Ekstazi Kullanım Sınırı Kaç Adettir? MDMA İçin Yargıtay Kararları ve Cezası

Ekstazi kullanım sınırı konusunda Türk Ceza Kanunu’nda veya Yargıtay kararlarında belirlenmiş kesin bir hap sayısı bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle “5 adet ekstazi kullanımdır”, “10 adet ekstazi kullanım sınırıdır” veya “20 adetten fazlası uyuşturucu ticaretidir” şeklinde herkes için geçerli hukuki bir ölçü yoktur.

Yargıtay, ekstazi (MDMA) maddesinin kişisel kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunu belirlerken yalnızca ele geçirilen hap sayısına bakmamaktadır. Ekstazinin miktarı yanında; paketleme biçimi, ele geçirildiği yer, kişinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı, kan ve idrar tahlilleri, telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar, fiziki veya teknik takip, başka kişilere uyuşturucu verildiğine ilişkin deliller, hassas terazi ve para hareketleri gibi hususlar birlikte değerlendirilmektedir.

Bu nedenle ekstazi ile yakalanan bir kişinin uyuşturucu ticareti suçundan mı yoksa kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan mı sorumlu tutulacağı, tek başına hap sayısına göre değil dosyadaki delillerin tamamına göre belirlenmelidir.

Ekstazi Kullanım Sınırı Kaç Adettir?

Ekstazi kullanım sınırı kaç adettir sorusuna verilebilecek en doğru cevap şudur:

Yargıtay tarafından belirlenmiş kesin bir ekstazi hap kullanım sınırı yoktur.

İnternette zaman zaman belirli sayıdaki ekstazi hapın “Yargıtay’a göre kişisel kullanım sınırı” olduğu yönünde bilgiler bulunmaktadır. Ancak herhangi bir Yargıtay kararında belirtilen hap sayısını genel ve değişmez bir kullanım sınırı olarak kabul etmek doğru değildir.

Bir Yargıtay kararında 10, 20 veya 30 adet ekstazinin bulunduğu bir olayın kullanma suçu kapsamında değerlendirilmiş olması, bundan sonraki bütün olaylarda aynı miktarın kullanım sayılacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde fazla miktarda ekstazi ele geçirilmesi de tek başına kişinin uyuşturucu satıcısı olduğunu göstermeyebilir.

Burada temel sorun miktardan çok bulundurma amacıdır.

Nitekim uyuşturucu satıcılığı suçunda delil yetersizliği başlıklı yazımızda ayrıntılı biçimde açıkladığımız üzere, kişinin üzerinde uyuşturucu bulunması ile uyuşturucu ticareti yaptığının ispatlanması birbirinden farklı konulardır. Uyuşturucu ticaretinden mahkûmiyet için satış, başkasına verme, nakletme veya ticaret amacıyla bulundurma iradesinin somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Benzer yaklaşım başka sentetik uyuşturucular açısından da geçerlidir. Metamfetamin kullanım sınırı ve sentetik kannabinoid kullanım sınırı konusunda da yalnızca gram veya miktar üzerinden kesin bir ticaret-kullanma ayrımı yapılması çoğu zaman doğru sonuca götürmez.

Ekstazi (MDMA) Nedir?

Ekstazi, çoğunlukla tablet şeklinde bulunan ve MDMA olarak bilinen etken maddeyi içeren sentetik bir uyuşturucu veya uyarıcı maddedir.

Ceza yargılaması açısından kişinin üzerinde ele geçirilen tabletin görünümünden hareketle bunun ekstazi olduğunun kabul edilmesi yeterli değildir. Maddenin niteliği kriminal veya uzmanlık raporuyla belirlenmelidir.

Bu husus özellikle cezanın miktarı bakımından önemlidir. Türk Ceza Kanunu’nun 188/4-a maddesinde amfetamin ve türevlerinin söz konusu olması halinde uyuşturucu ticareti suçundan verilecek cezanın yarı oranında artırılması öngörülmektedir. Dolayısıyla ele geçirilen tabletlerin aktif maddesinin adli raporla belirlenmesi doğrudan uygulanacak ceza üzerinde etkili olabilir. Güncel TCK 188’de ülke içindeki uyuşturucu ticaretinin temel cezası on yıldan az olmamak üzere hapis olarak düzenlenmiş, maddenin 188/4-a kapsamında bulunması halinde ise cezanın yarı oranında artırılması kabul edilmiştir.

Ekstazi Satmanın Cezası Ne Kadardır?

pexels xiaoyi 3297302 5377052 10 1

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satmak, satışa arz etmek, başkasına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek veya ticaret amacıyla bulundurmak TCK’nın 188. maddesi kapsamında uyuşturucu ticareti suçunu oluşturabilir.

Ekstazi tabletinin içeriğinin TCK 188/4-a kapsamında değerlendirilmesi halinde temel ceza ayrıca yarı oranında artırılmaktadır. Bu nedenle MDMA içerikli ekstazi ticareti bakımından uygulamada 15 yıldan başlayan hapis cezaları gündeme gelebilmektedir. Maddenin Türkiye’ye yurt dışından sokulması halinde ise uyuşturucu madde ithal etme suçu söz konusu olabilir ve TCK 188/1 uyarınca ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapistir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Bir kişinin üzerinde ekstazi bulunması, doğrudan uyuşturucu ticareti suçunun oluştuğu anlamına gelmez.

Mahkûmiyet için ekstazinin ticaret amacıyla bulundurulduğunun ispatlanması gerekir.

Bu nedenle uyuşturucu ticareti dosyalarında “uyuşturucu bulundu mu?” sorusu kadar “ticaret amacı hangi delille ispatlanıyor?” sorusu da önemlidir. Bu konuda daha ayrıntılı değerlendirmeler için Uyuşturucu Ticareti Somut Delil Nedir? başlıklı yazımıza bakılabilir.

Kullanmak İçin Ekstazi Bulundurmanın Cezası Nedir?

Ekstazi maddesinin satış, başkasına verme veya nakletme amacı bulunmaksızın kişinin kendi kullanımı amacıyla bulundurulması durumunda TCK’nın 191. maddesi uygulanır.

TCK 191/1 uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya uyuşturucu kullanmak iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Ancak uygulamada kişinin ilk defa TCK 191 kapsamında soruşturulması halinde doğrudan dava açılması yerine, kural olarak beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme sürecinde denetimli serbestlik uygulanır ve gerekli görülürse tedavi tedbirine de başvurulabilir. Mevcut düzenleme, denetimli serbestlik sürecinde uyuşturucu kullanımının belirlenmesine yönelik kontroller de öngörmektedir.

Dolayısıyla ekstazinin kullanma amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun tespiti son derece önemlidir. Bir tarafta TCK 191 kapsamında denetimli serbestlik ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi sistemi söz konusu iken, diğer tarafta TCK 188 kapsamında çok uzun süreli hapis cezaları bulunmaktadır.

Ekstazinin Kullanım İçin mi Ticaret İçin mi Bulundurulduğu Nasıl Belirlenir?

Yargıtay kararları incelendiğinde ekstazi kullanım sınırının matematiksel bir hap sayısı üzerinden belirlenmediği görülmektedir.

Örneğin ekstazilerin tek paket halinde bulunması ile birbirinden ayrı satışa hazır paketler halinde bulunması aynı şekilde değerlendirilmeyebilir. Şahsın uyuşturucu kullanıcısı olduğunu gösteren kan veya idrar tahlilleri savunmayı destekleyebilir. Buna karşılık fiziki takip sırasında başka kişilere ekstazi verildiğinin görülmesi, uyuşturucu satışına ilişkin mesajlar, para alışverişi veya müşteri olduğu ileri sürülen kişilerin beyanları ticaret iddiasını güçlendirebilir.

Aynı şekilde hassas terazi bulunması da değerlendirilen unsurlardan biridir. Ancak Hassas Terazi Tek Başına Delil Kabul Edilir mi? başlıklı yazımızda ayrıntılı biçimde açıkladığımız gibi, hassas terazi bulunması tek başına kişinin uyuşturucu ticareti yaptığı sonucunu doğurmamalıdır. Terazinin üzerinde uyuşturucu kalıntısı olup olmadığı, uyuşturucunun paketlenme biçimi ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirme yapılması gerekir.

Sonuç olarak ekstazi kullanım sınırının belirlenmesinde miktar önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir.

34 Adet Ekstazi Uyuşturucu Ticareti Sayılır mı?

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2016/1275 Esas, 2016/1231 Karar sayılı kararında sanık suçüstü yakalanmış ve pantolon cebinde 34 adet ekstazi ele geçirilmiştir.

Ancak bu karardan “34 adet ekstazi ticaret sınırıdır” şeklinde bir sonuç çıkarmak yanlış olacaktır.

Çünkü olayda yalnızca 34 adet ekstazi bulunmamaktadır. Sanık kaçarken yakalanmış, uyuşturucu madde sattığını ve uyuşturucu ile yakalandığını kabul etmiş, ayrıca olay yerinde 22 rulo esrar ele geçirilmiştir. Yargıtay da olayın tüm koşullarını birlikte değerlendirmiştir. Kararın yayınlanmış tam künyesinde de aynı olay anlatılmaktadır.

Dolayısıyla bu kararın ortaya koyduğu temel ilke “34 adet ekstazi ticarettir” değil, hap sayısının dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğidir.

Aynı kişinin üzerinde 34 ekstazi bulunmasına rağmen uyuşturucu sattığına veya başkasına verdiğine ilişkin hiçbir delil bulunmayan, kişinin kullanıcı olduğunun adli tahlillerle desteklendiği farklı bir olayda hukuki değerlendirme aynı olmak zorunda değildir.

10 ve 75 Adet Ekstazi Bulunan Yargıtay Kararı

Ekstazi kullanım sınırı bakımından dikkat çekici kararlardan biri Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/11617 sayılı kararıdır.

Somut olayda yapılan iletişim tespiti ve fiziki takip sırasında bir kişi üzerinde 10 parça ekstazi ele geçirilmiş, daha sonra yapılan başka bir takipte 75 adet ekstazi ile eroin bulunmuştur.

Mahkûmiyet yalnızca 10 veya 75 adet ekstazi bulunmasına dayanmamıştır. Tape kayıtları, HTS kayıtları, fiziki takip, teşhis ve yakalama tutanakları, kriminal inceleme ve olayın diğer delilleri birlikte değerlendirilerek uyuşturucu ticareti suçunun oluştuğu kabul edilmiştir.

Kararın özellikle önemli bir başka yönü bulunmaktadır.

Sanığın cebinde bulunan eroin yönünden aynı sonuca ulaşılmamıştır. Sanığın idrarında ekstazi, amfetamin ve opiat tespit edilmesi, eroinin ticarete konu edilen ekstazilerden farklı bir yerde bulunması ve miktarının kişisel kullanım kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle eroinin ticaret amacıyla bulundurulduğunun kesin delillerle ispatlanamadığı kabul edilmiştir.

Bu karar ekstazi kullanım sınırı bakımından son derece öğreticidir. Aynı sanık ve aynı dosyada bulunan farklı uyuşturucu maddeler açısından dahi farklı sonuçlara ulaşılabilmektedir.

Demek ki belirleyici olan sadece “kaç adet uyuşturucu bulundu?” sorusu değildir.

Asıl soru, o uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğunun delillerle ortaya konulup konulamadığıdır.

1484 Adet Ekstazi Kullanım Sınırı İçinde Kabul Edildi mi?

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2024/487 sayılı kararında geçen 1484 adet ekstazi ifadesi özellikle dikkatli değerlendirilmelidir.

Kararda sanık hakkında daha önce uyuşturucu kullanmak nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, denetim süresi içerisinde yeniden ekstazi ile yakalandığı ve daha sonraki olayda 1484 adet uyuşturucu içeren ekstazi hap ele geçirildiği belirtilmektedir. Bunun üzerine TCK 191 kapsamındaki yükümlülüklerin ihlal edilmesi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu bulundurma ve kullanma suçuna ilişkin süreç devam etmiştir.

Ancak bu karar “Yargıtay 1484 adet ekstaziyi kişisel kullanım sınırında kabul etmiştir” şeklinde yorumlanmamalıdır.

Çünkü kararda sanığın aynı olay nedeniyle uyuşturucu ticareti suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde ayrıca yargılandığı da açıkça belirtilmektedir.

Buradaki TCK 191 değerlendirmesi, önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesine ilişkin hukuki süreçle ilgilidir. Dolayısıyla 1484 sayısını alarak “1484 hap dahi kullanım sayılabilir” şeklinde genel bir ekstazi kullanım sınırı oluşturmak hukuken yanlış olur.

Bu örnek dahi ekstazi kullanım sınırının yalnızca kararların içinden belirli rakamlar seçilerek belirlenemeyeceğini göstermektedir.

Araçta veya Tırda Ekstazi Ele Geçirilmesi

pexels entero 16100083 1

Ekstazinin araç içerisinde ele geçirilmesi halinde de yalnızca uyuşturucunun araçta bulunması yeterli görülmemelidir. Uyuşturucunun kime ait olduğu, aracı kimin kullandığı, uyuşturucunun nereye yerleştirildiği, kişinin bundan haberdar olup olmadığı ve diğer sanıklarla bağlantısı araştırılmalıdır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu taşıdığı yönünde istihbari bilgi bulunan bir tırın takip edilmesi sonrasında ekstazi bulunan bavulun başka bir araca aktarıldığı olayı değerlendirmiştir.

Olayda yalnızca uyuşturucu miktarı bulunmamaktadır. Olay tutanakları, uzmanlık raporu, sanığın beyanları, telefon incelemesi, HTS kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmiş ve uyuşturucu ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hukuka uygun bulunmuştur.

Bu karar da miktarın, ticaret suçunun ispatında delillerden yalnızca biri olduğunu göstermektedir.

Telefon Görüşmeleri Ekstazi Ticaret Suçuna Delil Olur mu?

Uyuşturucu soruşturmalarında telefon görüşmeleri, WhatsApp mesajları, HTS kayıtları ve iletişimin dinlenmesine ilişkin kayıtlar sıkça kullanılmaktadır.

Ancak bir kişinin uyuşturucu kullanan başka biriyle telefon görüşmesi yapması tek başına uyuşturucu ticareti yaptığı anlamına gelmez.

Telefon görüşmesinin içeriğinin uyuşturucu satışıyla bağlantılı olması ve mümkünse fiziki takip, uyuşturucunun teslimi, para alışverişi, tanık anlatımı veya ele geçirilen uyuşturucu gibi başka delillerle desteklenmesi önemlidir.

Bu nedenle ekstazi ile yakalanan bir kişi hakkında telefon kayıtları mevcutsa yalnızca “telefon görüşmesi var” tespitiyle yetinilmemeli; görüşmenin ne hakkında yapıldığı ve ticaret suçunun hangi unsurunu ispatladığı araştırılmalıdır.

Nitekim uyuşturucu ticareti suçunda somut delil ve uyuşturucu satıcılığında delil yetersizliği konularında da ayrıntılı biçimde açıkladığımız üzere, ceza mahkûmiyeti ihtimale değil, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillere dayanmalıdır.

Hukuka Aykırı Aramada Bulunan Ekstazi Delil Olur mu?

Ekstazi kullanım sınırı tartışması kadar önemli diğer bir konu uyuşturucunun nasıl ele geçirildiğidir.

Uyuşturucunun miktarı ne olursa olsun ceza yargılamasında delilin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir.

Yargıtay kararında, kişinin ekstazi sattığı yönündeki istihbari bilgi üzerine yapılan üst aramasının hukuki dayanağı tartışılmış; CMK’nın aramaya ilişkin hükümlerine uygun adli arama kararı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Aramanın hukuka aykırı olması halinde ele geçirilen uyuşturucunun hukuka aykırı delil niteliğinde olabileceği değerlendirilmiştir.

Bu nedenle ekstazi ile yakalanma dosyalarında savunma yalnızca “uyuşturucu bana ait değildir” veya “kullanmak için bulunduruyordum” şeklinde yapılmamalıdır.

Üst, araç, ev veya işyeri aramasının hangi karar veya emir üzerine gerçekleştirildiği de mutlaka incelenmelidir.

Yurt Dışından Ekstazi Getirmenin Cezası

Ekstazinin yurt dışından Türkiye’ye sokulması durumunda uyuşturucu ticareti suçundan farklı olarak uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu gündeme gelebilir.

TCK 188/1 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı şekilde ithal eden kişi yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024/5903 sayılı kararında, yurt dışından Türkiye’ye sokulmak istenen ekstazilerin tır ve dorsede ele geçirildiği olay değerlendirilmiştir.

Sanıklar arasındaki görüşmeler ve mesajlaşmalar, yurt dışı giriş-çıkış kayıtları, HTS bilirkişi raporu, arama tutanakları ve uyuşturucu maddeler hakkındaki uzmanlık raporu birlikte değerlendirilmiş ve uyuşturucu ithal etme suçundan verilen mahkûmiyet hukuka uygun bulunmuştur.

Burada da yalnızca ekstazi miktarının değil, sanığın uyuşturucunun yurt dışından Türkiye’ye getirilmesiyle bağlantısını gösteren delillerin birlikte değerlendirildiği görülmektedir.

Ekstazi Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık

Uyuşturucu ticareti suçlarında belirli koşullar altında TCK’nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

Ancak kişinin yakalandıktan sonra uyuşturucunun yerini göstermesi veya bildiği bazı kişilerin isimlerini söylemesi her durumda etkin pişmanlık indirimi yapılmasını gerektirmez.

Verilen bilginin suçun veya diğer faillerin ortaya çıkarılmasına gerçekten katkı sağlaması gerekir.

Yargıtay kararlarında da sanığın uyuşturucuların bulunduğu çantayı göstermesi ve bazı açıklamalarda bulunmasına rağmen, uyuşturucunun zaten kolluğun takibi ve tespiti sonucunda ortaya çıkarılmış olması nedeniyle verilen bilgilerin suçun meydana çıkmasına gerçek anlamda yardım oluşturmadığı değerlendirilmiş ve etkin pişmanlık uygulanmaması hukuka uygun bulunmuştur.

Ekstazi Kullanım Sınırında En Önemli Sonuç

Ekstazi kullanım sınırı konusunda uygulamada yapılan en önemli hata belirli bir hap sayısının mutlak sınır kabul edilmesidir.

Yargıtay kararlarından hareketle;

“10 adet ekstazi kullanımdır.” Veya “30 adet ekstaziden fazlası kesinlikle ticarettir.” şeklinde bir hukuk kuralı oluşturulamaz.

Örneğin az miktarda ekstazi ele geçirilmesine rağmen sanığın uyuşturucuyu başka bir kişiye sattığının kamera görüntüsüyle tespit edilmesi halinde miktarın düşük olması ticaret suçunu ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık daha yüksek miktarda uyuşturucu ele geçirilen bir olayda kişinin uyuşturucu kullandığının adli raporla belirlenmesi, maddelerin tek paket halinde bulunması, satışa ilişkin fiziki veya teknik takip bulunmaması, uyuşturucu sattığı ileri sürülen herhangi bir kişinin tespit edilememesi ve telefon incelemelerinde satışa ilişkin veri bulunmaması halinde ticaret kastının ispatlanıp ispatlanmadığı ayrıca tartışılmalıdır.

Bu sebeple ekstazi kullanım sınırı değerlendirmesinde miktar başlangıç noktasıdır; tek başına sonuç değildir.

Ekstazi İle Yakalanınca Ne Olur?

Ekstazi ile yakalanan kişi hakkında yapılacak işlem öncelikle uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğuna ilişkin şüpheye göre şekillenecektir.

Kolluk ve savcılık, ele geçirilen hapların miktarı ve paketlenme şeklini, kişinin telefon kayıtlarını, uyuşturucu kullandığına ilişkin tıbbi verileri, uyuşturucunun ele geçirildiği yeri ve olayın diğer delillerini inceleyebilir.

Eğer mevcut deliller yalnızca kişisel kullanımı gösteriyorsa TCK 191 kapsamında işlem yapılması gerekir.

Buna karşılık satış, başkasına verme, sevk, nakletme veya ticaret amacıyla bulundurmaya ilişkin yeterli şüphe bulunması halinde TCK 188 kapsamında soruşturma yürütülebilir ve dosya ağır ceza mahkemesine taşınabilir.

Bu iki suç arasında uygulanacak yaptırımlar bakımından çok ciddi fark bulunduğundan, dosyanın daha soruşturmanın ilk aşamasından itibaren doğru hukuki nitelendirmeye tabi tutulması önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

5 adet ekstazi kullanım sınırı içinde midir?

Beş adet ekstazinin her olayda otomatik olarak kişisel kullanım sınırı içerisinde olduğunu söylemek mümkün değildir. Satışa ilişkin somut deliller varsa az miktardaki uyuşturucu dahi TCK 188 kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık ticarete ilişkin delil bulunmaması ve kişinin kullanıcı olduğunun diğer delillerle desteklenmesi kullanma suçunun değerlendirilmesini gerektirebilir.

10 adet ekstazi ticaret sayılır mı?

On adet ekstazinin tek başına uyuşturucu ticareti suçunu oluşturduğuna ilişkin kesin bir Yargıtay kuralı bulunmamaktadır. Hap sayısı diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

20 adet ekstazi kullanım için kabul edilir mi?

20 adet ekstazi bakımından da kesin bir kullanım sınırı yoktur. Uyuşturucunun nasıl paketlendiği, nerede bulunduğu, sanığın kullanıcı olup olmadığı ve satışa ilişkin başka deliller bulunup bulunmadığı önem taşır.

30 veya 40 adet ekstazi uyuşturucu ticareti midir?

Yüksek miktar ticaret şüphesini güçlendirebilir ancak tek başına yeterli olmayabilir. Nitekim 34 ekstazinin bulunduğu Yargıtay kararında mahkûmiyeti destekleyen yalnızca hap sayısı değil, sanığın ikrarı ve olayın diğer delilleridir.

Ekstazi kullanıcısı olduğumu nasıl ispatlayabilirim?

Uyuşturucu kullanımına ilişkin kan ve idrar analizleri, geçmiş tedavi kayıtları ve olayın diğer koşulları kullanma savunmasını destekleyebilir. Ancak pozitif idrar sonucu tek başına ele geçirilen bütün uyuşturucuların kişisel kullanım amacıyla bulundurulduğunu ispatlamaz. Dosyanın bütünü değerlendirilmelidir.

Hassas terazi bulunması ekstazi ticaretini ispatlar mı?

Tek başına hassas terazi bulunması otomatik olarak uyuşturucu ticareti suçunu ispatlamaz. Terazide uyuşturucu kalıntısı bulunup bulunmadığı, uyuşturucunun paketlenme biçimi ve satışa ilişkin başka delillerin mevcut olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Ekstazi ile ilk kez yakalanan kişi hapse girer mi?

Eylem yalnızca kullanmak için uyuşturucu bulundurma veya kullanma kapsamında kalıyorsa TCK 191 uyarınca soruşturma aşamasında kural olarak beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik uygulanır. Ancak uyuşturucunun ticaret amacıyla bulundurulduğu kabul edilirse TCK 188 kapsamında çok daha ağır bir ceza söz konusu olacaktır.

Ekstazi Davalarında Uyuşturucu Avukatının Önemi

Ekstazi ile yakalanan bir kişi açısından dosyanın en önemli hukuki meselesi çoğu zaman ele geçirilen uyuşturucunun kişisel kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun belirlenmesidir.

Bu ayrım yalnızca birkaç yıllık bir ceza farkına değil, TCK 191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik uygulanabilecek bir dosyanın TCK 188 kapsamında uzun süreli hapis cezası gerektiren ağır ceza davasına dönüşmesine neden olabilir.

Bu nedenle ekstazi dosyalarında aramanın hukuka uygunluğu, uyuşturucunun ele geçirildiği yer, paketleme şekli, telefon incelemeleri, HTS ve mesaj kayıtları, fiziki ve teknik takip, kan ve idrar analizleri, hassas terazi, tanık anlatımları ve sanığın uyuşturucuyla bağlantısını gösteren bütün deliller birlikte incelenmelidir.

Ekstazi kullanım sınırı, ekstazi ile yakalanma, uyuşturucu kullanma ve uyuşturucu ticareti suçlarıyla ilgili hukuki sorunlarınızda Uyuşturucu Avukatı Harun Karadağ ile iletişime geçebilirsiniz.