Telefonla cinsel taciz suçu, bir kişinin telefon görüşmesi sırasında başka bir kişiye yönelik cinsel amaçlı, istenmeyen söz veya davranışlarda bulunmasıyla meydana gelebilir. Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunun telefon aracılığıyla işlenmesi, belirli şartlarla cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hâllerden biridir.
Telefonla cinsel tacizin cezası, yetişkin mağdura karşı işlenen suçun temel şeklinde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak suçun telefon gibi elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde, TCK 105/2-d uyarınca belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
Telefonla yapılan her rahatsız edici konuşma cinsel taciz suçunu oluşturmaz. Konuşmanın içeriği, tarafların önceki ilişkileri, sözlerin hangi amaçla söylendiği, aramaların sıklığı ve mağdurun bu iletişimi isteyip istemediği birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yazımızda telefonla cinsel tacizin cezası, telefonda hangi sözlerin cinsel taciz sayıldığı, karşılıklı cinsel konuşmanın suç oluşturup oluşturmadığı, arama kayıtlarının delil değeri ve telefonla tacizin nasıl ispatlanacağı konularını Yargıtay kararları çerçevesinde inceleyeceğiz.
Telefonla Cinsel Taciz Suçu Nedir?
Telefonla cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik cinsel amaçlı bir davranışta bulunması gerekir. Bu suçun ayırt edici özelliklerinden biri, cinsel nitelikteki davranışın mağdurun vücuduna fiziksel temas olmaksızın gerçekleştirilmesidir.
Telefon görüşmesi sırasında cinsel içerikli teklifler yapılması, cinsel ilişki talebinde bulunulması veya kişinin istemediği cinsel nitelikteki konuşmalara maruz bırakılması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ancak cinsel taciz suçunun oluşup oluşmadığını yalnızca kullanılan kelimelere bakarak belirlemek her zaman mümkün değildir.
Örneğin, telefonda bir kişiye kendisinden hoşlandığını söylemek, tek başına suç oluşturmayabilir. Buna karşılık aynı sözlerin kişinin açıkça reddetmesine rağmen sürekli tekrarlanması ve olayın bütününden cinsel amaç taşıdığının anlaşılması farklı bir hukuki değerlendirmeyi gerektirebilir.
Burada belirleyici olan, failin davranışının cinsel nitelik taşıması ve somut olayın şartları içerisinde değerlendirilmesidir.
Cinsel taciz suçunun telefon görüşmeleri dışındaki işleniş biçimlerini öğrenmek için Cinsel Tacize Giren Davranışlar başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Telefonla Cinsel Tacizin Cezası Ne Kadardır?
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi, cinsel taciz suçunu düzenlemektedir.
Kanunun birinci fıkrasına göre, yetişkin bir kişiye yönelik cinsel taciz suçunun temel şeklinde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
Suçun çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası söz konusudur.
Ancak cinsel tacizin telefon aracılığıyla işlenmesi hâlinde TCK 105/2-d maddesi önem kazanmaktadır.
Bu düzenlemeye göre, suçun elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi durumunda belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
Dolayısıyla telefon aracılığıyla işlenen cinsel taciz suçunda:
- Yetişkin mağdur bakımından: Temel hapis cezası üzerinden yarı oranında artırım yapıldığında dört ay on beş günden üç yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir. Kanunun yetişkinler yönünden öngördüğü seçimlik adli para cezası ihtimali de değerlendirilmelidir.
- Çocuk mağdur bakımından: Nitelikli hâlin uygulanmasıyla dokuz aydan dört yıl altı aya kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
Bunlar, ilgili nitelikli hâlin uygulanmasıyla ortaya çıkan ceza aralıklarıdır. Somut olayda zincirleme suç, takdiri indirim ve diğer hükümlerin uygulanması sonucu etkileyebilir.
Ayrıca cinsel taciz nedeniyle mağdurun işini bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalması hâlinde kanunda öngörülen özel düzenleme dikkate alınır.
Telefonda Hangi Sözler Cinsel Taciz Sayılır?
Telefon görüşmelerinde söylenen hangi sözlerin cinsel taciz oluşturduğu, uygulamada en fazla tartışılan konulardan biridir.
Özellikle cinsel ilişki isteğinin doğrudan dile getirilmesi, karşı tarafın istemediği cinsel içerikli teklifler yapılması ve kişinin cinsel amaçla rahatsız edilmesi cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Yargıtay kararlarına konu olan olaylarda, telefon görüşmeleri sırasında cinsel birliktelik teklifinde bulunulması veya karşı tarafın istemediği yakınlaşma taleplerinin tekrarlanması cinsel taciz suçuna ilişkin değerlendirmelerin temelini oluşturmaktadır.
Bununla birlikte bazı sözlerin cinsel anlam taşıyıp taşımadığı, içinde bulunulan durumdan bağımsız değerlendirilemez.
Örneğin:
- Bir kişiye cinsel ilişki teklif edilmesi,
- Evlilik veya arkadaşlık isteğinin cinsel amaçla ve rahatsız edici şekilde dile getirilmesi,
- Cinsel içerikli konuşmaya zorlanması,
- Reddedilmesine rağmen cinsel amaçlı tekliflerin sürdürülmesi, somut olayın özelliklerine göre cinsel taciz suçunu oluşturabilir.
Ancak yalnızca arkadaşlık teklif edilmesi, sevgi ifade edilmesi veya bir kişiden hoşlanıldığının söylenmesi her durumda cinsel taciz değildir.
Sözün cinsel amaç taşıyıp taşımadığı, önceki iletişim ve tarafların davranışlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Bu konuyu Yargıtay’ın somut örnekleri üzerinden daha ayrıntılı incelemek için Hangi Sözler Cinsel Tacize Girer? başlıklı yazımızdan yararlanabilirsiniz.
Telefonda Cinsel İçerikli Konuşmak Suç Mu?
Telefonda cinsel içerikli konuşmak, tek başına suç değildir. Hukuki değerlendirmede konuşmanın tarafların karşılıklı isteğiyle gerçekleşip gerçekleşmediği önem taşımaktadır.
Birbirleriyle duygusal ilişki yaşayan ve karşılıklı rızayla cinsel konularda konuşan yetişkin kişilerin bu nedenle doğrudan cinsel taciz suçu işlediği söylenemez.
Ancak taraflardan birinin bu tür konuşmaları istemediğini belirtmesine rağmen diğerinin cinsel içerikli sözlerine devam etmesi farklıdır.
Bir konuşmaya başlangıçta rıza gösterilmiş olması da sonraki bütün görüşmelere veya istenmeyen davranışlara peşinen rıza verildiği anlamına gelmez.
Bu nedenle telefonda cinsel içerikli konuşmanın suç oluşturup oluşturmadığı belirlenirken yalnızca konuşmanın içeriğine değil, tarafların ilişkisine ve olay sırasındaki davranışlarına da bakılmalıdır.
Karşılıklı Cinsel Konuşma Suç Mu?
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/648 sayılı kararına konu olayda, sanığın müştekiyi telefonla arayarak kendisine aşk ve sevgi ifade eden sözler söylediği iddiasıyla cinsel taciz suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ancak Yargıtay, dosyada bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kayıtları ile taraflar arasındaki mesajlaşmaları birlikte değerlendirmiştir.
Telefon görüşmelerinin sayısı, konuşmaların süreleri ve tarafların birbirlerine karşılıklı mesaj göndermeleri dikkate alındığında, müştekinin söz konusu görüşmelere rızasının bulunmadığının yeterince ispatlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle sanığın mahkûm edilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Kararın önemi: Bir kişiye yönelik sevgi veya yakınlaşma ifadelerinin cinsel taciz oluşturup oluşturmadığı, tarafların önceki iletişiminden bağımsız belirlenemez.
Bu tür dosyalarda görüşmelerin karşılıklı niteliği, iletişimin süresi ve müştekinin davranışları savunma açısından önemli deliller olabilir.
Bununla birlikte karşılıklı iletişimin bulunması, daha sonraki istenmeyen cinsel davranışları kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Telefonla Bir Defa Cinsel Tacizde Bulunmak Suç Mu?
Telefonla cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için failin mutlaka defalarca arama yapması gerekmez.
Tek bir telefon görüşmesinde gerçekleştirilen cinsel amaçlı davranış da suçun unsurlarını taşıyorsa cinsel taciz suçunu oluşturabilir.
Burada önemli olan aramanın kaç defa yapıldığı değil, gerçekleşen davranışın suçun kanuni unsurlarını taşıyıp taşımadığıdır.
Buna karşılık failin aynı mağduru farklı zamanlarda tekrarlayan cinsel taciz eylemlerinde bulunması, TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gündeme getirebilir.
Zincirleme suçun uygulanabilmesi için bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdura karşı değişik zamanlarda suç işlenmesi gibi kanuni şartların bulunması gerekir.
Bu nedenle her telefon aramasının bağımsız bir suç olarak kabul edilmesi veya çok sayıda aramanın mutlaka zincirleme suç oluşturduğunun düşünülmesi doğru değildir.
Telefonda Birden Fazla Aramayla Cinsel Taciz
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/498 sayılı kararında, sanığın mağduru belirli bir dönem içerisinde birden fazla kez telefonla araması incelenmiştir.
Sanığın müştekiye arkadaşlık ve birlikte olma isteğini içeren sözler söylediği, ayrıca kendisini müştekinin eşiyle karşılaştıran cinsel imalı ifadeler kullandığı ileri sürülmüştür.
Sanık, suçlamaları kabul etmemiş ve mağduru yanlışlıkla aramış olabileceğini savunmuştur.
Ancak dosyada bulunan telefon görüşme kayıtlarında müştekinin kullandığı hattın suç tarihleri arasında on dört defa arandığı belirlenmiştir.
Kararda, telefon hattının sanık tarafından kullanılması, görüşme kayıtları ve olayın diğer özellikleri değerlendirilerek cinsel taciz ve zincirleme suç hükümleri üzerinde durulmuştur.
Kararın önemi: Çok sayıda telefon araması, cinsel taciz iddiasının değerlendirilmesinde önemli bir delil olabilir. Özellikle aramaların sıklığı ile mağdurun anlatımı birlikte incelenmelidir.
Bununla birlikte arama kayıtlarının tek başına görüşmelerin cinsel içerikli olduğunu kanıtlamadığı unutulmamalıdır.
Gece Vakti Telefonla Cinsel Tacizde Bulunulması
Cinsel taciz suçunun gece saatlerinde işlenmesi, tek başına TCK 105 kapsamında ayrıca düzenlenmiş bir ceza artırımı nedeni değildir.
Ancak gece yarısından sonra sürekli gerçekleştirilen telefon aramaları, olayın gerçekleşme biçiminin ve failin savunmasının değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/566 Sayılı Kararı
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023/566 sayılı kararına konu olayda, sanığın müştekiyi yaklaşık bir haftalık dönemde on defa telefonla aradığı, bu aramaların sekizinin gece yarısından sonra gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
Müşteki, sanığın kendisine cinsel içerikli teklifler yönelttiğini belirtmiştir.
Sanık ise müştekiyi kendisinin aramadığını, telefonunu zaman zaman başkalarına verdiğini savunmuştur.
Yargılamada telefon aramalarının saatleri, müştekinin beyanları ve anlatımı destekleyen tanık ifadeleri birlikte değerlendirilmiştir.
Özellikle aramaların önemli bölümünün gece yarısından sonra yapılması, telefonun başkaları tarafından kullanıldığı yönündeki savunmanın inandırıcılığının değerlendirilmesinde dikkate alınmıştır.
Kararın önemi: Bir telefon hattından arama yapılmış olması ile aramayı gerçekleştiren kişinin kimliği ayrı konulardır. Ancak aramaların zamanları, kullanım alışkanlıkları ve diğer deliller, gerçek kullanıcının belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Dolayısıyla gece yapılan aramalar kendiliğinden ceza artırımına neden olmasa da suçun ispatında etkili olabilir.
Telefonla Cinsel Taciz Nasıl İspatlanır?

Telefonla cinsel tacizin ispatı, özellikle görüşmelerin yalnızca iki kişi arasında gerçekleştiği olaylarda önemli sorunlar doğurabilmektedir.
Cinsel taciz iddialarında arama kayıtlarının bulunması tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü telefon aramasının gerçekleşmiş olması, görüşme sırasında hangi sözlerin söylendiğini doğrudan ortaya koymaz.
Bu nedenle dosyada bulunan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.
Telefonla cinsel taciz suçunun ispatında özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
- HTS ve telefon görüşme kayıtları,
- Telefon hattının abonelik ve kullanım bilgileri,
- Görüşmelerin tarih, saat ve süreleri,
- Mağdurun tutarlı ve ayrıntılı anlatımları,
- Olay hakkında doğrudan bilgi sahibi tanıkların beyanları,
- Tarafların görüşmeler öncesinde veya sonrasında yaptıkları mesajlaşmalar,
- Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses kayıtları,
- Gerekli durumlarda baz istasyonu verileri ve dijital inceleme sonuçları.
HTS ve BTK Kayıtları Cinsel Tacizi İspatlar Mı?
HTS kayıtları, bir telefon hattının hangi numaralarla hangi zamanlarda iletişim kurduğunu gösterebilir. Ancak bu kayıtlar normal koşullarda görüşmelerin konuşma içeriğini göstermez.
Dolayısıyla bir kişinin müştekiyi on veya yirmi defa aramış olması, bu aramalarda mutlaka cinsel içerikli konuşmalar yaptığını kanıtlamaz.
Buna karşılık söz konusu kayıtlar, mağdurun anlattığı tarihlerde aramaların gerçekleştiğini doğrulayabilir.
Örneğin müşteki, sanığın kendisini geceleri defalarca aradığını söylüyorsa telefon kayıtları bu beyanın arama sıklığı ve zamanına ilişkin kısmını destekleyebilir.
Ancak suçun oluşabilmesi için gerekli olan cinsel amaçlı davranışın da diğer delillerle değerlendirilmesi gerekir.
Ses Kaydı Olmadan Telefonla Cinsel Taciz İspatlanabilir Mi?
Telefon görüşmesinin ses kaydının bulunmaması, cinsel taciz suçunun ispatlanamayacağı anlamına gelmez.
Mağdurun beyanları, tanık anlatımları, telefon kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılabilir.
Ancak mahkûmiyet için suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü makul şüpheden uzak biçimde ispatlanması gerekir.
Mağdurun beyanı peşinen değersiz kabul edilemeyeceği gibi, hakkında suçlama bulunan kişinin savunması da araştırılmadan reddedilemez.
Özellikle taraflar arasında önceye dayalı bir husumet bulunması veya olayın gerçekleşme şekline ilişkin önemli çelişkilerin ortaya çıkması hâlinde bu hususların titizlikle incelenmesi gerekir.
Hakkında cinsel taciz suçlaması bulunan kişilerin deliller ve savunma hakları yönünden karşılaşabilecekleri sorunlar bakımından Cinsel İftira Mağdurları başlıklı yazımız da incelenebilir.
Telefon Görüşmesini Gizlice Kaydetmek Delil Olur Mu?
Cinsel tacize maruz kaldığını ileri süren kişinin telefon görüşmesini gizlice kaydetmesi, ayrıca değerlendirilmesi gereken hukuki bir konudur.
Başkasının bilgisi dışında ses kaydı alınması her durumda hukuka uygun değildir.
Bununla birlikte ani gelişen, başka şekilde delil elde edilmesi mümkün olmayan ve kaybolabilecek delillerin korunmasının zorunlu olduğu istisnai durumlarda yapılan kayıtların hukuka uygunluğu Yargıtay kararlarında tartışılmıştır.
Bu nedenle mağdurun kendi telefon görüşmesini kaydetmiş olması, kaydın her durumda hukuka uygun delil kabul edileceği anlamına gelmez.
Kaydın hangi şartlarda oluşturulduğu, amacı, başka delil elde etme imkânı bulunup bulunmadığı ve üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığı önem taşımaktadır.
Telefon Hattının Sanığa Ait Olması Cinsel Taciz İçin Yeterli Mi?
Telefonla cinsel taciz suçunda üzerinde önemle durulması gereken hususlardan biri, aramanın gerçekleştirildiği hattın gerçek kullanıcısının belirlenmesidir.
Bir telefon hattının belirli bir kişinin adına kayıtlı bulunması, o hattan yapılan bütün aramaların mutlaka abonelik sahibi tarafından gerçekleştirildiğini göstermez.
Telefonun kaybolması, başkası tarafından kullanılması veya hattın fiilen başka bir kişinin kullanımında bulunması mümkündür.
Bununla birlikte sanığın yalnızca telefonun kendisine ait olmadığını söylemesi de her durumda yeterli bir savunma oluşturmaz.
İddia ve savunmanın doğruluğu somut delillerle araştırılmalıdır.
Telefonun Kaybolduğu Savunması
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2015/9643 sayılı kararında sanık, cinsel taciz iddiasına konu telefonunu kaybettiğini ve bu nedenle telefon operatörüne başvurduğunu savunmuştur.
Ayrıca mağdureyi tanımadığını ve kendisini aramadığını belirtmiştir.
Yargıtay, bu savunmalar karşısında telefon hattının abonelik bilgilerinin ve kayıp başvurusuna ilişkin belgelerin araştırılması gerektiğini ifade etmiştir.
Kararda ayrıca, olayın özellikleri doğrultusunda mağdure ile sanığın yüzleştirilmesi, bunun mümkün olmadığı durumda telefon görüşmesi yoluyla kişinin teşhis edilmesi ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Gerekli araştırmalar yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kararın önemi: Telefonla cinsel taciz iddiasında, telefonun kim tarafından kullanıldığı konusundaki ciddi savunmalar araştırılmadan mahkûmiyet kararı verilemez.
Abonelik ve Baz İstasyonu Kayıtlarının Önemi
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/1054 sayılı kararında sanık, mağdureyle cinsel içerikli konuşma yapıldığı iddia edilen hattın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Yargıtay, bu savunmanın değerlendirilmesi için telefon görüşme kayıtları ile baz istasyonu bilgilerinin incelenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.
Bunun yanında hat üzerinden en fazla görüşme yapılan kişilerin tanık olarak dinlenmesi, abonelik sözleşmesinin araştırılması ve gerektiğinde imza incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu araştırmalar gerçekleştirilmeden verilen beraat kararı eksik inceleme nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Kararın önemi: Telefon hattının gerçek kullanıcısının belirlenmesi hem suçlamanın ispatı hem de sanığın savunma hakkının korunması açısından önem taşır.
Bu nedenle baz istasyonu kayıtları, abonelik belgeleri ve hattın kullanım biçimi birlikte değerlendirilebilir.
Yanlış Numarayı Aramak veya Yanlış Kişiye Cinsel İçerikli Mesaj Göndermek Suç Mu?
Telefonla veya mesaj yoluyla gerçekleştirildiği ileri sürülen cinsel taciz suçlarında failin kastı da önemlidir.
Örneğin sanık, cinsel içerikli bir mesajı mağdura değil, daha önce karşılıklı ilişki yaşadığı başka bir kişiye göndermek istediğini ve numarayı yanlış kaydetmesi nedeniyle mesajın mağdura ulaştığını savunabilir.
Böyle bir savunmanın bulunması, suçun oluşmadığının otomatik olarak kabul edilmesini gerektirmez.
Ancak bu iddianın doğruluğunu etkileyebilecek delillerin araştırılması gerekir.
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2015/9517 Sayılı Kararı
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2015/9517 sayılı kararında sanık, cinsel içerikli mesajları gerçekte kız arkadaşına göndermek istediğini savunmuştur.
Sanık, telefon rehberindeki numaranın başka bir kişi tarafından yanlış kaydedilmesi nedeniyle mesajların mağdureye gönderildiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay, bu savunmanın doğruluğunun belirlenmesi için ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve telefonun kullanımına ilişkin hususların araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
Gerekli deliller toplanmadan karar verilmesini eksik araştırma olarak değerlendirmiştir.
Kararın önemi: Cinsel taciz suçunda kişinin hangi amaçla hareket ettiği önemlidir. Yanlış kişiye mesaj gönderildiği yönündeki somut savunma delillerle araştırılmalı, suçun manevi unsuru açıklığa kavuşturulmalıdır.
Telefon üzerinden gönderilen yazılı mesajların hukuki durumunu ayrıca değerlendirdiğimiz Mesajla Cinsel Tacizin Cezası başlıklı yazımızda konuya ilişkin daha fazla açıklama bulunmaktadır.
Kamu Görevlisinin Telefonla Cinsel Tacizde Bulunması
Cinsel taciz suçunun kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi de TCK 105/2 kapsamında cezayı artıran hâllerden biridir.
Ancak failin yalnızca kamu görevlisi olması, bu nitelikli hâlin uygulanması için tek başına yeterli değildir. Suçun kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi gerekir.
Bunun yanında kamu görevlisinin telefon veya mesaj gibi elektronik haberleşme araçlarını kullanması, olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/12489 Sayılı Kararı
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2014/12489 sayılı kararına konu olayda, camide imam olarak görev yapan sanığın, Kur’an öğrenmek amacıyla camiye gelen mağdureye daha sonra telefon aracılığıyla sevgi ve yakınlaşma içeren mesajlar gönderdiği belirtilmiştir.
Sanığın mağdureyi telefonla arayarak cami yakınındaki evinin bahçesine davet ettiği ve görüşme sırasında kendisinden hoşlandığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay, mağdurenin tutarlı anlatımlarını, tanık beyanlarını ve dosyadaki diğer delilleri dikkate alarak olayın zincirleme cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Bu nedenle sanık hakkında verilen beraat kararı hukuka aykırı bulunmuştur.
Kararın önemi: Cinsel taciz suçunu oluşturabilecek sözler, her zaman açık cinsel ilişki tekliflerinden ibaret değildir.
Failin mağdurla kurduğu ilişkinin niteliği, iletişimin amacı, sözlerin söylendiği ortam ve tekrarlanan davranışlar birlikte ele alınmalıdır.
Özellikle öğretmen, eğitici, bakıcı veya benzeri konumda bulunan kişilerin gerçekleştirdiği eylemler bakımından kanunda öngörülen nitelikli hâller ayrıca dikkate alınmalıdır.
Telefonla Cinsel Taciz Şikâyete Tabi Mi?
Telefonla cinsel taciz suçunun şikâyete bağlı olup olmadığı, uygulamada önemli sonuçları olan bir konudur.
TCK’nın 105/1 maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunun temel şekli, yetişkin mağdur bakımından şikâyete bağlıdır. Şikâyete tabi suçlarda genel olarak failin ve fiilin öğrenilmesinden itibaren altı aylık şikâyet süresi söz konusudur.
Buna karşılık TCK 105/2 maddesinde düzenlenen nitelikli hâllerin soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir.
Dolayısıyla telefonla gerçekleştirilen cinsel taciz eylemi TCK 105/2-d kapsamında değerlendiriliyorsa, mağdurun şikâyetçi olmaması veya daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi tek başına ceza soruşturmasını ya da davayı sona erdirmez.
Bu konu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun güncel kararlarında da açıklığa kavuşturulmuştur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 Tarihli, 2023/159 E. ve 2026/9 K. Sayılı Kararı
Karara konu olayda, sanığın mağduru telefonla arayarak cinsel ilişki isteğini dile getiren sözler söylediği kabul edilmiş ve hakkında elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak cinsel taciz suçundan hüküm kurulmuştur.
Ancak mağdurun duruşmada şikâyetçi olmadığını belirtmesi üzerine, ilgili mahkeme bu durumu gerekçe göstererek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kaldırmıştır.
Ceza Genel Kurulu, kararında TCK’nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli cinsel taciz hâllerinin şikâyete bağlı olmadığını açıkça değerlendirmiştir.
Kararın doğrudan çözüme bağladığı usul hukuku meselesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kaldıran merci kararının kanun yararına bozma incelemesine konu edilip edilemeyeceğidir.
Bununla birlikte Ceza Genel Kurulunun gerekçesinde nitelikli cinsel taciz suçunun şikâyete bağlı olmadığı yönündeki içtihat da teyit edilmiştir.
Bu karar, özellikle telefonla cinsel tacizde şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürüp düşürmeyeceği sorusunun cevaplandırılması bakımından önem taşımaktadır.
Telefonla Tacize Suç Duyurusu Nereye Yapılır?
Telefonla cinsel tacize maruz kaldığını düşünen kişi, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine müracaat ederek suç duyurusunda bulunabilir.
Başvuruda olayın ne zaman gerçekleştiği, aramaların hangi numaradan yapıldığı, görüşmeler sırasında hangi sözlerin söylendiği ve mevcut delillerin neler olduğu mümkün olduğunca açık şekilde belirtilmelidir.
Özellikle telefon arama geçmişinin, mesajların ve diğer dijital delillerin korunması önem taşımaktadır.
Şikâyet dilekçesinde gerektiğinde telefon hattının gerçek kullanıcısının belirlenmesi, HTS kayıtlarının incelenmesi veya tanıkların dinlenmesi talep edilebilir.
Ancak suç duyurusu yapılmış olması, iddia edilen eylemin mutlaka işlendiği anlamına gelmez. Savcılık makamı hem suçlamayı destekleyen hem de şüpheli lehine olabilecek delilleri araştırmalıdır.
Telefonla Cinsel Taciz ile Israrlı Takip Suçu Arasındaki Fark
Bir kişinin telefonla sürekli aranması her durumda cinsel taciz suçunu oluşturmaz.
TCK 105 kapsamında cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için davranışın cinsel amaç taşıması gerekir.
Buna karşılık cinsel amaç bulunmayan, ancak kişinin sırf huzurunu bozmak amacıyla gerçekleştirilen ısrarlı aramalar TCK 123 kapsamında değerlendirilebilir.
Ayrıca telefon, mesaj veya diğer iletişim araçlarıyla ısrarlı biçimde temas kurmaya çalışılması ve bu davranışların mağdur üzerinde ciddi huzursuzluğa veya güvenliğine ilişkin endişeye neden olması, şartları varsa TCK 123/A maddesindeki ısrarlı takip suçunu oluşturabilir.
Bu nedenle telefon aramalarına ilişkin her iddiada eylemin hukuki niteliği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Cinsel taciz amacı taşıyan davranışlar ile yalnızca iletişim kurma ısrarından ibaret olan davranışların aynı suç kapsamında değerlendirilmesi doğru olmayabilir.
Telefonla Cinsel Taciz Suçlamasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?
Telefonla cinsel taciz suçlamasıyla karşılaşan kişi bakımından savunmanın en önemli aşamalarından biri, suçlamanın dayandığı somut delillerin incelenmesidir.
Savunmada yalnızca aramanın yapılmadığını veya suçun kabul edilmediğini belirtmek yerine, olayın özelliklerine göre araştırılması gereken hususlar ortaya konulmalıdır.
Özellikle telefon hattının kime ait olduğu ile kim tarafından kullanıldığı birbirinden ayrılmalıdır.
Bunun yanında konuşmanın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği, müştekinin anlattığı sözleri doğrulayan başka delillerin bulunup bulunmadığı ve tarafların önceki iletişimleri değerlendirilmelidir.
Şüpheli veya sanık, görüşmenin karşılıklı rızaya dayandığını ileri sürüyorsa bu savunmayı destekleyen yazışmalar, arama kayıtları ve diğer delillerin incelenmesi önemlidir.
Mağdur ile sanık arasında geçmişe dayalı husumet bulunması da somut olayın özelliklerine göre araştırılabilir. Ancak önceye dayalı anlaşmazlık bulunması, suçlamanın kendiliğinden gerçeğe aykırı olduğu anlamına gelmez.
Özellikle telefonla cinsel taciz suçunun ispatında yaşanan güçlükler nedeniyle, hem mağdurun hem de suçlanan kişinin beyanlarının tarafsız şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Cinsel suçlamaların gerçeğe aykırı olduğunun ileri sürüldüğü durumlarda savunma ve delil değerlendirmesine ilişkin daha ayrıntılı açıklamalar için Cinsel İftira Mağdurları başlıklı yazımıza da başvurulabilir.
Telefonla Cinsel Taciz ve Sosyal Medya Üzerinden Taciz Arasındaki Fark
Cinsel taciz suçunun telefon görüşmesiyle işlenmesi ile sosyal medya üzerinden gerçekleştirilmesi arasında iletişim aracının türü bakımından farklılık bulunmakla birlikte, her iki durumda da elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması söz konusu olabilir.
Örneğin bir kişiye telefonla cinsel içerikli sözler söylenmesi ile Instagram, WhatsApp veya başka bir iletişim uygulaması aracılığıyla cinsel amaçlı mesajlar gönderilmesi, somut olayın şartlarına göre TCK 105 kapsamında değerlendirilebilir.
Bununla birlikte yazılı mesajların ispatında mesaj içerikleri doğrudan önem taşırken, telefon görüşmelerinde konuşmanın içeriğinin belirlenmesi daha güç olabilir.
Ayrıca sahte sosyal medya hesapları, başkasının adına kayıtlı telefon hatları ve kimliği belirsiz kullanıcılar, failin tespit edilmesi konusunda farklı araştırmalar yapılmasını gerektirebilir.
Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için Sosyal Medyada Tacizin Cezası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Telefonla Cinsel Taciz Hakkında Sık Sorulan Sorular
Telefonla Cinsel Tacizin Cezası Hapis Mi, Para Cezası Mı?
Yetişkin kişiye karşı işlenen cinsel taciz suçunda kanun, hapis veya adli para cezasını seçimlik olarak öngörmüştür. Telefon aracılığıyla işlenmesi hâlinde nitelikli hâl nedeniyle ceza yarı oranında artırılır. Somut olayda hangi yaptırımın uygulanacağı kanuni şartlara ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Telefonla Bir Kere Aramak Cinsel Taciz Suçu Oluşturur Mu?
Evet. Tek bir telefon görüşmesinde cinsel taciz suçunun unsurlarını taşıyan davranışta bulunulması hâlinde suç oluşabilir. Mutlaka çok sayıda arama yapılması şart değildir.
Telefonla Cinsel Tacizde Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer Mi?
Telefonla işlenen cinsel taciz suçunun TCK 105/2-d kapsamında değerlendirilmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi tek başına davanın düşmesine neden olmaz.
Telefonla Cinsel Taciz Suçu Uzlaşmaya Tabi Mi?
Hayır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında değildir. Dolayısıyla telefonla cinsel taciz suçunda ceza muhakemesi anlamında uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
Karşılıklı Cinsel Konuşma Yapmak Suç Mu?
Yetişkin kişiler arasında karşılıklı rızaya dayanan cinsel içerikli konuşmalar kural olarak cinsel taciz suçunu oluşturmaz. Ancak rıza bulunmaması veya sonradan istenmeyen cinsel davranışların devam ettirilmesi hâlinde farklı bir hukuki değerlendirme gerekebilir.
Telefonla Cinsel Taciz Ses Kaydı Olmadan İspatlanabilir Mi?
Evet. Ses kaydı olmadan da mağdurun beyanları, telefon görüşme kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek suç ispatlanabilir. Ancak mahkûmiyet için suçun işlendiğinin her türlü makul şüpheden uzak biçimde belirlenmesi gerekir.
Gece Telefonla Taciz Etmenin Cezası Daha Mı Ağırdır?
Gece vakti telefonla cinsel tacizde bulunulması, TCK 105 kapsamında tek başına bağımsız bir ceza artırımı nedeni değildir. Bununla birlikte aramaların saatleri ve sıklığı, suçun ispatı ve sanığın savunmasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Telefon Hattı Başkasının Üzerineyse Cinsel Taciz Suçu İspatlanabilir Mi?
Evet. Telefon hattının başka bir kişi adına kayıtlı olması, gerçek kullanıcının belirlenmesine engel değildir. Görüşme kayıtları, baz istasyonu verileri, tanık anlatımları ve diğer delillerle hattın kim tarafından kullanıldığı araştırılabilir.
Cinsel Suçlarda Ceza Avukatının Önemi

Telefonla cinsel taciz suçunda en önemli konulardan biri, telefon görüşmesinin gerçekleştiğinin ispatı ile konuşmanın cinsel taciz niteliğinde olduğunun ispatının birbirinden ayrılmasıdır.
Yargıtay kararları incelendiğinde arama kayıtları, tarafların önceki ilişkileri, telefonun gerçek kullanıcısı, mağdurun beyanları ve diğer delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinin önem taşıdığı görülmektedir.
Özellikle telefon hattının sanığa ait olup olmadığının tartışmalı olduğu veya görüşmenin karşılıklı rızayla gerçekleştirildiğinin savunulduğu dosyalarda eksiksiz delil araştırması yapılmalıdır.
Ayrıca telefonla cinsel taciz suçunun TCK 105/2-d kapsamında nitelikli hâl olarak düzenlenmesi, hem verilecek cezanın belirlenmesi hem de suçun şikâyete bağlı olup olmaması bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Sonuç olarak telefonla cinsel taciz suçu ve cezası değerlendirilirken yalnızca kullanılan sözler veya arama sayısı değil, olayın bütün özellikleri dikkate alınmalıdır.
İstanbul’da telefonla cinsel taciz iddiasıyla yürütülen soruşturma ve davalarda gerek mağdur haklarının korunması gerekse şüpheli ve sanığın savunmasının hazırlanması bakımından delillerin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi önemlidir.


