Son Güncelleme Tarihi: 04.10.2026
Kargoyla uyuşturucu gönderilmesi veya uyuşturucu bulunan bir kargonun teslim alınması, uygulamada çoğunlukla uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında soruşturulmaktadır. Ancak kargo paketinden uyuşturucu çıkması, gönderici veya alıcı olarak adı yazılı kişinin otomatik olarak uyuşturucu ticaretinden cezalandırılması anlamına gelmez.
Kargoyu gerçekte kimin gönderdiği, göndericinin paketin içeriğini bilip bilmediği, alıcının uyuşturucudan haberdar olup olmadığı, paket henüz teslim edilmeden uyuşturucunun kolluk tarafından çıkarılıp çıkarılmadığı, kargonun yurt içine mi yoksa yurt dışına mı gönderildiği ve maddenin hangi aşamada ele geçirildiği suçun hukuki niteliğini doğrudan değiştirebilir.
Bu nedenle “kargoda uyuşturucu yakalanırsa ne olur?” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Bir olayda tamamlanmış uyuşturucu ticareti suçu söz konusu olabilirken, başka bir olayda teşebbüs hükümleri uygulanabilir; hatta uyuşturucu ile sanık arasındaki bağlantının kesin olarak ispatlanamaması halinde beraat kararı verilmesi de mümkündür.
Kargoyla Uyuşturucu Göndermek Hangi Suçu Oluşturur?
Türk Ceza Kanunu’nun 188/3. maddesine göre uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke içinde satmak veya satışa arz etmek dışında başkasına verme, sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme ve bulundurma fiilleri de uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında düzenlenmiştir.
Dolayısıyla uyuşturucu maddenin bir şehirden başka bir şehre kargo aracılığıyla gönderilmesi, somut olayın özelliklerine göre “sevk etme” veya “nakletme” seçimlik hareketini oluşturabilir. TCK 188/3 kapsamında temel hapis cezası on yıldan az olamaz ve ayrıca adli para cezası öngörülmektedir.
Burada önemli olan husus, kargo yönteminin suçu ortadan kaldırmamasıdır. Uyuşturucunun otobüs, özel araç, uçak, kurye veya kargo şirketi kullanılarak taşınması hukuki değerlendirmeyi tek başına değiştirmez. Bu konuda ayrıca Uyuşturucu Kuryesi Kaç Yıl Ceza Alır? başlıklı yazımızda uyuşturucunun başkası adına taşınması ve kurye savunması ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Ancak kargo paketinin üzerinde kişinin isminin bulunması ile o kişinin uyuşturucu gönderdiğinin kesin olarak ispatlanması aynı şey değildir. Kargo uyuşturucu dosyalarının en önemli savunma alanlarından biri tam olarak burada ortaya çıkmaktadır.
Kargo Makbuzunda İsmin Bulunması Tek Başına Yeterli Delil midir?
Kargo ile uyuşturucu gönderildiği iddiasında öncelikle kargoyu gerçekte kimin teslim ettiği belirlenmelidir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/8054 sayılı kararında sanık, uyuşturucu bulunan paketi kendisinin kargoya vermediğini ve gönderi belgesindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Yargıtay; irsaliyeli faturanın aslının getirtilmesi, sanığın olay tarihinden önceki samimi imza örneklerinin temin edilmesi ve uzman incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek eksik araştırmayla verilen hükmü bozmuştur.
Benzer şekilde Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2014/11669 sayılı kararında, uyuşturucuyu sanığın gönderdiğine ilişkin başka bir kişinin soyut anlatımı ve üzerinde sanığın adı bulunan bilgisayar çıktısı niteliğindeki kargo makbuzu yeterli görülmemiştir. Yargıtay; kargo şubesinin kamera görüntülerinin araştırılmasını, teslim kayıtlarının getirtilmesini ve gönderi evrakındaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığının bilirkişi tarafından incelenmesini istemiştir.
Bu kararlar son derece önemlidir. Kargo dosyalarında savunma yalnızca “paketi ben göndermedim” şeklinde bırakılmamalıdır. Kargo şubesi kamera görüntüsü, gönderi fişinin aslı, ödeme yöntemi, gönderici tarafından verilen telefon numarası, kimlik bilgileri, imza, kargo şirketinin işlem kayıtları ve varsa dijital kayıtların tamamı birlikte incelenmelidir.
Uyuşturucu ticareti davalarında delilin sanık ile suç arasında somut bir bağlantı kurması gerektiğine ilişkin ayrıntılı açıklamalar için Uyuşturucu Ticareti Somut Delil Nedir? ve Uyuşturucu Satıcılığı Suçunda Delil Yetersizliği başlıklı yazılarımıza da bakılabilir.
Kargoyu Gönderen Kişinin Kamera Görüntüsü Varsa Ne Olur?
Kargo şubesine ait kamera görüntüsünün kişinin paketi bizzat teslim ettiğini açık biçimde göstermesi önemli bir delildir. Ancak bu durumda dahi uyuşturucu ticareti suçunun bütün unsurları otomatik olarak oluşmuş sayılmaz.
Örneğin kişinin başka biri tarafından hazırlanan kapalı bir paketi yalnızca kargoya teslim ettiğini savunması halinde paketin içinde uyuşturucu bulunduğunu bilip bilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza sorumluluğu bakımından uyuşturucunun varlığı kadar sanığın uyuşturucudan haberdar olduğunun ispatı da önemlidir. Kişinin içerisinde ne bulunduğunu bilmediği bir paketi başka biri adına kargoya vermesi ile uyuşturucu bulunduğunu bilerek sevkiyata katılması aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Bu noktada telefon görüşmeleri, mesaj içerikleri, para transferleri, olay öncesi ve sonrası irtibatlar, göndericiyle ilişkiler, kamera görüntüleri ve fiziki takip bulguları birlikte değerlendirilebilir. Fiziki ve teknik takip delillerinin uyuşturucu davalarındaki değeri için Uyuşturucu Fiziki ve Teknik Takip Delil mi? başlıklı yazımız ayrıca incelenebilir.
Kargodan Uyuşturucu Teslim Almak Suç mudur?
Uygulamada sık karşılaşılan diğer durum, kişinin kendi adına gönderilmiş bir kargoyu şubeden teslim almaya gittiği sırada yakalanmasıdır.
Buradaki en kritik soru şudur:
Alıcı, kargonun içerisinde uyuşturucu bulunduğunu biliyor muydu?
Bir kişinin adına uyuşturucu bulunan paket gönderilmiş olması, tek başına o kişinin uyuşturucu ticaretine iştirak ettiğini göstermez. Gönderici herhangi bir kişinin adını ve adresini kullanmış olabilir. Bu nedenle alıcının uyuşturucu sevkiyatından önceden haberdar olduğunu gösteren deliller aranmalıdır.
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/5951 sayılı kararında, Türkiye’den kendi adına gönderilen ve içine uyuşturucu gizlenen kargoyu yurt dışında teslim alan sanığın, uyuşturucunun Türkiye’den ihracına iştirak ettiğini gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı belirtilmiş ve mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Dolayısıyla yalnızca “kargo onun adına geldi ve kendisi teslim aldı” tespitinden hareketle uyuşturucu ticaretine ilişkin bütün kastın ispatlandığı sonucuna ulaşılması her olayda mümkün değildir.
Alıcı Kargoyu Teslim Almaya Gelirse Teşebbüs mü, Tamamlanmış Suç mu Olur?
Bu soru kargo uyuşturucu dosyalarının en tartışmalı konularından biridir.
Uyuşturucu paketinin kargo yolculuğu sırasında kolluk tarafından tespit edildiğini düşünelim. Kolluk uyuşturucuyu paketten çıkardıktan sonra paketi yeniden kapatıyor ve alıcının belirlenebilmesi amacıyla gönderinin devamını sağlıyor. Alıcı şubeye geliyor, içerisinde artık uyuşturucu bulunmayan paketi teslim alıyor ve yakalanıyor.
Bu durumda ilk bakışta uyuşturucu ticaretine teşebbüs gündeme gelebilir.
Nitekim Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/13138 sayılı kararında Van’dan İstanbul’a gönderilen uyuşturucu, henüz alıcıya ulaşmadan Van’daki kargo şirketinde ele geçirilmiş; uyuşturucu paketten çıkarılarak adli emanete alınmış ve boş paket İstanbul’a gönderilmiştir. Yargıtay, uyuşturucu içermeyen paketi teslim alan sanığın eyleminin kendi iradesi dışındaki nedenle tamamlanamadığını kabul ederek TCK 35’teki teşebbüs hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Ancak her boş paket teslimi otomatik olarak teşebbüs değildir.
Alıcı Sevkiyata Baştan İtibaren Katılmışsa Suç Tamamlanmış Kabul Edilebilir
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024/4325 sayılı kararında daha farklı bir tablo bulunmaktadır. Uyuşturucu kargoda bulunarak çıkarılmış ve paket uyuşturucusuz biçimde alıcıya gönderilmiş olmasına rağmen; alıcı ile gönderici arasındaki olay öncesi irtibatlar, HTS kayıtları, WhatsApp mesajları, gönderi sorgulamaları ve sanıkların birlikte hareket ettiklerini gösteren diğer deliller değerlendirilmiştir.
Yargıtay kararına konu kabulde alıcının yalnızca son aşamada boş paketi teslim alan kişi olmadığı; uyuşturucu üzerinde nakil aşamasında hâkimiyet sağladığı ve nakletme eylemine baştan itibaren iştirak ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle tamamlanmış uyuşturucu nakletme suçu yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde önemli bir sonuç ortaya çıkmaktadır:
Kargonun içerisindeki uyuşturucunun önceden çıkarılması önemli olmakla birlikte, alıcının suç organizasyonuna ne zaman katıldığı da araştırılmalıdır.
Kişi yalnızca uyuşturucu kendisine ulaşmadan teslim aşamasında yakalanmışsa teşebbüs tartışması güçlenebilir. Buna karşılık sevkiyatın planlanmasına katılmış, göndericiyle önceden anlaşmış ve uyuşturucunun nakli üzerinde fiilî veya ortak hâkimiyet kurmuşsa tamamlanmış suç kabulü gündeme gelebilir.
Uyuşturucu suçlarında teşebbüsün hangi aşamada başladığı konusunda ayrıntılı değerlendirmemiz için Uyuşturucu Ticareti Teşebbüs Hükümleri başlıklı yazımıza bakılabilir.
Kargoyla Yurt Dışına Uyuşturucu Göndermek İhraç Suçu mudur?
Kargo yurt dışına gönderiliyorsa uyuşturucu ticareti suçunun yanında uyuşturucu madde ihraç etme suçu gündeme gelir.
TCK 188/1’e göre uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı şekilde imal, ithal veya ihraç eden kişi hakkında 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve ayrıca adli para cezası öngörülmektedir.
Ancak paketin üzerine yabancı ülke adresi yazılıp kargo şirketine verilmesi, her durumda uyuşturucu ihraç etmeye teşebbüs suçunun başladığı anlamına gelmez.
Yargıtay uygulamasında kargonun hangi aşamada yakalandığı belirleyicidir.
Kargo Gümrük Aşamasına Gelmeden Yakalanırsa Ne Olur?
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2018/4358 sayılı kararında sanık, uyuşturucuyu yurt dışına gönderilmek üzere kargo şirketine teslim etmiş; uyuşturucu ertesi gün, henüz gümrük memurlarına beyan aşamasına geçilmeden kargo şirketinde ele geçirilmiştir.
Yargıtay, uyuşturucu ihraç etme suçunun icra hareketlerinin henüz başlamadığına ve bu nedenle ihraç suçuna teşebbüsün oluşmadığına; buna karşılık kargoya verilmiş uyuşturucu bakımından tamamlanmış uyuşturucu nakletme suçunun oluştuğuna karar vermiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/2539 sayılı kararında da benzer biçimde ihracın icra hareketleri bakımından gümrük beyanı esas alınmış; uyuşturucunun gümrük beyanından önce yurt dışı kargo toplama ve dağıtım bölümünde bulunması halinde ihraç suçuna teşebbüs yerine tamamlanmış nakletme suçunun değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Dolayısıyla kargonun üzerinde yabancı ülke adresinin bulunması yeterli değildir. Kargonun kargo şubesinde mi, aktarma merkezinde mi, gümrüksüz sahada mı yoksa gümrüklü sahada mı ele geçirildiği dosyanın hukuki vasfını değiştirebilir.
Uyuşturucu Gümrüklü Sahada Yakalanırsa İhraç Suçuna Teşebbüs Gündeme Gelebilir
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2025/10469 sayılı kararında uyuşturucu yurt dışına gönderilmek üzere kargoya teslim edilmiş ve ertesi gün havalimanındaki kargo işlem merkezinde yapılan rutin kontrolde tespit edilmiştir.
Kararda, uyuşturucunun gümrüklü sahada ele geçirilmesi nedeniyle yurt dışına çıkarma eyleminin failin elinde olmayan sebeple tamamlanamadığı ve uyuşturucu ihraç etme suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiştir. Aynı sanığın birkaç gün sonra ikametinde ayrıca uyuşturucu bulunması ise koşulları itibarıyla ayrı bir uyuşturucu ticareti suçu olarak değerlendirilmiştir.
Bu nedenle yurt dışına gönderilen uyuşturucu kargolarında yalnızca “kargoya teslim edildi” veya “ülke dışına çıkmadı” şeklindeki tespitler yeterli değildir. Gümrük sürecinin hangi aşamasına gelindiği mutlaka araştırılmalıdır.
Kargoda Uyuşturucu Bulunması Halinde Gönderici Nasıl Tespit Edilir?
Uyuşturucu bulunan kargo paketinin gönderici hanesinde bir kişinin adının yazması önemli olmakla birlikte tek başına kesin delil olmayabilir.
Kargo gönderisinin kimin tarafından yapıldığını ortaya koymak bakımından kamera görüntüleri, kargo kabul fişi ve irsaliyenin aslı, imza incelemesi, işlem sırasında verilen telefon numarası, gönderim ücretinin ödeme yöntemi, kimlik ibraz edilip edilmediği, telefonun baz kayıtları, gönderim öncesi ve sonrası görüşmeler, mesajlaşmalar ve paketin fiziksel incelemesi önem taşır.
Yargıtay kararları özellikle kargo belgesinin aslının getirtilmesi ve imza incelemesi yaptırılması konusunda dikkat çekicidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2022/2716 sayılı kararında da irsaliyeli faturanın aslının dosyaya getirtilmesi, sanığın mukayeseye elverişli imza örneklerinin temin edilmesi ve uzman incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle üzerinde sanığın ismi bulunan bir bilgisayar çıktısının veya üçüncü kişinin soyut anlatımının doğrudan mahkûmiyet delili olarak değerlendirilmesi doğru olmayabilir.
“Paketi Arkadaşım Verdi, İçinde Uyuşturucu Olduğunu Bilmiyordum” Savunması
Kargo uyuşturucu soruşturmalarında en sık karşılaşılan savunmalardan biri, paketin başka bir kişi tarafından verildiği ve sanığın paketin içinde uyuşturucu bulunduğunu bilmediği yönündedir.
Bu savunma teorik olarak mümkündür; ancak mahkeme savunmanın dosyadaki diğer delillerle uyumlu olup olmadığını araştıracaktır.
Sanığın ismini verdiği kişinin gerçekten var olup olmadığı, aralarında görüşme bulunup bulunmadığı, HTS kayıtlarının savunmayı doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların aynı yerde bulunup bulunmadıkları ve dijital materyallerde irtibat kaydı olup olmadığı araştırılabilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/4812 sayılı kararında, sanığın uyuşturucu bulunan kargonun başka bir kişiye ait olduğuna ilişkin savunmasının araştırılması; sözünü ettiği kişiyle ticari ilişkisini gösteren kayıtların incelenmesi, telefon hattının kime ait olduğunun tespit edilmesi, ilgili kişinin bulunup tanık olarak dinlenmesi ve kontrollü teslim tutanağının dosyaya getirtilmesi gerektiği belirtilmiştir. Eksik araştırma bozma nedeni yapılmıştır.
Bu yaklaşım ceza yargılamasında önemli bir ilkeye işaret eder: Savunmanın doğru olmadığı peşinen varsayılamaz; doğrulanabilir bir savunma ileri sürülmüşse mümkün olan araştırmalar yapılmalıdır.
Kargoyu Teslim Alan Kişinin Uyuşturucudan Haberi Olduğu Nasıl İspatlanır?
Kargoyu teslim almaya gelmek önemli bir davranışsal delildir; ancak özellikle uyuşturucu daha önce kolluk tarafından ele geçirilmişse, alıcının uyuşturucudan haberdar olduğu ayrıca ortaya konulmalıdır.
Gönderici ile alıcı arasında olay öncesi yoğun iletişim bulunması, gönderi takip numarasının alıcıya iletilmesi, alıcının gönderiyi sürekli sorgulaması, uyuşturucuya ilişkin açık mesajlaşmalar, para transferleri, göndericiyle aynı organizasyon içinde hareket edildiğini gösteren fiziki takip veya teknik takip kayıtları bu değerlendirmede önem kazanabilir.
Buna karşılık yalnızca kargo alıcısı olarak kişinin adının yazması, telefonuna standart kargo mesajı gelmesi veya kendisine gönderilmiş paketi teslim almaya gitmesi somut olayın diğer koşullarından bağımsız değerlendirilemez.
Uyuşturucu ticaretinde delillerin birbirleriyle nasıl ilişkilendirilmesi gerektiğine ilişkin daha ayrıntılı açıklamalar için Uyuşturucu Satıcılığı Suçunda Delil Yetersizliği başlıklı makalemize bakılabilir.
Kargo İçindeki Uyuşturucu Az Miktardaysa Kullanmak İçin Bulundurma Sayılabilir mi?
Kargo içerisinde uyuşturucu bulunması her durumda ticaret suçunun oluştuğu anlamına gelmez. Maddenin miktarı ve olayın diğer özelliklerine göre kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu da gündeme gelebilir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2015/4744 sayılı kararında sanık adına gelen kargodaki tabletlerde uyuşturucu bulunmadığı, kargoda ayrıca 3,53 gram uyuşturucu bulunduğu ve sanığın bunu başkasına vereceğine ilişkin delil olmadığı dikkate alınarak, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçuna ilişkin dosyanın da getirtilmesi ve sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Ancak yalnızca miktarın az olması, uyuşturucunun mutlaka kişisel kullanım amacıyla bulundurulduğunu göstermez. Paketleme biçimi, uyuşturucu çeşidi, gönderici-alıcı ilişkisi, para hareketleri, mesajlaşmalar ve olayın diğer delilleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kargoda Uyuşturucu Araması Hukuka Uygun mudur?
Kargo paketleri açısından CMK 129’daki postada elkoyma hükümleri önemlidir.
Kanuna göre suç delili olduğundan şüphe edilen ve gerçeğin ortaya çıkarılması için adliyenin eli altında bulunması gereken posta gönderilerine hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ise Cumhuriyet savcısının kararıyla elkonulabilir.
CMK 129/3’te uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu bakımından özel düzenleme bulunmaktadır. Bu suçlarla ilgili elkoyma kararı veya emri verilmişse, gönderinin bulunduğu zarf veya paket Cumhuriyet savcısının talimatıyla kolluk görevlilerince açılabilir.
Bu nedenle kargo uyuşturucu dosyalarında “paketi polis açtı, dolayısıyla delil hukuka aykırıdır” şeklindeki genel bir savunma yeterli değildir.
Bunun yerine hangi kararın bulunduğu, kararın kim tarafından verildiği, Cumhuriyet savcısının talimatının bulunup bulunmadığı, paketin ne zaman ve kimlerin huzurunda açıldığı, tutanakların içeriği ve muhafaza zincirinin korunup korunmadığı incelenmelidir.
Nitekim kullanıcı tarafından sunulan Yargıtay kararlarından birinde de CMK 129 uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen postada elkoyma kararı çerçevesinde yapılan işlemin hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir.
Kargo Paketinden Uyuşturucu Çıkarılıp Paket Alıcıya Gönderilebilir mi?
Uygulamada kolluk, kargodaki uyuşturucuyu tespit ettikten sonra gerçek alıcının veya organizasyondaki diğer kişilerin ortaya çıkarılması amacıyla paketin kontrollü şekilde gönderilmesine devam edebilir.
Bu yöntem kargo uyuşturucu soruşturmalarında oldukça önemlidir. Ancak kontrollü teslimin nasıl gerçekleştirildiği ve uyuşturucunun ne zaman paketten çıkarıldığı, suçun tamamlanıp tamamlanmadığı bakımından doğrudan sonuç doğurabilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/4812 sayılı kararında kontrollü teslim konusunda Cumhuriyet savcısının talimatının bulunduğunun anlaşılması üzerine bu işleme ilişkin tutanağın aslının veya onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği özellikle belirtilmiştir.
Burada kontrollü teslim, kolluğun uyuşturucu satıcısı rolüne girerek gerçekleştirdiği “güven alımı” işlemleriyle karıştırılmamalıdır. Güven alımının delil niteliği ve hukuki sınırları için Uyuşturucu Suçlarında Güven Alımı başlıklı yazımız incelenebilir.
Kargoda Uyuşturucu Yakalanırsa Etkin Pişmanlık Uygulanabilir mi?
Kargo uyuşturucu dosyalarında TCK 192/3’te düzenlenen etkin pişmanlık önemli sonuçlar doğurabilir.
TCK 192/3’e göre uyuşturucu suçu resmi makamlar tarafından öğrenildikten sonra, kişinin gönüllü biçimde suçun ortaya çıkmasına veya fail ve diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi halinde cezasında, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarıya kadar indirim yapılabilir.
Kargo dosyalarında özellikle kişi hakkında suçunu ispatlamaya yeterli delil henüz bulunmadığı halde uyuşturucu paketini kendisinin gönderdiğini açıklarsa etkin pişmanlık tartışması gündeme gelebilir.
Nitekim Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/8054 sayılı kararında, hakkında yeterli delil bulunmadığı bir aşamada sanığın mahkemede uyuşturucu bulunan kargoyu kendisinin gönderdiğini açıklayarak kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlaması nedeniyle TCK 192/3’ün uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2015/165 sayılı kararında da kargodaki uyuşturucuyu sanığın gönderdiğine ilişkin diğer kişinin soyut beyanı dışında delil bulunmadığı aşamada sanığın kargoyu kendisinin gönderdiğini söylemesi, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım niteliğinde kabul edilmiş ve etkin pişmanlığın uygulanmaması bozma nedeni yapılmıştır.
Ancak etkin pişmanlık her ikrar halinde otomatik olarak uygulanmaz. Verilen bilginin suçun ortaya çıkarılmasına veya diğer faillerin yakalanmasına gerçekten katkıda bulunup bulunmadığı somut olay üzerinden değerlendirilir.
Başkasının Adını Kullanarak Kargo Göndermek Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
Uyuşturucu ticaretinde gerçek göndericinin kendi adı yerine başka kişiye ait isim, telefon numarası veya kimlik bilgileri kullanması mümkündür.
Bu nedenle kargo etiketindeki isim ile fiilî göndericinin farklı olması şaşırtıcı değildir. Ancak aynı nedenle yalnızca etiket üzerindeki isim esas alınarak kişiye ceza verilmesi de sakıncalıdır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/759 sayılı kararına konu olayda, uyuşturucu bulunan cezaevi kolisinin gönderici bölümünde suça sürüklenen çocuğun adı bulunmasına rağmen kamera görüntüleri ve dosyadaki diğer deliller değerlendirildiğinde uyuşturucuyu bilerek onun gönderdiğinin her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanamadığı kabul edilmiştir. Beraat hükmünün hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu karar, kargo barkodu veya gönderici bilgisinin önemli olmakla birlikte tek başına mutlak delil olmadığını göstermektedir.
Başkasının Ricasıyla Kargoyu Gönderen Kişinin Durumu
Bir kişinin kendisine ait olmayan bir paketi arkadaşının, akrabasının veya işvereninin talebi üzerine kargoya teslim etmesi uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.
Burada esas sorun uyuşturucunun kime ait olduğundan önce, paketi kargoya veren kişinin içeriği bilip bilmediğidir.
Kişi uyuşturucu bulunduğunu bilmiyorsa uyuşturucu ticareti suçunun manevi unsurunun oluşmadığı ileri sürülebilir. Buna karşılık uyuşturucuyu bildiği halde para karşılığı veya başka nedenle paketi taşıyor ve kargoya teslim ediyorsa uyuşturucunun sahibi olmaması onu ceza sorumluluğundan kurtarmaz.
Bu nedenle “uyuşturucu benim değildi” savunması tek başına yeterli olmayabilir. Uyuşturucunun başkasına ait olması ile sanığın uyuşturucu taşıdığını bilmemesi farklı hukuki meselelerdir.
Kargoda Uyuşturucu Dosyasında En Önemli Deliller Nelerdir?
Kargoda uyuşturucu yakalanması halinde soruşturmanın merkezinde yalnızca uyuşturucunun kendisi değil, uyuşturucu ile şüpheli arasındaki bağ bulunmalıdır.
Özellikle gönderi evrakının aslı, kamera görüntüleri, imza incelemesi, gönderici tarafından bildirilen telefon numarası, ödeme kayıtları, HTS verileri, gönderici ile alıcının önceki irtibatları, WhatsApp ve diğer mesajlaşmalar, kargo takip sorguları, fiziki takip, teknik takip ve kontrollü teslime ilişkin tutanaklar birlikte değerlendirilmelidir.
Tek tek bakıldığında farklı anlama gelebilecek delillerin birbirleriyle uyumu önemlidir. Örneğin yalnızca gönderici ile alıcının telefonda görüşmüş olması, konuşmanın içeriği bilinmiyorsa uyuşturucu ticaretini kesin olarak göstermeyebilir. Buna karşılık açık mesajlaşmalar, gönderi numarası paylaşımı, para hareketi, kamera görüntüsü ve teslim davranışı birlikte bulunduğunda farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle kargo uyuşturucu dosyalarında savunmanın temel sorusu “Dosyada delil var mı?” değil, “Bu deliller sanığı uyuşturucu ile her türlü şüpheden uzak biçimde bağlıyor mu?” olmalıdır.
Kargoda Uyuşturucu Göndermenin Cezası Kaç Yıldır?
Kargoda uyuşturucu göndermek için ayrıca bağımsız bir “kargo uyuşturucu suçu” bulunmamaktadır. Ceza, somut eylemin TCK 188’deki hangi seçimlik hareketi oluşturduğuna göre belirlenir.
Yurt içinde uyuşturucu sevk veya nakletme fiili TCK 188/3 kapsamında değerlendirildiğinde temel hapis cezası on yıldan az olamaz. Yurt dışına uyuşturucu ihraç etme fiilinde ise TCK 188/1 kapsamında 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Ayrıca uyuşturucu maddenin TCK 188/4-a’da sayılan maddelerden olması halinde ceza yarı oranında artırılabilir. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde de TCK 188/5 uyarınca ayrıca artırım gündeme gelebilir.
Bunun yanında teşebbüs, etkin pişmanlık, iştirak biçimi ve diğer bireyselleştirme hükümleri sonuç cezayı önemli ölçüde değiştirebilir.
Dolayısıyla kargoda uyuşturucu yakalanması halinde yalnızca uyuşturucunun miktarına bakarak “şu kadar yıl ceza alınır” şeklinde kesin bir hesap yapmak doğru değildir.
Kargoda Uyuşturucu Yakalanırsa Tutuklama Olur mu?

Uyuşturucu ticareti suçları uygulamada ağır ceza tehdidi nedeniyle tutuklama tedbirinin sık uygulandığı suçlardandır. Ancak tutuklama otomatik değildir.
Özellikle kişinin kargoyu gönderdiğinin veya içeriğini bildiğinin henüz kesin biçimde ortaya konulamadığı, yalnızca kargo üzerindeki isimden hareket edildiği, kamera ve imza incelemelerinin yapılmadığı ya da alıcının uyuşturucudan haberdar olduğunu gösteren somut delillerin bulunmadığı dosyalarda kuvvetli suç şüphesinin dayanaklarının ayrıca tartışılması gerekir.
Bu nedenle kargo uyuşturucu soruşturmasında delillerin daha soruşturmanın başlangıcında doğru analiz edilmesi önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Adıma gelen kargodan uyuşturucu çıktı, ceza alır mıyım?
Hayır, yalnızca paketin sizin adınıza gönderilmiş olması mahkûmiyet için tek başına yeterli değildir. Paketin içerisinde uyuşturucu bulunduğunu bildiğinizin ve suça bilerek katıldığınızın somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Kargoyu şubeden teslim almaya giderken yakalanırsam suç tamamlanmış olur mu?
Her olayda değil. Uyuşturucu daha önce paketten çıkarılmışsa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir. Ancak sevkiyatın başından itibaren organizasyona katıldığınız ve nakletme eylemine iştirak ettiğiniz ispatlanırsa tamamlanmış suç değerlendirmesi yapılabilir.
Kargo fişinde benim adım varsa uyuşturucuyu benim gönderdiğim kabul edilir mi?
Tek başına kargo fişi yeterli olmayabilir. Yargıtay kararlarında kargo evrakının aslının getirtilmesi, imza incelemesi yapılması ve kamera kayıtlarının araştırılması gerektiği özellikle vurgulanmıştır.
Uyuşturucuyu kargoya verdim ama yurt dışına çıkmadan yakalandı. İhraç suçuna teşebbüs olur mu?
Kargonun hangi aşamada yakalandığı önemlidir. Gümrük süreci başlamadan yakalanan paketler bakımından Yargıtay’ın tamamlanmış nakletme suçuna ilişkin kararları bulunmaktadır. Gümrüklü sahaya ulaşmış gönderiler bakımından ise somut olayın özelliklerine göre uyuşturucu ihraç etmeye teşebbüs gündeme gelebilir.
Kargoyu ben gönderdim diye itiraf edersem etkin pişmanlık uygulanır mı?
Her ikrar etkin pişmanlık değildir. Ancak hakkınızda yeterli delil bulunmadığı bir aşamada kendi suçunuzun ortaya çıkmasını sağlayan veya diğer faillerin yakalanmasına gerçek katkı sunan açıklamalar TCK 192/3 kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay’ın kargo uyuşturucu dosyalarında bu yönde kararları bulunmaktadır.
Kargodaki uyuşturucu az miktardaysa uyuşturucu ticareti suçu oluşur mu?
Miktar önemli olmakla birlikte tek kriter değildir. Uyuşturucunun kişisel kullanım amacıyla mı yoksa başkasına verme veya ticaret amacıyla mı bulundurulduğu dosyadaki bütün deliller değerlendirilerek belirlenmelidir.
Kargoyla Uyuşturucu Gönderme İddialarında Uyuşturucu Avukatının Önemi

Kargoda uyuşturucu yakalanırsa, dosyanın yalnızca kargo paketinden uyuşturucu çıkması üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir.
Kargoyu gerçekte kimin gönderdiği, gönderi belgesindeki imzanın kime ait olduğu, kamera görüntülerinin bulunup bulunmadığı, göndericinin paketin içeriğini bilip bilmediği, alıcının uyuşturucudan önceden haberdar olup olmadığı, uyuşturucunun paketten hangi aşamada çıkarıldığı, kontrollü teslim yapılıp yapılmadığı, kargonun yurt içi veya yurt dışı gönderisi olması ve yurt dışı gönderilerde gümrük sürecinin hangi aşamada bulunduğu ayrı ayrı araştırılmalıdır.
Yargıtay kararlarından da görüldüğü üzere kargo uyuşturucu dosyalarında bazen tamamlanmış uyuşturucu ticareti, bazen teşebbüs, bazen kullanmak için uyuşturucu bulundurma, bazen de delil yetersizliği nedeniyle beraat sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Özellikle ağır ceza tehdidinin bulunduğu TCK 188 kapsamındaki uyuşturucu ticareti davalarında savunmanın, genel ifadeler yerine dosyadaki kargo kayıtları, kamera görüntüleri, HTS ve dijital veriler, gönderici-alıcı ilişkisi, imza incelemesi ve arama-el koyma işlemleri üzerinden somut biçimde kurulması gerekir.
Bu nedenle kargo yoluyla uyuşturucu gönderme veya kargodan uyuşturucu teslim alma iddiasının bulunduğu dosyalarda olayın ilk aşamasından itibaren delillerin hukuka uygunluğu, suçun tamamlanıp tamamlanmadığı, failin kastı, teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu Suçları ile ilgili olarak Ağır Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.


