzeri elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenen cinsel taciz suçlarında Cumhuriyet Savcılığı resen soruşturma yürütür.
Bu nedenle mağdurun daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi tek başına davanın sona ermesini sağlamaz. Savcılık, suçun işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunduğu kanaatine ulaşırsa kamu davası açabilir ve yargılama mağdurun iradesinden bağımsız olarak devam eder.
Uygulamada birçok kişi, tarafların uzlaşması veya mağdurun şikâyetini geri çekmesiyle dosyanın kapanacağını düşünmektedir. Ancak elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenen cinsel taciz suçlarında bu düşünce hukuken doğru değildir.
Yargıtay’a Göre Şikâyetten Vazgeçme Davayı Düşürmez
Yargıtay da bu konuda istikrarlı bir uygulama geliştirmiştir.
Nitekim Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/1019 sayılı kararında, WhatsApp üzerinden gönderilen cinsel içerikli mesajlar nedeniyle açılan davada mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi üzerine yerel mahkeme davanın düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay ise, elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen cinsel taciz suçunun şikâyete bağlı suçlardan olmadığını belirterek bu kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Bu karar, uygulamada sıkça karşılaşılan yanlış değerlendirmelerin önüne geçen önemli içtihatlardan biridir.
Mesajla Cinsel Taciz Suçu Uzlaşmaya Tabi Midir?
Ceza hukukunda bazı suçlarda taraflar uzlaştırma bürosu aracılığıyla anlaşabilir ve soruşturma veya kovuşturma sona erebilir.
Ancak mesajla cinsel taciz suçu uzlaştırmaya tabi suçlardan değildir.
Dolayısıyla;
- tarafların kendi aralarında anlaşmaları,
- mağdurun sanığı affetmesi,
- maddi veya manevi zararın giderilmiş olması tek başına ceza davasının sona ermesini sağlamaz.
Elbette mağdurun sonraki beyanları veya taraflar arasındaki ilişkinin niteliği delillerin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak uzlaştırma hükümleri uygulanmadığından dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez.
Mesajla Cinsel Tacizin Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?
Bir diğer önemli konu da hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceğidir.
Türk Ceza Kanunu’nda kısa süreli hapis cezalarının belirli şartlar altında adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Ancak bu değerlendirme otomatik olarak yapılmaz. Mahkeme;
- sanığın kişiliğini,
- suçun işleniş biçimini,
- meydana gelen zararı,
- failin sabıkasını,
- yargılama sürecindeki tutumunu birlikte değerlendirerek karar verir.
Bu nedenle her mesajla cinsel taciz dosyasında “ceza kesinlikle para cezasına çevrilir” veya “hiçbir zaman çevrilemez” şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.
Özellikle mağdura uzun süre devam eden sistematik mesajlar gönderilmesi, farklı hesaplar açılarak iletişim kurulmaya çalışılması veya mağdurun açıkça rahatsız olduğunu belirtmesine rağmen eylemlerin sürdürülmesi hâlinde mahkemeler daha ağır değerlendirme yapabilmektedir.
Mesajla Cinsel Taciz Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Verilebilir Mi?
Mesajla cinsel taciz suçunda mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, kanuni şartların oluşması durumunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür.
Ancak bunun için yalnızca ceza miktarının uygun olması yeterli değildir.
Mahkeme ayrıca;
- sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olup olmadığını,
- yeniden suç işleyip işlemeyeceğine ilişkin kanaatini,
- yargılama sürecindeki davranışlarını,
- olayın özelliklerini değerlendirerek karar verir.
Özellikle mağdur üzerinde yoğun baskı oluşturan, uzun süre devam eden veya tehdit içeren cinsel içerikli mesajlarda mahkemeler HAGB uygulanması konusunda daha ihtiyatlı davranabilmektedir.
Mesajla Cinsel Taciz Suçunda Cezanın Ertelenmesi Mümkün Müdür?
Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme, verilen hapis cezasının ertelenmesine de karar verebilir.
Ancak burada da belirleyici olan yalnızca cezanın süresi değildir.
Hakim;
- failin geçmiş yaşamını,
- sosyal durumunu,
- suç sonrası davranışlarını,
- yeniden suç işleme ihtimalini dikkate alarak cezanın ertelenmesine karar verir veya bu talebi reddeder.
Yargıtay uygulamasında, özellikle sanığın pişmanlık göstermemesi veya mağduru rahatsız etmeye devam etmesi hâlinde erteleme talebinin reddedildiği birçok karar bulunmaktadır.
Mesajla Cinsel Taciz Suçunda Zamanaşımı Süresi
Mesajla cinsel taciz suçunda dava zamanaşımı süresi, Türk Ceza Kanunu’nun genel zamanaşımı hükümlerine göre belirlenmektedir.
Ancak zamanaşımı süresinin başlangıcı, suçun işleniş şekline göre farklılık gösterebilir. Özellikle belirli bir zaman dilimine yayılan ve birbirini takip eden cinsel içerikli mesajların bulunduğu olaylarda, zamanaşımı hesabı dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.
Bu nedenle, “mesajlar yıllar önce gönderildiği için artık dava açılamaz” veya “her durumda zamanaşımı dolmuştur” şeklinde kesin değerlendirmeler yapılması doğru değildir. Somut olayın özellikleri ve dosyadaki deliller dikkate alınarak hukuki inceleme yapılmalıdır.
Mesajla Cinsel Taciz Soruşturmasında Ceza Avukatı ile Hareket Etmek Neden Önemlidir?
Elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlendiği iddia edilen cinsel taciz suçlarında en önemli deliller; telefon inceleme raporları, ekran görüntüleri, WhatsApp yazışmaları, sosyal medya kayıtları, IP bilgileri ve dijital materyallerdir.
Ancak dijital delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi, muhafaza edilmesi ve mahkemeye sunulması son derece önemlidir. Eksik alınan ekran görüntüleri, bağlamından koparılan yazışmalar veya üzerinde oynandığı iddia edilen dijital veriler, soruşturmanın ve yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Özellikle mağdur açısından delillerin zamanında korunması, şüpheli açısından ise yazışmaların bütünlüğünün ortaya konulması büyük önem taşır. Bu nedenle soruşturmanın ilk aşamasından itibaren ceza hukuku ve bilişim delilleri konusunda deneyimli bir avukattan hukuki destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemli bir avantaj sağlar.
Mesajla Cinsel Taciz Suçuna İlişkin Emsal Yargıtay Kararları

Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu, teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık çoğunlukla WhatsApp, Instagram, Facebook, SMS ve diğer elektronik haberleşme araçları üzerinden işlenmektedir. Bu nedenle Yargıtay da son yıllarda verdiği kararlarla, elektronik ortamda gerçekleştirilen cinsel taciz eylemlerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin önemli içtihatlar oluşturmuştur.
Aşağıda yer verilen karar özetleri, uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklara ışık tutmaktadır.
WhatsApp Üzerinden Cinsel Taciz Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
1. Israrlı WhatsApp Mesajları Cinsel Taciz Suçunu Oluşturur
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2023/1257 sayılı kararı
Sanık, mağduru telefonla arayarak kendisiyle birlikte olmak istediğini söylemiş, mağdurun bu talebi reddetmesine rağmen farklı telefon numaralarından aramaya ve WhatsApp üzerinden mesaj göndermeye devam etmiştir. Ayrıca mağduru nişanlısından ayıracağını söyleyerek rahatsız edici ifadeler kullanmıştır.
Dosyada bulunan WhatsApp yazışmaları ve diğer deliller birlikte değerlendirilmiş; sanığın elektronik haberleşme araçlarını kullanarak cinsel taciz suçunu işlediği kabul edilmiştir. Mahkeme, sanığın suç işleme konusundaki ısrarını dikkate alarak cezasını artırmış, ayrıca yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi taleplerini de reddetmiştir.
Karardan çıkan sonuç: Mağdurun açıkça istemediğini belirtmesine rağmen WhatsApp üzerinden cinsel içerikli mesaj göndermeye devam edilmesi, fail aleyhine değerlendirilmektedir.
2. WhatsApp Kullanılması Cezanın Artırılmasını Gerektirir
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2021/29433 sayılı kararı
Yerel mahkeme, sanığın WhatsApp üzerinden gerçekleştirdiği cinsel taciz eylemi nedeniyle mahkûmiyet kararı vermiş; ancak elektronik haberleşme aracının sağladığı kolaylıktan yararlanılması nedeniyle uygulanması gereken TCK’nın 105/2-d maddesindeki ceza artırımını uygulamamıştır.
Yargıtay, bu eksikliği hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.
Karardan çıkan sonuç: WhatsApp üzerinden işlenen cinsel taciz suçlarında ceza artırımı zorunludur. Mahkemenin bu artışı uygulamaması bozma sebebi oluşturur.
3. Şikâyetten Vazgeçilmesi Kamu Davasını Sona Erdirmemektedir
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2023/1019 sayılı kararı
Mağdur, WhatsApp üzerinden gönderilen cinsel içerikli mesajlar nedeniyle şikâyetçi olmuş; daha sonra şikâyetinden vazgeçmiştir. Yerel mahkeme bu nedenle davanın düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay ise elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenen cinsel taciz suçunun şikâyete bağlı suçlardan olmadığını belirterek yerel mahkemenin kararını hukuka aykırı bulmuştur.
Karardan çıkan sonuç: WhatsApp üzerinden işlenen nitelikli cinsel taciz suçlarında mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi tek başına davayı sona erdirmez.
4. “Kalbini Nasıl Kazanabilirim?” Mesajı Neden Cinsel Taciz Sayıldı?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2019/14439 sayılı kararı
Sanık, WhatsApp uygulaması üzerinden mağdura “Selam, seni ve kalbini nasıl kazanabilirim?” şeklinde mesaj göndermiştir.
Yerel mahkeme bu eylemi “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçu kapsamında değerlendirmiştir.
Yargıtay ise olayın bütününü inceleyerek eylemin TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu sonucuna ulaşmış ve hükmü bozmuştur.
Karardan çıkan sonuç: Mahkemeler, yalnızca mesajın tek bir cümlesine değil, yazışmaların bütünü ile failin amacına bakarak hukuki değerlendirme yapmaktadır.
Instagram Üzerinden Cinsel Taciz Suçuna İlişkin Yargıtay Kararı

Instagram DM Yoluyla Gönderilen Müstehcen Mesajlar
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2023/1566 sayılı kararı
Sanık, Instagram üzerinden mağdura;
- “Hadi okşa”
- “Okşuyorum seni”
- “Yatağındayım”
- “Karşılık ver”
- “Boşaltacaksın” şeklinde açık şekilde cinsel içerik taşıyan mesajlar göndermiştir.
Sanık, bu mesajların kendisine ait olduğunu da kabul etmiştir.
Yargıtay, söz konusu mesajların elektronik haberleşme araçları kullanılarak gerçekleştirilen nitelikli cinsel taciz suçunu oluşturduğunu, bu suçun şikâyete tabi olmadığını ve yerel mahkemenin farklı değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Karardan çıkan sonuç: Instagram Direct Message (DM) üzerinden gönderilen açık cinsel içerikli mesajlar da TCK’nın 105/2-d maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.
Facebook Üzerinden Cinsel Taciz Suçuna İlişkin Yargıtay Kararı
Engellenmesine Rağmen Israrla Mesaj Gönderilmesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2019/7225 sayılı kararı
Sanık, Facebook üzerinden mağdura arkadaşlık isteği göndermiş; mağdur tarafından engellenmesine rağmen farklı hesaplar açarak iletişim kurmaya devam etmiştir.
Bununla da yetinmeyen sanık;
- “Çok güzel tatlısın bebeğim.”
- “Aşkım, bitanem…”
- “Ben sensiz yaşayamıyorum.” şeklinde mesajlar göndermiş, ayrıca mağdurun vefat eden kardeşinin fotoğrafını izinsiz şekilde profil resmi olarak kullanmıştır.
Yargıtay, sanığın eylemlerinin yalnızca cinsel taciz suçunu değil, aynı zamanda kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesine ilişkin suçları da oluşturduğunu kabul etmiştir.
Karardan çıkan sonuç: Mağdurun engellemesine rağmen farklı hesaplarla iletişim kurulmaya devam edilmesi, fail aleyhine önemli bir değerlendirme sebebidir.
SMS ile Cinsel Taciz Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
Sürekli SMS Göndermek Cinsel Taciz Suçunu Oluşturabilir
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2023/481 sayılı kararı
Sanık, mağdura çok sayıda SMS göndererek;
- güzelliğinden etkilendiğini,
- kendisine âşık olduğunu,
- mağduru kolları arasında hissetmek istediğini ifade etmiştir.
Mağdur ise defalarca mesaj gönderilmesini istemediğini, sanığı savcılığa şikâyet edeceğini ve numarasını emniyet birimlerine bildirdiğini açıkça belirtmiştir.
Buna rağmen sanığın mesaj göndermeye devam ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay, elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen nitelikli cinsel taciz suçunun oluştuğunu kabul etmiştir.
Karardan çıkan sonuç: Mağdurun açıkça rahatsızlığını bildirmesine rağmen ısrarla SMS göndermeye devam edilmesi, suçun oluşumu bakımından önemli delillerden biridir.
Aynı Yazışmada Hem Cinsel Taciz Hem Hakaret Suçu Oluşabilir
Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2016/4039 sayılı kararı
Sanık, mağdura önce cinsel içerikli SMS göndermiştir. Mağdur, bu mesajı savcılığa vereceğini yazınca sanık bu kez ağır küfür ve aşağılayıcı ifadeler içeren ikinci bir mesaj göndermiştir.
Yargıtay, ilk mesajın cinsel taciz, ikinci mesajın ise hakaret suçu oluşturduğunu belirterek yerel mahkemenin suç vasfını yanlış değerlendirdiğine karar vermiştir.
Karardan çıkan sonuç: Aynı olay içerisinde gönderilen farklı mesajlar, içeriklerine göre farklı suçları oluşturabilir. Her mesaj ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Yargıtay Kararlarından Çıkan Ortak İlkeler
İncelenen kararlar birlikte değerlendirildiğinde Yargıtay’ın benimsediği temel ilkeler şu şekilde özetlenebilir:
- WhatsApp, Instagram, Facebook, SMS ve benzeri elektronik haberleşme araçları, TCK’nın 105/2-d maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.
- Bu araçlar kullanılarak işlenen cinsel taciz suçlarında verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Suç şikâyete tabi değildir; mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
- Mahkemeler yalnızca tek bir mesajı değil, yazışmaların tamamını, tarafların ilişkisini ve failin amacını birlikte değerlendirir.
- Mağdurun açıkça istemediğini belirtmesine rağmen mesaj göndermeye devam edilmesi, suçun ispatı bakımından önemli bir olgudur.
- Dijital deliller (WhatsApp kayıtları, ekran görüntüleri, telefon inceleme raporları, HTS kayıtları ve sosyal medya yazışmaları) yargılamanın en önemli delilleri arasında yer almaktadır.
Bu kararlar, elektronik haberleşme araçları üzerinden gerçekleştirilen cinsel taciz eylemlerinin Yargıtay tarafından istikrarlı biçimde TCK’nın 105/2-d maddesi kapsamında nitelikli cinsel taciz suçu olarak değerlendirildiğini göstermektedir
Cinsel İçerikli Mesaj Atmak Her Zaman Suç Mudur? Ceza Avukatının Önemi ve Sık Sorulan Sorular
Uygulamada en fazla merak edilen konulardan biri de “Cinsel içerikli mesaj atmak her zaman suç mudur?” sorusudur. Bu soruya tek kelimeyle “evet” veya “hayır” cevabı vermek mümkün değildir. Çünkü ceza hukukunda her olay, kendi somut özellikleri içerisinde değerlendirilir.
Gönderilen mesajın içeriği kadar; taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, mesajların gönderiliş amacı, mağdurun rızasının bulunup bulunmadığı ve mesajlaşmanın bütünlüğü de önem taşımaktadır. Bu nedenle aynı içerikteki bir mesaj, bir dosyada suç oluştururken başka bir dosyada beraat kararı verilmesine neden olabilmektedir.
Cinsel İçerikli Mesaj Atmak Her Zaman Suç Sayılır mı?
Hayır.
Bir mesajın cinsel içerik taşıması tek başına cinsel taciz suçunun oluştuğu anlamına gelmez.
Örneğin;
- tarafların duygusal birliktelik yaşaması,
- karşılıklı rızaya dayalı flört ilişkisinin bulunması,
- cinsel içerikli yazışmaların her iki tarafça istekli şekilde sürdürülmesi,
- mesajların karşılıklı olarak gönderilmesi gibi durumlarda suçun manevi unsuru oluşmayabilir.
Buna karşılık;
- mağdurun hiç tanımadığı kişiye cinsel içerikli mesaj gönderilmesi,
- mağdurun istemediğini açıkça belirtmesine rağmen mesajların devam etmesi,
- engellenmesine rağmen farklı hesaplardan yazılması,
- müstehcen fotoğraf veya video gönderilmesi,
- cinsel tekliflerin ısrarla sürdürülmesi halinde ise cinsel taciz suçunun oluşması kuvvetle muhtemeldir.
Dolayısıyla mahkemeler yalnızca tek bir mesajı değil, olayın tamamını değerlendirerek karar vermektedir.
Mesajla Cinsel Taciz Suçunda Mağdurun Rızası Ceza Sorumluluğunu Etkiler mi?
Cinsel suçlarda mağdurun rızası büyük önem taşımaktadır.
Gerçekten de taraflar arasında karşılıklı ve özgür iradeye dayalı bir iletişim mevcutsa, gönderilen mesajların suç oluşturup oluşturmadığı farklı şekilde değerlendirilebilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli hususlar bulunmaktadır.
Rıza;
- açık olmalıdır,
- özgür iradeyle verilmelidir,
- her zaman geri alınabilir.
Bir kişinin geçmişte cinsel içerikli mesajlaşmış olması, gelecekte gönderilecek her mesaja da rıza gösterdiği anlamına gelmez.
Örneğin eski sevgililer arasında ilişkinin sona ermesinden sonra gönderilen ısrarlı cinsel içerikli mesajlar da cinsel taciz suçunu oluşturabilir.
Engellenmesine Rağmen Mesaj Göndermeye Devam Etmek
Yargıtay kararlarında özellikle üzerinde durulan konulardan biri de budur.
Mağdur;
- telefonu engellemiş,
- sosyal medya hesabını kapatmış,
- farklı platformlardan iletişim kurulmasını istemediğini açıkça belirtmiş olmasına rağmen failin;
- yeni telefon hattı kullanması,
- farklı Instagram hesapları açması,
- sahte Facebook hesapları oluşturması,
- başka uygulamalardan yazmaya devam etmesi mahkemeler tarafından fail aleyhine değerlendirilmektedir.
Bu tür davranışlar çoğu zaman sistematik taciz niteliğinde kabul edilmektedir.
Yanlış Anlaşılma ile Cinsel Taciz Suçu Oluşabilir mi?
Her rahatsız edici mesaj cinsel taciz anlamına gelmez.
Bazı durumlarda taraflar arasındaki yazışmalar bağlamından koparılarak değerlendirilmekte veya tek bir cümle üzerinden suç isnadında bulunulabilmektedir.
Bu nedenle;
- mesajların tamamının,
- konuşmanın başlangıcının,
- önceki yazışmaların,
- tarafların birbirlerine verdikleri cevapların bir bütün halinde incelenmesi gerekir.
Özellikle yalnızca ekran görüntüsünün belirli bir kısmının dosyaya sunulduğu olaylarda eksik değerlendirme yapılması mümkündür.
Bu nedenle dijital delillerin eksiksiz şekilde incelenmesi büyük önem taşımaktadır.
Cinsel Taciz İftirası Halinde Ne Yapılmalıdır?
Uygulamada zaman zaman gerçekte bulunmayan olaylar nedeniyle de cinsel taciz suçlamalarıyla karşılaşılabilmektedir.
Özellikle;
- boşanma davaları,
- ayrılık sonrası yaşanan uyuşmazlıklar,
- iş ilişkileri,
- miras anlaşmazlıkları,
- ticari ihtilaflar sonrasında gerçeğe aykırı suç isnatlarıyla karşılaşılabilmektedir.
Ancak unutulmamalıdır ki yalnızca mağdur beyanı değil;
- telefon incelemeleri,
- HTS kayıtları,
- mesaj içerikleri,
- sosyal medya yazışmaları,
- bilirkişi raporları,
- tanık anlatımları birlikte değerlendirilmektedir.
Hakkında gerçeğe aykırı cinsel taciz iddiası bulunan kişilerin soruşturmanın ilk aşamasından itibaren profesyonel hukuki yardım almaları önemlidir.
Bu konuda ayrıntılı bilgi için “Cinsel Taciz İftirası“ başlıklı makalemizi de inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
WhatsApp’tan cinsel içerikli mesaj atmanın cezası nedir?
WhatsApp üzerinden gönderilen cinsel içerikli mesajlar, somut olayın özelliklerine göre TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturabilir. Suçun elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenmesi halinde ceza artırımlı olarak uygulanır.
Instagram’dan mesaj atmak suç olur mu?
Mesajın içeriği cinsel amaç taşıyor ve mağdurun rızası bulunmuyorsa Instagram Direct Message (DM) üzerinden gönderilen mesajlar da cinsel taciz suçunu oluşturabilir.
Mesajla cinsel taciz şikâyete tabi midir?
Hayır.
Elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen cinsel taciz suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık resen soruşturma yürütür.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Her zaman değil.
Nitelikli cinsel taciz suçunda mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kamu davasının kendiliğinden düşmesini sağlamaz.
Mesajla cinsel taciz uzlaşmaya tabi midir?
Hayır.
Bu suç uzlaştırma kapsamında yer almamaktadır.
Cinsel içerikli fotoğraf göndermek suç mudur?
Karşı tarafın rızası bulunmaksızın gönderilen müstehcen fotoğraf veya videolar, somut olayın özelliklerine göre cinsel taciz suçunu oluşturabileceği gibi başka suç tiplerini de gündeme getirebilir.
Engellenen kişiye farklı hesaptan yazmak suç olur mu?
Mağdurun engellemesine rağmen farklı hesaplar açılarak iletişim kurulmaya devam edilmesi, Yargıtay uygulamasında fail aleyhine değerlendirilen önemli olgulardan biridir.
Eski sevgiliye cinsel içerikli mesaj göndermek suç olur mu?
İlişkinin sona ermesinden sonra mağdurun istememesine rağmen gönderilen cinsel içerikli mesajlar, somut olayın özelliklerine göre cinsel taciz suçunu oluşturabilir.
Mesajla Cinsel Taciz Suçunda Ceza Avukatının Önemi

Mesajla cinsel taciz dosyalarının büyük bölümü dijital delillere dayanmaktadır.
Bugün bir ceza soruşturmasında;
- WhatsApp yazışmaları,
- Instagram DM kayıtları,
- Facebook Messenger konuşmaları,
- SMS kayıtları,
- telefon imajları,
- IP kayıtları,
- HTS analizleri,
- bilirkişi raporları dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.
Ancak dijital delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Eksik ekran görüntüleri, kesilmiş yazışmalar veya bağlamından koparılan mesajlar, gerçeğin ortaya çıkmasını güçleştirebilir.
Bu nedenle gerek mağdur gerekse şüpheli veya sanık bakımından, dijital deliller konusunda tecrübeli bir ceza avukatının hukuki desteği hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.


