Uyuşturucu suçlarında fiziki takip takip delil mi? Bu şekilde ele geçirilen delillere dayanılarak verilen cezaların hukuki Uyuşturucu suçlarında fiziki takip delil olabilir; ancak fiziki takip tutanağının varlığı tek başına her olayda uyuşturucu ticareti suçunun ispatlandığı anlamına gelmez. Takip sırasında uyuşturucu alışverişinin açıkça görülüp görülmediği, alıcı olduğu ileri sürülen kişiden uyuşturucu ele geçirilip geçirilmediği, tanık anlatımları, telefon kayıtları, arama sonucu bulunan maddeler ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Teknik araçlarla izleme ise fiziki takipten farklıdır. CMK’nın 140. maddesi kapsamındaki görüntü veya ses kaydı gibi teknik takip yöntemleri ancak kanunda öngörülen şartlara uygun biçimde uygulanabilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti TCK m.188, CMK m.140 kapsamında teknik araçlarla izleme uygulanabilecek katalog suçlar arasındadır. Teknik araçlarla izlemeye kural olarak hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; savcı kararı da kanundaki süre içinde hâkim onayına sunulmalıdır.
Bu nedenle uyuşturucu ticareti dosyalarında yalnızca “fiziki takip yapıldı” veya “teknik takip görüntüsü var” denilmesi yeterli değildir. Öncelikle hangi takip yönteminin uygulandığı, işlemin hukuki dayanağı, varsa hâkim veya savcı kararının kapsamı ve takip sonucunda ne tür somut deliller elde edildiği incelenmelidir.
Uyuşturucu Davalarında Fiziki Takip Nedir?
Uyuşturucu fiziki takip; kolluk görevlilerinin şüpheli olduğu değerlendirilen kişiyi gözlemlemesi, gittiği yerleri, görüştüğü kişileri ve suçla bağlantılı olabilecek davranışlarını takip ederek bunları tutanağa bağlamasıdır.
Örneğin uyuşturucu sattığı yönünde bilgi bulunan kişinin evine kısa aralıklarla farklı kişilerin gelmesi, bu kişilerin evden çıktıktan hemen sonra durdurulması veya şüpheli ile başka bir kişi arasında kısa süreli buluşma gerçekleşmesi fiziki takip tutanaklarına konu olabilir.
Ancak burada önemli olan husus, kolluk görevlisinin ne gördüğüdür.
Bir kişinin başka bir kişiyle görüşmesi, tokalaşması, aynı araca binmesi veya bir eve girip birkaç dakika sonra çıkması tek başına uyuşturucu ticareti yapıldığını kesin biçimde göstermeyebilir. Buna karşılık kolluk görevlisinin uyuşturucu alışverişini açıkça görmesi ve hemen ardından alıcı olduğu ileri sürülen kişinin üzerinde uyuşturucu ele geçirilmesi çok daha kuvvetli bir delil tablosu meydana getirebilir.
Bu ayrım, uyuşturucu ticareti suçunun ispatında son derece önemlidir. Uyuşturucu ticaretinin hangi tür delillerle ispatlanabileceğine ilişkin daha geniş değerlendirme için Uyuşturucu Ticareti Somut Delil Nedir? başlıklı yazımıza da bakabilirsiniz.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki Takip ile Teknik Takip Arasındaki Fark Nedir?
Uygulamada “fiziki takip” ve “teknik takip” ifadeleri bazen aynı anlamda kullanılmaktadır. Oysa hukuki açıdan aralarında önemli fark vardır.
Fiziki takipte kolluk görevlileri şüpheliyi gözlemlemekte ve gözlemlerini tutanağa aktarmaktadır.
Teknik araçlarla izlemede ise kişinin kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri veya işyeri teknik araçlarla izlenebilmekte, görüntü veya ses kaydı alınabilmektedir. CMK m.140 bu yöntemin uygulanabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunmasını ve başka suretle delil elde edilememesini aramaktadır. Ayrıca bu tedbir kişinin konutunda uygulanamaz.
Dolayısıyla sıradan bir kolluk gözlemi ile CMK m.140 anlamındaki teknik araçlarla izleme birbirine karıştırılmamalıdır.
Bu ayrım özellikle uyuşturucu dosyalarında önem taşımaktadır. Çünkü Yargıtay, teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığı hâlde alınan görüntü veya ses kayıtlarının hukuka uygun delil olarak kabul edilmesine yönelik çok sayıda bozma kararı vermektedir.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki Takip İçin Hâkim Kararı Gerekir mi?
Kolluğun kamuya açık bir alanda gerçekleştirdiği ve kişinin davranışlarının gözlemlenmesiyle sınırlı kalan klasik fiziki takip ile CMK m.140 kapsamındaki teknik araçlarla izleme aynı hukuki rejime tabi değildir.
Ancak fiziki takip sırasında teknik araçlarla sistematik görüntü veya ses kaydı alınması hâlinde mesele değişmektedir. Bu durumda yapılan işlemin gerçekte CMK m.140 kapsamında teknik araçlarla izleme niteliğinde olup olmadığı ve gerekli kararın bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Nitekim Yargıtay‘ın son dönem kararlarında da teknik takip kararının dosyada bulunup bulunmadığının denetlenmesine özel önem verildiği görülmektedir.
Bu nedenle savunma açısından yalnızca “fiziki takip hukuka aykırıdır” şeklindeki genel bir itiraz yerine; takibin hangi tarihte başladığı, hangi yöntemlerin kullanıldığı, görüntü veya ses kaydı alınıp alınmadığı, CMK m.140 kararı bulunup bulunmadığı ve karar mevcutsa hangi tarihleri kapsadığı somut olarak incelenmelidir.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki Takip Tutanağı Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli mi?
Uyuşturucu ticareti davalarında en önemli sorulardan biri budur.
Fiziki takip tutanağı önemli bir delildir; ancak her fiziki takip tutanağı tek başına uyuşturucu ticareti suçundan mahkûmiyet için yeterli değildir.
Örneğin tutanakta yalnızca sanığın başka bir kişiyle buluştuğu veya tokalaştığı belirtilmişse, ortada uyuşturucu alışverişinin gerçekleştiğini doğrudan gösteren bir tespit bulunmayabilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/5208 sayılı kararına konu olayda da fiziki takip sırasında sanıklarla diğer kişinin yalnızca tokalaştıklarının görüldüğü, uyuşturucu alışverişinin açık biçimde görülmediği ve kişinin daha sonra kollukta verdiği suçlayıcı anlatımını mahkemede kabul etmediği bir eylem yönünden kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı değerlendirilmiştir. Buna karşılık başka bir olayda iletişim kayıtları, fiziki takip, uyuşturucunun ele geçirilmesi ve tanık anlatımları birbirini desteklediği için farklı sonuca ulaşılmıştır.
Bu karar aslında uyuşturucu davalarındaki temel prensibi göstermektedir:
Önemli olan fiziki takibin yapılmış olması değil, fiziki takip sırasında neyin tespit edildiği ve bu tespitin başka delillerle desteklenip desteklenmediğidir.
Uyuşturucu satışının gerçekleştiğini doğrulayacak yeterli ek delil bulunmaması hâlinde Uyuşturucu Satıcılığı Suçunda Delil Yetersizliği ve Uyuşturucu Ticareti Beraat Gerekçeleri başlıklı yazılarımızda açıkladığımız ilkeler de önem kazanacaktır.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki Takip Sonrası Alıcıdan Uyuşturucu Çıkması
Fiziki takibin delil değerini kuvvetlendiren durumlardan biri, takip edilen kişinin şüpheliyle görüşmesinden hemen sonra durdurulması ve üzerinde uyuşturucu ele geçirilmesidir.
Mevcut yazımızda daha önce yer verdiğimiz Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/321 sayılı kararında sanık ile bir kişinin buluştuğu ve aralarında cisim alışverişi görüldüğü tespit edilmiştir. Görüşme sonrasında diğer kişiden sentetik kannabinoid ele geçirilmiş, sanığın ikametinden de aynı nitelikte uyuşturucu maddeler ve benzer paketleme malzemeleri bulunmuştur. Bu delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda uyuşturucu ticareti suçundan verilen mahkûmiyette hukuka aykırılık görülmemiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, mahkûmiyetin yalnızca fiziki takip tutanağına dayanmamasıdır. Takip tutanağı; alıcıdan ele geçirilen uyuşturucu, sanığın ikametinden çıkan maddeler, paketleme biçimi ve diğer teknik bulgularla desteklenmiştir.
Dolayısıyla fiziki takip tutanağının ispat gücü, dosyadaki diğer delillerle olan uyumuna göre değişmektedir.
Uyuşturucu Suçlarında Telefon Dinleme ve Fiziki Takip Birlikte Delil Olabilir mi?
Uyuşturucu soruşturmalarında fiziki takip çoğu zaman iletişimin denetlenmesi sonucunda elde edilen bilgilerle birlikte uygulanmaktadır.
Telefon görüşmelerinde uyuşturucu ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen konuşmaların tespit edilmesinden sonra buluşmanın fiziki olarak takip edilmesi ve görüşme sonrasında uyuşturucunun ele geçirilmesi hâlinde deliller birbirini doğrulayabilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/1641 sayılı kararında da farklı tarihlerde yapılan fiziki takipler sırasında kişilerin sanığın bulunduğu binaya girip kısa süre sonra çıktıkları, daha sonra yapılan aramalarda uyuşturucu ele geçirildiği; tape kayıtları, fiziki takip tutanakları, tanıkların beyan ve teşhisleri ile bazı olaylarda sanığın ikrarının birlikte değerlendirildiği görülmektedir.
Telefon görüşmelerinin uyuşturucu ticaretinin ispatındaki değeri ise ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle konuşmaların içeriğinin açık olup olmadığı, kullanılan kelimelerin gerçekten uyuşturucuya işaret edip etmediği ve görüşmelerin maddi delillerle desteklenip desteklenmediği önemlidir. Bu konuda ayrıntılı açıklama için Telefonda Uyuşturucu Muhabbeti başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
Uyuşturucu Suçlarında Teknik Takip Kararı Olmadan Görüntü Kaydı Alınabilir mi?
Uyuşturucu davalarında savunma açısından en önemli konulardan biri budur.
CMK m.140 kapsamında teknik araçlarla izleme sonucu görüntü veya ses kaydı alınacaksa kanunda öngörülen usule uygun bir karar bulunması gerekir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/514 E., 2025/14398 K. sayılı kararında, mahkûmiyetin gizli soruşturmacı faaliyetleri ve teknik izleme sonucu elde edilen kayıtlara dayandığı olayda CMK m.140 kapsamında teknik araçlarla izleme kararının dosyada bulunmadığı belirtilmiştir. Yargıtay, böyle bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılmasını; karar yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmesini istemiştir.
Benzer yaklaşım 2026 yılında da devam etmektedir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2026/2170 E., 2026/2487 K. sayılı kararında teknik araçlarla izleme kararı bulunmadan elde edilen görüntülerin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş; ayrıca hukuka aykırı görüntüler sanığa gösterilerek alınan kabul niteliğindeki savunmanın da değerlendirilmesinde hukuka aykırılık sorunu üzerinde durulmuştur.
Bu nedenle uyuşturucu ticareti dosyasında fotoğraf, video veya ses kaydı bulunması tek başına yeterli değildir. Öncelikle bu kaydın hangi hukuki yetkiye dayanılarak elde edildiği araştırılmalıdır.
Hukuka Aykırı Teknik Takip Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Ceza muhakemesinde bir delilin gerçeği göstermesi tek başına yeterli değildir. Delilin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması da gerekir.
CMK m.217 uyarınca mahkeme, yüklenen suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatına dayanmalıdır.
Bu nedenle CMK m.140 kapsamında alınması gereken karar olmaksızın gerçekleştirilen teknik izleme sonucunda elde edilen görüntü veya ses kayıtlarının hükme esas alınması ciddi bir hukuka aykırılık sorununa yol açabilir.
Yargıtay’ın 2025 ve 2026 tarihli kararlarında bu hususun tekrar tekrar vurgulanması, özellikle eski tarihli uyuşturucu soruşturmalarında teknik takip kararlarının dosyada bulunup bulunmadığının ayrıca incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki Takip Tutanağı ile Polis Beyanı Çelişirse Ne Olur?
Fiziki takip tutanağının tartışılmaz bir delil olduğu düşünülmemelidir.
Tutanağın içeriğine itiraz edilebilir. Özellikle tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerinin duruşmadaki anlatımları ile tutanak arasında farklılık bulunuyorsa bu çelişkinin giderilmesi gerekir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2022/8397 E., 2025/2782 K. sayılı kararında fiziki takip tutanağında uyuşturucu alışverişinin sanık ile belirli bir kişi arasında gerçekleştiği yazmasına rağmen tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerinden biri duruşmada alışverişin başka bir kişiyle gerçekleştiğini söylemiştir. Yargıtay, diğer tutanak görevlisinin de dinlenerek çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Bu karar özellikle savunma açısından önemlidir.
Fiziki takip tutanağında uyuşturucuyu kimin verdiği, kimin aldığı, alışverişin gerçekten görülüp görülmediği, görevlilerin görüş mesafesi, olayın gerçekleştiği yer ve tutanakla duruşmadaki anlatımlar arasında farklılık bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki Takip Tutanağının Aslı Dosyada Bulunmalı mı?
Yargıtay, hükme esas alınan belgelerin denetime elverişli biçimde dosyada bulunmasına da önem vermektedir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2024/8024 E., 2025/1729 K. sayılı kararında fiziki takip tutanakları, güven alımına ilişkin rapor ve ekspertiz raporlarının yalnızca fotokopilerinin dosyada bulunması eksik inceleme nedenlerinden biri olarak değerlendirilmiştir.
Benzer şekilde daha eski Yargıtay kararlarında da hükme esas alınan fiziki takip ve teknik takip tutanaklarının dosyaya getirtilmesi, kayıtların denetime olanak verecek biçimde çözümünün yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Dolayısıyla savunmada yalnızca tutanağın içeriğine değil, belgenin dosyada usulüne uygun şekilde bulunup bulunmadığına ve mahkeme tarafından gerçekten denetlenip denetlenmediğine de bakılmalıdır.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki Takip Başka Delillerle Desteklenirse Mahkûmiyet Verilebilir mi?
Evet. Fiziki takip güçlü maddi delillerle birleştiğinde uyuşturucu ticareti suçunun ispatında önemli rol oynayabilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2024/113 E., 2025/11664 K. sayılı kararında fiziki takip tutanağının yanında uyuşturucunun bulunduğu poşette sanığa ait parmak izi, iletişim tespit tutanakları, diğer sanıkların anlatımları ve araç devrine ilişkin belgeler de bulunmuştur. Yargıtay bütün bu delilleri birlikte değerlendirerek beraat kararını hukuka aykırı bulmuştur.
Kararın ortaya koyduğu esas, “fiziki takip varsa mahkûmiyet gerekir” değildir.
Asıl önemli olan, fiziki takip tutanağının objektif maddi delillerle doğrulanmasıdır.
Bu sebeple uyuşturucu ticareti davalarında deliller parça parça değil, birbirleriyle olan ilişkileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Araç Takibi ve Araçta Uyuşturucu Ele Geçirilmesi
Uyuşturucu soruşturmalarında fiziki takip bazen araç üzerinden yürütülmektedir. Şüphelinin belirli kişilerle buluşması, araca bir eşya koyulması veya başka bir aracın takip edilmesi sonrasında uyuşturucu ele geçirilmesi mümkündür.
Ancak uyuşturucunun araçta bulunması, araçta bulunan herkesin otomatik olarak uyuşturucu ticareti suçundan sorumlu tutulacağı anlamına gelmez.
Uyuşturucunun araç içerisindeki yeri, kimin zilyetliğinde bulunduğu, sanığın uyuşturucudan haberdar olup olmadığı, parmak izi veya DNA gibi maddi deliller, telefon kayıtları ve fiziki takip tespitleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu konuyu ayrıntılı olarak Araçta Bulunan Uyuşturucu Madde başlıklı yazımızda ayrıca ele aldık.
Fiziki Takip Uyuşturucu Kuryesi Açısından Delil Olur mu?
Uyuşturucu kuryeliği iddialarında fiziki takip kayıtları özellikle önemlidir.
Bir kişinin uyuşturucuyu teslim aldığı veya başka bir kişiye teslim ettiği anın fiziki takip sırasında görülmesi önemli bir delil oluşturabilir. Buna karşılık yalnızca bir araçla seyahat etmek, başka bir sanıkla birlikte bulunmak veya bir çantayı taşımak kişinin çantanın içerisinde uyuşturucu olduğunu bildiğini her durumda göstermez.
Kurye olduğu ileri sürülen kişinin uyuşturucudan haberdar olup olmadığı ve suç kastının bulunup bulunmadığı ayrıca ispatlanmalıdır.
Uyuşturucu taşıma ve kurye suçlamalarının şartları hakkında Uyuşturucu Kuryesi Kaç Yıl Ceza Alır? başlıklı yazımızdan da yararlanabilirsiniz.
Fiziki Takip Varsa Uyuşturucu Ticaretinden Kesin Ceza Verilir mi?
Hayır. Fiziki takip yapılması, kişinin uyuşturucu ticareti yaptığı anlamına gelmez.
Örneğin fiziki takipte yalnızca kişilerin yan yana gelmesi görülmüş ancak uyuşturucu alışverişi görülmemişse; alıcı olduğu iddia edilen kişiden uyuşturucu ele geçirilmemişse; kişinin uyuşturucuyu sanıktan aldığına ilişkin tutarlı bir beyan bulunmuyorsa ve telefon görüşmeleri de ticareti açık şekilde ortaya koymuyorsa uyuşturucu ticareti suçunun ispatı tartışmalı hâle gelebilir.
Buna karşılık fiziki takip sırasında alışveriş açıkça görülmüş, hemen sonrasında alıcıdan uyuşturucu ele geçirilmiş, iletişim kayıtları bu buluşmayı doğrulamış ve sanıkta da satışa işaret eden uyuşturucu veya diğer maddi deliller bulunmuşsa delil tablosu önemli ölçüde değişecektir.
Uyuşturucu ticareti suçunda asıl soru her zaman aynıdır:
Dosyadaki hukuka uygun deliller, sanığın uyuşturucu maddeyi sattığını, devrettiğini, sevk ettiğini veya ticaret amacıyla bulundurduğunu her türlü makul şüpheden uzak biçimde ortaya koyuyor mu?
Uyuşturucu Fiziki Takip Tutanağına Nasıl İtiraz Edilir?
Fiziki takip tutanağına yönelik savunma, somut dosyanın özelliklerine göre yapılmalıdır.
Tutanağın tarih ve saatleri ile HTS veya baz kayıtlarının uyumlu olup olmadığı, takip edilen kişinin gerçekten sanık olup olmadığı, kolluk görevlilerinin olay yerini görme imkânı, iddia edilen alışverişin açıkça görülüp görülmediği, alıcının üzerinde uyuşturucu bulunup bulunmadığı ve tutanak görevlilerinin duruşmadaki ifadeleri özellikle karşılaştırılmalıdır.
Ayrıca takip sırasında görüntü veya ses kaydı alınmışsa bunun sıradan fiziki takibin sınırlarını aşarak CMK m.140 kapsamındaki teknik araçlarla izleme niteliği taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır.
Bir çelişki tespit edildiğinde tutanak görevlilerinin dinlenmesi, eksik kayıtların getirtilmesi ve hukuka aykırı delillerin hükme esas alınmaması talep edilebilir.
Sonuç: Uyuşturucu Fiziki ve Teknik Takip Delil midir?
Uyuşturucu suçlarında fiziki takip delildir; ancak fiziki takip tutanağı tek başına ve içeriğine bakılmaksızın mahkûmiyet için yeterli kabul edilemez. Tutanağın uyuşturucu alışverişini ne ölçüde ortaya koyduğu ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği değerlendirilmelidir.
Teknik takipte ise hukuka uygunluk daha da önemlidir. CMK m.140 kapsamında gerekli karar bulunmadan gerçekleştirilen teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen görüntü ve ses kayıtları hukuka aykırı delil niteliğine gelebilir ve hükme esas alınamayabilir.
Bu nedenle uyuşturucu ticareti dosyalarında fiziki ve teknik takip bakımından yalnızca tutanağın veya görüntünün içeriği değil; delilin elde edilme yöntemi, takip kararının kapsamı, tutanaklar arasındaki çelişkiler ve takip bulgularını doğrulayan bağımsız delillerin bulunup bulunmadığı birlikte incelenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki takip tutanağı delil midir?
Evet. Hukuka uygun gerçekleştirilen fiziki takip sonucunda düzenlenen tutanak ceza yargılamasında delil olarak değerlendirilebilir. Ancak tutanağın ispat gücü, içeriğine ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediğine göre belirlenir.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki takip tek başına uyuşturucu ticaretinden ceza almaya yeter mi?
Her olayda yeterli değildir. Yalnızca kişilerin buluştuğunun görülmesi ile uyuşturucu alışverişinin açıkça görülmesi aynı delil değerine sahip değildir. Yargıtay kararlarında delillerin birlikte değerlendirilmesine önem verilmektedir.
Uyuşturucu Suçlarında Teknik takip kararı olmadan görüntü alınabilir mi?
CMK m.140 kapsamında teknik araçlarla izleme niteliğindeki görüntü ve ses kayıtları için kanundaki şartlara uygun karar bulunması gerekir. Karar bulunmadan elde edilen kayıtların hükme esas alınması hukuka aykırılık oluşturabilir.
Uyuşturucu Suçlarında Fiziki takip tutanağına itiraz edilebilir mi?
Evet. Tutanaktaki tespitlere, kişilerin teşhisine, saat ve yer bilgilerine ve uyuşturucu alışverişinin gerçekten görülüp görülmediğine itiraz edilebilir. Tutanakla kolluk görevlilerinin duruşmadaki anlatımları arasında çelişki bulunuyorsa bunun giderilmesi gerekir.
Polis fiziki takipte uyuşturucu alışverişini görmemişse ne olur?
Bu durumda diğer deliller daha büyük önem kazanır. Alıcıdan uyuşturucu ele geçirilmesi, tanık beyanları, telefon kayıtları, kamera görüntüsü veya başka maddi deliller bulunmuyorsa uyuşturucu ticaretinin ispatı yönünden delil yetersizliği gündeme gelebilir.
Hukuka aykırı teknik takip beraat sebebi olabilir mi?
Hukuka aykırı teknik takip sonucunda elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu deliller çıkarıldığında sanığın suçunu ispatlayan yeterli başka hukuka uygun delil kalmıyorsa beraat gündeme gelebilir.
Uyuşturucu Avukatı Neden Önemlidir

Uyuşturucu ticareti suçlarının niteliği itibariyle ağır cezalık suçlardan olması ve yüksek hürriyeti bağlayıcı yaptırımlar ile cezalandırıldığı göz önüne alındığında tecrübeli ağır ceza avukatı ile birlikte çalışılması ve sürecin tüm aşamalarında birlikte hareket edilmesi suçlamaya ile muhatap olan kişi açısından büyük öneme sahiptir.
Bunun yanında, uyuşturucu bulundurmanın kullanma ya da ticaret amaçlı olup olmamasının cezayı ne denli değiştirdiği herkesin malumudur. Hak kaybına uğramamak ve çok daha az bir ceza ile kurtulmak ve hatta denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanmak mümkünken uyuşturucu ticareti suçundan ceza almak ihtimal dâhilindedir. Ayrıca bu suçta etkin pişmanlık ve teşebbüs hükümlerinin de değerlendirilmesi cezayı önemli ölçüde etkileyebilecektir.
Bu itibarla, uyuşturucu suçlarında, emniyet ve jandarma gibi kolluk makamlarından, Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma aşamasına ve yine üst yargı makamları da dâhil olmak üzere tüm yargılama sürecine kadar olan aşamalarda, şüpheli ya da sanık yönünden, tecrübeli ağır ceza avukatının hukuki desteği önem taşımaktadır.
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu ve “Uyuşturucu Fiziki Teknik Takip Delil Mi” konusuyla ile ilgili her türlü hukuki probleminizde Uyuşturucu Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.


