Follow us on :

Müstehcen Görüntü Bulundurma Suçu

Müstehcen görüntü bulundurma suçu Türk Ceza Kanununun 226. maddesine göre iki durumda gerçekleşmektedir.

Bunlardan birincisi üretiminde çocukların kullanıldığı ürünlerin depolanması ve bulundurulmasıdır.

Bunun yanında şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünlerin depolanması veya bulundurulması da müstehcenlik suçunu oluşturacaktır.

Çocuk pornografisine ilişkin ürünlerin ticari bir düşünceyle oluşturulması veya bulundurulması suçun oluşumu açısından önemli değildir. Müstehcen görüntü bulundurma suçu açısından önemli olan çocuğun müstehcen ürün üretiminde kullanılmış olması ve bu ürünlerin depolanması veya bulundurulmasıdır. Dolayısıyla failin müstehcen ürünü bireysel amaçlar için üretmesi veya bulundurması durumunda da suç oluşacaktır.

Müstehcen görüntü bulundurma suçu daha ziyade bilgisayar hard diski, taşınabilir bellek, CD, DVD, cep telefonu, cloud sistemi gibi cihazlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bir başkası tarafından üretilmiş çocuk pornografisi ya da şiddet kullanılarak, hayvanlarla veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerinin yer aldığı bir videonun depolanması halinde de suç oluşmaktadır. Dolayısıyla bu tarz müstehcen görüntüleri üreten kişiler ile bulunduran veya depolayan kişiler farklı ise her ikisi de ceza alacaktır.

Müstehcen Ürünler Kaydedilmeksizin İzlenirse Müstehcen Görüntü Bulundurma Suçu Oluşur Mu?

İnternette yer alan müstehcen ürünlerin elektronik cihazlara indirilmeksizin yalnızca seyredilmesi depolama ve bulundurma eylemini oluşturmaz. Çocuk pornografisi ya da şiddet kullanılarak, hayvanlarla veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin yer aldığı internet sitesine bu görüntüleri izlemek amacıyla girilmesi sırasında verilerin otomatik olarak bilgisayar, tablet veya akıllı telefonlara kaydedilmesi halinde depolama veya bulundurma kastının bulunmadığı kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu durumda suç oluşmayacaktır.

Ancak fail suç unsuru barındıran müstehcen görüntülerin yer aldığı bir internet sitesini ziyaret edip bu içeriği bilgisayarına, tabletine veya akıllı telefonuna saklama ya da yerleştirme kastıyla indirir ise müstehcen görüntü bulundurma suçu oluşur.

Müstehcen Görüntü Bulundurma Suçu Cezası

Müstehcen görüntü bulundurma suçunun cezası TCK’nın 226/3 ve 4. maddelerinde gösterilmiştir. Bu maddelere göre,

(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

 (4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Müstehcen Görüntü Bulundurma Suçu Yargıtay Kararları

Daha önceki yazılarımızda “Sosyal Medya Müstehcenlik Suçu”, “Müstehcenlik Suçu Beraat Kararları” ve “Uygunsuz Fotoğraf Paylaşmanın Cezası” konularında ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştu.

Bu yazımızda ise müstehcen görüntü bulundurma suçu emsal Yargıtay içtihatları üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Çocuk Pornografisinin Kişisel Amaçlı Depolanması ve Bulundurulması Suç Oluşturur

Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2010/603 sayılı kararı, Olay tarihinde Numune Hastanesi Göz Polikliniği’nde bulunan erkek tuvaletine giren sanığın yan tarafta bulunan bayan kabininin alt kısmından kamera kaydı yapabilen cep telefonunu uzatıp burada bulunan mağdurenin görüntülerini kaydettiği sırada yakalanması üzerine başlatılan adli soruşturma sırasında üzerinde bulunması nedeniyle el konulan cep telefonunun dahili hafızası ile bu telefonda takılı bulunan 2 adet SD kart içerisinde toplam 236 adet pornografik görüntüden 10 adedinin çocukların kullanıldığı video görüntülerinden oluştuğu yine hayvanlarla insanların cinsel ilişkiye girdiklerini gösteren 2 adet video görüntüsü bulunduğu keza üst araması sırasında bulunan ve üzerlerinde “liseliler, sübyanlar” gibi ibareler yazılı 6 adet CD.nin de müstehcenlik içerdiği CMK yeminli bilirkişisi ve bilişim suçları uzmanı tarafından tespit edilmiş olmasına nazaran, 5237 sayılı TCK.nun 226/3. maddesinde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin ülkeye sokulması, çoğaltılması, satışa arzı, satışı, nakli, ihracı veya başkalarının kullanımına sunulmasının yanında, bu ürünlere olan talebin azaltılmasının da çocuklara koruma sağlayacağı düşünülerek, kasıtlı olarak yapılan bireysel amaçlı bulundurma ve depolamanın da suç sayıldığı, bu nedenle sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ve müstehcen görüntülerin miktarına,

niteliğine ve kayıt biçimine göre uzun süre içerisinde ve kasten yapıldığı anlaşılan “çocuk pornografisi ve hayvanlarla yapılan cinsel davranışlara ilişkin resim ve video kaydını dijital ortamda depolama ve bulundurma” fiilinin kişisel amaçlı dahi olsa 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi yoluyla aynı Yasanın 226/3. maddesine uyan suçu oluşturduğu

Failin Müstehcen Ürünü Depolama ve Bulundurma İradesinin Olup Olmadığı Nasıl Tespit Edilir

Pexels Photo 2874782
Müstehcen Görüntü Bulundurma Suçu 2

Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2018/11261 sayılı kararı, TCK’nın 226/4 ve 226/3. maddesinin 2. cümlesindeki suçların oluşabilmesi için, şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin ya da içerisinde çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin bulunduğu müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin, ülkeye sokulması, çoğaltılması, satışa arz edilmesi, satılması, nakledilmesi, depolanması, ihraç edilmesi, bulundurulması ya da başkalarının kullanımına sunulması gerekmektedir. Suçların sayılan bu seçimlik hareketlerinden depolama öğesi, bilişim alanında “bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak” anlamına gelmektedir (www.tdk.gov.tr). Bir bilişim sisteminde depolamanın söz konusu olabilmesi için verilerin ileride yeniden kullanabilme amacıyla biriktirilmesi, tasnif edilmesi ve sanal ürünün niteliğine göre yeteri kadar bulundurulması gereklidir. Gelişen teknoloji ve sağladığı hizmetler karşısında depolama veya bulundurma işlemi, bilgisayar, telefon, kamera gibi araçların hafızasını oluşturan donanımlar, USB bellekler, CD-DVD, harici disk gibi eşyalar ile bulut (cloud) sistemlerinde gerçekleştirilebilir. Müstehcenlik suçunda ürünlerin depolanması veya bulundurulmasının söz konusu olabilmesi açısından, tek bir müstehcen ürünün tespiti bile yeterli olacaktır. Ancak kanunilik ilkesi gereği, depolama veya bulundurma eylem ve amacı olmaksızın, salt görüntülere bakmak, seyretmek veya dinlemek suretiyle bu suçlar işlenemez. Dolayısıyla bilgisayarların işletim sistemleri ile internet tarayıcılarının özellikleri gereği müstehcen verilerin bir internet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında otomatik olarak ilgili sistem dosyasına geçici bir şekilde kaydedilmiş olması halinde iradi olmayan bu işlem nedeniyle kural olarak suçun manevi unsuru olan depolama veya bulundurma kastının varlığı söz konusu değildir. Fakat kullanıcı tarafından gizlenmek maksadıyla müstehcen verilerin bilerek sistem dosyaları arasına [geçici internet dosyaları (temporary internet files)] atıldığının veya internet sitelerini ziyareti sırasında görüntülerin otomatik olarak bu dosyalarda biriktiği bilincinde olan failin daha sonra bu dosyaları açarak görüntüleri yeniden kullandığının teknik olarak tespiti gibi halleri istisna olarak düşünmek gerekir.

Aynı şekilde, müstehcen görüntülerin, internet ortamından ya da başka bir yolla (örneğin başka bir şahıstan temin edilen video dosyasının flash bellek aracılığıyla bilgisayara atılması), seyretmek amacıyla indirip-yükledikten sonra silinmesi ile de suç oluşmayacaktır. Zira silinen bu verilerin ancak özel yazılımlar aracılığıyla geri getirilmesi mümkün olup yine depolama veya bulundurma kastı yoktur. Ancak, failde önceden depolama veya bulundurma iradesinin bulunup bulunmadığı kastının ortaya çıkarılması açısından, görüntülerin temin edildikten sonra ne kadar süre tutulduğu, görüntülerin sayısı, silinen veriler için ayrı bir tasnifleme yapılıp yapılmadığı (örneğin özel isimler verilen klasörlerde tutma gibi), daha profesyonel kullanıcılar açısından, silinen verileri geri getirip tekrar tekrar kullanmak amacıyla sistemde özel bir yazılım bulundurulup bulundurulmadığı gibi hususların teknik olarak incelenip araştırılması gereklidir.

Bu açıklamalar ışığında,

Kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporundaki “porno tespiti yapılan dosyaların internet tarayıcılarına ait ilgili bölümlerde tespit edilmesinden dolayı söz konusu kayıtların internet yoluyla indirildiği net bir şekilde tespit edilmiştir” ve “söz konusu tespitlerin internet tarayıcılarına ait sistem dosyaları üzerinde yapılmış olduğu..” şeklindeki bulgular karşısında, suça konu bilgisayarın sabit diskinde tespit edilen müstehcen görüntülerin geçici internet dosyaları arasında olup olmadığı hususunda ve bu görüntülerin işletim sistemi tarafından bir internet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında otomatik olarak mı veya kullanıcı tarafından iradi olarak mı indirildiği ya da başka bir ortamdan kopyalanmak suretiyle mi belirtilen dosyalar içerisine kaydedildiğinin belirlenmesine yönelik olarak, soruşturma aşamasında jandarma kriminal tarafından bilgisayarda yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve müstehcen olduğu değerlendirilen verilerin aktarıldığı CD-DVD’ler yerine adli emanetteki orijinal sabit diskten alınan imaj üzerinden, kuşkuya yer bırakmayacak nitelikte, detaylı ve denetime açık uzman bilirkişiden alınacak rapor doğrultusunda sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.

Neden Cinsel Suçlar Avukatı ile Çalışmalıyım?

Cinsel suçların hepsinin cezaları birbirinden farklıdır. Bu nedenle farklı mahkemelerde duruşmaları yapılır. Mesela, cinsel taciz suçu ve sarkıntılık suçu asliye ceza mahkemelerinde görülürken, cinsel saldırı suçunda ağır ceza mahkemeleri görevlidir.

Bu nedenle cinsel davranışların, suç oluşturup oluşturmadıkları ya da hangi suçu oluşturacağını belirlemek fail açısından çok önemlidir. Bu tespit yapılırken Cinsel Suçlar Avukatı nezaretinde olay örgüsü mantık silsilesi çerçevesinde aktarılmalı ve lehe olabilecek deliller adli makamlara eksiksiz sunulmalıdır.  

Bu itibarla, cinsel suçlarda, Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma aşamasında ve yine yargılama sürecinde gerek şüpheli ve sanık, gerekse mağdur yönünden yasal haklarının Cinsel Suçlar Avukatı ile birlikte savunulması büyük önem taşır.

Müstehcen görüntü bulundurma suçu ile ilgili olarak Ağır Ceza Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.